GÜNDEM - 20 Eylül 2023 Çarşamba 14:12

Burada onlardan mutlusu olmayacak

A
A
A
Burada onlardan mutlusu olmayacak

Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Geçit Mahallesi’nde hayata geçirilen ‘En Mutlu Köy’ projesinde incelemelerde bulundu.


Başkan Genç, mülkiyeti belediyeye ait olan 11000 m alanda inşa edilen ‘En Mutlu Köy’ projesinin 13 Ekim’de hizmete açılacağını açıkladı.


Konuyla ilgili açıklamalarını sürdüren Başkan Ahmet Metin Genç, proje kapsamında hayata geçirilen tarım ve hayvancılık atölyelerinde dezavantajlı bireylerin doğanın terapötik etkisinden yararlanarak engelsiz bireylerle beraber çalışabilecekleri yeni bir yaşam alanı oluşturduklarını ifade etti.


Toplamda iki etaptan oluşan proje kapsamında özel gereksinimli bireylerin doğanın terapötik faydalarından yararlanarak engelsiz bireylerle birlikte çalışacakları 3 adet sera, 3 adet üretim atölyesi, 1 adet tavuk-kaz kümesi ve 1 adet rehabilitasyon merkezi inşa edildi. Seralarda deneme amaçlı domates üretimine başlandı. Yumurta tavukçuluğu kapsamında tavuk-kaz kümesine 1000 adet tavuk getirildi. Yaklaşık 4 hafta sonra yumurta üretimine başlanacak. Projenin verimli çalışması halinde 2. etabında 1 adet kafeterya-restoran ile 2 adet üretim atölyesi yapılacak.


Başkan Genç, şu anda özel gereksinimli dört bireyin seralarda ve kümeste aktif olarak çalıştığını dile getirdi.


Projenin dezavantajlı bireylerin rehabilitasyonuna ve istihdamlarına dönük olarak hayata geçirildiğini ifade eden Genç, “Toplumumuzun her kesimine hizmet etmek amacıyla görev icra etmeye çalışıyoruz. Engelli kardeşlerimiz de toplumumuzun önemli bir kesimini oluşturuyor. Toplamda 11000 bin metrekarelik bir alanda ‘En mutlu Köy’ projesi adı altında engelli kardeşlerimizin doğayla buluşması, bir şeyler üretebilmesi ve bu ürettikleriyle mutluluklarına katkı sağlayabilmek adına projemizi hayata geçirdik. Projemizin 1. etabı bütün üniteleriyle birlikte tamamlandı. Görüldüğü üzere de çok güzel bir eser ortaya çıktı. Bu projeyi amacı itibarıyla oldukça önemsiyorum ve anlamlı buluyorum. Beni en çok mutlu eden, gurur duyduğum projelerden bir tanesi. O yüzden de adına ‘En Mutlu Köy’ dedik. Gerçekten büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum. Burada engelli kardeşlerimiz rehabilitasyonlarına dönük olarak onları toprakla buluşturacak seralar, aynı zamanda topraksız üretimi de öğrenebilecekleri seralar yaptık. Diğer yandan tavuk ve kaz kümesleri ile el sanatları atölyeleri inşa ettik.” dedi.



“Amaç, dezavantajlı bireyleri doğayla buluşturmak, üretime katkı vermelerini sağlamak”


Projenin temel amacının dezavantajlı bireylerin üretime dönük faaliyetlerin içerisinde yer almasını sağlamak olduğunu belirten Genç, “Engelli kardeşlerimiz için yeni bir yaşam alanı oluştu. Onların aileleri de tabi ki, büyük bir fedakârlık yapıyor, yavruları için büyük bir gayreti ve emeği ortaya koyuyorlar. Onların burada doğa içinde dinlenebileceği kafe, restoran tarzında unsurların içerisinde yer aldığı bir proje oldu. Temel amacımız engelli kardeşlerimizin doğayla buluşmasını temin ederek, üretmelerine katkı sağlamak ve bu şekilde de mutluluklarına ortak olmak” diye konuştu.



