SPOR
22 Mayıs 2026 Cuma - 15:06 Aziz Yıldırım: "En büyük Fener sezonu başlamıştır" Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım, yönetim kurulu toplantısını tanıttığı basın toplantısında, "100. yıl ruhumuzu 120. yılımızda da sürdürmek için hep beraber bir mücadeleye başlıyoruz. Ali Koç’a, Hakan Safi’ye çağrımdır; gelin yönetimde beraber olalım. Hep birlikte Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyalım. Camiamızın her bir ferdine çağrımdır; Bu seneye hep beraber damga vuralım. Birlikte büyük bir mücadeleye adım atıyoruz. ’En büyük Fener’ sezonu başlamıştır" dedi. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün 6-7 Haziran’da gerçekleştireceği Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı öncesi başkan adayı Aziz Yıldırım çalışmalarını sürdürürken, İstanbul’da bir otelde yönetim kurulunu tanıttığı lansman düzenledi. Toplantıda ilk olarak projeler katılımcılara yansıtılırken, daha sonra yönetim kurulu listesi tek tek sahneye çıktı. Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım son olarak konuşması için kürsüye gelirken, ’Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi ile Futbol AŞ beraber olacağını, kulübü birlikte yöneteceklerini söyledi. Bugün Final Four maçına çıkacak Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı’na ise başarılar dileyen Yıldırım, "Türkiye’ye şampiyon olacak dönecekler" dedi. Futbol AŞ’ye 4-5 ismin daha ekleneceği bilgisini veren Yıldırım, "Az önce Fenerbahçemizin Türkiye’de ve Avrupa’da kazanacağı büyük başarıların mimarı olacak olan kadro ile tanıştınız. Yönetim kadromuzda yer alan arkadaşlarımın tamamı kendi meslek ve iş hayatlarında önemli başarılar kaydetmiş sosyal çevrelerinde saygın kimselerdir. Ama onları burada bir araya getiren, Fenerbahçe için maddi ve manevi tüm imkanlarıyla Fenerbahçemizin başarılarına güç katma iradeleridir. Bütün Fenerbahçeliler adına bir Fenerbahçeli olarak kendilerine teşekkür ediyorum. Tebrik ediyorum. Sadece bizim listemizde aday olmuş arkadaşlarımızı değil, Hakan Safi ve arkadaşlarını da aynı içtenlik ve saygı ile selamlıyor, kendilerine de aynı şekilde teşekkür ediyorum. Onlar bizim rakibimiz değil. Fenerbahçeli Fenerbahçelinin rakibi olamaz; yoldaşı olur, gönüldaşı olur. Bu bir hizmet yarışıdır. Asla iktidar ve söz sahibi olma kavgası değildir. Elbette 120. yaşını kutlayan bu koca çınar ne Aziz Yıldırımlar ne başkanlar gördü. Bu 120 yılın neredeyse yarısında benim ömrüm geçti ve ben kendime bakınca Fenerbahçe’yi görüyorum. Benim nabzım şöyle atıyor: ’Her zaman her yerde en büyük Fener.’ Ben bu coşkuyu bütün Fenerbahçeliler ile birlikte tam da kalbimin içinden bütün benliğimle yayılan bir hayat enerjisi olarak hissediyorum. ’Her zaman her yerde en büyük Fener’ diye coşan tribünler. ’Her zaman her yerde en büyük Fener’ diye inleyen sokaklar ve her yerde dalgalanan sarı lacivert bayraklar; benim hayat enerjimi bunlar sağlıyor. Atatürk ve arkadaşlarının kurduğu ülkemde ay-yıldızlı bayrağımızın gölgesinde hür ve bağımsız yaşamanın onuru yanında, sarı-lacivert bayrakların dalgalanması benim hayat enerjimdir. Ben bu yüzden yeniden adayım. Arkadaşlarım bu yüzden hizmete talip oldular. Bana neler yapacağımı sormaya kimsenin ihtiyaç duyacağını sanmıyorum" diye konuştu. "Her zaman her yerde ’En büyük Fener’ coşkusuyla zaferler kutlayalım" Başkan adayı Hakan Safi ve önceki yönetime de çağrıda bulunan Aziz Yıldırım, "Ben Türkiye ve Avrupa’nın sokaklarını, şu coşkuyla sarı-lacivertle boyamak için varım; ’Her zaman her yerde ’En büyük Fener’ coşkusuyla zaferler kutlayalım. Bana nasıl yapacaksınız diye sormayın. Daha önce yaptık yine yaparız. Fenerbahçe’nin geçmişine bakın bunu göreceksiniz. Fenerbahçemizin kumpaslarla içine itildiği kuyudan el birliği ile çıkmak için buradayız. 