ASAYİŞ - 07 Ocak 2024 Pazar 09:10

Trabzon’da 8 yılda yorgun mermiden 5 kişi öldü, 100’e yakın kişi yaralandı

A
A
A
Trabzon’da 8 yılda yorgun mermiden 5 kişi öldü, 100’e yakın kişi yaralandı

Trabzon’da son yıllarda sayıları giderek artan yorgun mermi vakalarında 8 yılda 5 kişi hayatını kaybetti, 96 kişi ise yaralandı.


Yorgun mermi vakalarının önüne geçilemiyor. Karadeniz Bölgesi’nde gelenek haline gelen düğün, nişan, şenlik, festival, maç sonrası veya asker uğurlamalarında tabanca ile havaya açılması çok sayıda kişinin yaralanmasına neden oluyor. Silahtan çıkan ateş sonrası nereye düşeceği belli olmayan “Yorgun mermi” vakaları en fazla kırsal kesimlerde yaşanırken, Türkiye’de en fazla yorgun mermi vakalarının yaşandığı iller arasında yer alan Trabzon’da son 8 yılda 5 kişi hayatını kaybederken, 96 kişi ise yaralandı.



8 yılda 5 kişi hayatını kaybetti


Ülke genelinde daha çok düğün ve şenliklerde ortaya çıkan, sevinç ve kutlamalarını havaya ateş açarak gösteren magandalar vatandaşların canını tehlikeye düşürmeye devam ediyor. Sakarya’dan 2016 yılı Haziran ayında memleketi Trabzon’a tatile gelen 15 yaşındaki lise öğrencisi Feyzanur Keleş ve 2019 yılı Ağustos ayında Tonya ilçesi Şarlı Yaylası’nda gezintiye çıkan Sabri Baştan’ın (86) hayatlarına son veren yorgun mermi 2021 yılında ise İstanbul’dan dedesini görmek için Trabzon’a gelen 15 yaşındaki Emir Yuşa Atıcı’nın hayatını kaybetmesine neden oldu. 2023 yılında da Trabzon’un Ortahisar ilçesine bağlı Çukurçayır mahallesinde 10 Haziran günü bir sitenin parkında 9 yaşındaki Kerem Can Özdemir ve 4 Aralık’ta ise Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde bahçede başına yorgun mermi isabet eden Perihan Dikbaş (58) yorgun merminin son kurbanları oldu.



Failleri yakalanamıyor


Trabzon’da yorgun mermi nedeniyle 5 kişinin hayatını kaybetmesine rağmen failleri bir türlü yakalanamadı. Tabanca ya da tüfek gibi ateşli silahlarla havaya atış yapılmasının ardından merminin ulaşabildiği en yüksek konumdan aşağı düşmesi sonucu yaşanan yorgun mermi vakaları nedeniyle 8 yılda 96 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden veya yaralanan kişilere isabet eden mermilerin hangi tabancadan çıktığının belirlenmesi için balistik incelenmeye gönderilmesine rağmen bugüne kadar pek sonuç alınamadı. 29 Temmuz tarihinde annesiyle yolda yürürken göğsüne yorgun mermi isabet eden Alperen Yavuz’un (9) yaralanmasının ardından harekete geçen güvenlik güçleri tarafından yapılan çalışmada küçük çocuğun yaralanmasına neden merminin kuş uçumu bin 204 metre mesafedeki bir düğünden geldiği belirlendi. Güvenlik güçleri tarafından atış bölgesinde bulunan 16 şahıstan atış artığı tespiti için svap alınırken, atış yaptığı tespit edilen 2 kişinin silahlarına balistik inceleme için Cumhuriyet Savcısının talimatı ile el konuldu. Balistik incelemesinde merminin H.Ş. isimli bir kişinin silahından ateşlendiği belirlenmesinin ardından gözaltına alındı. Mahkemeye sevk edilen kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Şehir merkezinde veya yaylada her an yorgun mermi gelebiliyor


Kentte yetkililerin tüm uyarılarına rağmen yorgun mermi vakalarının arkası kesilmiyor. Yorgun mermi vakalarında kimileri hayatını kaybediyor, kimileri yaralanıyor, kimileri de sakat kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor. Trabzon’un Ortahisar ilçesinde 9 Nisan 2016 tarihinde Mustafa Mandıralı (22) isimli inşaat işçisi işe giderken otobüs durağı yakınında nereden ve kim tarafından atıldığı belli olmayan ve "Yorgun mermi" diye tabir edilen merminin hedefi oldu. Merminin başına isabet etmesi sonucu Mandıralı ağır yaralandı.


