SAĞLIK - 01 Aralık 2023 Cuma 09:21

1 Aralık Dünya AIDS Günü

A
A
A
1 Aralık Dünya AIDS Günü

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 40 milyona yakın hasta olduğunu hatırlatarak artık erken tanıyla AIDS dönemine geçişi engelledikleri veya çok çok ötelediklerini söyledi.


Dünyada AIDS veya HIV enfeksiyonu konusunda toplum farkındalığını artırmak amacıyla 1988 yılından beri 1 Aralık Günü’nün ’Dünya AIDS Günü’ olarak kabul ediliyor. AIDS ilk kez 1981 yılında tanımlanmış ve neden olan virüs 1984 yılında izole edilerek HIV adını alırken, hastalığın tedavisinde son yıllarda gelişen yöntemlerle önemli başarılar sağlandı. Hastalığın tedavilerdeki başarılardan sonra artık ölümcül hastalık kategorisinden çıktığı kronik hastalıklar sınıfına dâhil edildiği belirtildi.


Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İmperial Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hava Aydın, “AIDS dediğimiz tablo HIV hastalığının ilerlemiş evresidir. HIV hastalığı tüm dünyada 1983-84 yıllarında ilk tanımlandığından beri yaygın olarak görülmekte olan bulaşıcı bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) nün en son 2023 verileri ortalama 40 milyona yakın hasta olduğu yönündedir. Türkiye’de en son veriler Halk Sağlığı tarafından 2022 yılının sonunda derlenmiştir. Türkiye’de 36 bin vaka olduğu ifade edilmiştir. HIV hastalığı bulaş yolları; cinsel yolla temas, hasta kişilerin kan ürünleriyle temas ve hasta annelerden gebelik döneminde bebeğe geçme şeklindedir. Özellikle riskli temaslarda bulunan kişilerin bu hastalıklardan korunma konusunda çok dikkatli olması gerekiyor. Birleşmiş Milletler AIDS topluluğunun en son açıklamasında HIV pozitif olan kişilerin yaklaşık yüzde 45’nin hastalığının farkında olmadığını belirtmiştir. Bu çok büyük ve önemli bir orandır” dedi.



“Erken tanı ve tedaviyle AIDS dönemine geçişi engelliyoruz veya çok çok öteliyoruz”


Erken tanı ile AIDS dönemine geçişi ötelediklerini veya tamamen engellediklerini ifade eden Aydın, “HIV hastalığı bulaş riski açısından temaslı eylemlerde bulunmuş kişilerin taramalarını önermek bizim için en öncelikli meseledir. HIV hastalığının dünya için bir sorun olmasının engellenmesi için Dünya Sağlık Örgütü’nün HIV’in önlenmesi konusundaki eylem planı 3 basamaktan oluşmaktadır. Hastaların yüzde 95’ine tanı konulması, yüzde 95’inin tedavisinin yapılması ve yüzde 95’nin de tedavisinde başarılı olunması şeklindedir. Öncelikli mesele HIV hastalarının tanılarının konulmasıdır. 5-10 yıl öncesine kadar belirli klinik özelliklere sahip hastaların tedavi edilmesi öneriliyordu. Artık bu değişti, HIV hastalığı tanısı konulmuş olan tüm hastalarımızı tanısı konulduğu günden itibaren tedavi programına alıyoruz. HIV bulaşından sonra tedavisiz olan hastalarda ortalama 8-10 yıl içinde AIDS dönemine geçiş bekleniyor. Erken tanı ile beraber AIDS dönemine geçişi çok çok öteliyoruz belki hastamız ömür boyu bu döneme geçmiyorlar normal insanlar gibi normal yaşam sürelerini tamamlamış oluyorlar. Üzerine basarak söyleyeceğimiz riskli temaslarda şüpheli durumlarda yaşamış olan kişilerin mutlaka HIV testlerini ilgili uzman rehberliğiyle beraber yaptırmaları gerekiyor" diye konuştu.


