SPOR - 02 Ocak 2025 Perşembe 12:03

John Lundstram: "Liderlik yapabilirim"

A
A
A
John Lundstram: "Liderlik yapabilirim"

Trabzonsporlu futbolcu John Lundstram, Rangers’ta yakaladığı uyumu bordo-mavili kulüpte de hedeflediğini belirterek, lider bir oyuncu olduğunu söyledi.


Trabzonspor’un İngiliz oyuncusu John Lundstram, kulüp dergisinin 224. sayısında yayımlanan röportajında futbola, boksa olan ilgisine, taraftarlarla ilişkilerine ve hayatına dair samimi açıklamalar yaptı.



"Boks aileden geliyor"


Boksla ilgisinin aileden geldiğini belirten Oyuncu, "Amcalarımın çoğu boksördür. Babam ise futbolla ilgilendi. Geldiğim şehir mücadeleci bir yapıya sahip. Boks benim için futboldan uzaklaşıp farklı bir alana yönelmek anlamına geliyor ve bu bazen iyi geliyor" dedi.



"Liderlik yapabilirim"


Her zaman her şeyi ortaya koyan bir oyuncu olduğunu belirten Ludstram, "En önemlisi sanırım her zaman her şeyimi ortaya koyuyor olmamdır. Sadece maçlarda değil, her bir antrenmanda dahi. Bir antrenörün birlikte çalışabileceği en çalışkan oyunculardan birisi olduğumu düşünmekten hoşlanırım. Ben bir liderim ve liderlik yapabilirim. Kötü bir oyuncu olmadığımı da düşünüyorum. İngiltere’de, İskoçya’da oynadım. Artık tecrübeyle alakalı da yol kat ettim. Tecrübenin beraberinde liderliği de getirdiğini düşünüyorum. Elbette esas olan, insanlara sizinle alakalı söyledikleri şeyleri çıkıp sahada göstermelisiniz" ifadelerini kullandı.



"Rangers’ta yakaladığım uyumu Trabzonspor’da da hedefliyorum"


Taraftarlarla olan ilişkisiyle ilgili konuşan Lundstram, "Sanırım bu ilişkiyi sahada kurmak benim görevim. İyi performans sergilemeliyim, bunu yaparsam takımın performansına katkı sağlayacağım ve bu da takımın maç kazanmasını sağlayacaktır. Bu ilişkiyi daha da ilerletebilmek için hep iyi oynamalıyım ve elbette neler yapabileceğimi de göstermeliyim. Rangers taraftarlarıyla olan ilişki harikaydı. Fakat bu yıllar içinde gelişen bir ilişkiydi ve daha çok iyi gidişat ile alakalıydı. Benim Trabzonspor’da yapmayı hedeflediğim şey de bu. Umarım buradaki coşkulu taraftarlarımızın bana olan inancının karşılığını verebilirim ve ilerleyebilirim çünkü süreç boyunca onlara ihtiyacım olacak" cümlelerini kullandı.



"VAR doğallığı bozuyor"


"Palyaço ayağı" lakabının nereden geldiğini anlatan Lundstram, "Deplasmanda Tottenham Hotspur’a karşı oynuyorduk. O maçta bir orta yaptım ve bu orta golle sonuçlandı. Ancak, VAR incelemesinde ayak parmağımın ucu ofsayta yakalanmış. Ayak tırnağımın ucuyla 3 milimetre kadar ofsaytta olduğum için gol iptal edildi. Bu olay sonrasında insanlar bana ’palyaço ayağı’ diyerek şaka yapmaya başladılar. Ancak, şakalar daha çok VAR’ın kötü olduğunu eleştirmek içindi. Ayak tırnağıyla ofsayt mı olur? Eğer gol iptal edilmeseydi, maçı 2-1 kazanmış olacaktık" ifadelerini kullandı.


