EKONOMİ - 20 Aralık 2024 Cuma 11:42

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

A
A
A
Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Karadeniz’de bu sezon fırtınalı geçen av sezonu nedeniyle fiyatı inişli çıkışlı bir grafik izleyen hamsinin satış fiyatı 200 TL’den 100 TL’ye geriledi.

Son yılların en bereketli sezonu yaşanırken bu bolluk ara ara devam ediyor. Sezona bol miktarda palamut avı ile başlayan balıkçılar sonrasında hamsi ile yüzleri gülerken, hamsinin aniden kesilmesiyle büyük üzüntü yaşadılar.

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Trabzon Balık Hali’nde bugün itibariyle tezgâhları ağırlıklı olarak hamsi ve istavrit süslerken dün kilosu 200 TL’den satılan hamsinin fiyatı yarı yarıya gerileyerek 100 TL’ye kadar düştü.

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Hamsinin yanı sıra istavritte de belirgin bir bolluk yaşanırken kilosu 100-125 TL arasında değişiyor. Balıkçılar hamsinin ara sürpriz yaptığını belirtirlerken umutlarının bundan sonra bol avlanması yönünde olduğunu söylediler.

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Balıkçı esnaflarından Ahmet Çoğalmış, hamsinin dün kilosu 200 TL iken bugün 100-125 TL arasında değiştiğini belirterek “Hamsi bugün bol geldi dün azdı. Dün kilosu 200 TL iken bugün fiyatı 100-125 TL arasında değişiyor. Dün genelde Trabzon dışından, Sinop taraflarından gelen hamsiden sonra Trabzon açıklarında avlanması bizim için büyük sürpriz oldu. Karadeniz’in vazgeçilmezi hamsi. Vatandaş, genelde hamsi ve istavritin fiyatları düşmesi durumunda bu balıklara daha çok talep gösteriyor. İstavrit daha önce 125-150 TL civarında idi onun da fiyatı geriledi 100 TL’ye indi. Bugün istavritte bol hamsi de bol. Hamsi bundan sonra fazla görüneceğini zannetmiyorum ama böyle arada bir sürpriz yapma şansı çok” dedi.

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Balıkçı esnaflarından Emin Avcı, hamsinin ara ara kaybolduğunu kaydederek “Dün hamsi pek yoktu bugün tekrar görünmeye başladı. Dün hamsinin kilosu 200-250 TL iken şu anda 150 TL’ye satıyoruz. Hamsi iki gün önce pek görünmedi bugün daha bol. Hamsi böyle ara ara kaybolur ara ara gelir. Balık çeşitlerimizin fiyatı ise istavrit 125 TL, çinakop 300 -350 TL, barbun 200-400 TL, sargan 250 TL, mezgit 200-400 TL” diye konuştu.

Tezgahlarda hamsi ve istavrit bolluğu

Balıkçı esnaflarından Turgay Memiş, ise “Tekneler 4-5 gündür denize çıkamadığı için kesilmişti. Bugün bol geldi kilosu 100 TL civarında satılıyor. Dün hamsinin fiyatı 200 TL idi. İstavritin kilosu 100-125 TL arasında. Bundan sonrası için hamsinin 15-20 gün daha devam etmesini umuyoruz. Havalar iyi gittiği sürece hamsi olabilir” şeklinde konuştu.

Bekir Koca

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.