KÜLTÜR SANAT - 16 Şubat 2026 Pazartesi 13:15

Kahvehanede sinema nostaljisi

A
A
A
Kahvehanede sinema nostaljisi

Tekirdağ’ın Muratlı ilçesi Balabanlı Mahallesi’nde kahvehane işleten 73 yaşındaki İsmail Hacet, 45 yıl önce traktörle köy köy gezdirdiği 16 milimlik Ukrayna malı sinema makinesini kahvehanesinde sergiliyor.


Teknoloji dünyayı dijital ekranlara hapsetmeden çok önce, Muratlı’nın köylerinde sinema heyecanı traktör sesleriyle gelirdi. O dönemin efsane ismi, "seyyar sinemacı" İsmail Hacet, şimdilerde Balabanlı Mahallesi’nde işlettiği köy kahvehanesini adeta bir yaşayan müzeye dönüştürdü.



"Seyyar Ruhsatlı" bir sinema serüveni


1979-1981 yılları arasında aldığı resmi seyyar ruhsatla yollara düşen Hacet; Balabanlı, Sırtköy, Husunlu, Sarılar ve Gazioğlu köylerinde belirli günlerde sinema şölenleri düzenliyordu. 16 milimlik Ukrayna menşei emektar makinesini ve aparatlarını traktörün arkasına yükleyip mahalle mahalle gezen Hacet, o günlerin ruhunu bugün kahvehanesinde yaşatıyor.


Balabanlı’daki kahvehaneye girenleri çay kokusunun yanı sıra nostaljik bir sinema makinesi karşılıyor. İsmail Amca, makinesini ve o günlerden kalan anı fotoğraflarını kahvehanenin en güzel köşesinde sergiliyor. Kahveye gelen mahalle sakinleri, çaylarını yudumlarken bir yandan da bu tarihi makineyi inceleyerek eski günleri yad ediyor.


İsmail Hacet, o unutulmaz yılları anlatarak, "Eskiden her şey daha samimiydi. Traktöre koyup köylere götürürdüm, sinema izletirdim. Şimdi bu makine Balabanlı’daki kahvehanemizde duruyor. Gelen geçene o günleri, o heyecanı anlatıyoruz. Bu makine benim için sadece bir eşya değil, yüzlerce insanın gülümsemesi demek" ifadelerini kullandı.



Kültürel miras


Muratlı’nın köylerinde bir neslin sinemayla tanışmasına vesile olan bu 16 milimlik Ukrayna malı makine, dijital çağın ortasında "eski toprak" bir hatıra olarak zamana meydan okumaya devam ediyor. İsmail Hacet’in bu vefası, Balabanlı Mahallesi’nin sosyal hayatına da farklı bir renk katıyor.


İsmail Hacet’in kahvehanesindeki zaman yolculuğu sadece sinema makinesiyle sınırlı değil. Hacet, sinemacılığa başlamadan yıllar önce, 1972 yılında eline aldığı ilk profesyonel makinelerden biri olan Lubitel 2 marka fotoğraf makinesini de aynı köşede sergiliyor.


Henüz 20’li yaşlarının başındayken dünyayı vizörden izlemeye başlayan Hacet’in bu emektar fotoğraf makinesi, Balabanlı’daki kahvehanede sinema makinesiyle yan yana durarak yarım asırlık bir görsel tarihin tamamlayıcısı oluyor.



