KÜLTÜR SANAT - 24 Aralık 2024 Salı 12:35

Kemençe sanatçıları Ortahisar’da buluştu

A
A
A
Kemençe sanatçıları Ortahisar’da buluştu

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon deyince akla futbol, kemençe, horon ve hamsinin geldiğini belirterek “Kemençe sanatçılarımıza Trabzon’umuzun kültür ve sanat hayatına yaptıkları katkılar için çok teşekkür ediyorum” dedi.


Ortahisar Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Karadeniz Kemençesine Değer Katanlar’ isimli mini konser, Ortahisar Belediyesi çok amaçlı salonunda gerçekleştirildi.


Konser programına Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Belediye Başkan Yardımcıları Alparslan Özdemir ve Alper Öztürk, ORBEL A.Ş Genel Müdürü Celal Akaç, birim müdürleri, belediye personelleri ve vatandaşlar katıldı.


Konserin açılışında konuşan Başkan Kaya, kemençenin Karadeniz müziğiyle özdeşleşmiş bir enstrüman olduğunu ve birbirinden değerli kemençe sanatçılarının, yörenin kültür ve değerlerini bütün dünyaya tanıttığını belirterek, “Bugün Türkiye’de Trabzon deyince akla futbol, kemençe, horon ve hamsi geliyor, özeti bu. Bu değerlerimizi ülkemize ve dünyaya tanıtan çok değerli sanatçılar yetiştirdik. Şimdi o sanatçılar aramızda ve kendilerinin birbirinden güzel eserlerini dinleme olanağı bulacağız. Kemençenin sesini çok severim, özellikle kemençeyle çalınan farklı eserler var, onları da ilgiyle takip ediyorum. Ben programa katılan sanatçılarımızın her birine Trabzon’umuzun kültür ve sanat hayatına yaptıkları katkılar için çok teşekkür ediyorum” dedi.


‘Karadeniz Kemençesine Değer Katanlar’ isimli konserde, Hüseyin Tahmaz, Hasan Seyis, Hüseyin Demircioğlu, Kahraman Çolak, Musa Gömleksiz, İlyas Parlak, Nizam Bektaş, Salihcan Öksüz ve Dursun Akyüz kemençe performanslarını sergiledi.


Salonu dolduran davetliler, birbirinden güzel Karadeniz türkülerine eşlik ederken, sanatçıların kemençe performansları büyük alkış aldı. Konserin sonunda katılımcıların da yer aldığı bir horon halkası oluşturulurken, Belediye Başkanı Ahmet Kaya da davetlilerle birlikte horon oynadı.


Konserin ardından plaket ve çiçek takdim edilen kemençe sanatçıları, programı düzenleyen Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya’ya teşekkür etti. Renkli görüntülerin oluştuğu konser programı, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.



Kemençe sanatçıları Ortahisar’da buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.