KÜLTÜR SANAT - 02 Şubat 2026 Pazartesi 10:51

Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor

A
A
A
Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor

Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde yaşayan Kırgız Türkleri, halı ve kilim dokumacılığıyla hem geleneklerini yaşatıyor hem de üretime katkı sunuyor.


2018 yılında yaklaşık 34 ailenin Yozgat’ın Yenifakılı ilçesinde Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yaptırılan konutlara yerleşmesiyle birlikte Kırgızlar, yeni yaşamlarında da geleneksel el sanatlarını sürdürmeyi başardı. Kırgız Türkleri, özellikle halı ve kilim dokumacılığıyla hem ata yadigârı kültürlerini yaşatıyor hem de ev ekonomilerine destek oluyor. İlçede açılan halı dokuma kursunda kadınlar tüm gün tezgâh başında emek veriyor.


Usta öğretici Hatice Bildirici, Kırgız kadınlarının halı dokumaya yatkın olduğunu belirterek, "Beş altı kişiyle çalışıyoruz. Özel şirkete çalışıyoruz. Hereke halıya yakın halılar dokuyoruz. Malatyalı bir işveren için 170x240, 120x180 ebatlarında halılar dokuyoruz. Kırgızların elleri yatkın. Ben 1992 yılından beri Kırgızlara çalışıyorum. Çoğu da usta öğrenci oldular" dedi.


Halı dokuyan kursiyerlerden Nusha Bildirici ise küçük yaşlardan bu yana dokumacılıkla uğraştığını ifade ederek, "Her gün geliyorum, halı dokuyorum. Bekârken de halı dokuyordum. Aileme katkı sağlamak için dokuyorum. Küçük halıları 15-20 günde, büyük halıları ise 1,5-2 ayda bitiriyoruz. Bizim anneannelerimiz, babaannelerimiz, dedelerimiz de dokuyorlarmış. Biz de onlardan öğrendik. Kültürümüzü devam ettiriyoruz" diye konuştu.


Yenifakılı Kırgızları Dernek Başkanı Gencekul Timur da halı kursunun sürekli faal olduğunu vurgulayarak, "Bu halı kursumuz devamlı olarak çalışmaktadır. Burada çalışan ablalarımız aile ekonomisine katkı sağlamak amacıyla sabahtan akşama kadar halı dokuma işini sürdürüyor. Halı, Kırgız kültüründe çok önemli bir yere sahiptir. Eskiden annelerimizden bu yana halı ve kilim dokumacılığı aile ekonomisine katkı sağlayan bir meslek olmuştur" ifadelerini kullandı.



Kırgız Türkleri kültürlerini ilmek ilmek halılara dokuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Malatya’nın sanayi koridorunda yer alması teknik bir zorunluluk Malatya İş İnsanları Platformu Başkanı Ahmet Özköse, Sanayi Alanları Master Planı kapsamında Malatya’nın adının yer almamasına ilişkin yaptığı basın açıklamasında, kentin lojistik, coğrafi ve ulaşım altyapısı dikkate alındığında sanayi planlamasında yer almasının bir tercih değil, teknik bir zorunluluk olduğunu söyledi. Özköse, açıklamasının başında mübarek Berat Kandili’nin ülkeye, millete ve Malatya’ya hayırlar getirmesini temenni etti. Son günlerde basına yansıyan Sanayi Alanları Master Planı’nda Malatya’nın isminin geçmemesinin dikkat çekici olduğunu ifade eden Özköse, sahadaki coğrafi ve lojistik gerçeklerin Malatya’nın bu planlamanın doğal merkezlerinden biri olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Malatya’nın lojistik merkez olmasının nedenlerini sıralayan Özköse, kentin Doğu-Batı ile Kuzey-Güney demiryolu hatlarının kesişim noktasında yer aldığını, aynı zamanda D300 ve D850 karayollarının kavşak merkezi konumunda bulunduğunu söyledi. Depolama