SAĞLIK - 06 Ocak 2024 Cumartesi 10:11

Prof. Dr. Tevfik Özlü: "Verem küresel olarak en çok öldüren hastalıklar arasındaki yerini sürdürüyor"

A
A
A
Prof. Dr. Tevfik Özlü: "Verem küresel olarak en çok öldüren hastalıklar arasındaki yerini sürdürüyor"

Verem küresel olarak en çok öldüren hastalıklar arasında hala yerini korurken, her yıl yaklaşık 1,5 milyon kişinin bu hastalık yüzünden dünyada hayatını kaybettiği belirtildi.


’1-7 Ocak Verem Eğitimi ve Farkındalık Haftası’ nedeniyle değerlendirmede bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, Türkiye’de son 20-25 yıl içerisinde veremin oldukça azaldığını söyledi. Özlü “Türkiye artık veremin az görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. Bizim verem sayımız Avrupa’nın ortalamasından bile düşük” dedi.


Veremin küresel olarak en çok öldüren hastalıklar arasındaki yerini hala sürdürdüğünü belirten Özlü, “Verem küresel olarak en çok öldüren hastalıklar arasında hala yer almaya devam ediyor. Yaklaşık her yıl 1 buçuk milyona yakın insan veremden dolayı ölüyor ama Türkiye’de son 20-25 yıl içerisinde verem oldukça azaldı. Türkiye’de İyi bir verem kontrolü var, başarı sağlandı, iyi bir takip ve tedavi sistemi var. Verem savaş dispanserlerimiz ve Sağlık Bakanlığı’mız bu konuda çok iyi bir teşkilatlanma ve başarı gösterdi. Türkiye artık veremin az görüldüğü ülkeler arasında yer alıyor. Bizim verem sayımız Avrupa’nın ortalamasından bile düşük. Tabi hala bizde verem hastası var, bulaşma riski var” dedi.



“Savaşlar, göçler ve kötü barınma şartları veremi besliyor”


