EKONOMİ - 24 Mart 2026 Salı 09:16

Savaşın gölgesi Doğu Karadeniz turizminin üzerine düştü, rezervasyonlar durdu

A
A
A
Savaşın gölgesi Doğu Karadeniz turizminin üzerine düştü, rezervasyonlar durdu

Doğu Karadeniz turizmi, Körfez’de yaşanan savaş ve siyasi krizlerin etkisiyle rezervasyon iptalleri, Nevruz döneminde yaşanan durgunluk ve yaz sezonuna ilişkin belirsizlikle birlikte son yılların en kritik süreçlerinden birine girdi.


Özellikle Ortadoğu pazarına bağlı olarak gelişen bölge turizmi, son dönemde yaşanan gelişmeler nedeniyle rezervasyon iptalleri ve durgunlukla karşı karşıya kaldı. Nevruz döneminde beklenen hareketliliğin yaşanmaması, sektör temsilcilerinin dikkatini turizm çeşitliliğinin önemine çekti.


Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) Karadeniz Bölgesi Temsilcisi Metin İnan, sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İnan "2004 yılında başlayan Orta Doğu pazarı ciddi anlamda bir büyüme sağlamıştır. Bu büyüme Karadeniz’de bütün illere de sirayet etmiştir. 2018 yılına kadar ciddi anlamda bu süreç Karadeniz’de ilerlemişti. Ortadoğu’da Karadeniz bölgesi bir cennet tabiriyle gösterilmiştir ve özellikle son 10 yıla baktığımızda ciddi anlamda bir yoğunluk yaşadık. Ortadoğu’dan müşterilerin her ülkeden misafirlerini burada ağırladı çok yoğun bir 10 yıl oldu. Ortadoğu‘daki her ülkeden misafirleri burada ağırladık" ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle bölgesel gelişmelerden doğrudan etkilendiğini vurgulayan İnan, "Coğrafi olarak Türkiye’nin konumu Orta Asya’da yaşanabilecek en ufak siyasi krizler veya savaşlar yüzünden maalesef turizm konusunda en çok etkilenen ülkedir. Türkiye’de bu savaşta gördü ki İran sınırındaki şehirler ve Karadeniz bölgesi ciddi anlamda etkilenmiştir. Nevruz da bunu gördük. yaşadık. Otellerimize var olan bir çok rezervasyonlar iptal edildi. Nevruz döneminde yaşadığımız 15 günlük süreç maalesef bu yıl boş geçti" diye konuştu.



"Yaz dönemine ait hiçbir rezervasyon yok"


Bu yıl Ortadoğu’daki vatandaşların rezervasyon yapmadığına dikkat çeken İnan, "Şuanda yaz dönemine ait hiçbir rezervasyon yok. Ortada net bir şey görülmediği için Ortadoğu’daki misafirlerimiz rezervasyon yapmadı. Bu süreç henüz başlamadı. Bu süreç içerisinde biz ciddi bir şey gördük. Turizm çeşitliliğinin çok önemli olduğunu gördük. Karadeniz bölgesi yüzde 90 itibari ile Ortadoğu misafirlerine yönelik çalıştığı için burada yaşanılabilecek en ufak bir krizde maalesef turizm çok etkileniyor. Bizler bu süreçte turizm çeşitliliğinin önemini gerçekten fark ettik. Artık bununla alakalı gelecekte çalışmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.


Tanıtım çalışmalarına da değinen İnan, "2018 yılında Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı kuruldu. Bölgelerdeki turizm çeşitliliğini arttırmak adına ciddi anlamda tanıtımlar yapılıyor. Şu anda savaş bölgesi en yakın komşumuz olmasına rağmen Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı dünyanın birçok ülkelerinde Türkiye’nin savaştan olumsuz bir şekilde etkilenmediğini göstermek adına bir çok tanıtım yaptı. Bu anlamda turizm çeşitliliğini önümüzdeki yıllarda kazanacağımızı düşünüyorum. Çalışmalar çok güzel gidiyor" ifadelerini kullandı.