ve dağıtım kapasitesine de değinen Özköse, Malatya’nın Doğu Anadolu Bölgesi’nin en büyük antrepo ve depo altyapısına sahip olduğunu belirterek, bölgede üretilen ürünlerin büyük bölümünün Malatya üzerinden depolanarak dağıtıldığını kaydetti. Ulaşım altyapısının güçlü olduğuna vurgu yapan Özköse, "Bölgenin en büyük havalimanlarından biri Malatya’dadır. Ayrıca Malatya, Mersin Limanı’na en yakın Doğu Anadolu şehri olma özelliğiyle önemli bir lojistik avantaja sahiptir" dedi. Malatya’nın ihracat verilerinin de bu kapasiteyi ortaya koyduğunu ifade eden Özköse, yıllık yaklaşık 335 milyon dolarlık ihracat hacminin, şehrin lojistik gücünün somut bir göstergesi olduğunu dile getirdi. Açıklamasının sonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında bu teknik gerçekliğin planlamalara yansıyacağına olan inançlarının tam olduğunu belirten Özköse, Malatya’nın sanayi koridoru ve sanayi alanları planlamasında mutlaka yer alması gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum Türkiye ve Mısır Ticaretinde yeni dönem: Dev iş birliği protokolü imzalandı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğündeki Türk iş dünyası heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mısır’a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde Kahire’de kritik temaslarda bulundu. Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu’nun ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Mısır Oda ve Borsalar İş Birliği Forumu’na, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın da katılarak iki ülke arasındaki ticari bağların güçlendirilmesi sürecine katkı sağladı. Mısır Maliye Bakanı Ahmed Kouchouk’un çevrim içi katılım sağladığı forumda; T.C. Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen, Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu Başkanı Ahmet Al Wakil ve her iki ülkenin önde gelen iş insanları yeni yatırım imkanlarını görüştü. Toplantıda özellikle lojistik maliyetlerini düşürecek olan Mersin-İskenderiye ve İskenderun-Dimyat Ro-Ro seferlerinin yeniden başlatılması stratejik bir hedef olarak belirlendi. Sanayiden tarıma geniş kapsamlı ortaklık Forumun sonunda sanayi, ticaret, tarım, balıkçılık, turizm, lojistik ve inşaat sektörlerini kapsayan kapsamlı iş birliği anlaşmalarına imza atıldı. TOBB ve Mısır Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu ile her iki ülkenin oda ve borsaları arasında imzalanan bu protokollerle, ticaret hacminin kısa sürede en üst seviyeye taşınması amaçlanıyor. Başkan Özakalın: "Tarım ve hayvancılığa kadar her alanda iş birliği değerli" Toplantı sonrası açıklamalarda bulunan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, imzalanan protokollerin önemine dikkat çekti. Başkan Özakalın, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti öncesinde, TOBB Başkanımız Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun öncülüğünde Kahire’de oldukça verimli bir süreç geçirdik. İmzalanan protokoller; sanayiden turizme, inşaattan tarım ve hayvancılığa kadar bu iş birliğinin ne kadar değerli olduğunu ortaya koymaktadır" dedi. Özellikle bölgesel kalkınmada tarım ve hayvancılığın önemine değinen Özakalın, "Sanayi ve inşaat sektörlerindeki gücümüzü, Mısır ile kuracağımız bu köprülerle