ÇEVRE - 06 Nisan 2026 Pazartesi 10:30

Sürünün muhafızı çoban köpekleri, çobanlara can dostu oluyor

A
A
A
Sürünün muhafızı çoban köpekleri, çobanlara can dostu oluyor

Yozgat’ta küçük yaştan itibaren çobanlık yapan Erkan Taştan, çoban köpeklerinin hayvanların koruma ve güvenliğini sağlama konusundaki önemini belirtti.


Yozgat’ın Akdağmadeni ilçesinde orman köyü Şahnederesi’nde besicilik ve çobanlık yapan Erkan Taştan, çocukluktan itibaren hayvancılıkla uğraşıp, çobanlık yaptığını belirterek, bir çoban için çoban köpeğinin çok önemli olduğunu, çoban köpeklerinin çobanın yoldaşı, can dostu olduğunu söyledi.


Çoban köpeklerinin, sürüye zarar verilmediği sürece insanlara saldırmadığını aktaran Erkan Taştan, avcıların kendilerine saldıracaklarını düşünerek tüfeğini çoban köpeğine doğrulttuklarını, bir süre önce bir çoban köpeğinin öldürüldüğünü anlattı. Yaşadıkları bölgenin ormanlık alan olduğunu vurgulayan Taştan, köpekler olmasa hayvanların yarıdan fazlasının kış aylarında kurtların avı olabilme ihtimalinin yüksek olduğuna dikkat çekti. Erkan Taştan, "Dostum dediğin adam bile seni yarı yolda satabilir mi? Satar. Ama bu hayvan vallahi satmaz beni. Dağda hayvanların yanında açlıktan ölsün, dağdaki hayvanları bırakıp da eve gelmezler. Cenabı Allah bu hayvana bu özelliği vermiş. Sahibine sadık, neyin peşinde gidiyorsa ona sadık olmayı Cenabı Allah bunların içine, bunların ruhuna vermiş" diye konuştu.


"Köpeklerimin görevi domuz, kurt gibi yabani hayvanları uzaklaştırmak"


Çoban köpeğinin özellikleri hakkında bilgi veren Erkan Taştan şöyle konuştu: "Çoban ne kadar da iyi olursa olsun sürüyü güden köpektir. Sürünün arkasını önünü takip eden köpektir. Köpek önemli. Kurtçu köpeklerde özellikle gözleri çekik olması lazım. Gözleri çekik olan köpek kurtçu olur. Benim bu köpeğim aşağı yukarı 10 yaşında. 5-6 köpeğim daha var. Genelde hep enikten de yetiştiririm. Buralar ormanlık olduğundan domuz yabani hayvan çok. Hayvanları, köpekleri çok öldürüyor. Bir de avcılar var başımızda. Domuzlara bir şey dediğimiz yok da avcılar var. Köpekleri vuruyorlar. Bunun bir oğlu vardı. Boynuz kulağı geçer mi, derler. Geçer. Bunun oğlu bundan daha üstündü. Av yapmasınlar demiyorum. Avını yapsınlar. Normalde benim köyümde avcılar sürekli benden sürüyü nereye götüreceğimi sorarlar, takip ederler. Ben sürüyü başka tarafa götürürsem onlar avını başka yerde yaparlar. Çünkü bu köpeklerin tabiatında var. Dağda, hayvanların otladığı yerde hiçbir yabancıyı istemezler. Sürüden uzak tutmak isterler. Bu insan için geçerli değil. Karşıdan gelen insanın kötü niyeti varsa insana saldırır mı? Saldırır. Ama benim köpeklerimin görevi domuz ve kurt gibi yabani hayvanları uzaklaştırmak."


"Sürekli enik yetiştiriyorum"


Çoban köpeğinin farklı ırklarda bulunduğunu hatırlatan Taştan, kendisinin tercihinin Kangal olduğunu belirtti. Taştan, "Köpeklerim hepsi kangal tek tek ırk. Hepsi bunun yavruları. Başka yabancı köpek katmıyorum. Aynı ırktan devam ediyorum şu anda. Bunun eşi öldü, bu kaldı. İyi bir temiz dişi buldum onunla yavrularını yetiştiriyorum. Şu anda aşağı yukarı dört eke dört de enik var. Sürekli enik yetiştirmek zorunda kalıyorum domuzlardan dolayı. Çobanlar başka köpekleri de tercih ediyor da mesela karabaşlar var. Bu Sivas Kangalı ama akbaşlar da var. Bunlar da sürüye meraklıdır. Akbaş da besledim ama Kangaldan üstün bulamadım" ifadelerini kullandı.


Çoban köpeğinin birsinin avcılar tarafından öldürüldüğünü kaydeden Taştan, çoban köpeğini bir sürü ile değişmeyeceğini ve çok daha değerli olduğunu söyleyerek avcıların hayvan otlatılan alanlardan uzaklarda avlanmalarını istedi.



