GÜNDEM - 18 Şubat 2026 Çarşamba 09:44

Müftü Geylani esnafla bir araya gelerek imsakiye hediye etti

A
A
A
Müftü Geylani esnafla bir araya gelerek imsakiye hediye etti

Van’ın Çaldıran Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, beraberindekilerle esnafı dükkanlarında ziyaret ederek Ramazan ayını tebrik ederken, vatandaşlara da imsakiye hediye etti.


Ramazan ayının rahmet, bereket ve mağfiret iklimini ilçe genelinde hissettirmek ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek amacıyla saha çalışmalarına ağırlık veren Çaldıran İlçe Müftülüğü, esnafla kucaklaştı. İlçe merkezindeki çarşı ve sanayi dükkanlarını tek tek dolaşan İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani ve beraberindeki heyet, esnafa hayırlı, bereketli ve helal kazançlar temennisinde bulundu.


Sıcak ve samimi bir sohbet ortamında gerçekleşen ziyaretlerde, vatandaşlara Ramazan ayındaki sahur ve iftar vakitlerini gösteren, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan imsakiyeler takdim edildi.


İlçe esnafı ve vatandaşlar, Müftü Geylani ve din görevlilerinin gerçekleştirdiği bu nazik ziyaretten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Ramazan ayının o eşsiz manevi atmosferini henüz ay başlamadan dükkanlarında hissetmekten büyük mutluluk duyduklarını belirten esnaf, müftülük personeline teşekkür ederek, mukabele programları ve teravih namazları hakkında da din görevlilerinden bilgi alma imkanı buldu.


Gerçekleştirilen esnaf ziyaretlerinin ardından açıklamalarda bulunan Çaldıran İlçe Müftüsü Mehmet Faruk Geylani, Ramazan ayının birlik, beraberlik, yardımlaşma ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekti. Müftü Geylani, "Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu ise cehennem azabından kurtuluş olan on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif’e bir kez daha kavuşmanın derin heyecanını ve şükrünü kalplerimizde hissediyoruz. Bu mübarek ayın gölgesi üzerimize düşmüşken, ilçemizin can damarı olan kıymetli esnafımızla bir araya gelmek, onların hal ve hatırlarını sorarak kucaklaşmak istedik.


Beraberimizdeki kıymetli vaizlerimiz ve din görevlisi hocalarımızla birlikte kapı kapı dolaşarak esnafımızın yaklaşan Ramazan ayını tebrik ettik. Ayrıca, oruç ibadetimizde bizlere rehberlik edecek olan imsakiyelerimizi kendilerine hediye ettik. Ramazan; dargınlıkların unutulduğu, kardeşliğimizin pekiştiği, hem sofralarımızın hem de gönüllerimizin paylaşıldığı müstesna bir zaman dilimidir. Bizler de Çaldıran İlçe Müftülüğü olarak bu manevi iklimi, bu güzelliği ilçemizin her köşesinde, her sokağında ve her dükkanında yaşatmak gayesindeyiz. Rabbim, tutacağımız oruçları, yapacağımız ibadetleri dergah-ı izzetinde kabul eylesin. Tüm Çaldıranlı hemşehrilerimize, ülkemize ve İslam alemine hayırlı, huzurlu ve bereket dolu bir Ramazan ayı nasip etsin" dedi.