Savaşın gölgesi Doğu Karadeniz turizminin üzerine düştü, rezervasyonlar durdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Finansal hizmetler güven endeksi Mart ayında azaldı Mart ayında finansal hizmetler güven endeksi, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mart ayına ilişkin Finansal Hizmetler İstatistikleri ve Finansal Hizmetler Güven Endeksi (FHGE) verisini açıkladı. Finansal Hizmetler Anketi sonuçları, finansal sektörde faaliyet gösteren 147 kuruluşun yanıtlarının ağırlıklandırılıp toplulaştırılmasıyla elde edildi. Mart ayında FHGE, bir önceki aya göre 16,9 puan azalış kaydederek 159,1 seviyesinde gerçekleşti. Endeksi oluşturan anket sorularına ait yayılma endeksleri incelendiğinde, son üç aydaki iş durumu, son üç aydaki hizmetlere olan talep ile gelecek üç aydaki hizmetlere olan talep beklentisi olmak üzere tüm alt endekslerin FHGE’yi azalış yönünde etkilediği görüldü. İş durumu ve hizmetlere olan talebe ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda iş durumunda iyileşme olduğu yönündeki değerlendirmelerin bir önceki aya kıyasla belirgin zayıfladığı gözlendi. Son üç ayda hizmetlere olan talepte artış olduğu yönündeki değerlendirmeler ile gelecek üç ayda hizmetlere olan talepte artış olacağı yönündeki beklentilerin de zayıfladığı görüldü. İstihdama ilişkin değerlendirmelere göre, son üç ayda istihdamda artış olduğunu bildirenler ile gelecek üç ayda istihdamda artış olacağını bekleyenler lehine olan seyrin güçlendiği gözlendi. 2026 yılı Mart ayında, NACE Rev.2 sektör sınıflamasına göre ‘Finans ve Sigorta Faaliyetleri’ sektöründe güven endeksleri alt sektörler itibarıyla değerlendirildiğinde, bir önceki aya göre ‘64-Finansal Hizmet Faaliyetleri (sigorta ve emeklilik fonları hariç)’, ‘65-Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Fonları (zorunlu sosyal güvenlik hizmetleri hariç)’ ve ‘66-Finansal Hizmetler ile Sigorta Faaliyetleri için Yardımcı Faaliyetler’ sektörlerinde sırasıyla 17,8, 0,6 ve 31,8 puanlık azalış olduğu gözlendi.
Yozgat İncir uyutması, adını 2-3 saat uykuya bırakılmasından alıyor, geleneksel tadıyla sofraları süslüyor Anadolu’nun kadim mutfak kültürüne ev sahipliği yapan Yozgat’ta, geleneksel lezzeti ‘İncir Uyutması’ sofralardaki yerini koruyor. Sadece üç malzeme ile hazırlanan ancak kıvamını alması için saatlerce uyutulan bu tatlı, hem hafifliği hem de besleyiciliği ile dikkat çekiyor. Yozgat mutfağının en özgün reçetelerinden biri olan incir uyutması, ismini hazırlık sürecindeki bekleme aşamasından alıyor. Şeker ilave edilmeden, tamamen kuru incirin doğal aromasıyla tatlanan bu lezzet, özellikle sağlıklı tatlı arayışında olanlar için ilk seçenek oluyor. Kuru incirler sıcak suda yumuşatıldıktan sonra küçük parçalara ayrılıyor. Kaynama noktasına gelmeden ısıtılan sütle birleşen incirler, bir nevi yoğurt mayalama tekniğiyle hazırlanıyor. Kaselere pay edilen karışımın üzeri örtülerek oda sıcaklığında yaklaşık 2-3 saat dinlenmeye yani uyumaya bırakılıyor. İncir uyutması, isteğe bağlı olarak üzerine serpilen ceviz içi veya tarçın ile servis edilerek damaklarda unutulmaz bir iz bırakıyor. "İncirin kendi tadıyla yapıyorum" Yozgatlı ev hanımları, bu tatlının nesillerden nesile aktarılan bir miras olduğunu vurguluyor. Sevtap Şahap, incir uyutması tatlısının tarifini verirken püf noktalarına da değindi. Şahap, "Kaynama noktasına gelen süte, ılık suda beklettiğimiz incirleri ekleyip blenderdan geçiriyoruz. İçinde taneleri kalırsa daha güzel olur. İsteyen içine şeker de atabilir ama ben hiçbir zaman atmadım. İncirin kendi tatlısıyla yapıyorum, şeker atmaya gerek kalmıyor, yeterince tatlı oluyor. Kaynadıktan sonra kaselere koyuyoruz. Sıcakken üstünü kapatıyoruz. 2 veya 3 saat uykuya bırakıyoruz. O yüzden de adı incir uyutması" dedi. "İncirde maya özelliği olduğu için uyuduğu zaman kıvam alıyor" Şahap, "Anneannelerimizden gördüğümüz gelenek göreneğe göre devam ettiriyoruz. Sadece süt ve incirle yapılıyor. Eskinin tatlısıdır. Ramazanda, kış günleri veya canları istediği zaman yapılmış. Misafirlerimize de ikram edilir. Lokantalarda da yapılıyor, yöresel yemek olarak geçiyor. İncirin koyulaşması için süte hiçbir şey koymaya gerek yok incirde maya özelliği var. Ondan dolayı uyuduğu zaman puding yapmış gibi koyulaşıyor" ifadelerini kullandı.