Mesleki eğitim ve rehabilitasyonlarına katkı


Proje içinde özel gereksinimli bireylerin verimli bir şekilde çalışmalarını sağlayacak bütün ünitelerinin yer aldığını kaydeden Başkan Genç, “Özel gereksinimli bireylerin işgücüne katılımını ve istihdam olanaklarını artırmayı hedefliyoruz. Burada doğanın terapötik faydalarından yararlanarak mesleki eğitim ve rehabilitasyon imkânı bulabilecekler. Ürettikleri ürünleri yüksek hizmet standardında tüketicilere sunabilecekleri bir tesisi hayata geçirdik. Projemizle birlikte dezavantajlı bireylerin her sektörde istihdam edilebileceğini göstermek istiyoruz. Engelli bireylerin miras intikali ile kendilerine ait alanlarda tarımsal üretimle gelir elde edebileceklerini kanıtlanmak istiyoruz. Böylece bütün sektörlerde ve aile işletmeciliğinde engelli istihdamının artırılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz” açıklamalarında bulundu.



Burada onlardan mutlusu olmayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla’da 19 Mayıs coşkusu Büyükşehir etkinlikleriyle yaşanacak Muğla Büyükşehir Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramını kentin dört bir yanında düzenleyeceği etkinliklerle kutlayacak. Spor, müzik ve gençlik buluşmalarını bir araya getiren Muğla Büyükşehir Belediyesi etkinlikleri kapsamında doğa yürüyüşünden bisiklet turuna, konserlerden kortej yürüyüşüne kadar birçok etkinlik vatandaşlarla buluşacak. 19 Mayıs etkinlikleri kapsamında ilk olarak 16 Mayıs Cumartesi günü Menteşe Kötekli Yoğurtçu Parkı toplanma alanında ‘19 Mayıs Doğa Yürüyüşü’ gerçekleştirilecek. Doğayla iç içe düzenlenecek yürüyüşte gençler ve vatandaşlar bayram coşkusunu birlikte yaşayacak. Kutlamalar 18 Mayıs Pazartesi günü ise bisiklet turuyla devam edecek. Cumhuriyet Meydanından başlayacak ‘919 Bisiklet ile 19 KM Bisiklet Turu’nda katılımcılar, 19 Mayıs ruhunu pedal çevirerek yaşatacak. Gençlik Meclisinden kokteyl ve kortej yürüyüşü Muğla Büyükşehir Belediyesi Gençlik Meclisi tarafından düzenlenecek kokteyl programı ve kortej yürüyüşü de kutlamalara renk katacak. Gençlerin yoğun katılımıyla gerçekleşecek etkinliklerde 19 Mayıs’ın birlik ve dayanışma ruhu kent sokaklarına taşınacak. 19 Mayıs akşamı ilçelerde konserler düzenlenecek Bayram coşkusu konser etkinlikleriyle Muğla’nın farklı ilçelerine yayılacak. Muğla Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası, 19 Mayıs günü Kavaklıdere ve Seydikemer ilçelerinde sahne alacak. Menteşe Cumhuriyet Meydanında ise sevilen müzik grubu Mary Jane, gençlerle buluşacak. Konser programlarıyla vatandaşlar 19 Mayıs akşamında müzik dolu bir bayram yaşayacak. Başkan Aras: "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür’ bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz" 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında mesaj yayımlayan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, mesajında şu ifadelere yer verdi, "19 Mayıs 1919, bir milletin geleceğinin değiştiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışı; işgal altındaki bir ülkenin yeniden ayağa kalkma iradesini, bağımsızlık kararlılığını ve millet egemenliğine dayanan bir Cumhuriyet idealini büyüten tarihi bir adımdır. O günlerde kutsal vatan topraklarımız düşman askerinin postalları altında ezilirken, içeride kurtuluşu başka bir ülkenin himayesine girmekte görenler vardı. Büyük savaşlardan çıkan Anadolu yorgun, yoksul ve umutsuzdu. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bütün bu karanlığa rağmen ‘milletin azim ve kararlılığı’na güvenerek yola çıktı. "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bir milletin yeniden ayağa kalkışına öncülük etti ve bütün Anadolu’yu saracak istiklal ateşini yaktı. Bu nedenle 19 Mayıs; karamsarlığa karşı umudun, teslimiyete karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın ve esarete karşı özgürlüğün tarihidir. 