taçlandıracağız. Lojistik anlamda Ro-Ro seferlerinin canlandırılması ihracatımız için hayati bir adımdır. Bu iş birliği sürecinin ülkemize ve camiamıza hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya Yeşilyurt’ta büyükler baş tacı olmaya devam ediyor Yeşilyurt Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı doğrultusunda hayata geçirdiği ‘Baştacı’ Projesi ile yaşlıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde yürütülen proje kapsamında, yaşlı vatandaşların evlerinde düzenli olarak temizlik çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yeşilyurt Belediyesi, "Varlıklarıyla bize güç veren, yol gösteren büyüklerimizin her zaman yanındayız" anlayışıyla, sosyal hizmet çalışmalarını artırarak sürdürmeyi hedefliyor. Sosyal Hizmetler Müdürlüğü bünyesinde devam eden ‘Baştacı’ Projesi ile ilçedeki büyüklerin daha sağlıklı şartlarda, huzurlu ve mutlu bir yaşam sürmeleri için çalışmalar kararlılıkla devam ediyor. Alanında uzman ekipler tarafından titizlikle yürütülen çalışmalarla, yaşlı vatandaşların yaşam alanları hijyenik, sağlıklı ve güvenli hale getiriliyor. Ev temizliği hizmeti sayesinde hem fiziksel sağlık korunurken hem de yaşlıların günlük yaşamlarını daha huzurlu ve konforlu bir şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlanıyor. Yeşilyurt Belediyesi Sosyal Hizmetler Müdürlüğü yetkilileri, toplumun temel direği olan büyüklerin her zaman baş tacı olduğunu vurgulayarak, onların yalnız olmadıklarını hissettirmek ve hayatlarını kolaylaştırmak adına sosyal destek projelerine büyük önem verdiklerini ifade etti. ‘Baştacı’ Projesi’nin sadece bir temizlik hizmeti değil, aynı zamanda vefa, dayanışma ve gönül belediyeciliğinin bir yansıması olduğunu ifade ettiler. Proje kapsamında düzenli aralıklarla sürdürülen çalışmalarla, yaşlı bireylerin ihtiyaçları yerinde tespit edilerek gerekli destekler sağlanıyor. Belediye ekipleri, hizmet sunumu sırasında büyüklerle yakından ilgilenerek moral ve motivasyonlarını da yükseltiyor. Ev temizliği ve temel ihtiyaçlara yönelik hizmetlerle büyüklerin hayatını kolaylaştıran ‘Baştacı’ projesi, vatandaşların takdirini topluyor. Hizmetten memnun kalan yaşlılar, her zaman yanlarında olan Yeşilyurt Belediyesi’ne teşekkür etti.
Van HAK-İŞ’in "Türkiye kadın buluşmaları" programı Van’da düzenlendi HAK-İŞ Konfederasyonu’nun 50. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Türkiye Kadın Buluşmaları" programının ikincisi Van’da gerçekleştirildi. Kentte bir otelde düzenlenen programa sendika temsilcileri ve davetliler katıldı. Programda konuşan HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Yunus Değirmenci, HAK-İŞ’in gücünün yalnızca üye sayısıyla ölçülemeyeceğini belirterek, konfederasyonun çalışma hayatında ortaya koyduğu kararlı duruş ve çözüm odaklı yaklaşımıyla önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci, kıdem tazminatından kayıt dışı çalışmalara ve vergi adaletsizliğine, iş sağlığı ve güvenliğinden çalışan kadın sorunlarına kadar HAK-İŞ, emekçileri yakından ilgilendiren konularda, her masada olduğunu belirtti. Genel Başkan Yardımcısı Değirmenci, "HAK-İŞ bugün sadece bir konfederasyon değil, aynı zamanda bir düşünce, fikir hareketidir. Kimi zaman emekçiler için, kimi