2018’de ’Gelin güç ve imkanlarımızı birleştirelim, Fenerbahçe’ye karşı kurulmuş tuzakları bozalım’ derken, bugün de aynı şeyi söylüyorum. Benden önce, benden sonra Fenerbahçe’ye hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, camiamıza huzurunuzda tam bir samimiyetle teşekkür ediyorum. Hepsi de tam bir özveri ve samimiyetle Fenerbahçe için çok fedakarlıklar yaptılar. En önemlisi; Fenerbahçeli kardeşlerim bir olalım. Birlik olalım ve camianın şampiyonluk ruhunu önce kendimiz hatırlayıp sonra da teknik adamlarımıza, sporcularımıza, tribünlerimize, hakemlere, federasyonlara, sokaklara milyonlara hatırlatalım. Şimdi, 100. yıl ruhumuzu 120. yılımızda da sürdürmek için hep beraber bir mücadeleye başlıyoruz. Ali Koç’a, Hakan Safi’ye çağrımdır; gelin yönetimde beraber olalım. Hep birlikte Fenerbahçe’yi şampiyonluğa taşıyalım. Camiamızın her bir ferdine çağrımdır; Bu seneye hep beraber damga vuralım. Birlikte büyük bir mücadeleye adım atıyoruz. ’En büyük Fener’ sezonu başlamıştır" ifadelerini kullandı. Aziz Yıldırım başkanlığındaki yönetim kurulu listesinde şu isimler yer alıyor: "Barış Göktürk, Mahmut Nedim Uslu, Nihat Özbağı, Mustafa Çağlar, Ahmet Önder Fırat, Cihan Kamer, Fatih Öztürk, Batuhan Özdemir, Tanju Kaya, Murat İman, Özgür Peker, Yusuf Buğra Tanık, Mehmet Aydın, Mehmet Selim Kosif, Fatih Aslan, Volkan Akan, Mustafa Aydın Acun, Barış Karagöz, Savaş Adalet, Demre İşçen, Yasemin Babayiğit."
22 Mayıs 2026 Cuma - 14:43 Çifte şampiyon Manisa’dan Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Konya’da düzenlenen Okul Sporları Bilek Güreşi Yıldızlar Kız ve Erkek Türkiye Birinciliği Müsabakaları’nda derece elde eden Manisalı sporcuları makamında ağırlayarak ödüllendirdi. Manisa’yı başarıyla temsil eden Alaşehir Tepeköy Ortaokulu öğrencileri, elde ettikleri derecelerle büyük gurur yaşattı. Şampiyonada Sudenaz Aktaş, 45 kiloda hem sağ hem de sol kolda Türkiye birincisi olarak çifte şampiyonluk elde etti. Ali Berk Ölmez, 40 kilo sol kolda Türkiye ikincisi olurken, Rabia Kaygısız ise 35 kilo sağ kolda Türkiye üçüncüsü, sol kolda ise Türkiye dördüncüsü oldu. Başarılı sporcular ile beden eğitimi öğretmeni Fatih Bektaş’ı makamında kabul eden İl Müdürü Yunus Öztürk, sporcuları tek tek tebrik ederek çeşitli ödüller verdi. Genç sporcuların elde ettiği başarının Manisa adına büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirten Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Öztürk, "Konya’da düzenlenen Okul Sporları Bilek Güreşi Türkiye Şampiyonası’nda ilimizi en iyi şekilde temsil ederek önemli dereceler elde eden sporcularımızı ve öğretmenimizi gönülden tebrik ediyorum. Gösterdikleri gayret ve mücadeleyle başarıya ulaşan öğrencilerimizin başarılarının artarak devam edeceğine inanıyorum. Manisa olarak sporun her branşında gençlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." dedi. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürü Yunus Öztürk’ün sporculara verdiği destek ve başarıya gösterdiği hassasiyetin, genç sporcuların motivasyonunu artırdığı belirtilirken, Manisa’nın spor alanındaki yükselen başarısı bir kez daha gözler önüne serildi.
