KÜLTÜR SANAT - 12 Ocak 2025 Pazar 08:52

Trabzon’dan Japonya’ya uzanan 8 bin kilometrelik hayal gerçek oldu

A
A
A
Trabzon’dan Japonya’ya uzanan 8 bin kilometrelik hayal gerçek oldu

Türk-Japon ilişkilerinin gelişmesinde en önemli olaylardan biri olarak gösterilen Ertuğrul Fırkateyni’nin hikâyesinden etkilenen 17 yaşındaki Trabzonlu lise öğrencisi Yavuz Selim Durmuş, kendi imkânlarıyla öğrendiği Japonca sayesinde Japon Devleti’nin bursunu kazanarak gittiği ülkede şehit düşen Trabzonlu atalarının izini buldu.


Ertuğrul Fırkateyni, 1887’de Japon İmparatoru Meiji’nin Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid’e gönderdiği hediyelere karşılık olarak bir dostluk heyeti ve hediyelerle Japonya’ya gitmek üzere görevlendirilmişti. Uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından Japonya’ya ulaşan gemi, Türk-Japon dostluğunun ilk adımını atmış, Osmanlı heyeti Japon İmparatoru Meiji ile buluşarak hediyeleri takdim etmişti. Ancak İstanbul’a dönüş yolunda 16 Eylül 1890’da okyanusta fırtınaya yakalanan fırkateyn, Japonya’nın Kushimoto açıklarında kayalıklara çarparak batmış, yaklaşık 600 mürettebattan yalnızca 69 kişi kurtulabilmişti. Bu deniz kazasında ölenlerden biri de Trabzon’un Tonya ilçesinden olan Mehmet oğlu Abdullah Kuzoğlu’ydu.



Hiçbir kursa gitmeden kendi kendine Japonca öğrenip Japonya’ya gitti


Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Dursun Ali Kurt Anadolu İmam Hatip Lisesi 12. sınıf öğrencisi Yavuz Selim Durmuş, Tonya ilçesinden Osmanlı Donanması’nda görev yapan ataları Mehmet oğlu Abdullah Kuzoğlu’nun hikayesini büyüklerinden duyduğunu söyledi. Durmuş, her şeyin bir çocukluk hayali ile başladığını belirterek “Tonya’dan yalnızca bir kişi bu sefere katılmış. Dedelerimin, atalarımın kim olduğunu öğrenmek istiyordum. Küçüklüğümden beri hep Japonya’ya gidip kabrinde dua okumak, ona teşekkür etmek istedim. Lise yıllarımın başlarında kendi kendime bu hayalle Japonca öğrenmeye başladım. 3 yılın sonunda Japonca’yı kendi kendime uğraşarak hiçbir kursa gitmeden bilgisayarlardan kitaplardan sözlüklerden öğrenmeye başardım" dedi.


Japon hükümetinin her yıl 100 yabancı öğrenciye burs verdiğini belirten Durmuş, “Her sene dünyanın dört bir tarafından özellikle Asya ve G7 ülkeleri içerisinden yüz öğrenci Japonya devleti tarafından verilen Asia Kakehashi Bursu sayesinde Japonya’da liselerde eğitim görme hakkı kazanıyor. Ben de bu programın sınavına girdim ardından mülakatların hepsinden başarı ile geçtim. Türkiye’de çok kısıtlı kontenjan olmasına rağmen Japonya’ya gitmeyi başardım. Ardından da şans eseri Ertuğrul Fırkateyni’nin battığı Kushimoto’nun bağlı olduğu Wakayama eyaletine gönderildim. 4 ay boyunca orada yaşadım. Orada arşivleri araştırırken dedelerimizin, atalarımızın mezarının olduğu yeri buldum. Deniz kazasında şehit olan Osmanlı askerleri için yapılan anıtın başında Yasin-i Şerif okudum” diye konuştu.