Sürünün muhafızı çoban köpekleri, çobanlara can dostu oluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MCBÜ’de "21. yüzyılda kadın ve sağlık" konuşuldu Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen "Kadın ve Sağlık Sempozyumu"nda, 21. yüzyılda kadın sağlığının bilimsel, teknolojik ve toplumsal boyutları ele alındı. Uzmanların katıldığı sempozyumda, kadın sağlığının yalnızca bireysel değil toplumun geleceğini de doğrudan etkilediği vurgulandı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölümü ve Manisa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen "Kadın ve Sağlık Sempozyumu", "21. Yüzyılda Kadın ve Sağlık" temasıyla Sağlık Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar ile Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren’in onursal başkanlığını üstlendiği sempozyumun başkanlığını, Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Boysoy yürüttü. Açılış konuşmasını yapan Sağlık Bilimleri Fakültesi Ebelik Bölüm Başkanı Doç. Dr. Nursel Boysoy, sempozyumun kadın sağlığını ve haklarını odağa alan önemli bir bilimsel buluşma olduğunu belirterek kadın sağlığının yalnızca biyolojik bir süreç olmadığını, aynı zamanda toplumsal refahın ve güçlü nesillerin temelini oluşturduğunu ifade etti. Boysoy, sempozyum süresince güncel bilimsel verilerin paylaşılacağını ve sahadaki deneyimlerin aktarılacağını belirterek kadın sağlığına ilişkin sorunlara çözüm üretmeyi hedeflediklerini söyledi. Hafsa Sultan Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İsmet Topçu ise Kadın ve Sağlık Sempozyumu’nun bu yıl ikincisinin düzenlendiğini belirterek, ilk sempozyumun "doğal doğum" temasıyla gerçekleştirildiğini ve yoğun katılımla tamamlandığını ifade etti. Topçu, sempozyumun kadın temel sağlığı, teknoloji ile kadın sağlığı ilişkisi ve kadın sağlığının sosyolojik-psikolojik boyutları olmak üzere üç ana bölümden oluştuğunu söyledi. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Seyhun Kürşat da konuşmasında kadın sağlığının günümüzde bölgesel savaşlar, çevresel kirlilik, göç hareketleri ve teknolojik gelişmeler gibi birçok faktörden etkilendiğine dikkat çekti. Yapay zekâ ve dijital teknolojilerin sağlık alanında yeni fırsatlar sunduğunu ancak kadın sağlığı ve mahremiyeti konusunda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Manisa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mehmet Fatih Zeren ise Dünya Sağlık Haftası kapsamında kadın sağlığının önemine dikkat çekerek, kadın sağlığının korunmasının aile ve toplum sağlığını da doğrudan etkilediğini söyledi. Zeren, Manisa’da 2024 yılında yüksek riskli gebe izleme programının başlatıldığını ve 2025 yılı boyunca il genelinde anne ölümü yaşanmadığını belirtti. Rektör Prof. Dr. Rana Kibar da konuşmasında kadının toplumun temel taşı olduğunu vurgulayarak güçlü ailelerin güçlü toplumların temelini oluşturduğunu ifade etti. Sempozyum açılışında oturum başkanları Kuduret Gültaş, Uz. Dr. Ümit Atman, Uzm. Dr. Metin Gümüş ile Prof. Dr. Solmaz Pınar Hasdemir, Prof. Dr. Selma Şen ve Prof. Dr. Şenay Ünsal Altan’a belgeleri takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekiminin ardından oturumlar ve sunumlarla devam etti.
Balıkesir Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, kursiyerlerini donanımlı bir eğitimden geçiriyor Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanlığı Çiftçi Eğitim Merkezi tarafından düzenlenen XIV. Uygulamalı Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Yetiştiriciliği Kursu, 80 kursiyerin katılımıyla dolu dolu bir program eşliğinde başarıyla tamamlandı. Kurs süresince BAÇEM adına yetkililer tarafından hem teorik hem de uygulamalı eğitimler gerçekleştirilerek katılımcıların kapsamlı bir eğitim alması sağlandı. Eğitim programına; Zir. Müh. Mine ve Mehmet Pakkaner, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü bünyesinden Dr. Zir. Müh. İlknur Kösoğlu, Zir. Yük. Müh. Deniz Kotiloğlu ve Zir. Yük. Müh. Orçun Yılmaz, ÇOMÜ’den Prof. Dr. Ramazan Çakmakçı, IPARD desteklemeleri kapsamında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Balıkesir İl Koordinatörlüğü uzmanı Aslı Er, Burhaniye İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden Gıda Mühendisi Songül Aydın, Burhaniye Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nden Prof. Dr. Sabriye Çelik Uğuz ile Permakültür Tasarımcısı Emre Barkın Keser eğitmen olarak katkı sağladı. Kurs kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimler ve teknik geziler