KÜLTÜR SANAT - 16 Nisan 2026 Perşembe 15:01

Van’da Dünya Sanat Günü kutlandı

A
A
A
Van’da Dünya Sanat Günü kutlandı

Van’da Dünya Sanat Günü vesilesiyle Prof. Dr. Adnan Tönel’in katılımıyla "Okur Yazar Buluşması" gerçekleştirildi.


Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü İpekyolu Gençlik Merkezi’nde "Sanatla Buluşma" başlığıyla düzenlenen Dünya Sanat Günü kutlama etkinliğine çok sayıda genç katıldı. Sanatın büyük anlatıları içinde bireyin kendi konumunu keşfetmesi ve sanatsal bakış açısı ele alan Adnan Tönel; ‘sanat nedir? Sanatçı nedir?’ tanımlamalarının sonrasında Türkiye’de sanat üretiminden sanat eğitimine uzanan konuları değerlendirdi.


2007 yılında yazdığı "Uzaktan Kumandalı Çocuklar" kitabına değinen Tönel, televizyon ve internetin çocuk ve gençler üzerindeki zararlarını kitabından örnekler vererek özetledi.


Özellikle sanat, edebiyat ve düşünce dünyasına yönelik çalışmalarıyla tanınan Van YYÜ öğretim üyesi Prof. Dr. Adnan Tönel, bu yönüyle katılımcılara yalnızca bilgi aktarımı değil, aynı zamanda ilham verici bir deneyim sunmasıyla büyük beğeni topladı.


Program sonunda gençlerin, sanatın farklı boyutlarına dair yeni perspektifler kazanacağı soru cevap bölümünde de birlikte üretim imkanları, projeler ve yeni etkinlikler planlandı.