Trabzon’un Tonya ilçesinin Karaağaç Mahallesi yakınlarındaki Hırsafa Yaylası’nda 2022 yılının Kasım ayında ot biçen Asiye İnce (59), sol omuz bölgesinden giren yorgun mermi ile yaralandı. Hastanede tedavi altına alınan İnce mermi çekirdeği ameliyatla çıkartılması sonucu sağlığına kavuştu.


2021-2022 Süper Lig’in sezonunun 23. haftasında Trabzonspor, deplasmanda Galatasaray’ı 2-1 mağlup etmesinin ardından Trabzon’da galibiyeti kutlamak isteyen bir kişinin havaya attığı silahından çıkan mermi trafik ışıklarında bekleyen bir aracın tavanına isabet etti. Nereden atıldığı tespit edilemeyen yorgun mermi aracın tavanında maddi hasara neden olurken araçta bulunan iki kişi ölümden döndü.



"Son bir yıl içinde 35 yorgun mermi olayı meydana geldi"


Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, 2023 Yılı Asayiş Değerlendirme Toplantısı’nda basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yorgun mermi vakalarına dikkat çekti. 2023 yılında kentte 35 yorgun mermi olayı meydana geldiğini ve 12 kişinin yaralandığını belirten Vali Yıldırım, şunları söyledi:


“Maalesef üzücü bir durum. Havaya çok silah sıkılıyor, boşa çok silah sıkılıyor. Biz bunları gördüğümüzde eriştiğinizde incelemelerini yapıp adli makamlara bildiriyoruz. Bu konuda emniyetimizin, jandarmamızın en küçük toleransı yoktur. Vatandaşımızın bu konuda bilinçli olması lazım. Boş alana diye düşündükleri mermiler yere düşüyor. Bunlar canlının üzerin düşmesi mümkün. Bu yüzden asla havaya mermi sıkmayalım. Bir yıl içinde 35 yorgun mermi olayı meydana geldi ve bunlardan dolayı 12 vatandaşımız yaralandı, 15 kişi hakkında işlem yapıldı. İnsanlar fındık bahçesinde çalışıyorken bir bakıyorsunuz vuruluyor. Araçlara, evlere, camlara isabet eden mermiler var. Bunlar büyük risk taşıyor. O yüzden hiç kimse boşluğa da havaya sıkmasın. Bayramda seviyoruz, havaya silah sıkıyorlar. Düğünde bakıyorsunuz havaya silah sıkıyorlar. Bu konuda arkadaşlarımızın geliştirdiği proje var. Bu projenin sloganı ’Mutluluğa kurşun sıkmayalım’ bu çok önemli proje ve slogan. Aynen tekrar ediyoruz.”



Yorgun Mermi nedir?


Yorgun mermi, havaya doğru ateşlenen herhangi bir merminin namlu çıkış hızını kaybettikten sonra yer çekiminin etkisiyle tekrardan hız kazanarak ama daha dengesiz bir şekilde yere düşmesidir. Ateşlenen herhangi bir mermi namludan çıktıktan sonra barutun yanmasıyla yaşanan patlamanın etkisiyle kuvvetli bir kinetik enerjiyle ilerlemeye başlar, bu aşamada merminin sahip olduğu doğrusal hızda ilerleme hali nedeniyle bu mermiye “Zinde Mermi” denir. Mermiler çıktıkları silahların namlu ve atış özellikleri, çap ve boylarının boyutları gibi faktörlerin etkisiyle belli bir mesafe ve hızdan sonra güçlerini kaybederek yer çekiminin etkisiyle düşüşe geçerler. İşte merminin tükenip dengesiz bir şekilde düşüşe geçtiği bu aşamadaki durumu "Yorgun Mermi" olarak tarif edilir.



Trabzon’da 8 yılda yorgun mermiden 5 kişi öldü, 100’e yakın kişi yaralandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.