SAĞLIK - 29 Kasım 2024 Cuma 10:08

Doç. Dr. Hasan Turgut: “Böbrek kanseri vakalarında son yıllarda artış var”

A
A
A
Doç. Dr. Hasan Turgut: “Böbrek kanseri vakalarında son yıllarda artış var”

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Turgut, tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 4’ünün oluşturan böbrek tümörlerinde son yıllarda artış gözlendiğini belirterek “Bu kanserlerin erken evrede yakalanması ve yapılan cerrahi tedavi, başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olmaktadır. Sigara ve obezitenin, böbrek kanseri riskini artırdığı bilinmektedir” dedi.


Medical Park Karadeniz Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Turgut, böbrek kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Böbrek kanserinin kısaca ne olduğundan bahseden Doç. Dr. Hasan Turgut, “Böbrek kanseri, hücrelerin normal işlev ve şekillerini yitirerek anormal derecede büyümesi ve kontrolsüzce çoğalmasıdır. Tüm kanserlerin yaklaşık yüzde 4’ünün oluşturan böbrek tümörlerinde son yıllarda görülen artış gözlenmiştir. Bu kanserlerin erken evrede yakalanması ve yapılan cerrahi tedavi başarılı sonuçlar alınmasına yardımcı olmaktadır. Ortaya çıkış sebeplerine ilişkin çok kesin bilgiler olmasa da, sigara ve obezitenin böbrek kanseri riskini artırdığı bilinmektedir. Birinci derece akrabalarında böbrek kanseri olanlar ve tansiyon hastalarının da böbrek kanseri açısından riskli grupta olduğu düşünülmektedir” diye konuştu.



“Erken evrede belirti vermeyebilir”


Erken evrede böbrek kanserinin hiçbir belirti vermeksizin sessiz bir şekilde ilerleyebileceğine değinen Doç. Dr. Turgut, “Böbrek kanserlerinin bir kısmı henüz erken evrede bir belirti vermezken yapılan düzenli sağlık kontrolleri ve bu bölgeyle alakalı, farklı nedenler için yapılan tetkiklerde tespit edilmektedir. Bu yüzden yapılacak düzenli sağlık kontrolleri son derece önemlidir. Bu kontroller sayesinde erken evrede yakalanan böbrek kanserinin tedavisinde çok yüksek oranda başarı sağlanabilmektedir” dedi.



“İdrarda kan, sırt ağrısı ve kilo kaybına dikkat”


Böbrek kanseri olan çoğu insanın kanser ileri seviyelere gelmeden, herhangi bir semptomu olmadığının altın çizen Doç. Dr. Turgut, “Neredeyse tüm böbrek kanserleri, başka bir nedenden dolayı yapılan bir BT, ultrason veya MR ile tespit edilmektedir. Ancak, ileri seviye tümörler bazı semptomlara neden olabilir” şeklinde konuştu.


Doç. Dr. Turgut, böbrek kanserinde görülebilecek bazı belirtileri şöyle sıraladı:


“İdrarda kan görülmesi (hematüri), planlanmamış kilo kaybı ve iştahsızlık, sırt ağrısı ve yan ağrısı, vücudun yan tarafında veya karında ele gelen kitle, geçmeyen yüksek ateş.”



“Nefes almada güçlük olabilir”


Metastaz konusunda da açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Turgut, “Böbrek kanserinin ileri evrelerinde, tümörlü dokuların başka organlara yayılmasına bağlı olarak yani metastazı sonucu etkilenen organlarla ilgili semptomlar görülebilir. Uzak organlara metastaz sonucu tutulduğu organa bağlı olarak; nefes almada güçlük, kanlı balgam ve vücudun başka bölgelerinde ağrılar görülebilir” ifadelerini kullandı.


“Bilgisayarlı tomografi ile teşhis mümkün”


Böbrek kanserinde teşhis sürecinden bahseden Doç. Dr. Turgut, “Herhangi bir nedenle yapılan ultrason muayenesi sonrasında böbrekte şüpheli durumlar saptanırsa, tanıyı kesinleştirmek için Bilgisayarlı Tomografiden (BT) yararlanılır. MR incelemeleri, bilgisayarlı tomografide verilebilecek kontrast maddeye karşı hassasiyeti olan hastalarda kullanılabilir” dedi.



“Tümörün büyüklüğüne göre tedavi planı değişebilir”


Böbrek kanserinde tedavi yollarına dikkat çeken şu bilgileri paylaştı:


“Böbrek kanserinde tedavinin hastalığın evresine, hastanın tıbbi özeliklerine, tümörün böbreğin içindeki konumu, büyüklüğü, derecesi ve farklı organlara yayılıp yayılmadığı gibi hastadan hastaya değişen farklı kriterlere göre planlandığını işaret eden Doç. Dr. Turgut, şunları söyledi:


“Bunlarla birlikte, tümörün ameliyatla çıkarılmasının amaçlandığı cerrahi işlem, tedavide ilk sıra seçenektir. Küçük tümörlerde parsiyel nefrektomi denilen sadece tümörün ameliyatla çıkarılmasının amaçlandığı işlem tedavide ilk sıra seçenektir. Bu işlem, laparoskopik ya da robotik olarak yapılabilir. Cerrahi için uygun olmayan kimi hastalarda radyofrekans, ablasyon, kriyoterapi gibi yöntemlerde tümörün yok edilmesi de mümkün olabilir. Uzak organ metastazları bulunan hastalarda kanserli dokuları hedef alan ilaçlar ve kemoterapiler kullanılabilir. Daha ileri hastalıklarda ise hastanın yaşam kalitesinin artırılması ve semptomlarının gerilemesi adına radyoterapi ve renal arter embolizasyonu gibi işlemler yapılabilir.”