VAR (Video Yardımcı Hakem) sistemi hakkındaki eleştirilerini dile getiren İngiliz oyuncu, "VAR’dan önce hakem kararlarında hatalar oluyordu, fakat VAR geldikten sonra da hatalar devam ediyor. Eğer bu hatalar sürüyorsa, VAR’ın gelmesinin ne anlamı var? Ayrıca, oyun sırasında bir gol attığınızda sevinç yaşıyorsunuz, sonra VAR incelemesiyle bu sevinç kesiliyor. Kararın ardından tekrar sevinmek ya da üzülmek zorunda kalıyorsunuz. Bu, oyunun hızını ve doğallığını bozuyor" şeklinde konuştu.



"Trabzonspor’da büyük bir kalite var"


Türk futbolu ve Trabzonspor hakkındaki izlenimlerini paylaşan Lundstram, "Trabzonspor, teknik ve kaliteli oyunculardan oluşan bir takım. Ancak bunu maçlarda daha sık göstermemiz gerekiyor" diye konuştu.


Trabzon şehriyle ilgili izlenimlerini de aktaran Lundstram, "Burada doğa harika, yemekler ise olağanüstü. En çok köfteyi seviyorum. Şehir sakin ve huzurlu, bu da benim için çok değerli" ifadelerini kullandı.


Lundstram’a göre dünyanın en iyi 11’i şöyle:


"Peter Cech, Ashley Cole, Van Dijk, John Terry, Cafu, Gerrard, Pirlo, Messi, Ronaldinho, Cristiano Ronaldo ve Ronaldo Nazario."