Savaşlar, göçler ve kötü barınma şartlarının veremi beslediğine dikkat çeken Özlü, “Özellikle şu anda veremin çok görüldüğü ülkeler bize de komşu Gürcistan gibi, Doğu Avrupa’daki ülkelerde çok fazla. Dolayısıyla oralardan Türkiye’ye giriş çıkışlar oldukça verem hastaları da geliyor oradan da bulaş olabiliyor. Savaşlar, göçler ve kötü barınma şartları veremi besleyen şeyler. Dolayısıyla dünyada da bu tür sorunlar var. Türkiye de bu tür sorunların yaşandığı insanların geldiği bir ülke. O açıdan da dikkatli olmakta fayda var. Verem insandan insana bulaşan bir hastalık. Öksürmeyle, hapşırmayla, nefes alıp verme ile etrafa saçılan basillerin solunmasıyla bulaşıyor. Onun için hasta olan kişi ile kapalı bir ortamda uzun süreli bir yakın temas bulaşmanın en önemli faktörü. Açık alanda genelde bulaşma çok olmaz. Özellikle hasta ile aynı evde yaşayan, aynı ofiste beraber bulunan, aynı sınıfta bulunan kişilerin birbirine bulaşma riski yüksek. Gizli verem diye bir tabir kullanıyoruz Latent Tüberküloz tıbbi karşılığı. Bu son zamanlarda Türkiye’de Latent Tüberküloz ile ilgili tedavi gerektiren hasta sayısında bir artış var. Türkiye’de özellikle son 20-25 yıldır verem azaldı ama daha önceki yıllara gittiğimizde toplumda yaşayan 30-40 yaşın üzerindeki popülasyonda verem mikrobuyla karşılaşan ve mikrobu almış ve onu yenmiş kişiler var. Verem hastası değil bu kişiler, bulaştırıcı da değil, tedavi de gerekmiyor aslında bunlara. Ama verem mikrobunu taşıyorlar. Almışlar ancak bağışıklık sistemi onu yenmiş, baskılamış, durdurmuş. Bu kişiler günümüzde bir rahatsızlığa yakalandığında bunlarda bağışıklığı baskılayan tedaviler kullanılıyor. Kortizon da bunlardan bir tanesi, TRF ilaçlar var, kemoterapi ilaçları var. Bunlar bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar olduğu için kişinin bağışıklık sistemi zayıflıyor. Zayıflayınca da daha önce vücuda giren verem mikrobu tekrar bağışıklık sisteminin baskısından kurtulduğu için üremeye, çoğalmaya başlıyor ve verem hastalığına yol açıyor. Normalde bu gizli verem vakalarını biz tedavi etmiyoruz ama bu tür bağışıklığı baskılayan tedavi alması gerekiyorsa o zaman bunun tedavisi gerekiyor. Tedavi etmezseniz bağışıklığı baskılayan ilaçları kullandıktan sonra tekrar verem oluyor. Onlara biz koruyucu tedavi uyguluyoruz. Hem hastayı koruyoruz hem de hastalığı bulaştırabilecek kişileri korumuş oluyoruz. Son yıllarda bu bağışıklığı baskılayan tedaviler çok arttığı için verem hastalarında da bir artış söz konusu olabilir. Onun için bu koruyucu tedavi çok önemli” diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sınır dışı beklerken kırmızı bülten ortaya çıktı İnterpol tarafından kırmızı bültenle arandığı belirlenen Irak uyruklu Suhail Mohammed Salemm Mahmood Sheekho, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı emriyle gözaltına alındı. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı İnterpol tarafından kırmızı bültenle arandığı belirlenen Irak uyruklu Suhail Mohammed Salemm Mahmood Sheekho, gözaltına aldı. 37 yaşındaki Sheekho ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçlaması kapsamında çıkarıldığı Eskişehir Nöbetçi 2. Sulh Ceza Hâkimliğince tutuklandı. Hakkında giriş yasağı ve genel güvenlik (G-87) tahdit kodu bulunan Suhail Mohammed Salemm Mahmood Sheekho, Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında Jandarma ekiplerince gözaltına alındı. Şüpheli 13 Mayıs’ta sınır dışı edilme işlemleri için Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi’ne (GÖKSEM) teslim edildi. Ancak şüpheliyle ilgili yürütülen incelemede, Irak adli makamlarının talebi üzerine Interpol Genel Sekreterliği tarafından hakkında kırmızı bülten düzenlendiği tespit edildi. Başsavcılıkta ifadesi alınan şüpheli hakkında, kırmızı bülten içeriği ve dosya kapsamındaki bilgiler birlikte değerlendirildi. Savcılık, Irak uyruklu şüpheli hakkında kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular ve tutuklama nedenleri bulunduğu kanaatine vardı. Şüpheli, 15 Mayıs’ta tutuklanması talebiyle Eskişehir Nöbetçi 2. Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edildi. Suhail Mohammed Salemm Mahmood Sheekho ‘Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçlaması kapsamında çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. (FÇ-
Bursa Bursa Ulucami’de halı yenileme çalışmaları başladı Bursa’nın simge yapılarından tarihi Ulu Cami’de halı yenileme çalışmaları başladı. Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid tarafından yaptırılan ve her yıl binlerce yerli-yabancı ziyaretçiyi ağırlayan camide, 2022 yılında serilen açık renkli halılar, özel olarak hazırlanan koyu renkli yeni halılarla değiştiriliyor. Bursa Ulu Cami Onarım Donatım ve Bakım Derneği Başkanı Hilmi Şanlı, Ulu Cami’nin Bursa’nın dünyaya açılan en önemli değerlerinden biri olduğunu belirterek, yoğun ziyaretçi trafiği nedeniyle bakım ve yenileme çalışmalarının büyük önem taşıdığını söyledi. Şanlı, "Bu mabedin ihtişamına yakışır şekilde halılarımızı yeniden düzenleyerek vatandaşlarımızın ve ziyaretçilerimizin hizmetine sunacağız" dedi. Yaklaşık 3 bin 200 metrekarelik yeni halıların, Manisa’nın Demirci ilçesinde özel olarak dokunduğu öğrenildi. Yüzde 100 saf Yeni Zelanda yününden üretilen halıların, tarihi motiflerle modern dokuma teknolojisini bir araya getirdiği belirtildi. Yetkililer, yeni halıların Kurban Bayramı öncesinde camiye serilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Şanlı ayrıca projeye destek veren Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa İl Müftüsü Yavuz Selim Karabayır ve halı üretimini gerçekleştiren firma yetkililerine teşekkür etti. Öte yandan değiştirilen eski halıların ise ihtiyaç sahibi camilere gönderileceği bildirildi.