Van’da Dünya Sanat Günü kutlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Coşkun : "Çocuklarımızı kendi ellerimizle kurduğumuz dijital hapishanelerden çıkarmalıyız" Türkiye’de son günlerde okullarda yaşanan şiddet olayları kamuoyunda infial oluştururken, Sporda Şiddet, Alkol ve Uyuşturucu ile Mücadele Derneği Başkanı ve Çocuk Tribünü Proje Lideri Hakan Coşkun’dan dikkat çeken bir uyarı geldi. Coşkun, yaşanan olayların bir sonuç olduğunu belirterek, asıl sorunun aile içinde başladığını vurguladı. Yaşanan şiddet vakalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coşkun, 15 yıldır akademik temellerle yürüttükleri "Çocuk Tribünü" projesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini ifade etti. "Kendi ellerimizle dijital hapishaneler inşa ettik" Ailelerin çocuklarını koruma amacıyla evde tuttuklarını ancak bu durumun farklı riskleri beraberinde getirdiğini belirten Coşkun, "Anne ve babalar dikkat. Çocuklarımızı koruduğumuzu sanarak onların eline verdiğimiz kontrolsüz ekranlar, aslında onları içine hapsettiğimiz birer dijital hapishanedir. Çocuklarımız bu ortamlarda şiddet içerikli oyunlar ve zararlı içeriklerle baş başa kalıyor. Okullarda gördüğümüz şiddetin temelinde de bu durum yatıyor" dedi. "Faturayı anne ve babalar ödüyor" Şiddet olaylarına karışan çocukların ailelerinin de büyük bir yıkım yaşadığını dile getiren Coşkun, ebeveynlere önemli uyarılarda bulundu. Coşkun, "Bu mesele statü değil, farkındalık meselesidir. Çocuğunuz dijital dünyada hata yaptığında, bunun bedelini gerçek hayatta siz de ödersiniz. Ailelere sesleniyorum; çocuklarınızı ekranlardan uzaklaştırın" ifadelerini kullandı. "Tek çıkış kapısı: Çocuk Tribünü" Çözüm önerilerini de paylaşan Coşkun, sporun çocuklar üzerindeki olumlu etkisine dikkat çekerek, "Çocuklarımızı ekran başından alıp sporun disiplinine, takım ruhuna ve sosyal ortamlara yönlendirmeliyiz. ‘Çocuk Tribünü’ projesi, şiddet sarmalından çıkış için somut ve akademik bir modeldir. Tüm Türkiye’yi bu projeye destek vermeye davet ediyoruz" şeklinde konuştu. Coşkun, projenin uluslararası alanda da tanıtılacağını belirterek, çocukların sağlıklı gelişimi için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini sözlerine ekledi.
Ardahan GOSB Teknopark Genel Müdürü Çemberci: "Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracağız" Gebze Organize Sanayi Bölgesi (GOSB) Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci, "Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracağız" dedi. Ardahan’da gençleri, girişimcileri ve yenilikçi fikirleri aynı çatı altında buluşturmayı amaçlayan GOSB Teknopark Girişim Ofisi’nin açılışı için program düzenlendi. Ardahan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Şehit Mustafa Kerimov Konferans Salonu’nda gerçekleşen programda konuşan Ardahan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Öztürk Emiroğlu, girişim ofisinin ileride teknoparka dönüşebilecek önemli bir adım olduğunu söyledi. Rektör Emiroğlu, "Gebze organize sanayisinin Ardahan’a gelip ilerde Teknopark’a dönüşecek bir hamleyi bizimle başlatması Üniversitemiz, bölgemiz ve şehrimizin kalkınması için önemli bir adım. Bunun üniversitede olmasının anlamı şu; hem hocalarımız hem öğrenciler, hem de şehirde şehrin kalkınması için düşünce üreten, fikri olan herkes burada gelip Üniversitenin GOSB ofisinde fikirlerini rahatlıkla söyleyebilir. İşte bu girişimler belki burada göçü durduracak, insanların kendi yerinde firmasını kuracağı ve düşüncelerini ürüne dönüştüreceği bir imkan hazırlayacak" dedi. GOSB Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Çemberci de Ardahan’da kurulacak girişimcilik ekosistemini desteklemek amacıyla hızlandırma programları ve çeşitli çalışmalar yürüteceklerini belirtti. Gebze’den Ardahan’a teknoloji koridorunu birlikte kuracaklarını ve gençlerin, akademisyenlerin ve iş insanlarının araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yönelmesini sağlayacaklarını söyleyen Çemberci, "Teknoparkı olmayan illerde girişim ofisleri kurulması göreviyle görevlendirilmiş bulunmaktayız. Türkiye’de bu görev toplamda 10 tane teknopark yönetimine verildi. Bunlardan biri de biziz. Biz de bu talimat doğrultusunda Ardahan’da çalışmak istedik. Ve çalışma ofisini Ardahan’da kurduk. Bu şu anlama geliyor, bundan sonra Ardahan ve çevre illerde ticarileşebilecek fikri olan başta gençler, akademisyenler ve iş insanları olmak üzere herkes bu devletin vermiş olduğu desteklerden faydalanabilecek. Bunun için teknoparkı olan illere gitmenize, batıya, güneye veya kuzeye gitmenize gerek kalmayacak. İnşallah burada bu yapmış olduğumuz stratejik çalışmalardan sonra da Ardahan’ı bu anlamda bir hav olarak belirleyip önümüzdeki 3 yıl içerisinde de Ardahan teknoparkının ve altında yatan branşların yer almasını sağlayacağız. Biz yaklaşık 3 yıl boyunca burada olacağız. Girişim ofisi programlarımızla, eğitimlerimizle, etkinliklerimizle, bir takım hızlandırma programlarımızla burada sizlerle birlikte olacağız" dedi. Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir, akademisyenler, öğrenciler, kamu kurumlarının temsilcileri ve iş insanlarının katıldığı program, çeşitli sunumlarla sona erdi.
