SPOR - 12 Şubat 2026 Perşembe 11:00

Mehmet Yiğit Alp: "Kalıcı başarının formülü sabır ve birlikteliktir"

A
A
A
Mehmet Yiğit Alp: "Kalıcı başarının formülü sabır ve birlikteliktir"

Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelik olduğunu belirtti. Alp, Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde kulübün ağır bir finansal yük ve güven sorunu yaşadığını ifade ederken, mevcut yönetimin günü kurtarmak yerine geleceği kurmaya odaklı bir politika izlediğini söyledi.


Eski Trabzonspor Asbaşkanı Mehmet Yiğit Alp, bordo-mavili kulübün tarihsel duruşu, çok branşlı yapısı ve son dönemde izlenen yönetim anlayışı üzerine değerlendirmelerde bulundu. Alp, geçmişteki yanlışlardan ders alındığını, yönetimin sürdürülebilir ekonomiyi önceleyerek bir politika belirlediğinin altını çizdi, camiaya da sağduyu ve birlik çağrısı yaptı.



"Trabzonspor’u sadece kupalarla anlatmak eksik olur"


Mehmet Yiğit Alp, kulübün; bu ülkenin futbol tarihine adaletin, inancın, direncin ve merkezin dışında inşa edilmiş bir futbol aklının adı olarak geçtiğine dikkat çekerek, "Elde edilen başarılar, şampiyonluklar ve kupalar bu uzun yürüyüşün görünen duraklarıdır. Asıl miras ise yıllar boyunca örülen duruş, karakter ve zihinsel bağımsızlıktır. Bugünü konuşurken geçmişten kopamayız. Çünkü bu kulüp değerleriyle ayakta durur. Trabzonspor hiçbir zaman hazır reçetelerle yol almamıştır. Kendi şartları içinde düşünmüş, kendi aklını üretmiş, kendi bedelini ödemiştir. Bugün ’efsane’ olarak anılan yapı da bu uzun ve zahmetli yürüyüşün doğal sonucudur" dedi.



"Trabzon bir spor kültürüdür"


"Trabzon rekabetin karakterle, mücadelenin ahlakla birlikte büyüdüğü köklü bir spor kentidir" diyen Alp, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bugün basketbol takımımızın yeniden ayağa kalkarak yazdığı güçlü hikaye, kadın futbol takımımızın istikrarlı yürüyüşü, U19 takımımızın uluslararası ölçekte ortaya koyduğu başarılar ve altyapının diğer yaş gruplarında her geçen yıl daha planlı ve nitelikli bir yapıya kavuşması için çalışılması, bu bütüncül spor aklının somut göstergeleridir. Ortaya çıkan tablo tek bir branşa sıkışmayan, yaygın, üretken ve sürdürülebilir bir spor kültürünün Trabzon’da yeniden güç kazandığını göstermektedir. Önümüzdeki dönemlerde yeni branşlarla bu yapının daha da derinleştirilmesi, kulübümüzün sportif olduğu kadar kurumsal kimliğini de kalıcı biçimde tahkim edecektir."



"Bu tabloyu devralmak cesaret ister"


Başkan Ertuğrul Doğan’ın görevi devraldığı dönemde karşısındaki tablonun kötü olduğunu hatırlatan bordo-mavili kulübün eski yöneticisi, "Ağır bir finansal yük, daralmış bir hareket alanı ve yıpranmış bir güven zemini.. Böylesi bir ortamda sorumluluk almak ciddi bir cesaret ve irade meselesidir. Bugün izlenen yol, geçmişte yaşananlardan ders çıkarılarak şekillenmiş daha olgun bir çizgiyi temsil etmektedir. Kurumsal kimliğimizi örseleyen zafiyetleri, sportif başarıyı engelleyen yönetimsel ve yapısal sorunlarımızı elbette mülahaza ediyoruz. Lakin özellikle son şampiyonluğumuzun ardından yapılan hataların aksine, bugün sürdürülebilir ekonomi ve sportif açıdan atılan uzun vadeli pozitif adımlarla, günü kurtarmaktan ziyade geleceği kurmaya odaklanıldığını görüyor ve bu anlayışa destek verilmesi gerektiğinin özellikle altını çiziyoruz" cümlelerine yer verdi.



"Dönüşüm sancılıdır ama öğreticidir"


Dönüşüm dönemlerinin sancısız yaşanmayacağına dikkat çeken Alp, "Karar süreçlerinde zorlanmalar olabilir, bazı adımlar tartışmaya açık hale gelebilir. Belirleyici olan bu deneyimlerin kurumsal hafızayı büyütmesi ve aynı yanlışların tekrar edilmemesidir. Büyük kulüpler tam da bu eşiklerde güç kazanır. Sağduyulu herkesin pragmatik düşünceleri bir yana bırakıp bu anlayışı desteklemesi gerekir. Bugün gelinen noktada ekonomik alanda sağlanan toparlanma, kulübümüz adına tarihsel bir eşiği ifade etmektedir. Mali disiplin ekseninde kurulan yapı, reflekslerle savrulan dönemlerin geride kaldığını, uzun vadeli denge ve sürdürülebilirliğin esas alındığını göstermektedir. Bu yoldan sapmadan hem ekonomi hem de sportif tarafta sürdürülebilir bir planlamayla devam edilmelidir" şeklinde konuştu.