ile katılımcılar, teorik bilgileri sahada gözlemleme ve pekiştirme fırsatı buldu. Bu doğrultuda İdamera Çiftliği ve Ayhan Halil Çiftliği ziyaret edilerek, uygulanabilir tarım ve hayvancılık faaliyetleri yerinde incelendi. Ayrıca Kaz Dağları’nda gerçekleştirilen flora yürüyüşü ile kursiyerler doğal bitki örtüsünü yakından tanıma imkânı elde etti. Yoğun ve verimli geçen eğitim sürecinin sonunda kursiyerler eğitimlerini sınav ile tamamlayarak tıbbi ve aromatik bitkiler yetiştiriciliği alanında önemli kazanımlar elde etti. Bu kapsamlı program ile XIV. Uygulamalı Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Yetiştiriciliği Kursu başarıyla tamamlanmış oldu.
Düzce Başkan Albayrak özür diledi DÜZCE(İHA) – AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, Akçakoca Belediye Meclisi’nde yaşanan tartışmaların ardından sağduyu ve karşılıklı saygı vurgusu yaparak, CHP’li Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın özür açıklamasının siyasi nezaket açısından önemli bir adım olduğunu belirtti. İl Başkanı Şengüloğlu, Meclis toplantısına katılmalarının temel amacının herhangi bir gerilimi büyütmek, siyasi bir üstünlük kurmak ya da bir algı oluşturmak değil, aksine, karşılıklı saygı ve sağduyu zemininde süreci daha fazla uzatmadan ve geri dönüşü zor olan noktalara ulaşmasına fırsat vermeden sükuneti sağlamak olduğuna dikkat çekti. Hasan Şengüloğlu yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı; "Akçakoca Belediye Meclisinde son günlerde yaşanan gelişmeler üzerine kamuoyunu doğru bilgilendirme ihtiyacı doğmuştur. Öncelikle belirtmek isteriz ki; belediye meclisleri, milletimizin iradesini temsil eden, ortak aklın ve istişare kültürünün hakim olması gereken kurumlardır. Bu çerçevede, önceki gün Akçakoca Belediye Meclisi toplantısında yaşanan tartışma sırasında maksadını aşan bazı ifadelerin, meclisimizin ve Akçakocalı hemşehrilerimizin iradesiyle seçilmiş meclis üyelerimizin saygınlığına ve kişisel hukukuna zarar verdiği görülmüştür. Dün gerçekleştirilen meclis toplantısına katılımımızın temel amacı; herhangi bir gerilimi büyütmek, siyasi bir üstünlük kurmak ya da bir algı oluşturmak değil, aksine, karşılıklı saygı ve sağduyu zemininde süreci daha fazla uzatmadan ve geri dönüşü zor olan noktalara ulaşmasına fırsat vermeden sükuneti sağlamaktır. Meclis toplantısında yaşanan gelişmeler sonrasında yaptığımız görüşmeler neticesinde, Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın meclis toplantısında önceki ifadelerine ilişkin bir düzeltme ve özür beyanında bulunması, siyasi nezaket gereği doğru bir adım olmuştur. Bu yaklaşım siyasi huzur ve hizmet birlikteliği adına, bozulmaya doğru giden ilişkilerin yeniden normale dönmesi adına çok kıymetlidir ve Akçakoca’nın hayrına olmuştur. AK Parti grubu olarak siyasi nezaketimizden asla taviz vermeyeceğimizi net bir şekilde ifade etmek istiyoruz. Bir daha böyle olayların yaşanmamasını temenni ediyor, tüm Akçakocalı hemşehrilerimize saygılarımızı sunuyoruz."
Aydın Aydınlı Romanlar günlerini doyasıya eğlenerek kutladı Aydın’da 8 Nisan Dünya Romanlar Günü, müzik ve dansın eksik olmadığı renkli görüntüler eşliğinde kutlandı. 8 Nisan Dünya Romanlar Günü kapsamında Efeler ilçesi Ilıcabaşı Mahallesi’nde Aydın Roman Dernekleri Federasyonu ev sahipliğinde program düzenlendi. Yoğun katılımın olduğu etkinliğe Aydın Valisi Yakup Canbolat başta olmak üzere il protokolü, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programda konuşan Aydın Roman Dernekleri Federasyonu Başkanı Abdül Aydeniz, Romanlar Günü’nün kendileri için büyük anlam taşıdığını belirterek, bu özel günün hatırlanmasının önemli olduğunu ifade etti. Ilıcabaşı Mahalle Muhtarı Alim Tarım da günün önemine dikkat çekerek katılım sağlayan herkese teşekkür etti. Programda konuşan Aydın Valisi Yakup Canbolat ise Roman vatandaşların kentin kültürel zenginliğinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, "Aydın, farklı kültürlerin kardeşçe yaşadığı bir hoşgörü şehridir. Roman vatandaşlarımız müzikleri, el sanatları ve yaşam enerjileriyle bu şehrin en renkli unsurlarından biridir. Bugün vesilesiyle birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmeyi temenni ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından sahne alan Roman vatandaşlar, sergiledikleri dans performanslarıyla programa damga vurdu. Renkli görüntülerin ortaya çıktığı etkinlikte eğlence adeta zirveye çıkarken, katılımcılar müzik eşliğinde doyasıya vakit geçirdi.