ÇEVRE - 29 Kasım 2024 Cuma 13:14

Doğu Karadeniz’de kırsaldan kente göç her yıl artıyor

A
A
A
Doğu Karadeniz’de kırsaldan kente göç her yıl artıyor

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kırsaldan kentlere doğru göç hareketliliği her geçen yıl artıyor. Bölgede kırsalda yaşayan nüfusun yüzde 17’lere kadar gerilediği belirtilirken, Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları doğduğu şehirde doyurmak’ temasıyla konferans düzenlendi.


Ortahisar Belediyesi’nin başlattığı üretim seferberliği kapsamında ‘İnsanları doğduğu şehirde doyurmak’ temasıyla düzenlenen ‘Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma’ çalıştayı başladı. İki gün sürecek olan çalıştayda, 6 bilim insanı ‘Kırsalda kalkınma, kır-kent ilişkileri, gıdanın geleceği, üretim sistemleri, tarımsal üretim, iklim krizi ve kalkınma’ konularında sunumlar yapacak.


Çalıştayın yapıldığı Ortahisar Belediyesi Çok Amaçlı Salonunun girişinde Trabzon’un yöresel ürünlerinin yer aldığı stantlar kurulurken, ‘Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma’ Çalıştayına Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Tarım Orman-İş Sendikası Kurucu Başkanı Şükrü Durmuş, Belediye Başkan Yardımcıları Alpaslan Özdemir, Cüneyt Zorlu ve Mustafa Özer İskender, ORBEL Genel Müdürü Celal Akaç, Trabzon İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, Ortahisar Ziraat Odası Başkanı Mustafa Bekar, akademisyenler, birim müdürleri ve vatandaşlar katıldı.


Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, üretimi ve üreticiyi her alanda destekleyeceklerini söyledi. İlçede üretimin artırılması yönünde çalışmalar yürüttüklerini kaydeden Başkan Kaya, “Belediye Başkanı seçildiğim günden bugüne, ‘Trabzon’da insanların hayatına nasıl dokunuruz, özellikle kırsal mahallelerimizde yaşayan insanlarımızı nasıl üretimin bir parçası haline getirebiliriz, ev ekonomilerine katkı yapmalarını nasıl sağlarız?’ diye düşündük. Gün içerisinde belediyecilik faaliyetlerini yapıp akşamları köylere giderek insanlara hayvancılığı, kalkınmayı, üretimi ve üretimin önemini anlatmaya çalıştık” dedi.



“O mis gibi ürünler artık üretilmez hale geldi”


Köyde yaşayan insanların yüzde 90’ının yumurtayı marketten aldığını belirten Başkan Kaya, “Bizim Akoluk’ta bir köy ürünleri ve kadın üreticilerimizin satış yaptığı pazarımız var. Kireçhane mahallemizde de böyle bir pazar vardı ve biz bu pazarın kurulumu öncesinde mahallede 3 olan inek sayısının pazarın kurulmasından sonra 50-60’lara çıktığını öğrendik. Niye? Çünkü insanlar burada bu farkındalığı kazandı, üretimin yapılması gerektiğini hatırlayan insanlar bilinçlendi ve ayağa kalktı. Kırsaldaki insanlarımız aslında bir şeyler yapmak istiyor. Ama onlara önayak olacak, onlara bir perspektif çizecek insanlara ihtiyaç duyuyorlar. Bu anlamda bu çalıştayın çok katkısı olacağına inanıyorum. Trabzon bir turizm kenti, bir kültür kenti, bir sanat kenti, bir tarih kenti olarak tanımlanıyor ama bu çok önemli başlıkların yanında Trabzon aslında geçmişte çok değerli ürünler üreten bir tarım kentiymiş. Yani bizim Akçaabat’ın ürettiği tütünlerin Amerikalara kadar satıldığını biliyoruz. Keza fındık ve çay üretimi şehrimizde yapılıyor ama bunun dışında özellikle sebzeler, köylerde yaşayan insanların ürettiği birbirinden değerli o mis gibi ürünler artık üretilmez hale geldi. Herkes üretimden koptu. Şimdi köylerde yaşayan insanların yüzde doksanı yumurtayı marketten alıyor, içme suyuna kadar, yoğurda kadar, süte kadar bütün hayvansal ve tarımsal ürünleri marketten alıyor. Bu sürdürülebilir bir tablo değil” diye konuştu.