zaman mağdur ve mazlumlar için HAK-İŞ her zaman tetiktedir, hazırdır, görevinin başındadır. HAK-İŞ, kimi zaman Van’da bir belediye işçisinin veya memleketin bir başka köşesindeki ev işçisinin yüreğinde, kimi zaman hastanede hasta bakıcının, kimi zaman bir metal işçisinin yanındadır. HAK-İŞ, kimi zaman Müslüman coğrafyasındaki bir yetimin gönlünde, kimi zaman da çaresizlikler içinde kıvranan bir mağdurun, gönül tahtının en baş köşesindedir. Nerede çözülmeyi bekleyen bir sorun varsa, çözüm merkezi olarak HAK-İŞ oradadır" dedi. "Dijitalleşme hızla etrafımızı sarıyor" Dijitalleşmenin hızla yayıldığına dikkat çeken Değirmenci, "Yapay zeka uygulamaları, adeta ışık hızında yaygınlaşıyor. Fabrikaların, işyerlerinin tabir-i caizse, akıllı fabrikalara-işyerlerine dönüştüğü bir sürece hep birlikte şahitlik ediyoruz. Gelişen teknoloji, iş yaşamından sosyal hayata kadar birçok alanı dönüştürüyor. Teknolojik gelişmeler, birçok sektördeki geleneksel uygulamaları tahtından indirmeye başladı. Dijitalleşme, birçok üretim sahasında, köklü değişikliklere neden olmaktadır. Dijitalleşmeyle birlikte, çalışma hayatını derinden etkileyen gelişmeler yaşanmakta ve yaşanması öngörülmektedir. Teknolojiyle birlikte her şey dönüşmekte, değişmekte ve yenilenmektedir" diye konuştu. "Küresel istihdamın yaklaşık yüzde 25’i yapay zekâdan etkilenecektir" HAK-İŞ Genel Sekreter Yardımcısı ve HAK-İŞ Kadın Komitesi Başkanı Fatma Zengin ise Dünya Ekonomik Forumu raporlarına göre, 2030 yılına kadar dijital teknolojiler sayesinde yaklaşık 170 milyon yeni iş imkânı oluşmasının beklendiğini dile getirdi. Zengin, "Burada önemli olan yalnızca bazı mesleklerin ortadan kalkması değil, neredeyse tüm mesleklerin yapılış biçiminin değişmesidir. Uluslararası Çalışma Örgütü ile Polonya Ulusal Araştırma Enstitüsü’nün ortak raporuna göre, küresel istihdamın yaklaşık yüzde 25’i yapay zekâdan etkilenecektir. Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 35’lere kadar çıkabilecektir. Özellikle ofis ve büro işleri, medya, yazılım ve finans sektörlerinin daha fazla etkilenmesi beklenmektedir. Dijitalleşmeyle birlikte uzaktan çalışma, kısmi süreli çalışma ve platform çalışması gibi yeni nesil çalışma modelleri yaygınlaşmaktadır. Bu dönüşüm süreci, şüphesiz kadınlar başta olmak üzere dezavantajlı kesimleri daha derinden etkilemektedir. Böylesi kapsamlı bir dönüşümün, kimseyi geride bırakmayan, özellikle kadınları, gençleri ve kırılgan grupları gözeten adil bir geçiş anlayışıyla yönetilmesi büyük önem taşımaktadır. Ayrıca yeni çalışma modellerin, kadın-erkek fırsat eşitliği ve iş-aile-sosyal yaşam dengesi ile birlikte ele alınması son derece önemli olduğunu belirtmek istiyorum" şeklinde konuştu. HAK-İŞ Van Şube Başkanı Fatih Akdeniz de sendikal mücadeleyi sadece hak arayışı olarak değil; insan onurunu, emeği ve adaleti merkeze alan bir dava olarak gördüklerini belirterek, "Bu davanın en güçlü taşıyıcılarından biri başta Genel Başkanımız Mahmut Aslan ve kadın emeğidir. Kadınlar, çalışma hayatında olduğu kadar sendikal yapımızın da vicdanı ve gücüdür. Kadın komitelerimiz; sahada emek veren, sorunları dile getiren, çözümün bir parçası olan ve sendikal bilinci güçlendiren çok önemli bir görev üstlenmektedir" dedi.
