GÜNDEM - 04 Mart 2026 Çarşamba 11:58

Doç. Dr. Mustafa Özalp: "(İran-ABD-İsrail savaşı) Yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması"

A
A
A
Doç. Dr. Mustafa Özalp: "(İran-ABD-İsrail savaşı) Yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması"

Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşta İran’ın ve buna paralel olarak Irak’ın istikrarsızlaşmasının dünya doğalgaz ve petrol enerji fiyatlarını yükselteceğini belirterek, "Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması" dedi.


ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşı değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin İsrail’in etkisiyle İran savaşına dahil olduğunu belirterek, "Savaşın her geçen gün katlanarak büyüyeceği gözükmekte. Bölgesel bir savaş olacağının emareleri ortaya çıkmakta. İran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini bombalamakta. İran’ın aslında Umman Denizi’ndeki, Orta Doğu’daki ABD uçak gemilerini bombalaması lazım. İran’ın burada yapması gereken temel strateji aslında ayrı ayrı Körfez ülkelerini bombalamak yerine, bu bombaların her birini biriktirip kitlesel bir şekilde ABD’nin herhangi bir uçak gemisine saldırması İran açısından stratejik olarak daha doğru olur diye düşünüyorum. ABD’nin canı yanmadığı sürece bu savaş devam edecek. İran’ın ABD’nin canını yakması gerekiyor ve bu can yakma da muhtemelen Ortadoğu’da İran tarafından Umman Denizi yakınlarında bir ABD uçak gemisinin batırılması olarak ortaya çıkabilir" dedi.



"Petrol fiyatlarının artması elektrik, altın ve gümüş fiyatlarının artmasına neden olacak"


Enerjinin devletlerin refah seviyeleri açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Özalp, "Petrol, doğalgaz ve kömür küresel enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 80 ile 85’ini oluşturmakta. İran’ın kapatmış olduğu Hürmüz Boğazı’na baktığımızda Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar gibi ülkelere komşu. Bu boğazdan İran’ın, Irak’ın, Suudi Arabistan’ın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve Katar’ın petrol ve doğalgazları akmakta, ithalat, ihracatı yapılmakta. Bu boğazdan dünya petrol tüketiminin yaklaşık olarak yüzde 20’si, yani 20 milyon varil, dünya doğalgaz tüketiminin yaklaşık yüzde 20’si akmakta. Bu da yaklaşık olarak 300 milyon metreküp yapmakta. Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol ve doğalgazın yaklaşık yüzde 80’i Asya piyasalarına, yani Çin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelere gitmekte. Geriye kalan yüzde 20’si ise Avrupa ülkelerine akmakta. Bu çerçevede son günlerde İran’ın başlatmış olduğu, daha doğrusu İran-ABD-İsrail arasında çıkan bu kavganın sonucunda petrol fiyatları yaklaşık yüzde 10 artmış durumda. Petrol fiyatlarının artması tabii olarak elektrik fiyatlarının artmasını beraberinde getirecektir. Bu da altın ve gümüşe olan talebi arttıracaktır. Altın ve gümüş fiyatları da yükselecektir. Dolayısıyla Hürmüz Boğazı’nın 3-5 günlüğüne veya bir haftalığına kapalı olması demek, önümüzdeki günlerde petrolün varil fiyatının yaklaşık 100 dolarlara ulaşabileceği, Hürmüz Boğazı’nın iki haftalığına kapanması demek veya tıkanması demek petrolün varil fiyatının 150 dolarları bulabileceği öngörülmektedir" diye konuştu.



