SAĞLIK - 11 Ağustos 2025 Pazartesi 15:09

Van’da ‘beyazlatıcı krem’ faciası: 4 kişi hastanelik oldu

A
A
A

Van’da sosyal medya üzerinden sipariş edilen ve kısa sürede cilt beyazlatma vaadiyle satılan bir yüz kremi, uygulamanın ardından oluşan ağır yanıklar nedeniyle 4 kişiyi hastanelik etti.

Son günlerde gerek sosyal medya üzerinden siparişi verilen ve gerekse aktarlardan temin edilen beyazlatıcı kremler faciaya neden oluyor. Kullandıkları krem nedeniyle vücutlarında yanıklar oluşan vatandaşlar, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Dursun Odabaşı Tıp Merkezi’ne başvurdu. İki hafta içerisinde aynı şikayetle başvuran 4 hastayı muayene eden Van YYÜ Dermatoloji (Cildiye) Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatice Uce Özkol, hastalardan birinin yoğun bakımda tedavi gördüğünü, diğer üçünün ise erken başvuru sayesinde serviste tedavi edildiğini belirtti.

Van’da ‘beyazlatıcı krem’ faciası: 4 kişi hastanelik oldu

"Kezzap yanığını andıran ciddi yanıklar ortaya çıkmış"

Konuya ilişkin konuşan Prof. Dr. Hatice Uce Özkol, inceledikleri kremin yoğun miktarda kojik asit içerdiğini belirtti. Bu maddenin yüz yakıcı, adeta kezzap etkisi gösteren bir kimyasal olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özkol, "Son iki haftadır ciddi anlamda artış gösteren bir alerjik tabloyla karşı karşıyayız. Hastalardan öğrendiğimiz kadarıyla internet ortamından veya aktarlardan aldıkları yabancı menşeli bir krem kullanmışlar. Krem, ilk kullanımda herhangi bir sorun oluşturmamış; ancak sonraki günlerde baş-boyun bölgesinden başlayıp tüm vücuda yayılan, derinin soyulmasıyla seyreden ve adeta kezzap yanığını andıran ciddi yanıklar ortaya çıkmış. Bu, son iki hafta içinde gördüğümüz dördüncü vaka. Duyduğumuz kadarıyla Batman ve diğer birçok ilde de benzer vakalar yaşanmış. Bu nedenle lütfen dikkat edelim; internetten veya aktarlardan aldığınız herhangi bir kremi cildinize uygulamayın. Mutlaka bir dermatoloji uzmanına danışın" dedi.

Van’da ‘beyazlatıcı krem’ faciası: 4 kişi hastanelik oldu

"Kalıcı lekelenmeler gelişiyor"

İlk vakanın yoğun bakımda tedavi gördüğünü ve çok ciddi bir reaksiyonla karşılaşıldığını dile getiren Özkol, "Sonraki vakalarımız daha hafif seyretti ancak mevcut hastamızı yeni yatırdık; umarım durumu kötüye gitmez. Erken başvuran hastalarda tedaviye hızlı başladığımız için toparlama süreci daha kısa oluyor. Fakat geç kalan vakalarda, tüm vücutta soyulma ve ardından kalıcı lekelenmeler gelişiyor. Böylece, lekesini gidermek isteyen hastalar daha büyük ve kalıcı lekelerle karşı karşıya kalabiliyor. Bu nedenle, komşudan ya da arkadaştan duyduğunuz kremleri yüzünüze sürmeyin. Derimiz, dış dünya ile en önemli bağımızdır. En ufak bir lekeyi sorun ederken daha büyük ve kalıcı bir hasara yol açmayalım. Lütfen dikkatli olalım" diye konuştu.

"Aktardan alıp kullanmaya başladım"

Son olarak aynı şikayetten hastaneye başvuran 28 yaşındaki Ş.Ç., isimli hasta ise "Yakın çevremde ve ailemde bu kremi kullananlardan sorun yaşamayanlar oldu. Ben de onlara güvenerek aktardan alıp kullanmaya başladım. İlk kullanımda herhangi bir olumsuz etki görmedim; ancak bıraktıktan yaklaşık 5 gün sonra bu sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Hem yanma hissi hem de sivilcelenme ve kızarıklık oldukça belirgin hale geldi. Bu yüzden bence bundan sonra, doktorunuza danışmadan ya da başkalarının deneyimlerine güvenerek hiçbir ürünü kullanmayın. Çünkü hepimiz farklı bünyelere sahibiz ve aynı ürüne farklı tepkiler verebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Yılmaz Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Başkan Memduh Büyükkılıç: "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, büyükşehir belediyesi tarafından arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinin verildiğini söyleyerek, "Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz" dedi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, arıcılıkta üretimi destekleme adına 750 üreticiye 2’şer kovan arı desteğinde bulundu. Belediye tarafından toplam bin 500 kovan arının dağıtıldığı destek programına Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç da katıldı. 3 bin başvurunun arasında kura ile seçilen 750 üreticiye arılar teslim edildi. Kadir Has Kongre Merkezi otoparkında düzenlenen dağıtıma vatandaşlar erken saatlerde gelerek, sıra aldı. Otoparkın neredeyse tamamı arı desteği almak için alana gelen üreticilerin araçlarıyla doldu. Belediye personelinin de yardımıyla sırası gelen vatandaş arılarını alarak, alandan ayrıldı. Üreticilerin araçlarıyla dolan otopark havadan dronla görüntülendi. Alana gelerek, vatandaşlarla konuşan ve üretimlerinde bereket dileyen Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, "Bugün görüldüğü gibi sabahın erken saatlerin de arılar uyanmadan, güneş doğmadan dağıtımını sağlamak amacıyla vatandaşlarımızın araçlarına yüklemek suretiyle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bu yıl 750 vatandaşımıza arıcılık desteğini vermek üzerine çabamızı sürdürdük. Destekten faydalanacak vatandaşlarımızın, ya sertifikası olacak ya Tarım İl Müdürlüğü’nde kaydı olacak ya da bu işin yüksekokulunda mezun olmuş olacak. Önüne gelene arıları dağıtma mantığında bir yaklaşım söz konusu değil. Amacımız üretenin hizmetkarı olmak. Üretenin yanında yer almak. Şükürler olsun, tarım ve hayvancılığa en çok destek veren büyükşehir olarak arıcılıkla ilgili çalışmalarımızı da sürdürmeye devam ediyoruz. Vatandaşımız biraz önce söyledi. ‘Arıcılıkta bu hizmeti tek yapan bir belediyeden bahsediyoruz’ diyor. Tarım ve hayvancılıkta ön plana çıkan bir il olmaya başladık. Kayseri denince ticaret ve sanayi akla gelir ama artık tarım ve hayvancılıkta bizde varız mantığı ve anlayışı içerisinde şehrimizi iyi bir noktaya taşımaya özen gösteriyoruz. Üretenin yanında yer almaya özen gösteriyoruz. Yapılan çalışmalar hayırlı ve uğurlu olsun" ifadelerinde bulundu. Üreticiler de büyükşehir belediyesinin yapmış olduğu üretim desteğinde ötürü ilgililere teşekkür etti.
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.