ASAYİŞ - 06 Nisan 2025 Pazar 15:32

Miras kavgasında akrabalarını öldüren zanlı tutuklandı

A
A
A
Miras kavgasında akrabalarını öldüren zanlı tutuklandı

Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde miras kavgası nedeniyle amca Mehmet Garip, 2 yeğenini ve yengesini tabancayla vurarak öldürdü. Sabah saatlerinde adliyeye çıkarılan zanlı, tutuklanarak cezaevine gönderildi.


Çerkezköy Fevzipaşa Mahallesi’nde Mehmet Garip, 2 yeğeni ve yengesini miras kavgası nedeniyle hayattan kopardı. Sonrasında polis ekipleri tarafından gözaltına alınan Garip, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Olay


Fevzipaşa Mahallesi Ihlamur Sokak’taki 5 katlı bir apartmanın son katında meydana gelen olayda, edinilen bilgilere göre Mehmet Garip, miras nedeniyle tartışma yaşadığı Z.G.’nin yaşadığı daireye geldi. Z.G.’nin dışarıda olduğu sırada Mehmet Garip eve giderek yengesi Melike Garip ve yeğeni Ferdi Garip’i tabancayla vurarak öldürdü. Sonrasında katliama devam eden Garip, öldürdüğü yengesinin telefonundan aynı apartmanda oturan yeğeni Bahar Tunalı’ya da mesaj atıp eve çağırdı. Mesaj sonrası annesinin yaşadığı daireye çıkan Tunalı da amcası tarafından tabancayla vuruldu. Ağır yaralanan evli ve 1 çocuk annesi Tunalı, kaldırıldığı hastanede doktorların yaptığı tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Polis tarafından gözaltına alınan Mehmet Garip, emniyetteki işlemlerin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında Çerkezköy Adliyesi’ne sevk edildi. Garip, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Gözyaşlarıyla defnedildi


Öte yandan, saldırı sonucu hayatını kaybeden Melike Garip (50), Ferdi Garip (27) ve Bahar Tunalı (31) için bugün öğle namazını müteakip Fevzipaşa Camii’nde cenaze namazı kılındı. Namaza aile yakınları, komşular ve çok sayıda vatandaş katılırken, cenazede gözyaşları sel oldu. Cenaze namazının ardından Melike, Ferdi ve Bahar, dualarla Yeni İlçe Mezarlığı’na defnedildi. Olayın şokunu atlatamayan mahalle sakinleri, yaşanan vahşetin ardından büyük üzüntü yaşadı. Cenaze töreninde aile üyeleri güçlükle ayakta durabildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma ise sürüyor.



Miras kavgasında akrabalarını öldüren zanlı tutuklandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.