"3 yılda Japonca’yı öğrendim"


Japoncayı 3 yılda üst seviyeye kadar getirdiğini kaydeden Durmuş, “Japoncayı lise yıllarının başından beri üç yılda belli bir seviyeye getirmeyi başardım. Sonrasında Japonya’ya gittiğimde de sürekli olarak çevremdeki insanlara sorular sorarak onlarla konuşmaya çalışarak Japoncamı en üst seviyeyi geçebilecek seviyeye getirdim. Orada çok insanla tanıştım. İlk önce Tokyo’ya gitmiştim. Oradan daha sonra kalacağımız yere dağıldık. Japoncayı tek başıma öğrendiğim için en yaygın lehçe olan Tokyo lehçesi üzerinden öğrendim. Gönderildiğim bölgede ise karışım lehçeler kullanılıyordu. İlk gittim yerde ufak bir iletişim problemi yaşadım insanlarla nasıl iletişim kuracağım nasıl konuşacağım diye çok korkmuştum. Daha sonra konuşa konuşa onlar bana telaffuzları öğretti. Ben de sürekli onların söylediklerini tekrar etmeye çalıştım. Zaten Türkiye’de kelime ezberini yapmıştım. Sadece telaffuzlarda problemler yaşıyordum bunu da Japonya’ya giderek aştım. Japonya’da girdiğim sınavlarda belgemi aldım. 4 aylık bursun sonunda tekrar Trabzon’a döndüm. Şu anda Japonya’daki sınavlar için çalışıyorum. Tekrardan Japonya’da eğitim görmek istiyorum. Trabzon’da maalesef Japonca eğitim veren her hangi bir kurs ya da bir hoca bulunmadığından dolayı her şeyi kendi başıma öğreniyorum” şeklinde konuştu.



