ÇEVRE - 26 Haziran 2024 Çarşamba 15:02

En Mutlu Köy projesi daha işlevsel hale getirilecek

A
A
A
En Mutlu Köy projesi daha işlevsel hale getirilecek

Trabzon’un Ortahisar ilçesinde özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata adapte olmalarını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen En Mutlu Köy projesi, yapılacak düzenlemelerle daha işlevsel hale getirilecek.


Ortahisar Belediyesi tarafından Geçit Mahallesi’ndeki 11 bin 500 metrekarelik alanda kurulan En Mutlu Köy’de 4 sera, 1 tavuk kümesi, ahşap, dokuma, tekstil ve pastacılık atölyeleri yer alıyor. Proje kapsamında ziraat mühendisleri, sera görevlisi, usta öğretici, özel eğitim hocaları ve güvenlikten oluşan 37 personelin 19’u otizmli, zihinsel, görme ve işitme engelli özel gereksinimli bireylerden oluşuyor. Ortahisar Belediyesi’ne ait servislerle geldikleri köyde el becerilerine göre branşlara ayrılan özel bireyler, mesai bitimine kadar ziraat mühendisleri ve usta öğreticiler eşliğinde çalışıyor.


En Mutlu Köy’ü ziyaret ederek çalışmalarla ilgili bilgi alan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, yapılacak bazı düzenlemelerle En Mutlu Köy’ün daha işlevsel hale getirileceğini söyledi. Proje bünyesinde yer alan 4 sera ile 5 atölyede istihdam edilen özel bireylerle tanışan Başkan Kaya, projenin peyzaj, havalandırma ve tapu sorununun hızlı bir şekilde halledilerek daha işlevsel hale getirileceğine vurgu yaptı. Başkan Kaya, seraların sağlamlaştırılarak üretilen ürünlerin markalaştırılması için çalışma yürütüleceğini ifade etti.



“Seralarımızı topraksız tarımsal üretim için aktif hale getireceğiz”


Çeri domates, tohumluk fide ve marul üretilen seraların şu anda bakıma alındığını belirten Başkan Kaya, projenin rantabl hale getirilerek daha fazla özel gereksinimli bireye istihdam alanı oluşturulması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü söyledi. Başkan Kaya, “En Mutlu Köy’ü üretim kapasitesini artırarak hızlı bir şekilde markalaşma yoluna gideceğiz. Dört adet seramızdaki eksiklikleri tamamlayarak seralarımızı topraksız tarımsal üretim için aktif hale getireceğiz” dedi.



“Özel gereksinimli bireyler uzman personel eşliğinde çalışıyor”


En Mutlu Köy’de özel gereksinimli bireylerin mutlu ve huzurlu olması için gayret ettiklerini kaydeden Kaya, “Ziraat mühendisleri, sera görevlimiz, usta öğreticilerimiz, özel eğitim hocalarımız, güvenliğimiz olmak üzere toplamda 37 personelin 19’u, otizmli, zihinsel, görme ve işitme engelli özel gereksinimli bireylerden oluşuyor. Özel gereksinimli bireyler saat 08.00’de belediye önünde toplanıp, 09.00’da işbaşı yapıyor. Görev tanımı yaptıklarımızın bir kısmı tarımsal üretimle ilgileniyor, kümeste günlük kontroller, yemleme, yumurta toplama gibi işlemler yapılıyor. Özel gereksinimli bireylere çalıştıkları her aşamada uzman personelimiz eşlik ediyor” şeklinde konuştu.


Kaya, proje kapsamında istihdam sağladıkları özel gereksinimli bireylere sosyal ve psikolojik anlamda destek de verdiklerine dikkat çekerek, “Çalışanlarımız hem doğal ortamda çalışıyor hem de para kazanıyor. Domates ve marul üretim ve hasat dönemleri onların rehabilitasyonuna katkı sağlıyor. Çalışanlarımızın kendilerini mutlu ve iyi hissetmelerini çok önemsiyoruz" diye konuştu.