19 Mayıs’ta ufka açılan Bandırma Vapuru yalnızca Samsun’a gitmiyordu; laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye’nin geleceğine doğru ilerliyordu. Aradan geçen 107 yılda, o yürüyüşün sorumluluğunu taşımaya devam ediyoruz. Cumhuriyetimize, demokrasiye, özgürlüğe ve bağımsızlığımıza sahip çıkmak hepimizin ortak görevidir. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘doğum günüm’ dediği bu tarihi günü Cumhuriyetin ışığını taşıyacak gençlere armağan etti. Bugün bizlere düşen sorumluluk da Atamızın Cumhuriyeti emanet ettiği gençlerin umutlarını büyütecek; özgürce düşünebildiği, bilimle, sanatla, sporla ve kültürle kendini geliştirebildiği bir ülke ve kent yaşamını kurabilmektir. Biz de bu sorumlulukla gençleri yalnızca yarının değil, bugünün de öznesi olarak görüyor; "Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür" bir gençliğin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını saygı, minnet ve rahmetle anıyor; gençlerimizin ve hemşehrilerimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum"
Mersin Mersin’deki vahşette ölü sayısı 6’ya yükseldi Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda ölenlerin sayısı 6’ya yükseldi. Saldırıdan yaralı kurtulan lokanta çalışanı Mehmet Han Topal, "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana" dedi. Mersin’de bir şahsın eski eşini öldürdükten sonra farklı noktalarda gerçekleştirdiği silahlı saldırılarda bilanço ağırlaştı. Edinilen bilgiye göre, Metin Ö. (37), Çamlıyayla ilçesi Darıpınarı Mahallesi’nde eski eşi Arzu Özden’i (32) silahla vurarak öldürdü. Olayın ardından kaçan Metin Ö., daha sonra 01 B 9171 plakalı otomobille Tarsus ilçesine bağlı Kadelli Dörtler Mahallesi’nde Sabri Pan’a ait lokantaya gelerek silahla ateş açtı. Saldırıda işletme sahibi Sabri Pan kaldırıldığı hastanede, iş yerinde çalışan Ahmet Ercan Can ise olay yerinde yaşamını yitirdi. Araçla kaçmaya devam eden saldırgan, Kaburgediği Mahallesi’nde hayvan otlatan gençlerden Yusuf Oktay’ı, ardından Yeniköy Mahallesi’ndeki akaryakıt istasyonunda tır şoförü Abdullah Koca’yı da silahla vurarak öldürdü. İstasyonda şüphelinin vurduğu pompacı Gökay Sefiloğlu’nun da hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Şüphelinin saldırıları sırasında güzergah üzerindeki 8 kişiyi de yaraladığı öğrenildi. Yaralılar, ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesi başta olmak üzere çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. Aracı bulundu, şüpheliyi arama çalışmaları sürüyor 6 kişinin öldüğü, 8 kişinin de yaralandığı vahşetin ardından şüphelinin yakalanması için bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Kaçan şüpheliyi yakalamak için helikopter destekli çalışmalar sürerken, zanlının kaçtığı 01 B 9171 plakalı otomobile Karakütük Mahallesi kırsalında ulaşıldı. Ormanlık alana kaçtığı değerlendirilen şüphelinin yakalanması için operasyonun devam ettiği öğrenildi. "Telefon falan çıkaracak sanıyorduk, tabancayı çıkardı" Lokantada çalışan ve saldırıdan yaralı kurtulan Mehmet Han Topal ise, yaşanan korku dolu anları anlattı. Topal, "Dükkanda çalışıyorduk, paket servisimiz vardı, onu hazırlıyordum. Metin ağabey geldi, dükkana giriş yaptı. Ben de dedim ’Hısım hoş geldin’. Hiç ses, tepki vermedi. Sabri ağabey de işte normal terazinin orada sucuk mu, et mi ne de tartıyordu. Biz de telefon falan çıkaracak sanıyorduk, birden tabancayı çıkardı, çat ağzına verdi. Ben yere eğiliyordum, sıktı bana. Kulağımın buradan geçti zaten. Ondan sonra Sabri ağabeye sıktı, boynuna sıkmış. Sonra geldi bir tane de tezgahın üstünden bana sıktı. Kalçama geldi. İçeriye gitmiş, Ahmet’e sıkmış çocuğun kafasına. Ondan sonra ben can havliyle dışarıya attım kendimi, arkadaşlara haber verdim. Ondan sonra kaçmış gitmiş" dedi. Öte yandan, cenazelerin tamamı Tarsus Devlet Hastanesi morguna getirildi.