SAĞLIK - 19 Kasım 2025 Çarşamba 15:36

Van’da "aceleci bebekler" için özel etkinlik

A
A
A
Van’da "aceleci bebekler" için özel etkinlik

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde prematüre bebek sahibi aileler, "Dünya Prematüre Günü" kapsamında düzenlenen etkinlikte bir araya geldi.


Halk arasında "aceleci bebekler" olarak bilinen prematüre bebeklerin gelişim sürecine dikkat çekmek amacıyla Hastanenin Akdamar Toplantı Salonunda gerçekleştirilen programa, İl Sağlık Müdürlüğü Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Sevcan Sağlam, Başhekim Doç. Dr. Remzi Sarıkaya ile çok sayıda doktor, hemşire ve aileler katıldı. Etkinlikte prematüre doğumların önemi, bebeklerin gelişim süreci ve ailelere sunulan sağlık hizmetleri üzerine bilgilendirmelerde bulunuldu. Katılımcılar, prematüre bebeklerin yaşam mücadelesine dikkat çekerek farkındalığın artırılması gerektiğini vurguladı.


Konuya ilişkin konuşan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, prematüre bebeklerin yaşamının teknolojinin ve tedavi imkanlarının gelişmesiyle birlikte artık çok daha mümkün hâle geldiğini belirtti. Başhekim Sarıkaya, "Burada en büyük emek, şüphesiz hekimlerimizin, hemşirelerimizin ve alanda çalışan fizyoterapist, klinik destek, temizlik gibi birimlerde görev yapan herkesin emeğiyle mümkün oluyor. Başta hekimlerimiz olmak üzere, tüm ekibin katkısı çok büyük. Yine annelerin de bu süreçteki rolü çok önemli. Annelerin bebeklere bakımı, ilgisi ve süt temini konusunda bizimle iş birliği içinde olmaları, prematüre bebeklerin hayata tutunmasında belirleyici oluyor. Önceden yaşam şansı olmayan düşük kilolu bebekler bile artık hayata tutunabiliyor ve sağlıklı bir şekilde büyüyebiliyorlar. Artık onlar da aramızdalar" dedi.


"Prematüre olsalar da asla yalnız değiller"


37 haftanın altında doğan her bebeğin prematüre olarak ifade edildiğini dile getiren Yenidoğan Uzmanı Dr. Mahmut Çelik ise "Dünya genelinde her 10 doğumdan biri, Türkiye’de ise her 8 doğumdan biri prematüre olarak dünyaya gelmektedir. Bu da yaklaşık olarak yılda 12 bin prematüre bebeğin doğduğu anlamına geliyor. Bu bebekler doğduktan sonra yoğun bir destek gerektirir. Başta solunum ve beslenme desteği olmak üzere organ gelişimleri açısından yüksek düzeyde bakım gerekir. Bu süreçte en önemli rol, sağlık çalışanları ve annelere düşüyor. Hekimin emeği, kuvöz başından ayrılmayan hemşirenin şefkati ve annenin sütü ile sevgisi sayesinde, bu bebekleri hayata tutundurmaya çalışıyoruz. Yeni doğan prematüre bebekler hiçbir engel tanımaz; onlar minik savaşçılar, minik kahramanlardır. Prematüre olsalar da asla yalnız değiller. Biz, sağlık çalışanları ve anneler olarak her zaman yanlarındayız" diye konuştu.


Yapılan konuşmaların ardından etkinlik, pasta kesimiyle sona erdi.


(YLM-ŞAK-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında Ebubekir Akın ve Mehmet Karataş savunma yaptı ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında ilk duruşmanın 12. oturumunda, sanıklar iş insanı Ebubekir Akın ve eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Karataş savunma yaptı. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 12. oturumu, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada iş insanı Ebubekir Akın savunma yaptı. İddianamede Ebubekir Akın’ın örgüt üyesi İbrahim Bülbüllü’ye bağlı hareket ettiği ve yüklenici firmalar tarafından verilen rüşvet paralarının bir kısmını temin ettiği belirtilmişti. İddianamede Akın’ın HTS kayıtlarında örgüt üyesi Bülbüllü ile yoğun irtibat halinde olduğu, Florya Başkanlık Konutu’nda sıklıkla bir arada bulunduğu, diğer yüklenici firma sahipleriyle de irtibatlı olduğu ifade edilmişti. "Tutuklanma sebebim baz kayıtlarıymış" Ebubekir Akın, iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Yaşadığım sürece hiçbir suça karışmadım. Ailemle birlikte sahip olduğumuz 2 tane İETT otobüsümüz çalışmaktadır. Hak edişlerimiz ayda iki kere yatırılmaktadır. Yaklaşık 1 yıldır tutukluyum. Neden tutuklu olduğumu bilmiyorum. Aylar sonra öğrendiğim kadarıyla tutuklanma sebebim baz kayıtlarıymış. Hakkımda yapılan suçlama anladığım kadarıyla rüşvete aracılık etmek. Ben uzun yıllardır belediye ile çalışmaktayım. Kendi hak edişlerimi gecikmeli alan biriyim. Kendi alacaklarımı bile alamamışken, bir başkasının alacağı için rüşvete aracılık etmem ne kadar akla yatıyor? Ben Aziz İhsan Aktaş’ı tanımıyorum. Bir araya gelmedik, bir temasımız olmadı, suçlamayı kabul etmiyorum" dedi. "Mustafa Mutlu ifadesinde benden bahsetmese belki tutuklu olmayacaktım" Eski İSFALT Genel Müdür Yardımcısı tutuklu sanık Mehmet Karataş ise savunmasında, "28 Temmuz 2025 tarihinde Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü soruşturmasından gözaltına alındım. Polis sorgusunda adını ilk defa duyduğum Aktaş’ı tanıyıp tanımadığım soruldu. Daha sonra tutuklandım. Söz konusu davada 4 ayrı eylemden ’ihaleye fesat karıştırma’ suçundan yargılanmaktayım. Hakkımda tahliye kararı verilmiştir. 18 Eylül 2025 tarihinde infaz memuru koğuşuma gelerek, saat 06.00 gibi hazır olmamı, Çağlayan Adliyesi’ne gideceğimi söyledi. Sabah adliyeye giderken Aziz İhsan Aktaş davasının sanığı Mustafa Mutlu da yanımdaydı. Mutlu, ’8 ay önce doğan çocuğumu hala görmedim. Ben yandıysam elimden geldiği kadar herkesi yakacağım’ dedi. Mutlu’nun yalan beyanları ve iftiraları neticesinde yıldırım hızıyla ’örgüt üyesi’ olarak tutuklandım. Mustafa Mutlu ifadesinde benden bahsetmese şu anda burada belki tutuklu olmayacaktım" ifadelerini kullandı. Duruşma, sanık avukatlarının savunmasının ardından yarına ertelendi.