EKONOMİ - 30 Aralık 2024 Pazartesi 12:28

Kendisi küçük ama şöhreti büyük

A
A
A
Kendisi küçük ama şöhreti büyük

9-10 cm boyu ile en küçük balık türleri arasında yer alan hamsi kendisi küçük olmasına rağmen dünyada 16 cins ve 139 türü ile dünyanın pek çok denizinde avlanan bir balık olarak dikkat çekiyor. Hamsi dünyanın dört bir yanında avlanmasına rağmen ise hiçbir yerde ülkemizde olduğu kadar meşhur değil.


Karadeniz Bölgesi’nin vazgeçilmezi olan hamsi dünyadaki şöhretiyle duyanları şaşırtıyor. 400 metre derinliğe kadar olan alanda yaşayan bir tuzlu su balığı olarak bilinen hamsinin dünyada 16 cinsi bulunuyor. 139 türü ile Karadeniz’de olduğu kadar dünyada meşhur olamayan hamsi en çok Karadeniz, Azak Denizi, Marmara Denizi, Akdeniz ve Peru’da yaşıyor. Karadeniz Bölgesi’nde balıkçılar için bir temel geçim kaynağı olarak bir sembol halini alan hamsi Süveyş Kanalı, Süveyş Körfezi, Norveç ile Londra arasındaki Avrupa kıyıları, Güney Afrika’da az sayıda bulunuyor. Sürüler halinde yaşayan ve 18 cm’e kadar büyüyen hamsi şimdilerde ise artan av miktarları nedeniyle tehlikeyle karşı karşıya.


Tropik ve subtropik denizlerde yaşayıp, köy kesimlerinde sürüler oluşturan hamsi nehir deltalarında da görülebiliyor. Karadeniz’deki türleri, ’Engraulis encrasicolus ponticus ve Engraulis encrasicolus maeticus’ olan hamsinin Karadeniz hamsisi olarak bilinen cinsi ise Engraulis encrasicolus ponticus olarak adlandırılıyor.



Avrupa Hamsisi dünyada en çok avlanan hamsi türlerinden biri haline geldi


Hamsi balıkları (Engraulidae) ailesi içinde 16 cins ve 139 tür bulunurken, hamsiler içinde en çok avlanan cins ise Engraulis oluyor. Arjantin hamsisi, Avustralya hamsisi, Güney Afrika hamsisi yüksek av veren cinste yer alan hamsi türlerini oluştururken, hem hamsiler hem de bütün balıklar içerisinde avlanan miktarlar bakımından en önemli türün Engraulis ringens olduğu kaydediliyor. Peru açıklarında avlanan bu hamsi türünün 1960’lı yıllardan sonra endüstriyel ölçeğe çıktığı, 1970’te ulaştığı yaklaşık 13 milyon tonluk en yüksek düzeyden 1971’den sonra düşmeye başlamış ve hatta 2 milyon tonun altına indiği belirtildi.


Hamsi türlerinin balıkçılık açısından önemli diğer iki türü ise Japon hamsisi (Engraulis japonicus) ve Avrupa hamsisidir (Engraulis enrasicolus) oldu. Japon Denizi’nde avlanan hamsi türü dünya denizlerinde avlanan en önemli küçük pelajik balık türleri arasında yer aldı. Türk denizlerinde özellikle de Karadeniz’de önemli miktarlarda avlanan Avrupa Hamsisi ise dünyada en çok avlanan hamsi türlerinden biri haline geldi. Kuzey Denizi, Kuzey Doğu Atlantik, Akdeniz, Ege, Marmara, Karadeniz ve Azak Denizi’nde yaşayan Avrupa hamsisi, Karadeniz başta olmak üzere bulunduğu tüm denizlerde avlanıyor.



Gece gündüz arasında dikey göç yapıyor


Bilim insanları Karadeniz hamsisinin kuzey-güney yönünde kışlama, beslenme ve üreme göçü yaptığını tespit etti. Güney yönünde kışlamak ve kuzey yönünde de beslenme ve üreme göçünün hızı günde 10-20 mil olduğu belirleyen bilim insanları tarafından yapılan incelemede sürüler halinde gezen hamsinin genellikle Anadolu, Kafkasya ve Kırım sahillerinde kışladığı ve sık sürüler oluşturuyor. Gündüz oluşan sık sürülerde metreküpte 500-800 birey, seyrek sürülerde 200-400 birey/m3 iken geceleri 20-60 birey/ m3’e kadar inen sürüler de görülen hamsi gece gündüz arasında dikey göç yaparak, gündüzleri 70-90 metreye inerken geceleri sahillere doğru ve yüzeye 10-40 metreye çıkıyor.



’Plankton’ yiyen bir balık türü: “Hamsi”


’Plankton’ yiyen bir balık türü olarak bilinen hamsinin beslendiği organizmaları ise Calanus cinsi Copepoda (Kürekayaklılar), Cirripedia (Dola kayaklılar) ve Mollusca (Yumuşakçalar) larvalar oluşturuyor. Aynı beslenme basamağında olan çaça, tirsi, sardalye, taraklılar ve medüzler gibi diğer organizma ve organizma gruplar ile aynı besin maddesi için yarışan hamsi Mart aylarında Türkiye kıyılarındaki kışlama alanından kuzeydeki beslenme ve üreme alanına doğru göçe başlıyor. Nisan ortasından Ekim ayına kadar tüm denize yayılmış olan hamsi özellikle Karadeniz’in kuzey kesiminde bulunuyor. Sıcaklık ve iklimsel değişmelere bağlı olarak genellikle Kasım ayında güney göçü başlayan hamsi kuzey-güney-kuzey göçünde ya kıyıyı izliyor ya da doğrudan denizi karşıdan karşıya geçiyor.



Hamsinin ömrü 2-3 yıl


Cinsel olgunluğa bir yılda ulaştığı belirlenen hamsi Mayıs-Eylül ayları arasında 10 ve üstü yumurtlama gerçekleşiyor. Ömrü 2-3 yıl olan hamsi geçirdiği birinci kıştan sonra olgunlaşıyor. Yumurtlamayı 17-18 C’deki kıyıya yakın sığ sularda 5-10 metreler arasında gerçekleştiren hamsinin yumurtaları ise elips şeklinde olup suda yüzüyor. Su sıcaklığına bağlı olarak 24 saat içerisinde larva oluşan hamsilerin genellikle Mayıs ayında bırakılan erken batın yumurtalardan çıkan larvalarda yüksek ölüm oranları görülüyor. Bu durum larvaların dikey göç sırasında soğuk suyla karşılaşmalarından kaynaklanırken, hamside en yüksek yaşam oranının da Haziran sonu-Temmuz başında bırakılan yumurtalarda görüldüğü tespit edildi.



Kendisi küçük ama şöhreti büyük

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."