"Fatih Tekke tercihi bir duruşun ifadesidir"


Teknik direktörlük görevine Fatih Tekke’nin getirilmesinin bir duruşun ifadesi olduğunu vurgulayan Alp, "Camiamızın evladı Fatih Tekke ile yola çıkılması az önce bahsettiğim yaklaşımların doğal bir uzantısıdır. Bu tercih, evet teknik bir karardır ama hem kulüp kültürünü ve aidiyet duygusunu hem de tarihsel hafızayı sahaya taşıma iradesini temsil etmektedir. Fatih Hoca, Trabzonspor’un DNA’sını bilen, kulübümüzün kültürünü sahaya yansıtma konusunda bu toprakların her zerresine aşık insanlarla aynı duyguyu yaşayan bir efsanedir. Fatih Hoca’nın Trabzonspor’un ekonomik gerçekliğini önceleyerek, gerçekleştirdiği bu meydan okuma herkes tarafından takdir edilmelidir" dedi.



"Sevgililer gününde sevdamız ile birlikte"


Mehmet Yiğit Alp, Trabzonspor’un Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında sahasında Fenerbahçe’yi konuk edeceği müsabakayla alakalı ise, "Trabzonspor için bu tür maçlar her zaman özel olmuştur. Trabzonspor’un en büyük gücü her şartta takımının yanında duran bu büyük camiadır. Sahadaki mücadele kadar tribündeki kararlılık da sonucu belirler. Ben de ailemle ve arkadaşlarımla birlikte stadyumda olacağım. 40 bin taraftarımızla omuz omuza vererek takımımızı destekleyeceğiz. Sevgililer gününde insan sevdiğinin yanında olmazda nerde olur. Biz de sevgililer gününde en sevdiklerimizle en sevdiğimizin yanında yer alacağız. İnancım odur ki bu maçtan galip ayrılarak hedeflerimiz yolunda daha sağlam bir duruş ortaya koyacağız" açıklamasını yaptı.



"Kalıcı başarının formülü, sabır ve birliktelik"


