SAĞLIK - 24 Mart 2026 Salı 10:13

Başhekim Yardımcısı Yeler’den kolon ve mide kanserine karşı tarama çağrısı

A
A
A
Başhekim Yardımcısı Yeler’den kolon ve mide kanserine karşı tarama çağrısı

Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Dr. Ayvaz Yeler, kolorektal kanserlerinin erken tanı ile kolaylıkla tedavi edilebildiğini belirterek; aile öyküsü olanların 40, olmayanların ise 45 yaşından itibaren mutlaka rutin tarama programlarına dahil olması gerektiğini söyledi.


1-31 Mart Ulusal Kolorektal Kanser Farkındalık Ayı çerçevesinde dünya genelinde ve Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu olan kolorektal kanserlerine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla mart ayı boyunca çeşitli bilgilendirme faaliyetleri yürütülüyor. Uzmanlar, Türkiye’de en sık görülen kanser türlerinden biri olan kalın bağırsak kanserine karşı tarama programlarının önemine dikkat çekiyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, kolorektal hem erkeklerde hem de kadınlarda en sık görülen ilk üç kanser türü arasında yer alıyor.



"Kolorektal kanserle alakalı tarama programları mevcuttur"


Konuya ilişkin konuşan Başhekim Yardımcısı İç Hastalıkları Uzmanı Uzman Dr. Ayvaz Yeler, kolorektal kanserlerin gastrointestinal sistem (GİS) kanserlerinin en sık görülen türlerinden biri olduğunu belirtti. Tarama programına giren kanserlerin toplumda sık görülen ve erken tanı alması gereken gruplar olduğunu ifade eden Dr. Yeler, "Bunlar, erken tanı aldıklarında çok rahat ve kolaylıkla tedavi edilebilen kanserlerdir. Korkulacak ya da çekinilecek kanser grupları değildir. Bu yüzden hem dünyada hem de ülkemizde kolorektal kanserle alakalı tarama programları mevcuttur. Tanı ve erken tanı merkezleri yaygınlaşmış olup gayet uygun bir şekilde hizmet vermektedir. Vatandaşlarımızın belli yaş gruplarında, özellikle ailede kanser öyküsü olan risk gruplarındaki bireylerin mutlaka aile sağlığı merkezlerine ve hastanelere başvurarak taramalarını yaptırmalarını öneriyoruz. Bu taramalar hangileri oluyor ve özellikle kaç yaşında başlıyor? Aile öyküsü varsa, vatandaşlarımıza 40 yaşından sonra mutlaka kolon ve rektum kanserleri açısından tarama öneriyoruz. Aile öyküsü yoksa, 45 yaşından sonra mutlaka kolorektal kanser taraması öneriliyor" dedi.



"Erken tanı hayat kurtarır"


Kolorektal kanserler için tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarama programları ve tanı merkezleri yeterli seviyede olduğunu dile getiren Yeler, "Yeter ki siz bu konuda aile sağlığı merkezlerine başvurun. Kolorektal kanserler için ‘gaitada gizli kan’ testi, aile sağlığı merkezlerinde Sağlık Bakanlığımız tarafından rutin tarama programı içerisindedir. Bunu mutlaka geciktirmeden ve aksatmadan yapmamız gerekiyor. Tekrar söyleyeyim; kolorektal kanser taramasının temelinde gaitada gizli kan testi ve kolonoskopi mevcuttur. Birinci derece akrabalarında kolon veya rektum kanseri olanlarda 40 yaşından sonra, olmayanlarda ise 45 yaşından sonra mutlaka bu tarama programlarına dahil olunmalıdır. 40 ile 50 yaş arasında, hastalarımıza mutlaka bir kez olmak üzere kolonoskopi öneriyoruz" diye konuştu.



"Van Gölü Havzası’nda mide kanseri riski göz önünde bulundurulmalı"


Bölgesel risk faktörlerine de dikkat çeken Yeler, "Van Gölü Havzası olarak mide kanserini çok yaygın gördüğümüz bir bölge olduğumuz için ve mide kanserinde de yine gaitada gizli kan pozitifliği tespit edilebildiği için; hem kolorektal hem de mide kanserleri adına gaitada gizli kan taramalarını mutlaka düzenli yapalım. Sonuç pozitif gelince iç hastalıkları veya gastroenteroloji uzmanımıza mutlaka başvuralım. Endemik kanser bölgelerinde yaşayanlarda veya aile öyküsü olanlarda; semptomunuz ya da şikayetiniz olmasa bile 40-50 yaş arasında mutlaka bir kez kolonoskopi yaptırmanızı öneriyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Büro Memur-Sen, gümrük muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi için imza kampanyası başlattı Büro Memurları Sendikası, (Büro Memur-Sen) gümrük teşkilatında muhafaza memurları arasındaki eşitsizliğin giderilmesi ve istihdam politikasındaki yanlışlıkların düzeltilmesi için imza kampanyası başlattı. Büro Memur-Sen tarafından, imza kampanyasının detayına yönelik olarak yapılan açıklamada, adli ve idari kolluk gücünün güçlendirilmesi ve meri gümrük mevzuatındaki muhafaza hizmetlerinin verimliliğinin arttırılması hedefi ile 2012 yılında Gümrük Muhafaza Müdürlüklerinin kapatılıp, resmi Muhafaza Memurlarının kolluk olmayan Gümrük Müdürlüklerine, sivil Muhafaza Memurlarının da Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüklerinin emrine verildiği hatırlatıldı. Yapılan bu değişikliğin istenilen hedefi gerçekleştirmediğine dikkat çekilen Büro Memur-Sen açıklamasında, "Gümrüklü sahalarda çift başlılık ortaya çıkmış, önleyici kolluk görevi ve kamu düzeninin sağlanması konularında hızlı ve etkin mücadele zayıflamış, olaylara müdahalede ve karar alma süreçlerinde gecikmelerle birlikte personelin sevk ve idaresinde de aksamalar yaşanmıştır" denildi. Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü’nün yıllardır bu gerçeği görmezden geldiğinin de ifade edildiği açıklamada, muhafaza personeli arasında resmi ve sivil ayrımı yapılmasının, ‘Muhafaza personelinin kariyeri de resmi veya sivil çalışmasına göre oluyor’ endişesini ortaya çıkardığı kaydedildi. Ticaret Bakanlığı’nda yaşanan istifalarda en çok istifanın Gümrük Müdürlükleri’nde yaşandığının ifade edildiği açıklamada, görevde yükselmede ayrımın tamamen kaldırılarak, tüm personelin tek çatı altında, eşit ve adil kriterlerle değerlendirilmesi, teşkilat bütünlüğü ve kurumsal aidiyeti güçlendirecek yapısal düzenlemelerin hayata geçirilmesi istendi. Büro Memur-Sen’den yapılan açıklamada, imza kampanyasının Genel Merkez Yönetim Kurulu Kararı ile başlatıldığı ifade edilerek, toplanan imzaların Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a verileceği belirtildi.