John Lundstram: "Liderlik yapabilirim"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne Kakava’ya hazır: Kakava ve Hıdırellez coşkusu başlıyor UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri öncesi Edirne’de 9/8’lik ritimler sokakları sardı. Roman vatandaşlar, Baba Fingo efsanesi, geleneksel ateş ve Tunca Nehri ritüelleriyle baharı karşılamaya hazırlanıyor. Roman kültürünün en köklü geleneklerinden Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri için Edirne’de geri sayım başladı. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan şenlikler, 5-6 Mayıs tarihlerinde müzik, dans, geleneksel Kakava ateşi ve Tunca Nehri kıyısında gerçekleştirilecek ritüellerle kutlanacak. Şenlikler öncesi Roman vatandaşlar, rengarenk kıyafetleri ve 9/8’lik ritimleriyle mahallelerinden kent merkezine inerek çarşı esnafı ve vatandaşları kutlamalara davet ediyor. Şehir genelinde müzik ve dans eşliğinde süren davetler, Kakava coşkusunu günler öncesinden sokaklara taşırken, çocuklar da yaklaşan şenlik öncesi mutluluklarını paylaştı. Kakava’nın en dikkat çeken yönlerinden biri ise Romanlar arasında nesilden nesile aktarılan "Baba Fingo" efsanesi oluyor. Efsaneye göre, halkını kurtarmak için Kızıldeniz’e giren Baba Fingo’nun her yıl 6 Mayıs sabahı bir nehirden geri döneceğine düşünülüyor. Bu nedenle binlerce kişi, Tunca Nehri kıyısında dilekler tutup su ritüelleri gerçekleştirerek baharın bereketini karşılıyor. Kutlamalar kapsamında 5 Mayıs günü Sarayiçi’nde geleneksel Kakava ateşi yakılacak, kortej yürüyüşleri, konserler ve dans gösterileri düzenlenecek. 6 Mayıs sabahı ise Tunca Nehri kıyısında gerçekleştirilecek ritüellerle şenliklere devam edilecek. Edirne, bu yıl da yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor. "Kakava bizim için yaşamın, umudun ve yeniden doğuşun simgesi" Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı 62 yaşındaki Turan Şallı, Kakava ve Hıdırellez’in Edirne’de farklı kültürlerin birleştiği köklü bir bahar geleneği olarak yaşatıldığını belirterek, "Roman vatandaşlar için özel anlam taşıyan Kakava’da, 6 Mayıs sabahı gün doğmadan Sarayiçi ve Tunca Nehri kıyısında toplanan vatandaşlar, suyla buluşma ritüelleri gerçekleştirip dilek diliyor. Yüzlerini ve ellerini suyla buluşturan Romanlar, bu geleneği bereketin, arınmanın ve yeni başlangıçların simgesi olarak görüyor. Kakava, Roman kültüründe yalnızca bir şenlik değil, yaşamın, umudun ve kazanç anlamını taşıyor" dedi. "Dileklerimizi suya bırakır, baharı müzikle karşılarız" 66 yaşındaki Suna Şallı ise günler öncesinden hazırlıklara başladıklarını ifade ederek, "Giysilerimizi alıyoruz, saçımızı başımızı yapıyoruz, yemeklerimizi hazırlıyoruz. Davul zurna eşliğinde sokaklarda gülüp oynuyoruz. Kakava sabahı erken kalkıp nehre gidilir, dilekler dilenir. Dilek ağacına kurdeleler bağlanır, kağıtlara yazılan dilekler suya bırakılır. Romanlar için müzik en büyük mutluluktur. Kakava, bizim için sadece bir şenlik değil, paylaşmanın, eğlenmenin ve bir arada olmanın en güzel halidir" diye konuştu.
Kocaeli Kurban pazarını su bastı: Yüzlerce hayvanın apar topar tahliyesinde zor anlar Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde doluluk oranı yüzde 99’a ulaşan Yuvacık Barajı’nda tek kapağın kontrollü olarak açık tutulmasının ardından Kiraz Çayı taştı. Sular altında kalan kurban pazarındaki yüzlerce büyükbaş hayvan güvenli alanlara tahliye edilirken, mağdur olan üretici, "Hayvanlar perişan oldu, bazılarının ayakları zarar gördü" dedi. Edinilen bilgiye göre, Yuvacık Barajı’nın doluluk oranının yüzde 99 seviyesine ulaşmasının ardından İSU yetkilileri tarafından kontrollü olarak tek baraj kapağı açıldı. Bölgede artan su debisi nedeniyle Başiskele ilçesi Doğantepe Mahallesi sınırlarından geçen Kiraz Çayı taştı. Çayın taşmasıyla birlikte nehir kenarında kurulan kurban pazar alanı