“Köy üretim demektir, üretilen yer demektir”


Köylerin üretiminden koparıldığını kaydeden Başkan Kaya, “Biz Türkiye’nin üreterek ayağa kalkmasını istiyoruz. Ve bütün insanlarımızı da üretimin bir parçası haline getirmek istiyoruz. Hangi noktada, hangi desteğe ihtiyaçları varsa bu desteği sonuna kadar verme kararlılığındayız. İnsanlar üretmek zorunda, her şeyi hazır alan, her şeyi tüketen bir toplum olmaktan uzaklaşıp artık bir üretim toplumu haline gelmek zorundayız. Her şeyi dışarıdan alan bir ülke haline geldik. Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ‘Köylü milletin efendisidir’ derken boşuna dememiş. Çünkü köy üretim demektir, üretilen yer demektir. Ama biz bütün köylerimizi maalesef üretimden kopardık. Ne oldu? Üretim olmayınca üretilen ürünler değerinin karşılığını bulmayınca insanlar kent merkezlerine akın etmek zorunda kaldı. Kentler içinden çıkılmaz bir karmaşanın yaşandığı yerler haline geldi. Dolayısıyla köylerimizde özellikle kırsal mahallelerimizde, tarım arazilerimizde yeniden tarımsal faaliyetleri, bu tür çalışmaları başlatırsak yerel yönetimler olarak üretenlere gerekli destekleri verirsek, üreten insanlar, ürettiğinin değerini, karşılığını görürse Türkiye yeniden bir ayağa kalkış süreci yaşayabilir. Biz de yerelde bunu başlatma gayesiyle bu çalıştayı düzenledik” ifadelerini kullandı.


Protokol konuşmalarının ardından Kırsalda Üretim ve İstihdam Temelli Kalkınma Çalıştayına geçildi. Çalıştayın ilk gününde Prof. Dr. Ali İsmet Demirsoy ‘iklim krizi ve kalkınma’, Prof. Dr. Bülent Gölçubuk ‘kırsal kalkınma’, Prof. Dr. Okan Gaytancıoğlu ‘tarımsal üretim’, Prof. Dr. Kenan Ok ‘karma üretim sistemleri’, Doç. Dr. Bahar Yenigül ‘kır-kent ilişkileri’ ve Prof. Dr. Mustafa Bayram ise ‘gıdanın geleceği’ konularında akademik sunumlar gerçekleştirdi.


Çalıştayın ikinci gününde de akademisyenler tarafından seminerlere devam edilecek.



Doğu Karadeniz’de kırsaldan kente göç her yıl artıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 18 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de jandarma ekiplerince çeşitli suçlardan aranan 101 şüpheli yakalanırken 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 27 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında 65 bin 151 şahıs ve 61 bin 217 araç sorgusu yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda 101 aranan şüpheli ve 12 araç yakalandı. Jandarmanın Dedektifleri JASAT tarafından ise, ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak Kabul Etmek Bulundurmak ve Kullanmak’ suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Nafaka Hükümlerine Uymamak’ suçundan 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Basit Yaralama’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 şüpheli yakalandı. Ekipler tarafından; ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 50 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma’ suçundan 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Mühür Bozma’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı ve Sondaj Yapmak’ suçundan 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli yakalandı. ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Tahsis Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 28 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Adam Öldürme’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 şüpheli, ’Silahlı Tehdit’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 7 yıl 5 ay hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Cebir Tehdit veya Hile Kullanılarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve On İki Yaşını Tamamlamış Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan 28 yıl 6 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli daha yakalandı. Ekiplerin yaptığı açıklamalar sonucu çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 83 şüpheli ile birlikte toplam 101 şüpheli gözaltına alındı. 101 şüpheliden 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İstanbul Başsavcılık, İBB davasının tutuklu sanığı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki; "avukatıyla görüşmeye güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı" gibi paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımlarla ilgili yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının sanıklarından olan E.U.’un çok ciddi sağlık sorunlarının olduğu, avukatıyla görüşmeye dahi güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı, 20 kilo verdiği ve hastaneye yatırıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Ceza İnfaz Kurumu kayıtları üzerinden yapılan incelemede, adı geçen tutuklunun; Paşakapısı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta iken 10 Mart 2026 tarihinde duruşma için misafir olarak Marmara 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin yapıldığı, 7 Nisan 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi’ne sevkinin sağlandığı, fıtık ve bel ağrısı tanısı konulduğu, ayrıca kalp ve tansiyon hastalıklarından dolayı da reçete düzenlendiği, 2 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.20 sularında avukat ziyareti sonrası kurum görevlilerine kasık ağrısının olduğunu beyan etmesi üzerine Marmara Ceza İnfaz Kurumları Devlet Hastanesi’ne gönderildiği, 4 Mayıs 2026 tarihinde kurum revir biriminde yapılan muayenesinde bel ağrısı, kasık ağrısı ve sağ bacak ağrısı (miyalji) sebebi ile ağrı kesici iğne yapıldığı, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevkinin yapıldığı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniği’ne sevki sağlanarak MR çekimi yapıldığı, Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin yapıldığı, 6 Mayıs 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevklerinin olduğu, 8 Mayıs 2026 tarihinde Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin planlandığı, anlaşılmıştır. Adı geçen tutuklunun tedavi süreci, diğer tutuklu ve hükümlülerde olduğu gibi hassasiyetle yürütülmektedir’’ ifadelerine yer verildi.