Kahvehanede sinema nostaljisi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Minik çocukların Kur’an okumaya geçişleri şölen tadında kutlandı Tunceli’de 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda eğitim gören öğrenciler için düzenlenen "Kur’an-ı Kerim’e Geçiş Programı" renkli görüntüler oluşturdu. Tunceli’nin Çemişgezek ilçesinde 4-6 Yaş Kur’an Kursu’nda eğitim gören öğrenciler için "Kur’an-ı Kerim’e Geçiş Programı" düzenlendi. Programda, minik öğrencilerin sunumları izleyenlerden büyük beğeni topladı. Program kapsamında öğrenciler tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılırken, sure ve dua okumaları, hadisler, şiirler ve ilahilerle manevi bir atmosfer oluştu. Kur’an-ı Kerim’e geçen öğrenciler için taç takma merasimi gerçekleştirildi. Programda konuşan Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, çocukların erken yaşta değerler eğitimiyle buluşmasının önemine dikkat çekerek, programın hazırlanmasında emeği geçenleri ve çocukların Kur’an ile tanışmasına vesile olanları tebrik etti. Çemişgezek Müftüsü Muhammed Yasir Okşar ise 4-6 yaş Kur’an kurslarının çocukların dini ve ahlaki gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini belirterek, "Kur’an’la tanışan bir neslin merhametli, saygılı ve değerlerine bağlı bireyler olarak yetişeceğine inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kur’an-ı Kerim’e geçen öğrencilere belge ve çeşitli hediyeler takdim edildi. Ayrıca, etkinlik çerçevesinde bayraklarla süslenmiş araç konvoyu düzenlendi. Programa Çemişgezek Kaymakamı Levent Küçük, ilçe Müftüsü Muhammed Yasir Okşar, öğrenciler, öğrenci velileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Balıkesir Zeytinyağında maliyet artışı fiyatlara yansımayabilir Balıkesir Sanayi Odası Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı, Ayvalık Ticaret Odası Genç Girişimler Kurulu Başkanı, Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, küresel gelişmelerin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, artan girdi maliyetlerine rağmen zeytinyağı fiyatlarında kısa vadede ciddi bir artış beklemediklerini söyledi. Edinilen bilgiye göre, dünya genelinde yaşanan gelişmelerin enerji ve gübre maliyetlerini artırdığını belirten Köklü Zeytincilik Yönetim Kurulu Başkanı ve Zeytinyağı Üreticisi Mustafa Kürlek, özellikle Mart ve Nisan aylarında zeytin ağaçlarına uygulanan toprak altı gübrelerinde yüzde 22 ile 30 arasında fiyat artışı yaşandığını ifade etti. Gübre maliyetlerinin yanı sıra mazot ve diğer üretim girdilerinde de artış olduğunu vurgulayan Kürlek, bu durumun üreticiyi zorladığını dile getirdi. Zeytinyağı fiyatlarının yalnızca maliyetlere bağlı olarak belirlenmediğini kaydeden Mustafa Kürlek, arz-talep dengesinin belirleyici olduğuna işaret etti. Kürlek, "Tüm girdilerde artış var ancak bu durum doğrudan fiyatlara yansımıyor. Piyasa şartları bu noktada belirleyici oluyor" dedi. Orta Doğu pazarında yaşanan daralmaya da değinen Kürlek, özellikle ihracatta ciddi yavaşlama yaşandığını belirtti. Dubai başta olmak üzere bölgeye yapılan sevkiyatların durma noktasına geldiğini ifade eden Kürlek, talep düşüşünün fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdığını söyledi. Artan maliyetlerin sınırlı ölçüde fiyatlara yansıyabileceğini belirten Kürlek, "Dolaylı olarak yüzde 3 ila 5 bandında bir yansıma olabilir ancak mevcut durumda zeytinyağında belirgin bir fiyat artışı beklemiyorum" şeklinde konuştu.
Elazığ Arıcılar yavru ve besleme dönemine girdi Elazığ’da arıcılar, yavru dönemine giren koloniler için besleme çalışmalarını sürdürüyor. Arıcılar, yağışlı geçen sezon nedeniyle nektar kaybı yaşadıklarını ancak haziran sonunda bal hasadı beklediklerini belirtti. Elazığ’da arıcılar, baharla birlikte yoğun bir döneme girdi. Yavru dönemine giren kolonilerin beslenmesi için kek ve ballı şurup veren arıcılar, haziran ayı sonunda bal hasadı yapmayı planlıyor. Yağışlı geçen sezon nedeniyle kayısı çiçeklerinin erken dökülmesi, arıların yeterince nektar toplayamamasına yol açtı. Baskil’e bağlı Pınarlı Köyü’nde 70 kovanıyla arıcılık yapan Rıfat Yaşar (60), geçen yıl don nedeniyle 60 kovan kaybettiğini, bu yıl kayıplarını telafi ettiğini söyledi. Geven ve kekik balıyla tanınan bölgede arıcı Yaşar, bu yılki verimin de tamamen doğa şartlarına bağlı olduğunu ifade etti. Geçen yılın ağır geçtiğini vurgulayan Yaşar, " Yıllardır bu arıcılık işi ile uğraşıyorum. Şu anda 70 kovanım var, 5 tanesi ise kış ayında soğuk havalardan dolayı fire verdi. Geçen sene don olayı çok oldu ve 60 tane kovan gitti. Bu sene tekrar onları aynı sayıya getirdim. Yağıştan dolayı kayısı çiçek açtı ve arının tüketebileceği nektarı alamadık. Şu an arı yavru yapıyor ve beslenmesi lazım. Biz de o arada kek ve ballı şurup veriyoruz" dedi. Köylerinin geven ve kekik balı üretimine son derece elverişli olduğunu vurgulayan Yaşar, " Bu seneki verim yine yağışlara bağlı. Biz genelde geven ve kekik balları üretiyoruz. Bizim köyümüz ona çok elverişli, başka bir katkı eklemiyoruz. Bu sene de duruma bakacağız, tamamen doğa şartlarına bağlı. Sağımı ve süzmeleri temmuz ayında yapıyoruz. ondan sonra ballarımızı satışa sunarız. Şu anda arı artık yavru atıyor. Yavru aldığı için biz de arıyı besliyoruz. Belli bir süreye kadar arılar çoğalacak. Koloni çoğaldıktan sonra haziranın 20’sinde stok bal başlar. O tarihten sonra 25 gün içerisinde arının getirdiği balı olduğu gibi alır, süzmelerini, paketlemelerini yapar ve satışa sunarız" diye konuştu.