Amasya Amasya’da Yeşilırmak Nehri taştı, tarım arazileri sular altında kaldı Amasya’da Yeşilırmak Nehri son günlerde gerçekleşen yağışların etkisiyle taştı. 8 köy, 1 belde ve 1 mahalledeki 4 bin500 dekardan fazla tarım arazisi sular altında kaldı. Taşan nehir sularını üzüntüyle izleyen çiftçiler, umutlarla ektikleri ürünlerinin hasadını yapamadan sezonu kapattı. 4 bin 500 dekardan fazla tarım arazisi sular altında kaldı Aksalur, Büyük Kızılca, İpekköy, Karaköprü, Kayrak, Ovasaray, Sarıkız, Yeşildere köyleri ile Yeşilyenice mahallesi ve Ziyaret beldelerinde 4 bin500 dekardan fazla tarım arazisi sular altında kaldı. Sebze üssü köylerdeki seralar sulama gömüldü. Traktör ve römorku sular altında Aksalur köyünde sularla kaplı serasının yanındaki traktör ve römorku sular altında kalan çiftçi Mesut Kaya, büyük üzüntü yaşadıklarını söyledi. "Köyümüzdeki 500 dönüm arazi sular altında kaldı" Köylerindeki arazinin 4’te 3’ünün taşan suların altında kaldığını belirten Aksalur köyü muhtarı Ahmet Şilli, "Köyümüzde en son taşkın 1999 yılında yaşanmıştı. Köyümüzdeki 500 dönüm arazi sular altında kaldı. Perişanız. Vatandaşımızda moral kalmadı. Domatesler çiçek açmıştı. Gübreler, işçi maliyetleri, fide borçları, krediler hepsi üstümüze bindi. Ne yapacağımızı bilemiyoruz" dedi. "Hasadımız başlamadan sezonu kapatmış olduk" Salatalık hasadına başlamanın sevincini yaşarken taşkın felaketiyle karşılaştıklarını anlatan Nazım Melez, "Günlerdir taşkın nöbeti tutuyorduk. Korktuğumuz şey başımıza geldi. Seralarda 2 metreden fazla su var. Salatalık hasadına başlamıştık. Domates içinde gün sayıyorduk. Hasadımız başlamadan sezonu kapatmış olduk" diye konuştu. Üretim merkezi köylerde incelemede bulunarak çiftçilerin üzüntüsünü paylaşan AK Parti Amasya İl Başkanı Galip Uzun da, "Çok şükür şu ana kadar bir can kaybı yaşanmadı. Hasar tespitleri de yapılıyor. İnşallah hep beraber bu zararın altından kalkacağız" şeklinde konuştu.
İstanbul Kağıthane’de uçurtma şenliği: 15 bin uçurtma dağıtıldı dereceye girenlere ödül verildi Kağıthane Belediyesi tarafından Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında Hasbahçe’de düzenlenen Uçurtma Şenliği renkli görüntüler oluşturdu. 15 bin uçurtmanın dağıtıldığı etkinlikte dereceye girenlere ise ödül dağıtıldı. Kağıthane Belediyesi’nin Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında düzenlediği Uçurtma Şenliği, Hasbahçe’de etkinlik alanında gerçekleştirildi. Binlerce ailenin katıldığı etkinlikte, belediye tarafından çocuklara 15 bin adet uçurtmanın yanı sıra dereceye girenlere ödül dağıtıldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren Hasbahçe’yi dolduran aileler, çocuklarıyla birlikte doyasıya eğlendi. Gökyüzü, rengarenk uçurtmalarla adeta bir resme dönüştü. Etkinlik alanında kurulan çocuk oyun alanları, akrobasi gösterileri ve animasyon ekipleri, çocuklar ve misafirlere unutulmaz anlar yaşattı. "Bayram havasında geçen bu uçurtma şenliğinde hep birlikteyiz" Programda konuşan Kağıthane Belediye Başkanı Mevlüt Öztekin, "Uçurtma yarışması düzenledik. Ailelerimiz ve çocuklarımızla birlikte çok güzel bir havayı değerlendirmiş oluyoruz. Adeta bayram havasında geçen bu uçurtma şenliğinde hep birlikteyiz. Çocuklarımız burada güzel hatıralar biriktiriyor. Hasbahçe Mesire Alanı’nda binlerce çocuğumuz ve ailemizle bir araya gelerek güzel anlar yaşamış oluyoruz. Havalar güzelleşti, bahar geldi, yaz geldi. Ailelerimizle birlikte çocuklarımızla buluşuyoruz. Sadabad etkinlikleri ise bununla sınırlı değil. Yarın yağlı güreş etkinliklerinde yeniden bir araya geleceğiz. Ayrıca 5-6-7 Haziran tarihlerinde Dünya Çevre Günü dolayısıyla çocuklarımızla tekrar buluşacağız. Bugün itibarıyla kültür gezilerimize de başladık. 15 bin Kağıthaneli hemşehrimiz tarihi yerleri ziyaret etmiş olacak." Mehmet Kaya isimli bir vatandaş, "Kağıthane Belediye Başkanımız Mevlüt Bey’e çok teşekkür ediyoruz, hafta sonu burada güzel bir etkinlik olduğu için gerek veliler gerek çocuklara güzel bir eğlence sağlanıyor, katılım çok fazla her şey için teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Kendi uçurtmasını alarak etkinlik alanına geldiğini belirten bir vatandaş ise "Çocuklarla beraber geldik, çocuklar istediği için kendi uçurtmamızı yaptık, çocuklarımızla eğlence yapacağız. Başkanımıza da böyle etkinlikler sağladığı için teşekkür ediyoruz" dedi. Yusuf Süleymanov isimli çocuk ise "Bu etkinlik için Belediye Başkanımıza çok teşekkür ederim. Şenliğimiz çok güzel geçiyor" dedi. Ödüllü yarışma heyecanı Şenliğin en heyecanlı anları ise düzenlenen yarışmalar oldu. Jüri tarafından yapılan değerlendirmede, en güzel uçurtma, en büyük uçurtma, en yükseğe uçan uçurtma kategorilerinde dereceye giren çocuklara sürpriz hediyeler takdim edildi. Kağıthane Belediyesi, Sadabad Yaz Etkinlikleri kapsamında benzer etkinliklerle ilçe halkını bir araya getirmeye devam edeceklerini duyurdu.