Altaylı taraftarlar, kurtuluş yürüyüşü yapacak
30 Aralık 2025 Salı - 11:54 Altaylı taraftarlar, kurtuluş yürüyüşü yapacak Altaylı taraftar grupları, kulübün içinde bulunduğu ekonomik duruma dikkat çekmek amacıyla 3 Ocak Cumartesi günü saat 19.14’te Alsancak Limanı yakınından Gündoğdu Meydanı’na yürüyerek bir basın açıklaması gerçekleştirecek. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Altay, tarihinin en zor dönemlerinden birini yaşamaya devam ediyor. Sezonun ilk yarısını düşme hattından uzak, 10. sırada tamamlayan siyah-beyazlı ekip, FIFA’dan gelen dava dosyaları nedeniyle 1-8 Ocak tarihleri arasında puan silme ve küme düşürülme cezalarıyla karşı karşıya kalma tehlikesi yaşıyor. Bu gelişmeler üzerine Altaylı taraftar grupları harekete geçerek, 3 Ocak Cumartesi günü Gündoğdu Meydanı’na kortej eşliğinde yürüyüş düzenleyecek ve ardından bir basın açıklaması yapacak. Siyah-beyazlı taraftarlar, camianın önde gelen isimlerinin kulübe sahip çıkmasını isterken, bu zorlu süreçte Türkiye Futbol Federasyonu eski başkanlarından ve İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener’in kulübün geleceği adına yönlendirici bir rol üstlenmesini talep ediyor. Mahmut Özgener’e çağrı yapılacak Siyah-beyazlı taraftarlar tarafından yapılan açıklamada, "İlk etapta acil çözüm üretilmesi gereken gündemler ele alındığında; hem maddi kaynak üretebilecek hem de ismiyle bile karşı tarafa güven telkin edebilecek bir lider ihtiyacının olduğu fikri herkesin ortak görüşüdür. Camiamız içinde bu donanıma sahip isim bellidir. Camia büyüğümüz Mahmut Özgener’e (ister oluşturacağı bir konsorsiyum ile isterse bizzat kendi başına) bu süreci idare etmesi ve ‘Baba Yadigarı’ Büyük Altay’ı düzlüğe çıkartması için son ama en net çağrı gerçekleştirilecektir. Gündoğdu Meydanı’na kadar sürecek bu yürüyüş sonunda gerçekleştirilecek ‘Basın Açıklaması’ ile camia büyüğümüz Mahmut Özgener’e davetimiz iletilmiş olacaktır" ifadelerine yer verildi. Öte yandan Mahmut Özgener’in merhum babası Esin Özgener, Altay’ın efsane başkanlarından biri olarak anılmaya devam ediyor.
Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi
30 Aralık 2025 Salı - 11:52 Madalyanın ardındaki güç: Spor iletişimi Yaşar Üniversitesi’nde düzenlenen 6. PRTalks etkinliğinde bir araya gelen dünya şampiyonu sporcular ve iletişim profesyonelleri; spor dünyasında marka yönetimi ve stratejik iletişimin, sahadaki başarı kadar kritik bir rol oynadığını vurguladı. Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen PRTalks etkinliği, "Spor İletişimi" temasıyla gerçekleştirildi. Artistik Cimnastik Dünya Şampiyonu İbrahim Çolak, Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ile Medyaspor Kurucu Ortağı ve Spor Yazarı Ali Ergöçmez’in konuşmacı olduğu panelde; modern spor dünyasında yalnızca sahada kazanmanın yeterli olmadığı, bu başarının profesyonel bir iletişim stratejisiyle taçlandırılması gerektiği ifade edildi. "Her