EĞİTİM - 16 Aralık 2025 Salı 12:58

Yerli Malı Haftası için Akdeniz’den İç Anadolu’ya hem sofra hem gönül köprüsü kuruldu

A
A
A
Yerli Malı Haftası için Akdeniz’den İç Anadolu’ya hem sofra hem gönül köprüsü kuruldu

Yozgat’ta Yerli Malı Haftasını kutlayan öğrencilerin etkinliği anlamlı bir karşılık buldu.


Yozgat ‘ın Boğazlıyan ilçesinde bulunan Borsa İstanbul Şükran Ana İlkokulu’nda Yerli Malı Haftası, her bölgenin kendine özgü özellikleri tanıtılarak kutlandı. Ülkemizin 7 bölgesine ayrı ayrı yer verilen programda çocuklar hem o yöreye özgü kıyafetler giydi hem de bölgelerin meşhur yiyeceklerini tanıttı.


"Okulumuza her gün 4-5 kargo geldi, üreticiler hiçbir ücret talep etmedi"


Bölgelerin öğretmenler arasında paylaştırıldığı etkinlikte Akdeniz Bölgesiyle ilgili çalışmalar yapan Sınıf Öğretmeni Pembe Öztürk, Akdeniz Bölgesindeki üreticilerden destek istedi. Mesaj ve elektronik posta yoluyla üreticilere ulaşan Öztürk, tereddütle attığı mesajlara oldukça olumlu dönüşler aldığını belirtti. Öztürk, "İnsanların ‘Ben öğretmenim’ dediğinde bana olan ilgileri beni çok duygulandırdı. Hepsi sorgulamadan bana güvenerek ellerinde avuçlarında neler varsa gönderdiler. Okulumuza her gün 4-5 koli kargo geldi ve hiçbir ücret talep etmediler. ‘Çocuklar okusun, çocuklar tadına baksın, eğitim için gerekli desteği vermeye hazırız’ dediler. Bu beni çok duygulandırdı. Arkadaşlarımızla gözlerimizin yaşardığı oldu. Demek ki Milli Mücadele ruhu hala devam ediyor. Allah korusun, Allah devletimize zeval vermesin, bugün başımıza bir şey gelirse yıllar önce göstermiş olduğumuz birliği beraberliği tekrar göstereceğimize inanıyorum. Herkese tekrar teşekkür ediyorum" dedi.


"7 coğrafi bölgemizi çocuklar tanıtıyor"


Boğazlıyan Kaymakamı Aydın Yanık "Yerli Malı Haftası programına katıldık. 7 coğrafi bölgemizi çocuklarımız tanıtmaktadır. Karadeniz Bölgesinden Ege Bölgesine, İç Anadolu’dan Doğu Anadolu’ya kadar bütün bölgelerimizi tek tek geziyoruz. Bütün lezzetleri çocuklar tarafından bize tanıtılıyor. Hepsine emekleri için tek tek teşekkür ediyoruz. Boğazlıyan’dan bütün Türkiye’ye selamlarımızı iletiyoruz" ifadelerini kullandı.


Öğrencilerin çeşitli gösterilerini sunduğu program yoğun ilgiyle karşılandı.



Yerli Malı Haftası için Akdeniz’den İç Anadolu’ya hem sofra hem gönül köprüsü kuruldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında 107 sanık için tutukluluk incelemesi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 15. oturumunda Ekrem İmamoğlu’nun beyanlarının ardından mahkeme heyeti, 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 15. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıkların avukatları savunma yaptı. Murat Ongun’un avukatı: "Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir" İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Başkanı Danışmanı ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olan ve iddianamede örgüt yöneticisi olarak suçlanan Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş savunmasında, "Onlarca kişi müvekkilim Murat Ongun’a bağlı örgüt üyesi olarak gözaltına alınmıştır. Murat Ongun İBB’nin her alanında görevli kılınmış biri değildir. Müvekkilim akla mantığa hukuka aykırı şekilde hedef yapıldı. Savcılık makamı müvekkilimi adeta hukuk sopasıyla parçalamaya çalıştı. Huzurdaki iddianame anlatı odaklı bir soruşturma neticesinde yazılmıştır. Müvekkilim Ekrem İmamoğlu bile birlikte hedef olarak seçilmiştir. Herhangi bir suç şüphesine, somut delillerden bahsedilemeyeceği ortadadır. Soruşturma safhasında verilmiş tutuklama kararına hukuken itibar edilmesi mümkün değildir" dedi. "Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" Tutuklu sanık Adem Soytekin’in avukatı Simge Büyük, "Müvekkilim sayın savcılık makamına yüzlerce sayfa evrak sunmuştur. Müvekkilin etkin pişmanlık kapsamında sunduğu belge ve bilgiler tutuklama gerekçesi oldu. Müvekkilin bu dosyada yer almasının tek sebebi işini iyi yapan bir yüklenici olması. Müvekkil delilleri karartan kişi değil aksine delilleri dosyaya sunan kişidir" dedi. Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Hasan Fehmi Demir ise kendisi yerine müvekkilinin savunma yapmasını istedi. Söz verilen Ekrem İmamoğlu savunmasında, "Gerçekten vicdan sızlatacak bir ortam yaşıyoruz. İnsanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerine adamış insanlar mı kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim. Bu dava tarihidir. Tercihi siz yapacaksınız. Kararı siz vereceksiniz. Burada bulunan yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır" dedi. Mahkeme heyeti ardından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapmak için duruşmaya ara verdi. İddianameden İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Kasım 2025 tarihinde tamamlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı ‘ihbar eden’, Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı ‘suçtan zarar görenler’, 16 kişi ‘müşteki’, 5 kişi ‘müşteki-sanık’ ve Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 402 kişi ‘sanık’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu örgütün kurucusu ve lideri olarak belirtilirken, Fatih Keleş, Murat Ongun, Ertan Yıldız, Murat Gülibrahimoğlu, Adem Soytekin ve Hüseyin Gün ‘örgüt yöneticisi’ olarak aktarıldı. İddianamede İmamoğlu’nun ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 12 kez ‘rüşvet’, 7 kez ‘suç gelirlerinin aklanması’, 2 kez ‘kişisel verilerin kaydedilmesi’, 2 kez ‘kişisel verileri ele geçirme veya yayma’, 4 kez ‘suç delillerini gizleme’, ‘haberleşmenin engellenmesi’, ‘kamu malına zarar verme’, 47 kez ‘rüşvet alma’, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, 9 kez ‘irtikap’, 46 kez ‘kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, 4 kez ‘suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, 70 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, ‘çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi Usul Kanununa muhalefet’, ‘Orman Kanununa muhalefet’ ve ‘Maden Kanuna muhalefet’ suçlarından toplamda 2 bin 430 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. Öte yandan hazırlanan iddianamede toplam kamu zararının suç tarihinden itibaren 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu da aktarıldı.