KÜLTÜR SANAT - 02 Ocak 2025 Perşembe 09:54

Bu kütüphane zindanda

A
A
A

Trabzon İmparatoru 2. Aleksios döneminde 1180’li yıllarda yapılan ve mahkumlar için zindan olarak kullanılan Trabzon Kalesi’ndeki Zağnos Burcu, yaklaşık 30 yıldır kütüphane olarak hizmet veriyor.

Kesme taştan dörtgen planlı burç olarak yapılan Trabzon Kalesi’ndeki tarihi surlar, 1996 yılında Trabzon Belediyesi tarafından meclis kararı ile İsmail Hakkı Berkmen Trabzon İhtisas Kütüphanesi olarak düzenlenerek hizmete sunuldu. 27 Nisan 1941 tarihinde Trabzon Lisesi’nde coğrafya öğretmeni olarak göreve başlayan İsmail Hakkı Berkmen’in isminin verildiği kütüphanede her gün ortalama yüz kadar öğrenci ders çalışıyor. Zağnos Burcu’nun uzun yıllar saklı kalan dehlizleri, zindanları gün ışığına çıkarken, özellikle surların içerisindeki kütüphane sıra dışı görüntüsüyle dikkat çekiyor.

Bu kütüphane zindanda

Kütüphanenin 1996 yılında faaliyete geçtiğini belirten Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Erdem Zekeriya İskenderoğlu, her gün yaklaşık 100 öğrenciye hizmet verdiklerini söyledi. İskenderoğlu, “Zağnos Burcu, 2. Aleksios döneminde yapıldıktan sonra zindan olarak kullanılmış ve birçok esir burada tutulmuş. Burçlar yapıldıktan sonra Osmanlı döneminde de zindan olarak kullanıldığı rivayet edilmektedir ancak bununla ilgili elimizde net bir tarih yok. İsmail Hakkı Berkmen İhtisas Kütüphanesi haftanın her günü açık olup, öğrencilerimiz buradan faydalanmakta. Öğrenciler burasını ders çalışma ortamı olarak kullanıyor. Her gün yaklaşık 100 öğrenci buradan faydalanıyor" dedi.

Bu kütüphane zindanda

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) öğrencisi Ertuğrul Ayaz, surların içerisinde ders çalışmanın insanı farklı hissettirdiğini kaydederek, “Daha önce gelmemiştim ancak surların içerisinde kütüphane olduğunu duymuştum. Hem ziyaret hem de çalışmak amaçlı geldim. İçeri girince insanı hoş bir kültürel hava karşılıyor. Surların arasında ders çalışmak insanı daha farklı hissettiriyor. Daha önce surun içerisinde böyle bir yapının olduğunu hiç görmedim. Kütüphanenin surların içerisinde olması garip, hoş bir durum” derken, üniversite sınavına hazırlanan Ayşegül Kele ise, “Her gün buraya gelirim. Ambiyansı çok güzel, çok hoşuma gidiyor” şeklinde konuştu.