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de çeşitli suçlardan aranan 18 şüpheli tutuklandı Çanakkale’de jandarma ekiplerince çeşitli suçlardan aranan 101 şüpheli yakalanırken 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Çanakkale İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 27 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında 65 bin 151 şahıs ve 61 bin 217 araç sorgusu yapıldı. Yapılan çalışmalar sonucunda 101 aranan şüpheli ve 12 araç yakalandı. Jandarmanın Dedektifleri JASAT tarafından ise, ’Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak Kabul Etmek Bulundurmak ve Kullanmak’ suçundan 2 yıl 1 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Nafaka Hükümlerine Uymamak’ suçundan 3 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 3 yıl 4 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Basit Yaralama’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 2 şüpheli yakalandı. Ekipler tarafından; ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 50 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Yaralama Neticesinde Ölüme Neden Olma’ suçundan 7 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Mühür Bozma’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Trafiğin Güvenliğini Tehlikeye Sokmak’ suçundan 1 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kültür Varlıkları Bulmak Amacıyla İzinsiz Olarak Kazı ve Sondaj Yapmak’ suçundan 2 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli yakalandı. ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 8 ay 7 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Tahsis Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 28 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bilişim Sistemleri, Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Kasten Adam Öldürme’ suçundan 4 yıl 2 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan 3 şüpheli, ’Silahlı Tehdit’ suçundan tutuklamaya yönelik kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Bina İçinde Muhafaza Altına Alınmış Olan Eşya Hakkında Hırsızlık’ suçundan 7 yıl 5 ay hapis cezası bulunan 1 şüpheli, ’Cebir Tehdit veya Hile Kullanılarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve On İki Yaşını Tamamlamış Çocuğun Cinsel İstismarı’ suçundan 28 yıl 6 ay 15 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 şüpheli daha yakalandı. Ekiplerin yaptığı açıklamalar sonucu çeşitli suçlardan ifadelerinin alınmasına yönelik 83 şüpheli ile birlikte toplam 101 şüpheli gözaltına alındı. 101 şüpheliden 18’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
İstanbul Başsavcılık, İBB davasının tutuklu sanığı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımların gerçeği yansıtmadığını açıkladı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki; "avukatıyla görüşmeye güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı" gibi paylaşımların gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İBB davasının tutuklu sanığı eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy hakkındaki paylaşımlarla ilgili yapılan açıklamada, "Bazı sosyal medya hesaplarında, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/318 Esas sayılı dosyasının sanıklarından olan E.U.’un çok ciddi sağlık sorunlarının olduğu, avukatıyla görüşmeye dahi güçlükle gidebildiği, yataktan kalkamadığı, yoklamaya çıkamadığı, 20 kilo verdiği ve hastaneye yatırıldığı yönünde gerçeği yansıtmayan paylaşımlar yapıldığı görülmüştür. Ceza İnfaz Kurumu kayıtları üzerinden yapılan incelemede, adı geçen tutuklunun; Paşakapısı Ceza İnfaz Kurumu’nda kalmakta iken 10 Mart 2026 tarihinde duruşma için misafir olarak Marmara 1 No’lu Ceza İnfaz Kurumu’na naklinin yapıldığı, 7 Nisan 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüs Devlet Hastanesi’ne sevkinin sağlandığı, fıtık ve bel ağrısı tanısı konulduğu, ayrıca kalp ve tansiyon hastalıklarından dolayı da reçete düzenlendiği, 2 Mayıs 2026 tarihinde saat 13.20 sularında avukat ziyareti sonrası kurum görevlilerine kasık ağrısının olduğunu beyan etmesi üzerine Marmara Ceza İnfaz Kurumları Devlet Hastanesi’ne gönderildiği, 4 Mayıs 2026 tarihinde kurum revir biriminde yapılan muayenesinde bel ağrısı, kasık ağrısı ve sağ bacak ağrısı (miyalji) sebebi ile ağrı kesici iğne yapıldığı, Beyin Cerrahisi, Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevkinin yapıldığı, 5 Mayıs 2026 tarihinde Silivri Devlet Hastanesi Beyin Cerrahisi Polikliniği’ne sevki sağlanarak MR çekimi yapıldığı, Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin yapıldığı, 6 Mayıs 2026 tarihinde Marmara Ceza İnfaz Kurumu Devlet Hastanesi Ortopedi ve Genel Cerrahi Poliklinikleri’ne sevklerinin olduğu, 8 Mayıs 2026 tarihinde Fizik Tedavi Polikliniği’ne sevkinin planlandığı, anlaşılmıştır. Adı geçen tutuklunun tedavi süreci, diğer tutuklu ve hükümlülerde olduğu gibi hassasiyetle yürütülmektedir’’ ifadelerine yer verildi.