Trabzon’dan Japonya’ya uzanan 8 bin kilometrelik hayal gerçek oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara RTÜK Başkanı Daniş, Bosch’un reklam filmi ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, Bosch’un reklam filme ile ilgili inceleme başlatıldığını açıkladı. RTÜK Başkanı Daniş, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Anne sevgisi; insan hayatındaki en derin, en kurucu ve en vazgeçilmez bağdır. Kainattaki tüm canlılara duyulan sevgi elbette kıymetlidir. Hayvanlara merhamet, bizim kültürümüzün de inancımızın da önemli bir parçasıdır. Buna itirazımız yok. Ancak anne-evlat bağı gibi derin, kurucu ve toplumsal devamlılığın temelini oluşturan bir değerin ticari kaygılarla esnetilmesi, sembolleştirilmesi ve sıradanlaştırılması kabul edilemez. Annelik; bir metafor, bir reklam dili ya da bir iletişim kurgusu değildir" dedi. Reklam filmi hakkında RTÜK tarafından inceleme başlatıldığını açıklayan Daniş, şunları kaydetti: "Annelik; bir nesli büyüten, koruyan ve geleceğe hazırlayan en güçlü bağdır. Anayasamızın 41. maddesinde aile yapısının temel unsurları bellidir: Anne, baba ve çocuk. Ailenin kurucu unsurları dışındaki her türlü konumlandırma, hayatın olağan akışına aykırı bir anlatıdır. Bu yaklaşım ne hayvan sevgisini doğru temsil eder ne de annelik kavramına hak ettiği değeri verir. Bizler hem tüm canlılara duyulan sevgiyi savunuruz hem de annelik gibi yüce bir değerin değersizleştirilmesine karşı dururuz. Çünkü annelik reklamla tanımlanmaz, hayatla anlam bulur. Cumhurbaşkanımızın ‘Nüfus ve Aile On Yılı’ ilanıyla ortaya koyduğu vizyon da bize anneliğin bireysel değil, toplumsal bir emanet olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak aile kavramı üzerinden ekranlarda bir değer erozyonuna hiçbir suretle izin vermeyeceğimizi önemle hatırlatıyor, ilgili reklam filmi hakkında Üst Kurulumuzca inceleme başlatıldığını kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."
Kars Kars’ta Möküz Çayı taştı: Evler ve ahırlar sular altında kaldı Kars’ta taşan çay evleri ve ahırları sular altında bıraktı. Ekipler, suyun önüne set çekerek ev ve ahırlarını taşkından korumaya çalıştı. Kars’ın Akyaka ilçesinde bir haftadır etkili olan yoğun kar erimesi ve sağanak yağışlar nedeniyle debisi yükselen Möküz Çayı, ilçeye bağlı Üçpınar Köyü’nü tehdit etmeye başladı. Debisinin yükselmesiyle yerleşim yerine kadar çıkan su, köy sakinlerinden Yurdakul Yıldırım’a ait ev, ahır ve samanlığa doldu. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen Akyaka İlçe Özel İdaresi ve belediye ekipleri, selin etkisini azaltmak için hızlı bir şekilde müdahalede bulundu. Ekipler, taşkın sularının yerleşim alanlarına daha fazla zarar vermesini önlemek amacıyla çevredeki arazilerden toprak taşıyarak set oluşturdu. Yapılan çalışmalar sonucunda suyun yönü değiştirilerek taşkın kısmen kontrol altına alındı. Köyde büyük korku yaşandığını belirten Üçpınar Köyü sakinlerinden Uğurcan Yıldırım, "Sel nedeniyle devletimiz ve belediyemiz hemen yanımızda oldu. Ekipler hızlıca müdahale etti. Şu anda önlemler alındı ancak durumumuz hala zor. Çok dardayız" dedi. Köy Muhtarı İlkan Aydın’da köyü yükselen suyun tehdit ettiğini belirtti. Aydın, "Sağ olsun ekipler hemen müdahale etti. Suyun önüne set yapıyorlar. Şuanda her hangi bir sıkıntı yok" diye konuştu. Öte yandan bölgede su seviyesi yakından takip ediliyor ve yeni bir taşkın riskine karşı ekiplerin hazır bekletiliyor. Eriyen kar ve yağan yağmurun Möküz Çayı’nın sularını daha fazla yükselmesi bekleniyor.
Bursa İnegöl’de dere taştı, çiftlik sahibi ve köpeği ölümden döndü: Nefes kesen kurtarma kamerada Bursa’nın İnegöl ilçesinde sağanak yağışla derenin taşmasıyla küçükbaş hayvan çiftliğini su basması sonucu mahsur kalan çiftlik sahibi ve köpeği itfaiye ekiplerince nefes kesen kurtarma operasyonuyla boğulmaktan kurtarıldı. Kurtarma anı kameraya saniye saniye yansıdı. Ekiplere teşekkür eden çiftlik sahibi Hüseyin Duymuş (63), Ambulansa çamurlu ayakkabılarını çıkarıp girmesi dikkat çekerken, itfaiye ekiplerinin sular altında kalan bayrağımızı da çıkarması beğeni topladı. Olay saat 01.00 sıralarında İnegöl’ün kırsal Hasanpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Küçükbaş hayvan çiftliğine giden Hüseyin Duymuş(63), derenin bir anda taşması sonucu mahsur kaldı. Su seviyesinin yükselmesiyle çiftlik sular altında kalırken, çiftlik sahibi 112’yi arayarak yardım istedi. Olay yerine 112, Jandarma ve İtfaiye arama kurtarma ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri sular altında kalan çiftlikte mahsur kalan Hüseyin Duymuş(63) için seferber oldu. Zamanla yarışan itfaiye ekipleri, sular içine girerek yoğun uğraşı sonucu önce çiftlik sahibinin köpeğini ardından da Hüseyin Duymuş’u kurtardı. İtfaiye ekiplerine, "Evim gitti. Herşeyim gitti. Çok üşüdüm. Allah razı olsun sizden" diyerek teşekkür eden Hüseyin Duymuş, kurtarılan köpeğine de sarılarak mutluluk gözyaşı döktü. Yaşadığı rahatsızlık sonucu yürümekte zorluk çeken çiftlik sahibi, İtfaiye ekiplerinin kollarında 400 metre ilerideki Ambulansa taşındı. Yürümekte zorluk çeken Hüseyin Duymuş’un ambulansa çamurlu ayakkabılarını çıkarıp girmesi dikkat çekti. Sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilen adam, Ambulansla İnegöl Devlet Hastanesine kontrol amaçlı götürüldü. Çiftlikte küçükbaş hayvanların olmaması muhtemel faciayı önledi. Bayrak detayı takdir topladı Kurtarma çalışmaları sırasında itfaiye ekiplerinin sular altında kalan Türk bayrağını da sudan çıkarması, vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı.