EKONOMİ - 17 Şubat 2026 Salı 09:26

Trabzon’da Ramazan öncesi güveç tezgâhları eski günlerini arıyor

A
A
A
Trabzon’da Ramazan öncesi güveç tezgâhları eski günlerini arıyor

Trabzon’da Ramazan ayına sayılı günler kala çarşı pazarda hareketlilik gözleniyor. Özellikle iftar sofralarının baş tacı olan güveçler için güveç tezgâhları ilgi görürken, fiyatları da büyüklüğüne göre değişiyor.


Ramazan aylarının geleneksel lezzetleri arasında önemli bir yere sahip olan güveç kültürü yaşatılmaya çalışılıyor. Uzun yıllar boyunca mahalle fırınlarında pişirilen ve ailelerin bir araya gelerek paylaştığı güveçler, lezzetli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Vatandaşlar, geçmişte Ramazan öncesi hazırlıkların önemli bir parçası olan güveç geleneğinin yeniden canlandırılması gerektiğini ifade ederken, esnaf ise eski yoğunluğun artık yaşanmadığını dile getiriyor.


Trabzon’da güveç satıcılarından İsmail Aydın, işlerinin eskisi gibi olmadığından yakındı. Her bütçeye uygun güveç sattıklarını kaydeden Aydın, "Yavaş yavaş hareketlilik başlıyor. Tezgâhımızı düzenledik, güveçlerimiz hazır. Artık müşterilerimizi bekliyoruz. Her bütçeye uygun güvecimiz var; bir kişilikten on kişiliğe kadar farklı boyutlarda ürünler sunuyoruz. Nevşehir Avanos güveçleri satıyoruz. Ülkemizin her yerinde güveç yapılıyor ancak biz 30 yıldır Nevşehir Avanos güvecini satıyoruz. Yaklaşık 30 yıl önce Ramazan ayında iki kamyon güveç satardık. Daha sonra bu rakam bir kamyona düştü, son dönemlerde ise neredeyse yarım kamyona kadar geriledi. Vatandaş artık bütçesini korumak zorunda kalıyor. Varsa yenisini almamaya çalışıyor. Dolayısıyla eskiye oranla satışlarımız oldukça azaldı. Genelde Ramazan’da vatandaşların güvece olan ilgisi daha fazla oluyor" dedi.


Aydın, iyi bir güveç kabı ile ilgili olarak ise "Güveç kabı doğal yanmış olmalı. Kullandıktan sonra bazı vatandaşlar tel ile ovmaya çalışıyor ancak buna gerek yok; sıcak suyla yıkayıp kullanmak yeterli olacaktır" diye konuştu.



Trabzon’da Ramazan öncesi güveç tezgâhları eski günlerini arıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "Son beş yılda Ankara-Finlandiya ticaret hacmi 120 milyon doların üzerine çıkmıştır" Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, ‘Finlandiya Ülke Günü’ etkinliğinde, "Son beş yılda Ankara-Finlandiya ticaret hacmi 70 milyon dolar seviyesinden 120 milyon doların üzerine çıkmıştır. Ankara sanayisi bu ticari ilişkide net ihracatçı konumuna ulaşmıştır" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) ile Finlandiya Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği iş birliğiyle ‘Finlandiya Ülke Günü’ etkinliği düzenlendi. ASO ev sahipliğinde düzenlenen programda Türkiye ile Finlandiya arasındaki sanayii ticaret ve yatırım iş birlikleri masaya yatırıldı. Programda bir konuşma gerçekleştiren ASO Başkanı Seyit Ardıç, Finlandiya’nın sınırlı kaynaklara, çetin iklim şrtlarına ve tarih boyunca karşılaştığı zorluklara rağmen, dünyaya örnek gösterilen bir kalkınma başarısı hikayesi yazdığını ifade etti. Ardıç, döngüsel ekonominin yalnızca çevresel bir tercih değil, rekabet gücü, maliyet yönetimi ve sürdürülebilir sanayi açısından stratejik bir zorunluluk olduğunu belirterek, Finlandiya’nın bu konuda öncü ülkelerden biri olduğuna değindi. Ardıç, "Finlandiya bu alanda; geri dönüşüm teknolojileri, atıkların yeniden hammaddeye kazandırılması, enerji verimliliği ve yeşil üretim modelleri ile Avrupa’da öncü konumdadır. Ankara sanayisi ise; metal, makine, kimya ve yapı malzemeleri başta olmak üzere bu dönüşümü hayata geçirebilecek çok güçlü bir üretim altyapısına sahiptir. Bu noktada Finlandiyalı firmalarla kurulacak ortaklıklar; Ankara’daki üretimin daha yeşil, daha verimli ve Avrupa Birliği standartlarıyla tam uyumlu hale gelmesi açısından büyük önem taşımaktadır" açıklamasında bulundu. "Türk-Fin ortaklığı hem finansman hem teknoloji hem de uygulama gücü açısından son derece tamamlayıcı" Döngüsel ekonomi, inşaat ve madencilik sektörleri, iki ülke arasındaki iş birliği açısından son derece stratejik alanlar olduğuna dikkati çeken Ardıç, "Finlandiya; sürdürülebilir inşaat teknolojileri, akıllı altyapı çözümleri, madencilikte dijitalleşme ve çevresel etkileri minimize eden üretim modelleriyle dünya çapında önemli bir know-how’a sahiptir. Türkiye ve özellikle Ankara ise; müteahhitlik kapasitesi, malzeme üretimi, makine ve ekipman imalatı ve nitelikli insan kaynağıyla bu bilgi birikimini sahaya uygulayabilecek güçlü bir partnerdir. Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik firması arasında yer alan 45 Türk firmasından 22’sinin Ankara Sanayi Odası Üyesi olması, bu alandaki iş birliği potansiyelini açıkça ortaya koymaktadır. Üçüncü ülkelerde gerçekleştirilecek altyapı, enerji ve madencilik projelerinde Türk-Fin ortaklığı hem finansman hem teknoloji hem de uygulama gücü açısından son derece tamamlayıcıdır" ifadelerine yer verdi. "Son beş yılda Ankara-Finlandiya ticaret hacmi 120 milyon doların üzerine çıkmıştır" Ardıç ,Türkiye ile Finlandiya arasındaki ekonomik ilişkilerin, son yıllarda istikrarlı ve gelişmeye açık bir seyir izlediğini kaydederek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 1,8 milyar dolar seviyesinde olduğunu dile getirdi. Mevcut tablonun iki ülkenin ticaret hacminde daha dengeli ve katma değeri yüksek bir yapıya geçiş için güçlü bir büyüme potansiyeli olduğunu söyleyen Ardıç, "Ankara özelinde baktığımızda ise çok daha umut verici bir tabloyla karşılaşıyoruz. Son beş yılda Ankara-Finlandiya ticaret hacmi 70 milyon dolar seviyesinden 120 milyon doların üzerine çıkmıştır. Ankara sanayisi bu ticari ilişkide net ihracatçı konumuna ulaşmıştır. Ankara ile Finlandiya arasındaki dış ticarette en yüksek hacme sahip ilk dört sektörden üçünü oluşturan motorlu kara taşıtları, ana kimyasal maddeler ve metal yapı malzemelerinde Ankara’nın açık biçimde ihracatçı konumda olması tesadüf değildir. Bu tablo; Ankara’nın üretim gücünün, teknolojiye dayalı sanayi altyapısının ve uluslararası iş birliklerine açık vizyonunun somut bir göstergesidir" değerlendirmesinde bulundu. ASO olarak Ankara’yı ‘sanayi ve teknolojinin Başkenti’ yapma hedefi doğrultusunda çalışmalarını yürüttüklerini kaydeden Ardıç, "Temelli Sanayi Havzası’nda 1 milyon metrekarelik bir alanda konuşlanacak. ASO Teknoloji Üssü; yüksek teknolojiye dayalı üretim, Ar-Ge, kuluçka merkezleri, laboratuvarlar, üniversite bağlantılı araştırma enstitüleri ve yeşil kampüs uygulamaları gibi kapsamlı bir yapıyla hayata geçirilecek. Bu yıl içinde inşaatına başlamayı hedeflediğimiz projemizde Finlandiyalı firmaların da yer alması, yalnızca ortaklığımızı güçlendirmekle kalmayacak; aynı zamanda üçüncü ülke pazarlarında da yeni fırsatlar oluşturacaktır" diye konuştu. Ardıç, ASO üyelerinin yanında olmaya, uluslararası iş birliklerini kolaylaştırmaya ve Ankara sanayisini küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir noktaya taşımaya kararlı olduklarını ve bu yöndeki çalışmalarına devam edeceklerini sözlerine ekledi. "Türk şirketleri, kıtalar genelinde kritik altyapılar inşa ederek etkileyici bir uluslararası ayak izine sahiptir" Finlandiya Ankara Büyükelçisi Pirkko Hamalainen ise, Finlandiya’nın, Türkiye ile olan ilişkisine büyük değer verdiğini belirterek, her iki ülkenin de güçlü sanayi temelleri açısından benzerlik gösterdiğini ifade etti. Türkiye’nin dinamik ve hırslı bir ortak olduğunun altını çizen Hamalainen, "Küresel mineral talebinin önemli ölçüde artması öngörülürken, Türkiye’nin madencilik alanındaki yatırım planları, özellikle altın madenciliği yatırımları ile ileriye dönük bir hırsı göstermektedir. Sektörün ihracat hedefleri, küresel rolüne olan güçlü güveni yansıtmaktadır. İnşaat sektöründe Türkiye, uluslararası müteahhitlikte küresel olarak ikinci sırada yer almaktadır. Türk şirketleri, kıtalar genelinde kritik altyapılar inşa ederek etkileyici bir uluslararası ayak izine sahiptir. Aynı zamanda, finansmana erişim giderek sürdürülebilirlik performansıyla bağlantılı hale gelmektedir. Uluslararası finans kuruluşları ve kalkınma bankaları, yeşil finansmandan geçiş finansmanına doğru genişleyerek, şirketleri ve sektörleri düşük karbonlu operasyonlara doğru ilerlerken desteklemektedir. Bu, Finlandiya ve Türkiye arasında açık bir iş birliği fırsatı yaratmaktadır" şeklinde konuştu. Program Hamalainen’nin konuşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.
Ankara Hava Tahmin Uzmanı Çelik: "Ülke genelinde kuvvetli yağışlar bekliyoruz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba gününden itibaren ülke genelinde kuvvetli yağışların görüleceğini ifade eden Çelik, "Güney ege kıyıları, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusuyla Doğu Anadolu’nun batısında Çarşamba günü için kuvvetli yağışlar bekliyoruz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü hava tahmin uzmanı Cengiz Çelik, ülke genelinde beklenen hava tahmin raporlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Çarşamba günü için ülkenin tamamında yağış beklediklerini ifade eden Çelik, "Bu yağışlar özellikle Güney bölgelerimizde kuvvetli olacak. Bölgesel olarak bakarsak Güney ege kıyıları, Akdeniz, İç Anadolu’nun güney ve doğusuyla Doğu Anadolu’nun batısında Çarşamba günü için kuvvetli yağışlar bekliyoruz. Bu yağışlar özellikle Antalya’nın doğusuyla, Akdeniz bölgesinde, Doğu Akdeniz’in de doğusunda zaman zaman çok kuvvetli ve şiddetli şekilde görülecek diyebiliriz" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının ilk günü olan Perşembe günü için Batı bölgelerde yağış beklemediklerini belirten Çelik, ülkenin Doğu bölgelerinde yağış görüleceğini ifade etti. Çelik sözlerine şu şekilde devam etti: "Bu sistem Perşembe günü Doğu bölgelerimizde yani Orta ve Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgesinde yağış bıraktıktan sonra Etkisini kaybediyor. Cuma gününe baktığımızda Cuma günü Ülke genelinde aslında yağış beklemiyoruz ancak akşam saatlerinden sonra tekrar yine Balkanlar üzerinden gelen serin ve yağışlı sistemle birlikte Batı bölgelerimizden başlayarak yağışlar başlayacak. Cuma günü için sadece akşam saatlerinde Marmara’nın batısında yağış bekliyoruz. Cumartesi günü için Batı bölgelerimizin tamamında yağış var. Marmara, Ege, Batı Akdeniz, İç Anadolu’nun batısı ve Batı Karadeniz’de Cumartesi günü yağış bekliyoruz. Pazar günüde bu sistem biraz daha iç bölgelere hareket edecek. İç ve Doğu bölgelerde Pazar günü yağışlar göreceğiz. Bu hafta sonuna Cuma günü için Cuma akşam saatlerinde gelecek olan sistem biraz daha soğuk karakterli. Bu yüzden mevsim normallerinin çok üzerinde seyreden sıcaklıklar mevsim normallerine yaklaşacak diyebiliriz. Ancak yine mevsim normallerinin birkaç derece üzerinde seyretmeye devam edecek sıcaklıklar. Hem Çarşamba, Perşembe günündeki yağışlar hem de hafta sonu görülecek yağışlar çoğunlukla yağmur ve sağanak, rakımı yüksek olan iç kesimlerde yer yer karla karışık yağmur ve kar yağış şeklinde olacak. Çarşamba günü Güney ve Doğu bölgelerimizde güneyli yönden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde rüzgar bekliyoruz. Çarşamba günü akşam saatlerinden itibaren ise Marmara bölgesinde Kuzey ve Kuzey Batılı yani kuzeyli yönlerden rüzgarlar etkili olacak diyebiliriz. Perşembe gününde yine Güney yani Akdeniz kıyı kesiminde ve Karadeniz kıyı kesiminde Yine kuvvetli rüzgarlar göreceğiz." "Üç Büyükşehir’de hava sıcaklıkları mevsim normallerinin üzerinde seyredecek" Üç Büyükşehir için beklenen hava durumu tahminlerine ilişkin konuşan Çelik, "Üç Büyükşehir’imiz de Çarşamba günü için yağış bekliyoruz. Çoğunlukla yağmur ve sağanak yağış şeklinde olacak bu yağışlar. Sadece Ankara’nın Kuzey ilçelerinin yüksek kesimlerinde rakımı 1200-1300 metrenin üzerinde olan yerlerde karla karışık yağmur görebiliriz. Ankara’daki en yüksek sıcaklık Çarşamba günü için 10 derece Perşembe günü 7 dereceye kadar düşecek havanın açmasıyla birlikte ancak Cuma günü için tekrar sıcaklıklar artacak. Cuma günü Ankara’da 13 derecelik sıcaklık bekliyoruz. İstanbul’a baktığımızda yine Çarşamba günü yağmurlu ancak İstanbul’da Çarşamba kuzeyli rüzgarlarla birlikte hava serinliyor artık. En yüksek sıcaklık 9 derece olacak. Perşembe günü için İstanbul’da 11 derece Cuma günü ise 16 dereceye kadar çıkmasını bekliyoruz en yüksek sıcaklığın. İzmir’de de yine benzer şekilde sıcaklıklar Çarşamba günü yağışla birlikte biraz düşüyor 13 dereceye kadar en yüksek sıcaklıklar düşecek. Perşembe günü 16 Cuma günü ise 17 derecelik en yüksek sıcaklık tahminimiz var" diye konuştu.
İzmir Gençler, dijital dolandırıcılığa karşı daha büyük riskte Çevrimiçi dolandırıcılık, artık yalnızca "internete yabancı" kullanıcıların sorunu olmaktan çıktı. Yeni nesil saldırılar, dijital dünyada büyüyen ve uygulamaları çok iyi kullanan gençleri de doğrudan hedef alıyor. Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden Deloitte’un yayımladığı veriler, genç kullanıcıların çevrimiçi dolandırıcılığa maruz kalma oranının ileri yaş gruplarına göre daha yüksek seyrettiğini gösteriyor. Araştırmada, sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi gibi risklerin de genç kullanıcı grubunda belirgin biçimde öne çıktığına işaret ediliyor. Bu tabloyu değerlendiren Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, genç kullanıcıların riskte olmasının temel nedenini "hızın güvenlik bilinciyle karıştırılması" olarak özetliyor. Altay’a göre dijital dünyada platformları iyi kullanmak, çoğu zaman güvenli kullanım alışkanlığıyla karıştırılıyor. Oysa bugün dolandırıcılıkta belirleyici olan, teknoloji değil; dikkat, sorgulama refleksi ve davranış biçimi. Sorun teknoloji değil, dikkat ve refleks Perviz Altay, dolandırıcılığın artık yalnızca teknik açıklar üzerinden yürümediğini vurguluyor. Altay’a göre siber suçlular, acele, merak, korku, umut ve aşırı özgüven gibi duyguları hedef alarak kullanıcıyı yönlendiriyor. Bu nedenle çevrimiçi dolandırıcılık, giderek teknikten çok "davranış ve refleks" konusuna dönüşüyor. Türkiye’de tablo benzer: Hesap ele geçirme ve sahte yatırım Altay’a göre Türkiye’de son dönemde en sık karşılaşılan senaryoların başında sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi ve yakın çevreye "acil para" mesajları gönderilmesi geliyor. Bunun yanı sıra sahte yatırım uygulamaları ve "yüksek kazanç" vaatleriyle kurulan tuzaklar da hızla yayılıyor. Genç kullanıcılar tarafında burs, staj ve oyun içi alışveriş temalı dolandırıcılıklar öne çıkarken, daha ileri yaş gruplarında yatırım ve banka görünümlü yönlendirmeler daha sık görülüyor. Uzmanlar, saldırıların giderek daha hedefli ve daha profesyonel hale geldiğine dikkat çekiyor. En yaygın tuzaklar: Yatırım, hesap ele geçirme, deepfake Son dönemde dijital dolandırıcılık vakalarında öne çıkan başlıklar arasında; sahte yatırım uygulamaları, çalınmış sosyal medya hesapları üzerinden gönderilen para isteme mesajları, burs ve staj vaadiyle kurulan tuzaklar, kripto üzerinden "garanti kazanç" iddiaları ve yapay zekâ destekli deepfake içerikler bulunuyor. Perviz Altay, özellikle sosyal medya üzerinden gelen mesajlarda "tanıdık hesap" algısının dolandırıcılıkta en sık kullanılan kapı haline geldiğini vurguluyor. Altay: Hız değil, alışkanlık korur Fazlanet CEO’su Perviz Altay, çevrimiçi dolandırıcılığa karşı en etkili yaklaşımın "tek bir önlem" olmadığını belirterek, güvenliğin ancak alışkanlığa dönüşmüş bir kültürle sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Korunma için 7 kritik adım Altay’a göre güvenlik, günlük hayata yerleşmiş alışkanlıklarla mümkün. Bu kapsamda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımı, her hesap için güçlü ve farklı parola tercih edilmesi, şüpheli link ve QR kodlara karşı refleks geliştirilmesi, hesap kurtarma bilgilerinin güncel tutulması ve para talep eden mesajların mutlaka farklı bir kanaldan doğrulanması kritik adımlar arasında yer alıyor. Uygulama indirme konusunda da dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Altay, uygulamaların yalnızca resmi mağazalardan indirilmesini, ayrıca uygulama izinlerinin mutlaka kontrol edilmesini öneriyor. Son olarak mahremiyet ayarlarının daraltılmasının önemine işaret eden Altay, konum, okul-iş bilgisi, aile çevresi ve rutin paylaşımların dolandırıcılık senaryolarını güçlendiren en kritik unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.