“Üretim faaliyetlerini daha da çeşitlendirmeyi planlıyoruz”


İlerleyen süreçte süs bitkisi, tohumluk fide ve istiridye mantarı da yetiştirmeyi planladıklarını belirten Başkan Kaya, "Tavuk kümesimiz ve üretim atölyelerimiz var. Tavuk kümesimizde 500 adet tavuğumuz var. Günlük olarak 350 yumurta üretimi gerçekleştiriyoruz. İstiridye mantarı çadırımız var. Burada da yakın zamanda üretime geçeceğiz. Burası çok fonksiyonlu ama ilerleyen aşamalarda üretim faaliyetlerini daha da çeşitlendirmeyi planlıyoruz” ifadelerini kullandı.


Seralarda ve atölyelerde üretilen ürünlerin anlaşmalı mağazalara verileceğini ve belediye tarafından kurulacak Kent Lokantası’nda değerlendirileceğini ifade eden Kaya, ilerleyen zamanlarda oluşturulacak satış reyonlarıyla da ürünlerin doğrudan alıcılarla buluşturulacağını sözlerine ekledi.



En Mutlu Köy projesi daha işlevsel hale getirilecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da söndürülemeyen ağaç bir daireyi kullanılamaz hale getirdi Ankara’nın Keçiören ilçesinde akşam saatlerinde bir ağaçta çıkan yangın söndürülemeyince, gece saatlerinde tekrar yanarak bir daireye kullanılamaz hale getirdi. Olay, Keçiören ilçesi Adnan Menderes Mahallesi 1055’inci Sokak’ta meydana geldi. İddialara göre, saat 16.00 sıralarında henüz belirlenemeyen bir nedenden dolayı bir binanın bahçesinde bulunan ağaçta yangın çıktı. Yangını gören apartman sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin kontrolünün ardından bir tehlike olmadığı söylendi. Akşam saat 20.00 sularında ağacın tekrar alev alması üzerine bina sakinleri tekrar durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi ile yangın söndürüldü. Gece saat 00.50 sularında ağaç tekrar alev aldı. Alev alan ağaçtan yangın binada bulunan bir daireye sıçradı. Yangını fark eden bina sakinleri tekrar durumu itfaiye, polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın söndürüldü. Olayda kimse yaralanmazken, bir daire kullanılamaz hale geldi. Yangına ilişkin olay anını aktaran bina sakini Abdullah Çağatay, şunları söyledi: "Bire on kala koku duyduk. Hanım koku geliyor dedi ağaçtan. Pencereden baktığımda ağaç yanmaya başlamıştı. Direkt üst kattaki komşumun camının önü yanmaya başladı ağaçtan, sonra cam patladı, alevler evin içine girdi. Hemen komşumu aradım, onları uyandırdım beş kişilik bir aile vardı. 112’yi aradık. İtfaiye geldi, polis, ambulans geldi müdahale ettiler. Ama bu olay Ankara Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ihmaliyle gerçekleşti. Saat dörtte bu ağaç yanmaya başladı için, için, köz şeklinde. Bir komşumuz aradı gelmediler. Saat beşte ben aradım. İkinci aramamızda itfaiye geldi. İtfaiye geldiğinde köz sönmüştü ama inceden duman çıkıyordu tekrar. İtfaiye ateş görmediğim için su tutmuyorum dedi gelen itfaiye ekibi. Ben de buna istinaden bak vebali size olur. Aracınızın plakasının resmini çekiyorum, bir şey olursa sorumluluk sizde dedim. Bu ağaca su tutun dedik. Ağaca su tutmadılar. Akabinde saat yedi civarında tekrar ağaçtan ateş çıkmaya başladı dumanla