sporcu bir markadır" Panelin açılışını yapan Prof. Dr. Özlem Alikılıç, halkla ilişkilerin temelinde stratejik iletişim yönetimi yattığını belirterek sporcuların günümüzde birer marka değerine dönüştüğünü vurguladı. Alikılıç, şunları söyledi: "Bu etkinlikte spor iletişiminde masanın her iki tarafına da hizmet eden önemli aktörleri bir araya getirdik. İşin bir medya tarafı; yani kulüplerin, takımların ve sporcuların iletişimlerinin kriz anlarına kadar yönetildiği uzun bir süreç var. Diğer tarafta ise bizzat marka olan sporcular yer alıyor. Sporcular, kimi zaman bireysel kimi zaman profesyonel yardım alarak kendi markalarını ulusal ve uluslararası ölçekte yönetmeye çalışıyorlar." "İletişim danışmanlığı her branş için şart" Artistik Cimnastik branşında Türkiye’ye ilk dünya şampiyonluğunu kazandıran İbrahim Çolak, başarının ardından gelen popülariteyi yönetmenin zorluklarına dikkat çekti. Kariyerinin büyük bölümünü amatör bir ruhla sürdürdüğünü ancak şampiyonluk sonrası yoğun bir taleple karşılaştığını ifade eden Çolak, deneyimlerini şu şekilde aktardı: "25 yıldır bu sporu yapıyorum ve 19’uncu yılımda dünya şampiyonluğu kazandım. Madalyayı aldıktan sonra sponsorlar gelmeye başladı. Başarı geldikten sonra geri dönüşlerin bu denli büyük olacağını tahmin etmiyordum. Tam o noktada bir iletişim uzmanıyla çalışabilseydim, süreci mükemmel şekilde yönetebilirdim. İletişim sürecini tek başıma yürütmeye çalıştığımda bazı fırsatlar kaçabiliyor. Bu yüzden artık hedeflediğim başarılara ulaşmadan önce uzmanlardan profesyonel yardım almaya başladım." Yaşar Üniversitesi mezunu olan Triatlon Türkiye ve Balkan Şampiyonu İpek Öztosun ise iletişimde profesyonel desteğin her branş için şart olduğunu belirterek branş bilinirliğine değindi: "İletişim kanallarımı bireysel olarak yönetiyorum ancak bu durum bazen sınırlayıcı olabiliyor. Triatlon, Türkiye’de çok yaygın değilken Avrupa’da en çok lisanslı sporcusu bulunan branş konumunda. Medyada daha fazla ön plana çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Birçok sporcu tek bir branşla başlayıp başarı gelmeyince spora küsebiliyor. Oysa bu sporcular, doğru yönlendirmeyle farklı alanlardaki yeteneklerini keşfedip çok daha farklı yerlere gelebilirler." "Daha iyi iletişim, daha çok sponsor" Panelin medya perspektifini sunan Spor Yazarı Ali Ergöçmez, spor ekonomisi ile iletişim arasındaki doğrudan ilişkiye dikkat çekti. Ergöçmez, özellikle kulüplere şu çağrıda bulundu: "Sporcular ve kulüpler maddi anlamda büyük yatırımlar yapsa da iletişim bütçelerine oldukça az pay ayırıyorlar. Aslında daha iyi iletişim, doğrudan daha çok sponsor demektir. Büyük kulüplerin bu süreci çok daha profesyonel yürütmesi gerekiyor. Spor iletişimi, ülke gündemini takip etmekten sporcunun ikili görüşmelerine kadar her şeyi kapsar. Aslında, tüm spor kulüplerinin yöneticileri sporcuların ve teknik adamların profesyonel spor iletişim danışmanlarına ihtiyacı var."
Bu ilçe adeta sporcu fabrikası
30 Aralık 2025 Salı - 11:00 Bu ilçe adeta sporcu fabrikası Rize’nin 43 bin nüfuslu Ardeşen ilçesinde hentboldan hokeye, raftingden futbola uzanan 12 branşta 4 bine yakın lisanslı sporcu bulunuyor. Ardeşen ilçesi, son yıllarda spor alanında ortaya koyduğu tabloyla yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de dikkat çeken bir örnek haline geldi. Yaklaşık 43 bin nüfusa sahip ilçede, Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürlüğü’ne bünyesinde çeşitli kulüplerde 12 farklı branşta 4 bine yakın lisanslı sporcu bulunması, Ardeşen’i klasik bir ilçe profilinin çok ötesine taşıyor. Futbol, hentbol, hokey, rafting, kano, taekwondo ve daha birçok branşta sürdürülen çalışmalar, ilçeyi gerçek anlamda bir "sporcu fabrikası" konumuna getirmiş durumda. 26 faal kulüp Ardeşen’de 26 spor kulübü faaliyet gösteriyor. İlçede pasif ya da dondurulmuş kulüp bulunmaması, sporun süreklilik kazandığını ve kurumsal bir yapıya oturduğunu gösteriyor. Kulüplerin önemli bir bölümünün okul temelli olması ise sporla tanışma yaşının oldukça erken olduğunu ortaya koyuyor. Bunun yanında belediye bünyesindeki kulüpler, doğa sporları, satranç, off-road, olimpik branşlar ve savunma sporları gibi alanlarda faaliyet gösteren yapılar, Ardeşen’de sporun yalnızca futbolla sınırlı kalmadığını kanıtlıyor. Lisanslı sporcu havuzu ilçe ölçeğini aşıyor Genel lisans verileri, Ardeşen’in sporcu potansiyelini sayılarla ortaya koyuyor. İlçede yaklaşık 3 bin 851 lisanslı sporcu bulunurken, fiilen spor yapan sporcu sayısı 3 bin 243 olarak ifade ediliyor. Erkek sporcu sayısı 2 bin 293, kadın sporcu sayısı ise 1 bin 558. Bu tablo, kadın sporunun da Ardeşen’de güçlü bir yer edindiğini gösteriyor. Branş bazlı dağılımda satranç, taekwondo, hentbol, voleybol, kick boks ve gelişmekte olan spor dalları öne çıkıyor. Özellikle satrançta 800’ü aşkın lisanslı sporcu bulunması, ilçede sporun zihinsel boyutuna da ciddi yatırım yapıldığını ortaya koyuyor. Süper Amatör Lig’de mücadele eden Rize’nin köklü spor kulübü Ardeşenspor, altyapıdan yetişen sporcularıyla dikkat çekiyor. Kulüp bünyesinde 172 lisanslı, 70 lisanssız olmak üzere toplam 242 sporcu bulunuyor. Futbolun, diğer branşlarla birlikte gelişmesi; dayanıklılık, disiplin ve rekabet kültürünün sahaya daha güçlü yansımasını sağlıyor. Ardeşen’de sporun merkezinde ise Ardeşen Belediyesi Spor Kulübü yer alıyor. 2015 yılında kurulan kulüp bugün aktif olarak 12 branşta faaliyet yürütüyor ve 921 lisanslı sporcuya ev sahipliği yapıyor. Kulüp, bugüne kadar bin 500’ün üzerinde çocuk ve gence spor hizmeti sundu. 2015’ten bu yana 40 sporcu, farklı branşlarda milli takımlara kazandırıldı. Güncel milli sporcu sayısının 40’a ulaşması, ilçede kurulan altyapı modelinin somut çıktısı olarak değerlendiriliyor. Dünya şampiyonları bu ilçeden Ardeşen’in spor hikayesini sıradanlıktan çıkaran başlıklardan biri de rafting ve kano branşlarında elde edilen uluslararası başarılar. Raftingte Ardeşen sporcuları, son dönemde dünya şampiyonluğu elde ederek ilçenin adını dünya sahnesine taşıdı. Kano branşında milli sporcular yetiştirilmesi, doğa sporlarında da sürdürülebilir bir yapı kurulduğunu gösteriyor. Ardeşen’de spor, yalnızca madalya ve lig başarısı olarak görülmüyor. Kadın sporunun desteklenmesi, gençlerin spora yönlendirilmesi ve sosyal eşitlik, kulüplerin temel yaklaşımı olarak öne çıkıyor. Tamamı altyapıdan yetişen sporcularla üst liglerde mücadele eden kadın hentbol takımı, bu anlayışın en dikkat çekici örnekleri arasında yer alıyor. 43 bin nüfuslu ilçede 12 branşta 4 bine yakın lisanslı sporcuya ulaşılması, Ardeşen’i sporcu yetiştiren değil, sistemli biçimde sporcu üreten bir merkez konumuna taşıyor. Ardeşen’de spor, günlük hayatın doğal bir parçası olarak kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Aktif lisanslı sporcuların yanı sıra geçmişte sporla uğraşmış geniş bir kitle de dikkate alındığında, sporla temas eden nüfus ilçe nüfusunun yarısını aşıyor. Bu yapı sayesinde çocuklar erken yaşta branşlarla tanışıyor, kadınlar sporda görünür oluyor ve altyapıdan yetişen sporcular düzenli bir spor disiplini kazanıyor. Ortaya çıkan tablo, geçici bir başarıdan ziyade kalıcı ve sürdürülebilir bir spor ekosistemine işaret ediyor. Aktif branşlar ve lig organizasyonları Ardeşen Belediyesi Spor Kulübü bünyesindeki branşlar, federasyon ligleri ve resmi organizasyonlarda Rize’yi temsil ediyor. Kadın hentbol takımı Kadınlar 1. Ligi’nde, hokey takımları ise 1. ve 2. Liglerde mücadele ediyor. Rafting ve kano branşlarında Ardeşen’den yetişen sporcular Türkiye, Avrupa ve Dünya şampiyonalarında yer alırken, taekwondo, karate ve kick boks branşlarında sporcular ulusal ve uluslararası organizasyonlara katılıyor. Satranç başta olmak üzere birçok branşta okul sporları ve federasyon turnuvalarında geniş katılım sağlanıyor.