İstanbul İBB davasında ‘kamera bantlama’ olayının sanıklarından Çağlar Türkmen savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 23. oturumunda, Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinden Çağlar Türkmen savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 23. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinden Çağlar Türkmen savunma yaptı. İddianamede Çağlar Türkmen’in Ekrem İmamoğlu’nun koruma ekibinden olduğu ve İmamoğlu’nun koruma müdürü Mustafa Akın’ın emir ve talimatlarını yerine getirdiği kaydedilmişti. Güvenlik ekibinin, örgütün toplanma yeri olarak kullandığı oteldeki toplantıların gizliliğini sağlamak amacıyla kameraları bant kullanarak kapattıkları, toplantı salonuna sinyal kesici cihazlar getirterek olası bir savcılık soruşturmasına önlem aldıkları ve gizlilik kuralarına riayet sağladıkları ifade edilmişti. "Kameraların kapatılması Ekrem İmamoğlu’nun mahremiyetini sağlamaya yöneliktir" İddianamede yer alan suçlamalara karşı savunma yapan tutuklu sanık Türkmen "1 Ekim 2020’den bu yana İBB’ye bağlı olarak İstanbul Güvenlik Anonim Şirketi’nde güvenlik görevlisi olarak çalışmaktayım. Bu yargılama maalesef beni işimden etti. Biz sadece işimizi yaptık. Bana suç olarak isnat edilen kamera bantlama işi, koruma ekibinin kararı ile yapılmıştır. Bu işi yapmamam, görevi ihmal suçu olacaktır. Kameraların kapatılması Ekrem İmamoğlu’nun mahremiyetini sağlamaya yöneliktir" ifadelerini kullandı. "Jammer cihazları caydırıcılık ve önleyici amaçla program alanlarına götürülmüştür" Sanık Türkmen, savunmasının devamında "Jammer, önleyicilik ve caydırıcılık amaçlı tarafımca ilgili yerlere götürülüp bırakılmıştır. Bunun kullanılma sebebi Ekrem İmamoğlu’nu fiziki saldırılardan, terör saldırılarından korumak ve masum vatandaşların can güvenliğini sağlamak içindir. Başkana suikast gerçekleştirileceğine dair mektup mevcuttur. Bu cihazlar rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınmıştır, o günden beri İBB envanterinde bulunmaktadır. Jammer cihazları caydırıcılık ve önleyici amaçla program alanlarına götürülmüştür. Benim tek işim Sayın Ekrem İmamoğlu’nu korumak ve kollamak. Biz sadece Ekrem İmamoğlu’nun mahremiyetini koruruz. Sayın başkanın itibarı ve mahremiyeti göz önünde bulundurularak kamera bantlama görevi icra edilmiştir. Ben örgüt falan bilmiyorum. Ben, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun canını, vücut bütünlüğünü korumak ile mükellefim. Ben çıkar amaçlı bir suç örgütüne yardım etmekle suçlanıyorum. Örgüte yardım eden birinin çıkarı olurdu. Ben 55 bin TL ile zar zor geçinen birisiyim. Ortada bir belediye başkanı vardır, bir de başkan beyi koruyan koruma ekibi vardır. Ortada gizlediğim bir suç yoktur" ifadelerini kullandı. "Başka bantlama faaliyetiniz oldu mu?" Cumhuriyet savcısı savunmasının ardından sanığa "Bantlama olayı herhalde sık sık yaşanan bir şey. Sizin başka bantlama faaliyetiniz oldu mu?" sorusunu sordu. Sanık Türkmen "Mahremiyet gerektiği durumlarda uygulanmıştır" şeklinde cevap verdi. Savcının "Neye göre bantlama ihtiyacı duyuluyor?" sorusuna ise sanık "Daha önce yaşanan olaylardan dolayı bantlama yapılıyor. Mahremiyet varsa buna göre kapatılıyor" yanıtını verdi. İmamoğlu’ndan sanığa soru Sanık Ekrem İmamoğlu ise sanığa "Benim canımın, içimin nasıl yandığını biliyor musunuz sayın başkan? 12 aydır çocuğu olan insan burada. Çağlar Bey kameraları sağdan sola mı soldan sağa mı bantladınız?" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, bu sorunun yargılamaya bir katkısı olmadığını söyledi. Ekrem İmamoğlu "İddia makamını savunmayın sayın başkan. Ben söyleyeyim sağdan sola yapıştırdınız, Allah sizi kurtarsın Çağlar Bey. Ben vicdan ile burada çalışıyorum" dedi. Duruşma savunmalar ile sürüyor.
Manisa Özel sporcuların büyük buluşması tamamlandı Manisa’nın Kula ilçesinde geçtiğimiz gün kortej yürüyüşü ile başlayan "Özel Olimpiyatlar Ege Bölge Oyunları" bugün yapılan yarışmaların ve düzenlenen ödül töreninin ardından son buldu. Özel Olimpiyatlar Türkiye koordinasyonunda Manisa’nın Kula ilçesinde düzenlenen organizasyon, farklı illerden gelen özel sporcuları bir araya getirdi. İstanbul, İzmir, Aydın, Muğla, Denizli, Kütahya, Isparta ve Manisa’dan gelen 120’yi aşkın özel sporcu; 30’dan fazla antrenör ve yaklaşık 100 gönüllü eşliğinde atletizm, bocce, masa tenisi, yüzme ve 3x3 basketbol branşlarında kıyasıya mücadele etti. Kula Spor Kompleksi’nde gün boyu devam eden yarışmaların ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren sporculara madalyaları takdim edildi. Organizasyon boyunca sporcuların sergilediği azim ve performans, izleyenlerden büyük alkış aldı. Öte yandan etkinlikleri yerinde takip etmek üzere Kula’ya gelen Özel Olimpiyatlar Türkiye Başkan Yardımcısı, eski milli basketbolcu Tamer Oyguç, Özel Olimpiyatlar Türkiye Ülke Direktörü Murat Mazhar Ağca ve İletişim Direktörü Ebru Çıdal da müsabakaları protokol üyeleriyle birlikte izledi. Programa Kula Kaymakamı Talha Altuntaş, Kula Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Uçak, Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, Manisa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Kudret Gültaş, Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Mehmet Karayılan, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secaattin Aktay ile çok sayıda davetli katıldı. Ayrıca 66. Hükümet Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu da programa telekonferans yöntemiyle katılarak sporculara başarılar dileyip Kula’nın ev sahipliğinden dolayı teşekkür etti. Öte yandan Kula 80. Yıl Spor Kulübü adına yarışmalara katılan 80. Yıl Kula Engelsiz Yaşam Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi sporcularının, her branşta ikişer takımla mücadele ettiği ve çeşitli dereceler elde ederek önemli başarılar kazandığı öğrenildi.