Antalya Kepez’den Balkanlara uzanan kültür ve sanat buluşması Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Antalya Balkan Türkleri Dayanışma Derneği işbirliğiyle düzenlenen "Atatürk Resim Sergisi" ile "Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi", Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde yoğun ilgiyle gerçekleştirildi. Kepez’den Balkanlara uzanan kültürel yolculuk gecesinde konuşan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Antalya Balkan Türkleri Göç Yolunda Türküler gecesinin geçmişten bugüne uzanan güçlü bir gönül köprüsü olduğunu söyledi. Resimlerde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izleri, türkülerde Balkanlardan Anadolu’ya uzanan ezgiler, Kepez’de aynı yüreklerde buluştu. Kepez Belediyesi ev sahipliğinde Antalya Balkan Türkleri Dayanışa Derneği işbirliğiyle "Atatürk Resim Sergisi" ile "Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi", düzenlendi. Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’ndeki program Atatürk Resim Sergisi’nin açılışıyla başladı. Sergi alanını gezen Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, birbirinden anlamlı Atatürk portrelerini inceledi, sanatçıları ve emeği geçenleri tebrik etti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sanata verdiği önemi hatırlatarak, "Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir" sözünü hatırlattı. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç türkülerde Serginin açılışının ardından sahne alan Mimar Sinan Akademisi Türk Halk Müziği Korosu, Şef Mahmut Özmen yönetiminde seslendirdiği eserlerle izleyicilere duygu dolu bir gece yaşattı. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göçün acısı, umudu ve direnci türküler aracılığıyla salonda yankılandı. Antalya Balkan Türküleri Göç Yolunda Türküler Gecesi’nde konuşan Prof. Dr. Güven Dinç, Balkanların Türk tarihi açısından taşıdığı derin anlamlara dikkat çekti. Dinç, "Bugün sadece bir coğrafyadan değil; bir tarihten, bir ruhtan ve bir geçmişten bahsediyoruz. Türk milletinin elveda ederken bile kalbini bıraktığı Balkanlardan ve orada sönmeyen varlığımızdan söz etmek için buradayız" dedi. Medeniyetin yaşam iradesi Türk varlığının Balkanlarda Osmanlı’dan çok önce başladığını vurgulayan Prof. Dr. Dinç, Hunlarla başlayan sürecin Selçuklular ve Türkmen boylarıyla kalıcı hale geldiğini belirtti. "Balkanları vatan yapan irade, Anadolu’dan sevgi ve barış taşıyan Evlad-ı Fatihan’dır" diyen Dinç, Osmanlı döneminde gerçekleşen yoğun Türkmen yerleşimiyle birlikte mimari, adalet ve hoşgörünün Balkan topraklarına taşındığını ifade etti. Balkan Türkleri için göçün büyük acılarla anıldığını söyleyen Dinç, bugün Balkanlarda 2,5 milyondan fazla Türk yaşadığını ve bu varlığın yalnızca bir nüfus meselesi değil, bir medeniyetin yaşama iradesi olduğunu vurguladı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise konuşmasına, Antalya yolunda meydana gelen trafik kazalarında hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı ve yaralılara acil şifa dileyerek başladı. Atatürk Resimleri Sergisi ile büyük bir liderin hatırasını saygıyla andıklarını belirten Başkan Kocagöz, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün düşünceleri, duruşu ve bizlere emanet ettiği değerler bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" dedi. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan kültürel yolculuğun önemine dikkat çeken Başkan Kocagöz, "Türk Halk Müziği; göçlerin, ayrılıkların, dayanışmanın ve yeniden tutunmanın ortak hafızasıdır. ‘Göç Yolunda Türküler’ gecesi, geçmişten bugüne uzanan güçlü bir gönül köprüsüdür" diye konuştu. Kepez Belediyesi olarak kültüre ve ortak mirasa sahip çıkmayı sürdüreceklerini vurgulayan Başkan Kocagöz, emeği geçenlere teşekkür etti. Konuşmaların ardından seslendirilen Balkan türküleri, dinleyicileri hem duygulandırdı hem de ortak bir tarihin izlerinde buluşturdu.