SAĞLIK - 12 Ağustos 2025 Salı 11:36

Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı

A
A
A
Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı ve Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Aykut, öğle saatlerinde güneşe maruz kalan vatandaşlarda sıcak çarpmasına bağlı şikâyetlerde artış yaşandığını söyledi.


Türkiye genelinde etkisini artıran sıcak hava dalgası, Van’da acil servis başvurularını artırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre, hava sıcaklıkları bu hafta birçok ilde mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Düşük nem oranı ise hissedilen sıcaklığı daha da artırarak özellikle yaşlılar, çocuklar ve kronik rahatsızlığı olanlar için ciddi risk oluşturuyor. Uzmanlar, sıcak havanın yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda sağlık üzerinde de ciddi tehditler oluşturduğuna dikkat çekiyor.


İHA muhabirine konuşan Başhekim Yardımcısı Acil Tıp Uzmanı Dr. Ahmet Aykut, sıcaklıkların artmasıyla birlikte acil servis başvurularında sıcak çarpmasına bağlı semptomlarla ilgili ciddi bir artış yaşandığını belirtti. Acil Tıp Uzmanı Dr. Aykut "Vatandaşlarımızın özellikle bu konuda dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte özellikle öğle saatlerinde, yani 11.00 ile 16.00 arasında vatandaşlarımızın mümkün olduğunca güneş altında kalmamasını öneriyoruz. Eğer mecburen güneş altında kalacaklarsa ya da kapalı ama sıcak ortamlarda çalışıyorlarsa, bu durumlarda daha ince, açık renkli ve pamuklu, nefes alabilen kumaşlardan yapılmış kıyafetleri tercih etmeleri kendileri için faydalı olacaktır" dedi.



"Sıvı tüketmeleri büyük önem taşıyor"


Vatandaşların sıcak çarpması konuda dikkat etmeleri gereken bazı belirtiler olduğunu dile getiren Aykut, "Bu belirtiler basit kas kramplarından başlayarak, daha ileri düzeyde sıcağa aşırı maruz kalmaya bağlı idrar çıkışında azalma, nöbet geçirme ve bilinç bozukluğu gibi geniş bir yelpazeye yayılabiliyor. Özellikle kronik hastalığı olan yaşlı bireyler ile bebek ve çocukların, yaz aylarında dışarıda geçirdikleri süre boyunca bol sıvı tüketmeleri büyük önem taşıyor. Acil servise genellikle 40 derecenin üzerinde yüksek ateş şikayetiyle başvuruyorlar. Bunun yanında mide bulantısı, kusma, ishal atakları, ciddi kas ağrıları ve kramplar gibi semptomlar görülebiliyor. Daha ileri vakalarda bilinç değişikliği, konuşma bozukluğu ve çevreyle iletişim kuramama gibi durumlarla karşılaşıyoruz" diye konuştu.


Dışarıda baygın halde bulunan vatandaşlar için hızlı müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Aykut, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Acil servise hem kendi imkanlarıyla gelen hem de 112 aracılığıyla getirilen hastalarımız oluyor. Bu tür hastalara uyguladığımız tedavi süreci genellikle vücut ısısını düşürmeye yönelik oluyor. Bunun için buz paketleri veya fan sistemleriyle soğutma yöntemlerini kullanıyoruz. Ayrıca, sıcak çarpmasına bağlı olarak gelişen aşırı ısınma nedeniyle vücutta sıvı ve elektrolit kayıpları meydana geliyor. Bu kayıpları yerine koymak için damar yolu açılarak serum tedavisi uyguluyoruz. Çok ileri seviyedeki vakalarda ise sıvı kaybı ve elektrolit bozukluklarına bağlı olarak böbrek yetmezliği ya da diğer organ yetmezlikleri gibi ciddi komplikasyonlarla karşılaşabiliyoruz."



Sıcak hava dalgası Van’da acil servislerde yoğunluğu artırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."
Isparta Tipi vurdu heyelan yolu kapattı, 2 çoban ve yaklaşık 650 küçükbaş hayvan yaylada mahsur kaldı Isparta’nın Yalvaç ilçesine bağlı Yarıkkaya köyünde, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanı ile yaylaya çıkan 2 çoban yoğun kar ve tipi ile birlikte meydana gelen toprak kayması nedeniyle geri dönemedi. Bulundukları yerde mahsur kalan çobanların sağlık durumlarının iyi olduğu, ekipler tarafından gerekli yaşam şartlarının sağlandığı ve sürüyü yalnız bırakmamak için yol yapım çalışmalarının tamamlanmasının ardından sürüleriyle birlikte bölgeden ayrılacakları bildirildi. Olay, sabah saatlerinde Yarıkkaya köyü sınırlarında bulunan Sultan Dağları yaylasında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürülerini otlatmak için yaylaya çıkan çobanlar Bilal Akpınar ve Ömer Şahin, yaklaşık 650 küçükbaş hayvanla birlikte yoğun kar yağışı ve tipi nedeniyle bulundukları yerde mahsur kaldı. Isparta Damızlık Koyun, Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Hüseyin Sarıdaş’ın ihbarı üzerine bölgeye AFAD ve İl Özel İdaresi ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı incelemelerde, çobanların ve koyunların geçtiği güzergâhta zemin yapısının zayıfladığı, yağışların da etkisiyle yaklaşık 300 metrelik alanda meydana gelen toprak kayması sonucu yolun çöktüğü ve bu nedenle yaylaya ulaşımın sağlanamadığı ve bu yüzden geri dönemedikleri belirlendi. Bunun üzerine Yarıkkaya köyünden 3 traktörle yola çıkan 15 kişilik köy halkı ve bölgede bulunan ekipler, zorlu arazi şartlarına rağmen mahsur kalan çobanlara ve hayvanlara ulaşarak saman ve yiyecek ulaştırdı. Ancak yolun kapalı olması nedeniyle küçükbaş hayvanların yayladan indirilemediği öğrenildi. Sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilen çobanların, yol yapılana kadar sürülerini bırakmamak için bölgede kalmaya devam ettiği bildirildi. "İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz" Çobanlara yardım için bölgeye giden ve ilk ulaşan vatandaşlardan Mikail Şahin, "Orada sürümüz vardı ve bu olay nedeniyle 8-9 hayvanımız telef oldu. Sabah saat 06.30’dan itibaren onları kurtarmak için mücadele ettik, akşam saat 19.30 civarında çalışmaları sonlandırmak zorunda kaldık. Koyunlarımızı ve çoban arkadaşlarımızı gerekli imkanlar sağlanarak bulundukları yerde bıraktık. İnşallah çoban arkadaşlarımıza bir şey olmaz. Biz haberi alır almaz bölgeye gittik ve tehlikeli yollardan geçerek çoban arkadaşlarımıza ulaştık. Allah’a şükür, sağlık durumları iyi. Yanımızda saman ve bazı malzemeler götürdük. Olay yerine vardığımızda sürüde kayıplar olduğunu gördük. Koyunları ve çoban arkadaşlarımızı geri getirmek istedik ancak önümüzde bir akarsu vardı ve yol olmadan bunu aşmamız mümkün değildi. Yoğun tipi vardı ve kar kalınlığı yaklaşık 50 santimetreye ulaşıyordu. Traktörlerimiz bile ilerlemekte zorlandı. Yolu açmak için çok çaba sarf ettik ancak başarılı olamadık. Herkese geçmiş olsun diliyorum" dedi. Yol yapım çalışmalarının sabah saatlerinde devam edeceği bildirildi.