Hastalığın artık ölümcül kategorisinden çıktığını kaydeden Aydın, “Ölümcül hastalık kategorisinden HIV çıkmıştır artık tedavilerdeki başarılardan sonra. HIV hastalığı kronik hastalıklar sınıfına dâhil edilmiştir. Bildiğimiz kronik hastalıklar gibi. HIV tanısı almış kişilerin üzerinde müthiş bir baskı ya da ölümle ilgili hastalığın gidişatıyla ilgili korkular mevcut. HIV hastalığının tedavisinde artık gerçekten çok başarılı tedavilere ulaştık. Aşı ve HIV hastalığından korunma, engellenmesi ya da tamamen tedavi edilmesi konusunda da ciddi tedaviler ve çalışmalar sürmekte onlarında güzel haberlerini almayı beklemekteyiz. En güzel haberlerden biri de örneğin birkaç yıl öncesi kadar Kronik Hepatit C, HCV virusunun neden olduğu tedavisiz bir hastalıktı. Artık tamamen tedavide kür sağlanabilen hastalıklar grubuna geçti. HIV hastalığıda etkeni virüs grubundan bir hastalıktır onda da aynı başarıyı elde etmeyi ümit ediyoruz. HIV hastalığının tedavisi ve aşı çalışmaları üzerinde yürütülen, umut vaat eden bir çok çalışma mevcuttur" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya’da Tekin Uğurel için "Saygı Gecesi" düzenlendi Kütahya Belediyesi tarafından, kentin kültürel ve sanatsal hayatına uzun yıllar katkı sunan yazar, bestekâr ve musikişinas Tekin Uğurel onuruna "Saygı Gecesi" düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda duygu dolu anlar yaşandı. Kütahya’nın kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olan Tekin Uğurel için düzenlenen geceye şehir protokolü, akademisyenler, sanatçılar, yakın dostları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Salonu dolduran davetliler, usta sanatçının hayatı boyunca ortaya koyduğu eserleri ve kültürel katkılarını bir kez daha yakından hatırlama fırsatı buldu. Program kapsamında ilk olarak, Tekin Uğurel’in sanat ve edebiyat hayatını anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Gösterimde sanatçının yıllar boyunca kaleme aldığı eserler, bestelediği çalışmalar ve katıldığı kültürel etkinliklerden kesitlere yer verildi. Gece boyunca söz alan dostları ve meslektaşları, Uğurel’in sanatçı kimliği, mütevazı kişiliği ve Kütahya kültürüne sunduğu katkılar hakkında konuşmalar yaptı. Programda seslendirilen eserler ve besteler ise davetlilerden büyük beğeni aldı. Etkinliğe katılarak konuşma yapan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, yaşayan değerlere sahip çıkılmasının önemli olduğunu belirterek, böyle anlamlı bir saygı gecesinin düzenlenmesinin takdire değer olduğunu ifade etti. Programın sonunda Belediye Başkan Vekili EjderhanGezer ile Belediye Başkan Yardımcısı Himmet Sarıyar tarafından, Tekin Uğurel’e hediye ve plaket takdim edildi. Duygusal anların yaşandığı gecede konuşan Tekin Uğurel ise kendisi adına böyle anlamlı bir organizasyon düzenleyen Kütahya Belediyesi yetkililerine ve geceye katılan herkese teşekkür etti.
Kütahya Tavşanlı MYO öğrencilerinden anlamlı etkinlik Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Tavşanlı Meslek Yüksekokulu (MYO) öğrencileri, sosyal sorumluluk projesi kapsamında Kuruçay İlkokulu ve Ortaokulu öğrencilerine yönelik "Sevgi Köprüsü" etkinliği düzenledi. Üniversite öğrencileri, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve MYO yönetiminin destekleriyle gerçekleştirdikleri organizasyonda minik kardeşleriyle bir araya gelerek kültürel ve toplumsal değerleri paylaştı. Tavşanlı MYO Öğrenci Topluluğu Başkanı Ceren Demirayak’ın sunuculuğunu üstlendiği program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını üniversite öğrencileri adına yapan Dolunay Şahin, milli birlik, beraberlik ve dayanışma duygularını pekiştirmeyi amaçladıklarını belirterek, "Küçük kardeşlerimizin gözlerindeki ışıltı ve neşeyle güçlenecek olan birlik ruhu, geleceğe uzanan bir bağ oluşturacak" dedi. Kuruçay İlkokulu Müdürü Hasan Hüseyin Çevik ise üniversite öğrencilerini ağırlamaktan mutluluk duyduklarını ifade ederek, bu tür etkinliklerin çocukların sosyal ve kültürel gelişimine büyük katkı sağladığını vurguladı. Tavşanlı MYO Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, organizasyonun aziz milletimizin özünde yer alan yardımlaşma ve dayanışma kültürünün en güzel yansımalarından biri olduğunu dile getirdi. Çelik, desteklerinden dolayı Tavşanlı Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne, Kuruçay Belediye Başkanı’na, okul yöneticilerine, muhtarlara ve emeği geçen tüm personele teşekkür etti. Kuruçay Belediye Başkanı Rengül Atıcı da üniversite gençliğinin toplumsal dayanışma bilinciyle hareket etmesinin son derece anlamlı olduğunu belirterek, MYO yönetimine ve öğrencilere teşekkürlerini iletti. Kuruçay İlkokulu bahçesinde düzenlenen etkinliğe Kuruçay Belediye Başkanı Rengül Atıcı, MYO Müdürü Prof. Dr. İsmet Çelik, okul müdürleri Ahmet Halid Güçlü ve Hasan Hüseyin Çevik’in yanı sıra MYO akademik ve idari personeli, muhtarlar, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Tavşanlı Gençlik Merkezi görevlilerinin de destek verdiği etkinlikte kurulan oyun alanlarında çocuklar gönüllerince eğlendi. Gün boyu süren programda sandalye kapmaca, donma oyunu, yüz boyama etkinlikleri, palyaço gösterileri gerçekleştirilirken, çocuklara pamuk şeker ikram edildi. Öğrenciler arasında sevgi ve paylaşım bağlarını güçlendiren etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafları ile sona erdi.