Müftü Geylani esnafla bir araya gelerek imsakiye hediye etti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Özel sektörün yurt dışı kredi borcu Aralık ayında 219,7 milyar dolar oldu Aralık ayı itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki çeyreğe göre 12,1 milyar ABD doları artarak 219,7 milyar dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı Aralık ayı Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri’ni açıkladı. Buna göre, Aralık ayı itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki çeyreğe göre 12,1 milyar ABD doları artarak 219,7 milyar ABD doları oldu. Vadeye göre incelendiğinde, bir önceki çeyreğe göre, uzun vadeli kredi borcunun 13,1 milyar ABD doları artarak 210,9 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 1,0 milyar ABD doları azalarak 8,8 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlendi. Bir önceki çeyreğe göre finansal kuruluşların toplam borcu 5,6 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 6,6 milyar ABD doları artış gösterdi. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 6,4 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 6,7 milyar ABD doları artış gösterdi. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçları 0,8 milyar ABD doları, finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar ABD doları azalış gösterdi. Döviz kompozisyonuna bakıldığında, ABD doları cinsinden borçlanmanın en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 210,9 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58,2’sinin ABD doları, yüzde 31,0’ının euro, yüzde 2,7’sinin Türk lirası ve yüzde 8,1’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 8,8 milyar ABD doları tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 20,6’sının ABD doları, yüzde 22,5’inin euro, yüzde 53,5’inin Türk lirası ve yüzde 3,4’ünün ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü. Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarının 64,1 milyar ABD doları olduğu görüldü. Bu tutarın 40,0 milyar ABD doları bankalara, 18,4 milyar ABD doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,7 milyar ABD doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara ait.
Ankara TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Ramazan ayı öncesinde bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerinde fiyat hareketlerinin incelenerek geçen yılın Ramazan ayı ile fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirterek, "Bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Ramazan ayı öncesinde temel gıda ürünlerindeki fiyat değişimlerine ilişkin açıklama yaptı. Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketlerinin TZOB tarafından incelenerek, geçen yılın Ramazan dönemi fiyatlarıyla karşılaştırıldığını belirten Bayraktar, son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimlerin de ürün bazında değerlendirildiğini kaydetti. Bayraktar, 2007 yılından bu yana TZOB’un Ramazan öncesi fırsatçılığa izin verilmemesi konusunda çalışmalar yaptığını ifade ederek, "Ramazan ayı öncesinde temel tüketim ürünlerine yönelik fiyat hareketleri Birliğimiz tarafından incelendi. Yapılan çalışmada geçen yılın Ramazan dönemi ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlar karşılaştırıldı, ayrıca son 15 günlük süreçte üretici ve market fiyatlarında yaşanan değişimler ürün bazında değerlendirildi. Çalışma kapsamında üretici ve market fiyat farkları ile aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimleri de ele alındı" dedi. "Bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti" Bayraktar, "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda bu yıl markette 39 ürünün 32’sinde fiyat artışı, 7’sinde fiyat düşüşü gerçekleşti. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 197,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 149,2 ile kabak, yüzde 117,1 ile fındık, yüzde 108,8 ile elma izledi. Markette fiyatı en çok düşen ürünler ise yüzde 41,9 ile kuru soğan, yüzde 31,9 ile kuru fasulye, yüzde 26,4 ile nohut ve yüzde 18,3 ile beyaz lahana oldu. Geçtiğimiz yılın Ramazan öncesine göre bu sene tüketicilerimiz marketten limonu 3 kat, kabağı 2,5 kat, fındığı 2,2 kat ve elmayı 2,1 kat fazlaya alarak tüketmek zorunda kalacaklar. Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesine göre üreticide 31 ürünün 21’inde fiyat artışı, 9’unda fiyat düşüşü görülürken, 1 üründe fiyat değişimi yaşanmadı. Üreticide en fazla fiyat düşüşü yüzde 68,5 ile kuru soğanda görüldü. Kuru soğandaki fiyat düşüşünü yüzde 44 ile beyaz lahana, yüzde 29,8 ile sivri biber, yüzde 23 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 212,7 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 160 ile Antep fıstığı, yüzde 133,3 ile kuru kayısı, yüzde 100 ile kırmızı mercimek izledi" şeklinde konuştu. "15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki market fiyatlarını değerlendiren Bayraktar, şu ifadelere yer verdi: "15 günlük süreçte markette 41 ürünün 27’sinde fiyat artışı, 14’ünde fiyat azalışı görüldü. Markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 42,9 ile pırasa oldu. Pırasadaki fiyat artışını yüzde 32,1 ile marul, yüzde 27,4 ile kabak, yüzde 25,6 ile sivri biber izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 9,6 ile yeşil mercimek oldu. Yeşil mercimekteki fiyat düşüşünü yüzde 9 ile Antep fıstığı, yüzde 8,3 ile nohut, yüzde 7,8 ile kuru soğan ve yüzde 6,5 ile havuç izledi." "15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü" 28 Ocak-12 Şubat tarihleri arasındaki üretici fiyatlarına da değinen Bayraktar, "15 günlük süreçte üreticide 33 ürünün 21’inde fiyat artışı olurken, 4’ünde fiyat düşüşü gürüldü. 8 üründe ise fiyat değişimi görülmedi. Üreticide en çok fiyat düşüşü yüzde 17 ile karnabaharda görüldü. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 12,7 ile kuru soğan ve fındık, yüzde 9,4 ile patates izledi. Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 47,3 ile maydanozda görüldü. Maydanozdaki fiyat artışını yüzde 36,1 ile marul, yüzde 28,8 ile mandalina, yüzde 28,6 ile havuç, yüzde 23,9 ile pırasa takip etti" ifadelerini kullandı. "Zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü" Kuru soğanda rekoltenin yüksek olması ve sıcaklıkların artması nedeniyle depolarda bozulmalar yaşanmaya başlandığını belirten Bayraktar, "Ürün kaybı riskini azaltmak isteyen üreticiler, kuru soğanı kısa sürede elden çıkarmak amacıyla piyasaya düşük fiyatlardan sunmaya başladı. Patateste ise piyasada durgunluk yaşanıyor, alıcı talebinin zayıf olması fiyatları olumsuz etkiliyor. Talebin azalması karnabahar fiyatlarının gerilemesine sebep oldu. 2025 yılında yaşanan zirai don sebebiyle fındık rekoltesi düştü. Fakat buna rağmen piyasada oluşan fındık fiyatları son dönemlerde manipülatif hareketlerle düşürüldü" dedi. Aynı marka ürünlerin farklı marketlerdeki fiyat değişimi "Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar nedeniyle ürün fiyatları marketlerde çok sık değişiyor" diyen Bayraktar, "Maliyetler sebep gösterilerek marketler arası aynı marka ürünler farklı fiyatlara satılıyor. Tüketicilerimiz doğal olarak hangi ürün hangi markette düşük fiyata satılıyor arayışına girmek zorunda kalıyor. Birliğimizce Ankara’da temel tüketim maddeleri arasından seçilen aynı marka ve gramajdaki 5 farklı ürünün 4 farklı marketteki fiyatlarına yönelik çalışma yapıldı. Yaptığımız çalışma sonucunda ürünlerin belirli markalar tarafından paketlenmiş fiyatının marketten markete oldukça değişkenlik gösterdiği görüldü. Aynı markanın aynı gramajda ürününün farklı marketlerdeki fiyatları değerlendirildiğinde ayçiçek yağında yüzde 68,3, nohutta yaklaşık yüzde 41, tavukta yüzde 26,3, sütte yüzde 22,5 ve yoğurtta yüzde 19,9 oranlarda değişimler olduğu görülüyor. Yaptığımız çalışmada 1 litre X marka ayçiçek yağının fiyatı marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 179 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Ayçiçek yağı litre fiyatının farklı marketlerdeki değişimi yüzde 68,3’ü buluyor. 1 kilogram X marka nohudun fiyatı, marketlerde 109 lira 90 kuruş ile 154 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Nohutta aynı markanın farklı marketlerdeki fiyat değişimi yaklaşık yüzde 41’i buluyor. 1 kilogram X marka bütün tavuk fiyatı, marketlerde 95 lira ile 119 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Aynı marka bütün tavuğun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 26,3’ü buluyor. 1 litre X marka sütün fiyatı, marketlerde 57 lira 90 kuruş ile 70 lira 90 kuruş arasında değişiyor. Sütün farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 22,5’i buluyor. 