kısa sürede sular altında kaldı. Büyükbaş hayvanların bulunduğu çadırların içine su dolması üzerine hayvan sahipleri ve görevliler panik yaşadı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen polis ve jandarma ekipleri, alanın kontrol altına alınması ve tahliye çalışmalarının düzenli yürütülmesi için güvenlik önlemleri aldı. Hayvanların zarar görmemesi için harekete geçen ekipler ve satıcılar, kurbanlıkları kamyon ve kamyonetlere yükleyerek güvenli bölgelere nakletmeye başladı. "Hayvanlarımız perişan oldu" Hayvanlarını kurtarmaya çalışan üreticiler ise zor anlar yaşadı. Pazarda 230 büyükbaş hayvanı bulunan kurbanlık sahibi, "230 büyükbaş hayvanım var. Su bastığı için onları çıkartıyoruz. Perişan oldu hayvanlar, bazılarının ayakları zarar gördü" dedi. Mükkerrem Çınar ise "Erzurum’dan kurbanlık satışı için geldik. Dünden beri yağış var ve su taşkını oldu. Belediye hayvanları tahliye edecek. Şu an çok sıkıntıdayız. Belediye bize araçta tahsis etti, onlarda bize yardımcı oluyor. Hayvanları başka yere tahliye edeceğiz. 24 büyükbaş hayvanım var. Hayvanların çoğu satılmadı, nasıl olacak bilmiyoruz" ifadelerini kullandı. 100 büyükbaşı olan Muharrem Örs, "Baraj taştığı için burası su doldu. Kimsenin suçu yok, doğal afet bu, herkes elinden geleni yapıyor. Bizi başka yere tahliye edecekler" diye konuştu. Ekipler, hem taşkının etkilerini azaltmak hem de hayvanların tamamen güvenli alana alınmasını sağlamak için çalışmaları sürdürüyor.
Zonguldak Devrek Belediyesindeki yolsuzluk iddianamesinde CHP’li eski başkan ve ekibine rekor hapis talebi Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 30 şüpheli iddianamede, Devrek Belediyesindeki zimmet, rüşvet ve irtikap suçlamalarıyla eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt hakkında 177 yıla kadar, ağın merkezindeki kurum müdürleri hakkında ise yüzlerce yıla varan hapis cezaları istendi. Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame ile Devrek Belediyesinde 2019-2024 yılları arasında yaşanan usulsüzlük iddiaları yargıya taşındı. İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin raporları, MASAK kayıtları ve şüpheli ifadelerine dayandırılan iddianamede, belediye kaynaklarının sistematik bir şekilde şahsi hesaplara aktarıldığı belirtildi. İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt ile en yakınındaki kurum müdürlerinin yer aldığı suçlamaların detayları ve talep edilen cezalar yer aldı. Eski Başkan Bozkurt’a 177 yıla kadar hapis talebi İddianamede eski Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un ihalelere fesat karıştırdığı, müteahhitleri zorlayarak haksız menfaat temin ettiği ve personelin zimmet eylemlerine kasten göz yumarak kamu zararına neden olduğu ifade edildi. Çetin Bozkurt’un, ilçede iş yapan bir müteahhidi inşaatlarını mühürlemekle ve ruhsat vermemekle tehdit ederek güncel değeri 10 milyon lira olan bir villayı 23 bin lira rayiç bedelle annesi üzerine geçirdiği iddianamede yer aldı. İddianamede mağdur olarak yer alan müteahhit Ş.B. "Ben 2019 tarihinde bu villa için yapı ruhsatını alarak inşaata başladım. Yapının önemli bir kısmını bitirip çatısını yaptığımda Belediye 3 ay gibi bir süre boyunca bu inşaatımı sebepsiz yere mühürledi. İnşaat mühürlendiğinde ben Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un yanına gittim. Kendisine ‘İnşaatımı neden mühürlediniz dedim’ o da ‘eksik işlerin var, yollara zarar veriyorsun’ dedi. ‘Devrekspor’a 50 bin TL bağış yaparsan mührünü söktürtürüm’ dedi. Ben de benim herhangi bir usulsüz işim olmadığını söyleyerek Devrekspor’a da bağış yapmadığımı söyledim. Bu nedenle de 3 ay inşaatım mühürlü kaldı. Daha sonra baktım mührü bir türlü söktüremeyince Devrekspor’un banka hesabına 2020 yılında 50 Bin TL para yatırdım. 