Süper Lig’in en verimli hücum hattı Trabzonspor’da
30 Aralık 2025 Salı - 10:21 Süper Lig’in en verimli hücum hattı Trabzonspor’da Trendyol Süper Lig’de 2025-2026 sezonunun geride kalan bölümünde hücum performanslarıyla öne çıkan Trabzonspor, Paul Onuachu, Felipe Augusto ve Ernest Muçi’den oluşan hücum hattıyla Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’ı geride bıraktı. Bordo-mavililer, daha düşük maliyetle kurulan hücum hattından en yüksek verimi alan takımlar arasında yer aldı. Ligde ilk yarıyı Galatasaray ve Fenerbahçe’nin ardından 35 puanla 3. sırada tamamlayan Trabzonspor, rakiplerine oranla daha ekonomik bir hücum organizasyonuyla dikkat çekti. Bordo-mavili ekip, bu performansıyla ligin en üretken takımlarından biri olmayı başardı. Gollerin büyük bölümü üç isimden Trabzonspor’da Paul Onuachu, Felipe Augusto ve Ernest Muçi’den oluşan hücum üçlüsü, ligde şu ana kadar toplam 26 gol kaydetti. Bordo-mavililerin attığı 33 golün yüzde 78,8’i bu üçlüden gelirken, söz konusu oran dört büyükler arasında en yüksek seviye oldu. İstanbul’un üç büyüğüne net üstünlük Trabzonspor’un hücum performansı, Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş ile yapılan karşılaştırmalarda daha net ortaya çıktı. Galatasaray’da Icardi, Osimhen ve Sane üçlüsünün toplam piyasa değeri 104 milyon Euro olurken, Fenerbahçe’de Talisca, Asensio ve En-Nesyri’den oluşan hücum hattının değeri 45 milyon Euro seviyesinde bulunuyor. Beşiktaş’ta ise Abraham, Rafa Silva ve Toure üçlüsünün toplam piyasa değeri 34 milyon Euro olarak hesaplandı. Buna karşın Trabzonspor’un hücum üçlüsünün toplam piyasa değeri yalnızca 21 milyon Euro’da kaldı. Bordo-mavililer, düşük maliyetine rağmen hem gol sayısı hem de takım içi katkı oranında rakiplerinin önüne geçti. Skor yükünü üç isim sırtladı Trabzonspor’da Paul Onuachu 11 golle takımın en golcü ismi olurken, Felipe Augusto 8, Ernest Muçi ise 7 golle skora katkı sağladı. Hücum yükünün büyük ölçüde bu üç oyuncu üzerinde toplanması, bordo-mavililerin skor üretiminde istikrarlı bir yapı yakalamasını sağladı. Rakiplerin hücum katkı oranları Fenerbahçe’de Talisca 9, Marco Asensio 8 ve En-Nesyri 7 golle toplam 24 gole ulaştı. Sarı-lacivertlilerde bu üçlünün takımın 39 golü içindeki payı yüzde 61,5 olarak gerçekleşti. Galatasaray’da Mauro Icardi 9, Osimhen 6 ve Sane 6 golle toplam 21 gole imza atarken, sarı-kırmızılıların 38 golünün yüzde 55,3’ü hücum üçlüsünden geldi. Yüksek maliyete rağmen katkı oranı Trabzonspor’un gerisinde kaldı. Beşiktaş’ta ise Tammy Abraham 7, Rafa Silva 5 ve El Bilal Toure 4 golle toplam 16 gole ulaştı. Siyah-beyazlılarda hücum üçlüsünün, takımın 30 gollük skor üretimindeki payı yüzde 53,3 oldu.