Kalıcı başarının formülünün sabır ve birliktelikten geçtiğini aktaran Alp, "Bugün bizlere düşen görev son derece nettir. Başkanlık makamına, teknik yapıya ve ortaya konan yol haritasına sağduyulu bir destek sunmaktır. Yıkmadan, doğru eleştirilerle yol göstermektir. Dönem; Trabzonspor, ekonomik ve sportif açıdan örnek bir başarı modeli ortaya koyarken, camiamızı alışıldık senaryolarla ayrıştırmaya çalışanlara karşı omuz omuza duruş gösterme dönemidir. Gün; geçmişte olduğu gibi geçici hevesler ile kişisel menfaatler uğruna Trabzonspor’un geleceğine kastedenlere karşı kurumsallığı ve aklı selimi savunma günüdür. Trabzonspor’un tarihsel olarak en güçlü olduğu dönemler, ortak aklın hakim olduğu zamanlardır. Bu camia sabrı bildiği zaman kazanmıştır. Birlikte durmayı başardığında güçlenmiştir. Kişisel tepkiler yerine kurumsal hedeflere odaklandığında tarih yazmıştır. Geçmiş bunu defalarca göstermiştir. Aynı iradeyi bugün de göstermek zorundayız. Çünkü bu irade korunduğu sürece Trabzonspor’umuzun hem sportif hem de kurumsal kazanımları kalıcı hale gelecektir. Bizler öylesi dönemlerde geçici heveslerin peşinde sürüklenen değil, kalıcı başarıların peşinden gidenler olmalıyız. Aklı selimde ve birliktelikteki ısrarımız uzun vadede Trabzonspor’umuzun başarısının yegane formülüdür" diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya SUBÜ’de 70 birimin 2025 yılı faaliyetleri değerlendirildi Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde (SUBÜ) 4 gün süren performans değerlendirme toplantıları tamamlandı. 70 farklı birimi kapsayan toplantılarda, üniversitenin 2025 yılı faaliyetleri ve kalite yönetim sistemi ele alındı. SUBÜ akademik ve idari birimleri, araştırma merkezleri ile koordinatörlüklerin katılımıyla düzenlenen 2025 yılı performans sunumları gerçekleştirildi. Rektörlük Konferans Salonu ve Senato Salonu’nda yapılan toplantılarda, dekanlar, müdürler ve daire başkanları birimlerinin hedef gerçekleşme düzeylerini paylaştı. Eğitim-öğretim, Ar-Ge ve topluma hizmet ekseninde yapılan değerlendirmelerde, Kalite Yönetim Sistemi’nin işleyişi, akreditasyon çalışmaları ve memnuniyet anketlerinin sonuçları görüşüldü. "11 alanda ilk 20 içerisindeyiz" Toplantıların üniversitenin kurumsal gelişimine katkı sağladığını belirten SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, YÖK verilerine dikkat çekti. Sarıbıyık, "Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Üniversite İzleme ve Değerlendirme Genel Raporu kapsamında 11 alanda ilk 20 içerisinde yer almamız önemli bir gösterge. Bu durumu daha ileriye taşımak temel hedefimiz. YÖK’ün 2030 vizyonu doğrultusunda kalite odaklı süreç yönetimi ve yenilikçi eğitim modellerine önem veriyoruz. Üniversitemizin dünya sıralamalarında yer alması kurumsal performansımızın bir yansımasıdır" dedi.
Aydın Aydın Büyükşehir’in 1,5 milyarlık yatırımına ret oyu veren CHP’ye AK Parti grubundan eleştiri Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısında görüşülen konuların kritik olduğuna dikkat çeken AK Parti Grup Başkanvekili Fatih Gürer, CHP grubunun 1,5 milyarlık yatırımlara ’ret oyu’ vermesini eleştirerek, "Cumhuriyet Halk Partisi yatırımlara engel olmak adına grup kararı almışlar" dedi. Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Şubat ayı meclis toplantısının ana gündem maddesi 1,5 milyar TL’lik yatırımlar olurken, yatırımlar ve yetki konusunda çıkan tartışmalar dikkat çekti. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından 17 ilçede yapılması planlanan yatırımlar için İller Bankası’ndan kredi çekilmesine ilişkin Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na yetki verilmesi konusunda yine karar çıkmadı. Geçtiğimiz Ocak ayı toplantısında görüşülerek CHP grubunun ret oyu sonrasında oy çokluğu ile ertelenen ‘yatırımlar ve yetki’ maddesi bu ay yeniden gündemde görüşüldü. Konuya ilişkin CHP grubu yine ‘ret’ oyu verirken, açıklamalarda bulunan AK Parti grubu CHP’yi ‘hizmet engeli’ vurgusuyla eleştirdi. Alınan kararın hizmetlerin yapılmasına engel teşkil ettiğini belirten AK Parti grubu, bu tutumun Aydın’a hiçbir yarar sağlamayacağını ifade etti. "Bunu tüm Aydın halkına açıklamak da bize düştü" CHP’li meclis üyelerinin yatırımların önünde engel teşkil ettiklerini ifade eden AK Parti Grup Başkanvekili Fatih Gürer, "Geçen ay meclisten kalan yatırım harcamalarında kullanmak üzere kredi ile ilgili 1,5 milyarlık iç borçlanma talebi vardı. 17 ilçede yapılması planlanan hizmet ile ilgili 1,5 milyarlık krediye karşılık yetki istenmişti. Bu konu geçen ay meclisten havale edilen konuydu. Geçen ay Cumhuriyet Halk Parti’li meclis üyeleri erteleme tutanağı tutturup, bu konuların görüşülmesini ertelemişlerdi. Biz de bu ay yine gündeme getirdik. Ne yazık ki CHP Plan Bütçe Komisyonu üyeleri, grup kararı aldıklarını söyleyerek bu hususta ‘ret’ kararı verdiler. Yani hizmetlerin yapılması için lazım olan kredinin kullanılmasına karşı oy kullandılar. Plan Bütçe Komisyonu’ndaki raporları bu yönde. Yani herhangi bir karar almama yönünde grup kararı aldıklarını beyan ettiler bize Plan Bütçe Komisyonu üyeleri. Yatırımların önüne engel teşkil edecek şekilde ‘ret’ kararını komisyon kararını aldılar. Bunlar kritik konulardı. Aydın’ımıza hizmet etmek için meclis kararı almak zorundayız. Yatırımlar için meclisin kararına ihtiyacımız var. Ama ne yazık ki, CHP grup kararı alarak bu yatırımların önünde engel oldular. Bunu tüm Aydın halkına açıklama konusu da bize düştü" dedi. "Böyle tutarsız bir siyaset bu memlekete bir katkı sağlamaz" "Gözlemimiz o ki, bugün Cumhuriyet Halk Partisi grubunda bir akıl tutulması var" diyen Gürer, "Aydın’ımıza gelecek olan imkan ve kaynakların, yatırımların önünde durulması, insanlarımızın yaşam konforu ve kalitesinin artırılması için sorumlu olan biz de bugün ne yazık ki CHP’nin meclis çoğunluğunu kullanarak Aydın’a gelmesi gereken kaynak ve imkanların durdurulduğuna şahit olduk. Biz bunu, vatandaşımıza şikayet ediyoruz, söylüyoruz. Onlara havale ediyoruz. Zannediyoruz ki, CHP bugün, grup kararı alarak bir ‘istemezük’ mantığıyla gelmişler. Gelecek olan imkan ve kaynakların durdurulmasıyla alakalı ortak karar almışlar. Bunların altında yatan sebeplerle de anladık ki, biraz şahsi, siyasi hesaplarının olduğunu gördük. Kendi siyasi gelecekleri adına memleketin yatırımlarının önüne geçilmesi aslında çok acı bir gerçek olarak önümüze çıkması bizi de çok üzdü. Böyle tutarsız bir siyaset bu memlekete bir katkı sağlamaz" şeklinde konuştu.