"Müzakerelerin başlaması gerekiyor"


Savaşın ekonomik ve siyasi bilançosuna değinen Doç. Dr. Mustafa Özalp, "Tabii Türkiye’miz her ne kadar olağanüstü gemileriyle Karadeniz’de, Akdeniz’de, dünyanın çeşitli ülkelerinde petrol, doğalgaz arama hususunda kendisini geçmiş yıllara göre geliştirmiş olsa da biz 2024 yılı verilerine göre yüzde 4-5 oranında tüketmiş olduğumuz doğalgazı ancak üretebiliyoruz. Doğalgazda yüzde 95 oranında Türkiye dışa bağımlı. Petrolde de yaklaşık yüzde 85 ile 90 arasında dışa bağımlı. Petrol ve doğalgazı dolara bağlı olarak ithal etmekteyiz. Uluslararası petrol fiyatlarında yaklaşık 1 dolarlık yükseliş, Türkiye ekonomisine ciddi maliyetler getirmekte. EPDK 2024 yılı verilerine göre tüketmiş olduğumuz doğalgazın yüzde 41’ini Rusya’dan ithal ettik, yüzde 22’sini Azerbaycan’dan, yüzde 13’ünü İran’dan ithal ettik. İran’dan yüzde 13-15 doğalgaz ithalatımız söz konusu. Irak’tan da yoğun miktarda petrol ithalatı yapıyoruz. İran’ın ve buna paralel olarak da Irak’ın istikrarsızlaşması dünya doğalgaz petrol enerji fiyatlarını yükseltecektir. Bu yükselen fiyatlarda Türkiye ekonomisi zarar görecektir. Burada yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması. Aksi takdirde İran bölünüp parçalandığı zaman biz Türkiye’nin İran sınırından İsrail’e komşu olacağız. Bizim İsrail’e komşu olmamız demek ilerleyen yıllarda İran’la Türkiye arasında çıkacak bir savaşta İran toprakları üzerinden İsrail’le savaşmamız anlamına gelir. İsrail, vekil güçleri üzerinden İran topraklarında Türkiye ile savaşmayı planlamaktadır. Türkiye’nin ivedilikle bunların önlenmesine yönelik tedbirler alması gerektiğini düşünmekteyim" dedi.



Doç. Dr. Mustafa Özalp: "(İran-ABD-İsrail savaşı) Yapılması gereken şey müzakere masasının başlaması, diplomasiye öncelik verilmesi ve savaşın ivedilikle durdurulması"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Fatma Nur öğretmenin acılı amcası: "Fatma Nur okulunda sevilen, iyi bir öğretmendi" İstanbul’da öğretmenlik yaptığı okulda öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in amcası Necati Çelik, yeğeninin okulunda sevilen, iyi bir öğretmen olduğunu söyledi. Olay, geçtiğimiz pazartesi saat 11.00 sıralarında Çekmeköy’deki Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, F.S.B. (17), öğretmenler Fatma Nur Çelik (44) ve Z.A. (52) ile arkadaşı S.K.’yi (15) bıçakladı. Ağır yaralanan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Fatma Nur Çelik’in cenazesi dün memleketi Konya’da son yolculuğuna uğurlandı. Çelik’in yakınları ise taziyeleri kabul ediyor. "Okulunda sevilen, iyi bir öğretmendi" Fatma Nur Çelik’in amcası Necati Çelik, "Elimizde doğup büyüdü. Çok yetenekli, çok güzel sesi olan, mesleğine çok bağlı müthiş bir insandı. Ankara’da biyoloji okudu. Öğretmenliğe karar verdi. Bu işe müthiş hayallerle başladı. Okulunda sevilen, iyi bir öğretmendi. 13 senedir aynı okuldaydı. Çok acı, hüzünlü bir olay. Allah kimsenin başına vermesin. Olayı gerçekleştiren şahıs öğrencisiymiş ama çocuk rahatsızmış, şizofren hastasıymış. Zaten okuldan 1 senedir uzaklaştırması varmış. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatıyormuş artık babasının bir ihmali mi diyeyim imzasıyla hastaneden çıkarmışlar. Burada soruşturulması gereken çok şey var. Uzaklaştırması olan bir çocuk elinde bıçakla okula neden ve nasıl alındı. Bu olayı ekmek bıçağıyla gerçekleştirmiş. Gencecik, hayat dolu bir kadındı. Allah rahmet eylesin" diye konuştu.