1 kilogram X marka yoğurdun fiyatı, marketlerde 77 lira 50 kuruş ile 92 lira 95 kuruş arasında değişiyor. Yoğurdun farklı marketlerdeki fiyat değişimi yüzde 19,9’u buluyor" dedi. "Yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum" Bayraktar, "Son yıllarda önemli ölçüde artan üretim maliyetleri ve yaşanan doğal afetler nedeniyle üreticilerimiz yeterli geliri elde edemiyor ve üretmekte zorlanıyorlar. Buna rağmen üreticilerimizin ürettiği ürünlerin marketlerde birbirinden farklı yüksek fiyatlara satılması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan tüketicilerimiz Ramazan alışverişlerini yaparken taklit ve tağşiş yapılan ürünler konusunda dikkatli olmalı, güvendikleri yerlerden ihtiyaçlarını almalı ve şüpheli ürünleri ihbar etmelidir. Taklit ve tağşişin önlenmesi için tüm illerde denetimlerin sık sık yapılması sağlanmalıdır. Mübarek Ramazan ayının İslam âlemi ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını, sağlık, huzur, bolluk ve bereket getirmesini diliyor, yaşadığımız doğal afet etkilerinin bir an önce son bulmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
İstanbul Besler’den yenilenebilir enerji yatırımı: Besler sürdürülebilirlik yolculuğunu yenilenebilir enerji ile güçlendiriyor Gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, Bilim Temelli Hedefler (SBTi) uyumlu dekarbonizasyon stratejisi kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarını hayata geçirerek sürdürülebilirlik dönüşümüne hız kesmeden devam ediyor. Besler, Afyon Emirdağ fabrikasında kurulacak Güneş Enerjisi Santraliyle yıllık 4,3 milyon kWh elektriği yenilenebilir kaynaklardan üretecek. Dondurulmuş gıda ve konserve kategorisinde SuperFresh, donuk fırıncılıkta DFU, yağ kategorisinde ise Bizim Yağ, Terem, Luna, Yayla, Sabah ve Halk gibi güçlü markalarıyla milyonlarca haneye ulaşan gıda sektörünün öncü şirketlerinden Besler, Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesindeki fabrikasında sürdürülebilirlik yolculuğu kapsamında GES (Güneş Enerjisi Santrali) yatırımını hayata geçiriyor. Besler ve Chint Grup iştiraki Chint Green Energy Türkiye iş birliği ve Enerji Performans Sözleşmesi iş modeliyle hayata geçirilecek olan çatı tipi güneş enerjisi yatırımının, Nisan ayında hizmete girmesi planlanıyor. GES’in devreye alınmasıyla birlikte Emirdağ’daki fabrika, yaklaşık 3.354 kWp kurulu güce sahip olacak. İlk etapta 5 bin 734 güneş panelinin kurulacağı santral ile yıllık 4,3 milyon kWh elektrik enerjisi üretilecek ve bu sayede fabrikanın yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 16’sı yenilenebilir kaynaklardan karşılanmış olacak. "Verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz" Besler CEO’su Mert Altınkılınç, "Yıldız Holding’in kuruluşundan bu yana ilke edindiği ‘İsrafsız Şirket’ iş modeli, bugün Besler’deki sürdürülebilirlik temelli dönüşümümüze ilham vermeye devam ediyor. Sorumlu üretim anlayışımız doğrultusunda çevresel etkimizi azaltmaya yönelik etkili adımlar atıyoruz. SBTi uyumlu dekarbonizasyon stratejimiz kapsamında, ‘Doğanın Geleceği İçin Çalışmak’ odağıyla 2030’a kadar temiz enerjiye kademeli geçiş ve 2050’de tüm değer zincirimizde net sıfır karbon salımı hedefimize hız kesmeden ilerliyoruz. Emirdağ’daki yeni güneş enerjisi santrali yatırımımızla ilk etapta fabrikamızdaki yıllık elektrik ihtiyacımızın yüzde 16’sını karşılayacağız. Besler olarak gıda gibi çok hayati bir sektörde faaliyet göstermenin getirdiği sorumlulukla gıdanın sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla verimlilik ve teknoloji odaklı yeşil dönüşüm yolculuğumuza kararlılıkla devam ediyoruz." Chint Green Energy Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ercüment Kaya: "Chint Green Energy Türkiye olarak uçtan uca çözüm sağlayıcısı olduğumuz özel bir projeye imza atıyoruz. Besler’in Afyon Emirdağ’daki fabrikası için Enerji Performans Sözleşmesi iş modeli kapsamında 3.354 kWp kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali kurulumu için anlaşma imzalamış bulunuyoruz. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de iş ortaklarımızın yenilenebilir enerji yatırımlarına ve sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlamayı sürdüreceğiz. Projenin her iki taraf için de hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum" dedi.