GÜNDEM - 08 Ocak 2024 Pazartesi 14:13

Doğu Karadeniz Kariyer Fuarı’nda en çok ilgi silahlara

A
A
A
Doğu Karadeniz Kariyer Fuarı’nda en çok ilgi silahlara

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, 4. Doğu Karadeniz Kariyer Fuarı’nda yaptığı konuşmada öğrencilere seslenerek, “Sevgili öğrenciler Kamu Denetçiliği Kurumu eğer derslerinizde veya kaldığınız yurtlarda benzeri konularda sıkıntı yaşadığınızda başvurabileceğiniz kurumlardan birisidir. Özellikle idareyle, okulla, ulaşım ve benzeri konularla başınız düşürse dara, ombudsmanlığı mutlaka ara diyoruz” dedi.


Fuarda açılan silah standı en çok ilgi çeken stantlar arasında yer aldı. Yerli silah üreticisi TİSAŞ firmasının açtığı stant özellikle üniversite öğrencilerinin dikkatini çekerken, silahları yakından inceleyen öğrencilere firma yetkililerince bilgiler verildi.


Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda, Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) ev sahipliğinde, Trabzon Teknoloji Geliştirme Bölgesi, Biyoteknoloji ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlenen 4. Doğu Karadeniz Kariyer Fuarı başladı. Kariyer fuarının açılışına Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, Trabzon Valisi Aziz Yıldırım, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu, kamu kurum ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.


Açılış töreninde bir konuşma yapan Başkan Zorluoğlu, “Büyükşehir Belediyemiz kamu kurumları arasında çok önemli bir işveren. Bizim 4 bine yakın personelimiz var. Başlattığımız her yeni hizmet yeni istihdam alanlarını beraberinde getiriyor” diye konuştu.


Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ise yaptığı konuşmada sağlıktan spora, hukuktan ekonomiye, ulaştırmadan saniyeye, bilimden teknolojiye ve eğitime varıncaya kadar çok büyük mesafeler alındığını belirterek “Bu gelişmelerin en önemli alanı eğitim alanı oldu. Özellikle ilk öğretimde, orta öğretimde, lise çağlarında ve üniversitelerde çok sayıda yatırım yapıldı, bütçeden ayrılan pay buralara artırıldı. Türkiye’de üniversite dışındaki eğitim alanında öğretmen sayısının 1,5 milyonu buldu. Özellikle de sayısı 76’larda olan ve 40 ilde olan üniversiteler 81 ilde ve sayıları 208’e ulaştı. Bu anlamda 150 bin akademisyenle Türkiye çok önemli bir noktaya geldi. Yine şunu memnuniyetle belirteyim ki ARGE’ye ayırılan pay, araştırma ve geliştirmeye ayrılan pay 1,2 milyar dolardan 10 kat artarak 2023 yılında 10 milyar dolara ulaştı. Bu muazzam bir rakamdır. ARGE sayısı 1-2’lerden bin 295’e, tasarım merkezi sayısı yine 2-3’lerden 329’a, Teknopark sayısı 5’lerden 101’e ulaştı. Bugün itibariyle TÜBİTAK’ın destek verdiği proje sayısı 31 bine ulaştı. Yine destek verilen akademisyen sayısı binden 57 bine ulaştı. Bu rakamlar muazzam rakamlar. Sevgili öğrenciler bu gelişmelerin birisi de hak ve hürriyet alanında oldu. Özellikle benim başında bulunduğum kamu denetçiliği kurumu gibi 10’a yakın kurum kuruldu” şeklinde konuştu.



“Başınız düşürse dara ombudsmanlığı mutlaka ara diyoruz”


Bilimde, teknolojide, yapay zeka da yeni bir çığır açılacağına inandığını kaydeden Malkoç, “Sevgili öğrenciler Kamu Denetçiliği Kurumu eğer derslerinizde veya kaldığınız yurtlarda benzeri konularda sıkıntı yaşadığınızda başvurabileceğiniz kurumlardan birisidir. Özellikle idareyle, okulla, ulaşım ve benzeri konularla başınız düşürse dara ombudsmanlığı mutlaka ara diyoruz. Türkiye’deki bu muazzam gelişmeler, bilim alanındaki gelişmeler, sanayiyle bilimi çok etkiledi. İşte TOGG otomobili. Veyahut da savunma sanayindeki uçaktan helikoptere varıncaya kadar önemli gelişmeler sağlandı. 5 Ocak 2024’te Savunma Sanayi Başkanlığı ile YÖK arasında yeni bir protokol imzalandı. Bu protokol üniversite hocalarımızın savunma sanayi alanında faaliyet gösteren bilimlerde ve kuruluşlarda daha etkin görev almasının önünü açıyor. Bu anlamda bilimde, teknolojide, yapay zeka da yeni bir çığır açılacağına inanıyorum” diye konuştu.



“Kişinin iş hayatı boyunca edindiği bütün tecrübelere kariyer diyebiliriz”


Trabzon Valisi Aziz Yıldırım ise yaptığı konuşmada, “Kişinin iş hayatı boyunca edindiği bütün tecrübelere kariyer diyebiliriz. Günümüzde artık kariyer başarısı sadece mevcut işlerle yeterli olmayıp gelecekte yükleneceğimiz işlere de etkin bir şekilde başarılabilmesi için beceri ve deneyim kazanılmak olarak ta görülmekte. Kariyer planlama ile hem bireyin kendi hedeflerini doğru tanımlaması hem de sektörün bu ihtiyaçları ne ölçüde karşılayabileceğini analiz etmesi sağlanmış olacaktır” dedi.



Fuarda en çok ilgi silahlara


4. Doğu Karadeniz Kariyer Fuarı’nda açılan silah stanttı en çok ilgi çeken stantlar arasında yer aldı. Trabzon’daki silah üreticisi TİSAŞ firmasının açtığı stant özellikle üniversite öğrencilerinin dikkatini çekti. Silahları yakından inceleyen öğrencilere firma yetkililerince bilgiler verildi. Firmanın Ar-Ge Birimi Endüstriyel Tasarım Sorumlusu Celal Adanur, ateşli silahlara gençlerin yoğun ilgisinin olduğunu belirterek “Kariyer fuarında yoğun bir katılım var. Çünkü ateşli silahlara gençlerde yoğun bir ilgi var. Herhangi bir şekilde deneyimleme imkanları olmadığı için bu tarz fuar etkinliklerini değerlendirmek istiyorlar. O yüzden yüksek bir ilgi oluyor. İlgilerinden memnunuz. Yetenekli olan arkadaşlarda hem staj, hem iş başvurusu alıp daha sonra yeteneklerine göre değerlendiriliyor. Bu sayede iş imkanı sağlıyoruz. Ağırlıkları, çok mermi attığı nasıl ve nerede üretildiği soruluyor. Piyade tüfeklerinde menzili merak ediyorlar” ifadelerini kullandı.



Doğu Karadeniz Kariyer Fuarı’nda en çok ilgi silahlara

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.