50 Bin TL’ yi yatırdıktan sonra inşaatımdaki mührü söktüler" dedi. "Belediye başkanıyım bana güvenmiyor musun?" Bir süre sonra dönemin belediye başkanı Çetin Bozkurt’un kendisini belediyeye çağırdığını ifade eden Ş.B., "Bu yaptığım tripleks villaya talip olduğunu söyledi. Benim kendisine burayı çok satma niyetim yoktu yalnız Devrek’te devam eden başka projelerim de vardı bu nedenle 2020 yılı 6 ıncı ayda 1 Milyon TL’ ye anlaştık. Sözleşme yapalım dedim ben Belediye Başkanıyım bana güvenmiyor musun diyerek sözleşme yapmayı reddetti zaten 6 ay içinde ödeyeceğim bunun için sözleşme mi yapacağız dedi. Ödeme konusunda da benden 6 ay süre istedi 6 ay içinde dairemi de satıp tamamını peyder pey ödeyeceğim dedi. Daireyi annesinin üzerine satın aldı ancak annesinin vekaleti ile tapuda satış işlemi kendisine yapıldı. Annesine vekaleten kendisi geldi. Tapudaki evrakları da o imzaladı. Emlak rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Çünkü emlak rayiç bedellerini Belediye veriyordu kendi rayiç bedelini de 30 Bin TL göstermiş. Tapu masraflarını anlaşmamız gereği kendisi ödedi. Belediye Başkanı olduğu ve bana yanlış yapmayacağını düşündüğüm için herhangi bir bedel almadan tapu devrini yaptım. Ancak safrasında hiçbir ödeme yapmadı. Daha sonra Başkanlık süresi boyunca yaklaşık 4 yıl boyunca villa bedelini defalarca istememe rağmen ödemedi. Benim de ilçede başka inşaatlarım olduğu için icra takibi veya diğer yollara gidemedim. Halen daha Çetin Bozkurt’tan villa parasını istemekteyim. Şu an o villanın değeri yaklaşık 10 Milyon TL. Ben de Çetin BOZKURT’ a haber göndererek satmış olduğum villanın şu anki değeri olan 10 Milyon TL’ mi istiyorum ancak bir türlü ödeme yapmadı" dedi. Ayrıca 15 Temmuz Demokrasi Meydanı düzenlemesi işinde, daha önce Şişli Belediyesi tarafından yaptırılan işler için yeniden ihale açtırarak adrese teslim şekilde 3 milyon 515 bin liralık kamu zararına neden olduğu ve 11 milyon liralık parke ihalesini iptal ettirerek aynı işi 18 milyon liraya anlaştığı firmaya verdiği kaydedildi. Bozkurt hakkında 8 defa nitelikli zimmete iştirak, icbar suretiyle irtikap, 2 defa resmi belgede sahtecilik ve ihaleye fesat karıştırma suçlarından toplam 74 yıldan 177 yıla kadar hapis cezası istendi. Zimmet ağının merkezindeki müdüre 600 yılı aşkın hapis talebi Belediyedeki usulsüzlüklerin merkezinde yer aldığı belirtilen eski İnsan Kaynakları Müdürü Tuncay Ulupınar’ın, 9 yıl boyunca kendi maaşını fahiş şekilde yüksek göstererek 1 milyon 473 bin lirayı doğrudan zimmetine geçirdiği tespit edildi. Ulupınar’ın ayrıca sahte fazla mesai, kullanılmayan izin ücretleri ve emekli işçiler adına mükerrer kıdem tazminatı bordroları düzenleyerek tahsildarlar aracılığıyla milyonlarca lirayı elden teslim aldığı bildirildi. Etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen Ulupınar hakkında 79 defa nitelikli zimmet ve 55 defa resmi belgede sahtecilik suçlarından 600 yılı aşan hapis cezası talep edildi. Mali işlerde rüşvet ve sahtecilik sarmalı İddianamede Mali Hizmetler Müdürü Nafia Çakır’ın, sahte ödeme emirlerini onaylayarak zimmet eylemlerine ortak olduğu ve müteahhitlerden rüşvet aldığı yer aldı. Çakır’ın hesaplarında 1 milyon 905 bin lira şüpheli nakit girişi saptanırken, şüpheli hakkında 62 defa nitelikli zimmet ve rüşvet almak suçlarından 500 yılı aşan hapis cezası istendi. Başkan Yardımcılığı ve Mali Hizmetler Müdürlüğü görevlerinde bulunan İsmail Karademir’in ise sahte bordrolara onay vermesinin yanı sıra, emekli bir işçinin kıdem tazminatını ödemek için 30 bin lira rüşvet aldığı kaydedildi. Karademir hakkında 16 defa nitelikli zimmet, 3 defa rüşvet, icbar suretiyle irtikap ve 2 defa sahtecilik suçlarından 140 yıldan 350 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede diğer şüpheliler hakkında belirtilen suçlar oranında cezalar talep edildi. 30 şüphelinin önümüzdeki günlerde Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkması bekleniyor.