birlikte. Tekrar aradım. İtfaiye gelmedi bu sefer. Saat sekizde ağaç bir daha tutuşmaya başlayınca, inceden, alt kattaki komşunun torunu aradı. Bu sefer aynı ekip bir daha geldi. Saat sekizde geldiler. Yine su tutmayacaklardı arkadaş bu sefer sizi videoya çekiyorum. Yine burada bir yangın çıkarsa sorumluluk sizdedir konuşunca, ağır konuşunca bu sefer de yalandan bir alttan su tuttular. Hiçbir şey yapmadan tekrar gittiler. Geride saat sekizdeki olaydan sonra da bire on kala yangın gerçekleşti. Yani bu olay göz göre göre geldi." "İhmalkarlık var burada" İtfaiyeden şikayetçi olacaklarını belirten Çağatay, "Yani gündüz dörtte-beşte iki kere arayınca itfaiye geldi. Yedide, sekizde yine iki kere arayınca itfaiye geldi. Yani bununla ilgili bu itfaiyenin neye istinaden iki kere aramak gerekiyor? Yani tek aramada gelmiyorlar veya gelen ekipler neden müdahale etmiyor? Yani illa bir ağaç için için köz köz yanıyor diyoruz. Alev görmem lazım su sıkmam için diyor. Yani böyle bir şey olmaz yani. İhmalkarlık var burada. İtfaiyeden hem şikayetçi olacağız, adli mercilere. Sonuna kadar bu şeyin arkasındayız biz" dedi. Yangında evi kullanılamaz hale gelen İlhami Aydın ise, "Bugün saat beş gibi bir yangın oldu. Ağaç yandı bizim binanın önündeki. İtfaiye iki kere aranıyor, ikincisinde geliyor. İkincisinde geldiğinde de işte geliyor işte fazla bir şey yok. Bizim komşu söylüyor bunu. Yani suyu sıktıramıyor. Suyu sıkmadan gidiyorlar. Yani bir yangın oluyor, yangın söner. Söndükten sonra da bir soğutma işlemi olur bu işin. Sen bu soğutma işlemini yapmadan gidiyorsun. Akşam ben işten geldim işte yedi sekiz arasıydı. Yedi sekiz arasında da kendim gördüm. Kendimiz söndürdük. İtfaiye geldi. İkinci geldiğinde yine iki kere aradık. İkinci geldiğinde bu yalandan böyle bir alttan su tuttu gitti. Gecede saat biz işte on bir buçuk gibi falan on bir, on bir buçuk gibi yattık. Saat on iki buçuk bire doğru alt komşunun aramasıyla uyandık. Uyanmasak zaten hani aramasa zaten biz de şu an yoktuk yani hayatta yoktuk. Aldım çocukları çıkarttım" diye konuştu. Mağdur olduğunu ve bunun çözülmesini istediğini belirten Aydın, "Benim iki tane özel çocuğum var. Onun telaşıyla onları çıkarttık. Su tuttuk falan. Ev komple kullanılmaz hale geldi. Yani bu itfaiyenin ihmali yüzünden ev şimdi kullanılmaz halde. Dışarıdayız. İki tane benim özel çocuğum var. Üç tane çocuğum var. İkisi özel. Yani bu durum ne olacak? Bu masraflar nasıl olacak? Bunların karşılanmasını itfaiyenin, Büyükşehir’in bu sorumlu olan kişilerin komple burada ne şey varsa ben şikayetçiyim. Sorumlulukları varsa gelsinler, çözsünler. Benim bu mağduriyetimi gidersinler. Şu an ortada kaldık yani. Çocuklar da mağdur. İlaçları var, şeyleri var. Şimdi ben başka yerde kalacağım. O düzenler nasıl olacak? Yani bir insanın su sıkmamasından yaşadığımız durum bu. Gerekli mercilerin gerekli şeylerini yapmasını istiyorum. Şikayetçiyim ve sonuna kadar da gideceğim bunun zaten" şeklinde konuştu. Olaya ilişkin polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.