ÇEVRE - 01 Nisan 2026 Çarşamba 14:42

Bahçesaray yolundaki çalışmalara çığ riski nedeniyle ara verildi

A
A
A
Bahçesaray yolundaki çalışmalara çığ riski nedeniyle ara verildi

Van’ın Bahçesaray ilçesine ulaşımı sağlayan ve yaklaşık üç aydır kapalı olan yolda başlatılan çalışmalar, çığ riski nedeniyle durduruldu.


Kış şartlarının ağır geçtiği bölgede ekipler tarafından başlatılan yol açma çalışmaları, son günlerde artan çığ tehlikesi nedeniyle askıya alındı. Özellikle yüksek kesimlerde biriken kar kütlelerinin hareket etme riskinin arttığını belirten yetkililer, ekiplerin can güvenliği için çalışmaların geçici olarak durdurulduğunu ifade etti. Kar kalınlığının yer yer 1 ila 3 metreyi bulduğu güzergahta, hava şartlarının normale dönmesi ve riskin azalmasının ardından çalışmaların yeniden başlayacağı bildirildi. Geçtiğimiz yıllarda AFAD koordinesinde 7 kurumdan oluşturulan "Çığ Tehlikesini Belirleme ve İzleme Komisyonu" üyeleri, bölgedeki riskli alanlarda ölçümler yaparak çığ tehlikesi bulunan yerleri belirleyip önceden önlem alınması sağlanıyor. Bu yılda aynı ekibin bölgede çığ analiz çalışması yapıp çalışmaların devam edip edilmeyeceğini karar verecek.



"Kar kalınlığı 3 metre 91 santim"


Kar yağışı ve düşen çığlar nedeniyle 27 Aralık’ta ulaşıma kapanan Karabet Geçidi’nde kar kalınlığı 3 metre 91 santime ulaşırken, Bahçesaraylılar yolun kapalı olmasından dolayı Van’a ulaşımlarını 250 kilometrelik mesafedeki Bitlis’in Hizan ilçesi üzerinden sağlıyor.



"Kapanan 42 yerleşim yerinin yolundan 28’i ulaşıma açıldı"


Kentin yüksek kesimlerinde önceki gün etkili olan kar yağışı nedeniyle 42 yerleşim yerinin yolu ulaşıma kapandı. Yapılan çalışmalar sonucu 28 yerleşim yolu açılırken, kapalı bulunan Başkale’de 5, Gürpınar’da ilçesinde 9 olmak üzere toplam 14 yerleşim yerinin yolunun açılması için çalışmalar devam ediyor.



Bahçesaray yolundaki çalışmalara çığ riski nedeniyle ara verildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fatih Belediyesi kültürel miras çalışmalarıyla Heritage İstanbul’da yerini aldı Kültürel miras alanında Türkiye’nin en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan 9. Heritage İstanbul Fuarı, İstanbul’da kapılarını ziyaretçilere açtı. 1-4 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen fuar; kültürel mirasın korunması, restorasyon teknolojileri ve tarihi yapıların geleceğe taşınmasına yönelik projelerin ele alındığı önemli bir platform olarak dikkat çekiyor. Fatih Belediyesi de tarihi yarımadada yürüttüğü kültürel miras çalışmalarıyla fuarda yer alırken, açılış programına katılan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, İstanbul’un tarihi mirasının korunmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. "Fatih adeta yaşayan bir müze" Açılış programında konuşan Başkan Turan, İstanbul’un kültürel mirasının önemli bir bölümünün tarihi yarımadada bulunduğuna dikkat çekti. Fatih’in yalnızca bir ilçe değil, aynı zamanda dünyanın en önemli tarih merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Turan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dünya miras şehirleri arasında özel bir yere sahip olan İstanbul’un muazzam kültürel zenginliği büyük ölçüde tarihi yarımada üzerinde yoğunlaşmaktadır. Fatih ilçemiz, kadim İstanbul’un binlerce yıllık geçmişinden günümüze ulaşan yaklaşık 36 bin tarihi eserin üçte birini bünyesinde barındırmaktadır. 10 bini aşkın tescilli kültür varlığıyla Fatih adeta yaşayan bir müzedir." "Kültürel miras hepimizin ortak emaneti" Fatih’in aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan dört koruma alanının tamamına ev sahipliği yaptığını hatırlatan Turan, bu mirasın korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Turan, "Elimizde fevkalade kıymetli bir medeniyet envanteri bulunuyor. Bu kıymetli emaneti aslına uygun şekilde onarmak, ayağa kaldırmak ve gelecek nesillere eksiksiz biçimde aktarmak hepimizin ortak görevidir" dedi. "Restorasyon yalnızca teknik bir çalışma değildir" Şehirlerin yalnızca fiziki yapılardan ibaret olmadığını vurgulayan Turan, kültürel mirasın korunmasının aynı zamanda şehirlerin hafızasını yaşatmak anlamına geldiğini ifade etti. Bir belediye başkanı olarak restorasyon çalışmalarını yalnızca teknik faaliyetler olarak görmediğini dile getiren Turan, şöyle konuştu: "İstanbul gibi kadim şehirler hafızasıyla nefes alır. Hafızasını kaybeden şehirler ruhunu da kimliğini de kaybeder. Bu nedenle restorasyon şantiyelerini yalnızca teknik bir faaliyet alanı olarak görmüyorum. Her bir restorasyon çalışması bu şehrin kimliğini ve hayatiyetini müdafaa etmek anlamına gelir." Kültürel miras için bilgi ve tecrübe paylaşımı Heritage İstanbul Fuarı’nın kültürel miras alanında bilgi ve tecrübe paylaşımı açısından önemli bir platform olduğunu ifade eden Turan, fuarın Türkiye’nin sahip olduğu birikimi bir araya getirdiğini belirtti. Turan, "Heritage İstanbul Fuarı’nın kültürel miras alanında çalışan akademisyenleri, uzmanları ve kurumları bir araya getirmesini son derece kıymetli buluyorum. Bu platformun tarihimiz ile geleceğimiz arasında güçlü köprüler kuracağına inanıyorum" dedi. Kültürel mirasın korunmasına yönelik teknolojiler, restorasyon projeleri ve akademik çalışmaların ele alındığı 9. Heritage İstanbul Fuarı, 4 Nisan’a kadar ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.