Bekir Koca - Ozan Köse

Bu kütüphane zindanda

Bu kütüphane zindanda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mersin’de ölen 2 kardeşin cenazeleri adli tıpa gönderildi, evdeki ilk inceleme tamamlandı Mersin’in Bozyazı ilçesinde mide bulantısı ve kusma şikâyetleriyle kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybeden 4 ve 7 yaşlarındaki iki kardeşin naaşları, ölüm nedenlerinin belirlenmesi için adli tıpa sevk edildi. Anne ile babanın tedavisi sürerken, jandarma ekiplerinin evdeki ilk incelemesi tamamlandı. Olay, Bozyazı ilçesi Tekmen Mahallesi Tüllüler Sokak’ta meydana geldi. Alınan bilgiye göre, Karaman İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görev yapan polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33), çocukları Azra (7) ve Ömer Selim (4) ile 3 gün önce memleketi Mersin’in Bozyazı ilçesine geldi. Musa Tülü ve ailesi, annesinin yaşadığı evin ikinci katında kalırken gece rahatsızlanıp kusma ve mide bulantısı şikayetiyle Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Aileden önce Ömer Selim, ardından Azra yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Anne ve baba ise ambulansla Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Ölüm nedenleri belirlenemedi, cenazeler adli tıpa gönderildi Hamile olduğu öğrenilen anne ile babanın yoğun bakımda tedavisi sürerken, hayatını kaybeden kardeşlerin ön otopsi işlemi yapıldı. Rahatsızlanma ve ölüm sebebi henüz belirlenemezken, cenazeler Mersin Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Öte yandan jandarma ekipleri tarafından Tülü çiftinin kaldığı evde ilk incelemeler tamamlandı. İnceleme sonrasında evin girişi şeritle kapatıldı. 2 çocuğun ölümüne, anne ile babanın yoğun bakıma kaldırılmasına neyin sebep olduğunun otopsi işlemlerinin ardından belirlenmesinin beklendiği bildirildi. Öte yandan çocukların ölmeden önce hastanedeki fotoğrafları da ortaya çıktı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, "Orta Koridor’un 600 milyar dolardan daha fazla olan ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Zorlu, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından Azerbaycan’ın Umummilli Lideri Haydar Aliyev’in 103. doğum yıl dönümü münasebetiyle düzenlenen "Haydar Aliyev ve Türk Dünyası" programına katıldı. Burada konuşan Zorlu, Haydar Aliyev’i anmanın yalnızca büyük bir devlet adamını hatırlamak olmadığını ifade ederek, onun ortaya koyduğu vizyonu, bıraktığı güçlü mirası ve Türk dünyasının birlik ve beraberliği adına çizdiği istikametin doğru okunmasının da son derece kıymetli olduğunu aktardı. "Haydar Aliyev’in attığı temel, Azerbaycan’ı dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" Merhum Haydar Aliyev’in üç temel yönüyle tarihteki yerini aldığını söyleyen Zorlu, "Elbette Azerbaycan’ın ikinci bağımsızlık döneminin inşasında liderlik rolünü üstlenmiştir. 100 yıl önce birinci bağımsızlık döneminin mimarı olan rahmetli Resulzade’nin ‘Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez’ sözüne istinaden Aliyev’in döneminde de o bayrak bir adım daha yukarılara kaldırılmıştır. Dış politikaya baktığımız zaman çok yönlü ve dengeli bir siyaseti hayata geçirdiğini görüyoruz. Düşünün ki Sovyetler dağılmış ve o zor koşullarda Azerbaycan için hangi yolculuğa doğru gitmek isteyeceği yönünde büyük sorgulamalar, belirsizlikler söz konusu. İşte öyle bir dönemde Nahçıvan’da doğmuş ve yetişmiş böyle bir lider, temel istikametini Türk dünyası olarak belirlemiştir. Bunun yanında bu yolculuğu güçlendirecek çok yönlülük ilkesiyle batıdan doğuya önemli merkezleri de Azerbaycan’ın çehresine yerleştirmeyi başarmıştır. Ayrıca tarih şuuru ve milli kimlik çalışmaları üzerinde Azerbaycan’ın yükselişini sağlamış olmasıdır. Onun döneminde adım adım Azerbaycan tarihiyle, dokusuyla, insan kaynağıyla Azerbaycan’ın kendi ayakları üzerinde duran ve bu yükselişi, bu temel üzerinde gerçekleştiren bir devlet olma hüviyetini kazanmıştır. Üçüncüsü de onun gerçekçilik ve adım adım politikaları hayata geçirme yönündeki liderlik yöntemidir. Türkiye ile ilişkiler de işte böyle bir evrede hayata geçmiş ve süreklilik arz etmiştir. Bugün çok şükür görüyoruz ki merhum Haydar Aliyev’in attığı o temel sonrasında İlham Aliyev’in döneminde yeni bir çehre kazanmış ve artık kendini bölgesinde kanıtlamış Azerbaycan’ın bir adım ötesine taşınarak, dünyada yaklaşımından ve tarihinden söz ettiren bir devlet olma konumuna taşımayı başarmıştır" ifadelerine yer verdi. "600 milyar dolar ticaret kapasitesi olan Orta Koridor, kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor" Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen Antalya Diplomasi Forumu’nun en önemli gündem maddelerinden bir tanesinin de Orta Koridor meselesi olduğuna değinen Zorlu, "Orta Koridor dediğimiz şeyi üç farklı ama birbiriyle bütünleşik bir sistem içerisinde değerlendirebiliriz. Bir tanesi, Hazar ve Orta Asya’nın esas alındığı büyük bozkırı kuşatan birinci hat. İkincisi, Güney Kafkasya hattı ve bunun tabii ki merkezinde Nahçıvan’dan Bakü’ye uzanacak o önemli koridor olan Zengezur Koridoru. Hemen alt tarafında da tüm bu iki koridoru Batı’ya taşıyabilecek ve ara buluculuğu da üstlenen Türkiye’nin bulunduğu Orta Doğu hattı da çok önemli. Özellikle Orta Doğu’yu katmamın sebebi; Türkiye’mizin bu Orta Koridor meselesini irdelerken Türk dünyasına yeni bir güç alanı olarak sunmaya çalıştığı iki önemli proje var. Bir tanesi kalkınma yolu, diğeri de Hicaz Demiryolu’nun yeniden hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar. Baktığımızda bu büyük ufuk imkansız değil. Çünkü bugüne kadar adım adım liderlerimizin attığı adımlarla, projelerle hayata geçirildi ve bu çalışmalar devam ediyor. Önemli bir koridordan bahsediyoruz. Bunu çok daha fazla irdeleyip, artık dünyada gittiğimiz her yerde de konuşabilir durumda olmalıyız. 600 milyar dolardan daha fazla olan bir ticaret kapasitesi, o hatta Türk Devletleri Teşkilatı’nda birlikte olduğumuz kardeş ülkelerimizin coğrafyalarıyla bütünleştiğinde bir anlam taşıyabiliyor. Bize düşen bunu iyi anlatmak, anlamlandırmak ve hayata geçirebilmektir" diye konuştu. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu’nun yanı sıra yabancı misyon temsilcileri ve öğrenciler katıldı.