SPOR
05 Mayıs 2026 Salı - 17:11 Mehmet Ali Aydınlar: "Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" Mehmet Ali Aydınlar, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün başkanlık seçimi için, "İsmim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım" dedi. İş insanı Mehmet Ali Aydınlar, 6-7 Haziran’da gerçekleştirilecek Fenerbahçe Olağanüstü Seçimli Genel Kurul ve adaylığına dair yazılı bir açıklama yayımladı. Aydınlar’ın Fenerbahçe camiası ve kamuoyuna yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Hayatımın en büyük gururlarından biri olan Fenerbahçeliliğimin son günlerde farklı şekillerde tartışılmasını üzüntüyle takip ediyorum. Kulübümüzün içinden geçtiği bu dönemde elimi taşın altına koyarak Fenerbahçemizin geleceğine katkı sunmak ve bu camiaya yakışır bir yönetim anlayışını hayata geçirmek için bu yola girdim. Bugün görüyorum ki; adımın başkan adaylığı ile anıldığı ilk andan itibaren yaşananlar, söylenenler ve ortaya çıkan tartışma ortamı hayatım boyunca savunduğum ilke ve değerlerle örtüşmemektedir. Fenerbahçe’nin bir dünya markası olması hayali, benim için bugüne ait bir hedef değil; yıllardır inandığım, her dönemde destek vermeye çalıştığım kalıcı bir idealdir. Benim kulübüme olan bağlılığım bir unvana, bir makama ya da bir sıfata bağlı değildir. Bu bağlılık, hayatımın her anında taşıdığım bir sorumluluktur. Ancak gelinen noktada görüyorum ki; ismim üzerinden yürüyen tartışmaların Fenerbahçe’nin birlik duygusuna katkı sağlamaktan uzaklaştığı bir ortam oluşmuştur. Herkesin kendini bir diğerinden daha fazla Fenerbahçeli gördüğü, herkesin kendi doğrusu üzerinden bir yol tarif ettiği bir zeminde, ortak bir gelecek inşa etmenin ne kadar zor olduğu ortadadır. Bugüne kadar kulübümüz için yaptıklarım ve taşıdığım her sorumluluk vicdanımla ve Fenerbahçe sevgimle örtüşmektedir. Bunun hesabını her zeminde herkese verebilirim. Yalnız, camiamızı ayrıştıran her gündemin önünde kişisel hedefler ikinci planda kalır. Bu nedenle; Fenerbahçe’nin yarınlarının, şahsım üzerinden oluşacak tartışmalarla gölgelenmesine izin vermemek adına yapılacak Olağanüstü Seçimli Genel Kurulda aday olmayacağım. Bu süreçte gösterilen teveccüh ve destek için tüm kongre üyelerimize, camiamızın her ferdine yürekten teşekkür ediyorum. Bugüne kadar Fenerbahçemize olan bağlılığım hiçbir zaman kişilere ve koşullara bağlı olmadı. Bundan sonra da olmayacaktır. Ben; dünüyle gurur duyan, bugünüyle sorumluluk hisseden ve yarınlarına inanan bir Fenerbahçeli olarak, ne zaman ve ne gerekiyorsa elimden geleni yapmaya ve her zaman kulübümün yanında olmaya devam edeceğim. Çünkü Fenerbahçe, kişilerin değil, değerlerin kulübüdür."
Kayserispor’dan Muhammed Türkmen açıklaması: "Ortak kanaat doğrultusunda görevden ayrılma talebi kabul edilmemiştir"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 16:32 Kayserispor’dan Muhammed Türkmen açıklaması: "Ortak kanaat doğrultusunda görevden ayrılma talebi kabul edilmemiştir" Kayserispor’dan Muhammed Türkmen’in sportif direktörlük görevinden ayrılmasıyla ilgili yapılan açıklamada, "Ortak kanaat doğrultusunda görevden ayrılma talebi kabul edilmemiştir" denildi. Kayserispor’dan, Sportif Direktör Muhammed Türkmen ile ilgili yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "2025 yılının ocak ayında Sportif Direktörümüz Sayın Muhammed Türkmen’in kulübümüze katılmasıyla başlayan süreçte, futbol A takımımız yalnızca sportif rekabetle değil, aynı zamanda birçok olumsuzlukla da mücadele etmek zorunda kalmıştır. Sezonun büyük bir bölümünde, çeşitli otoriteler tarafından küme düşme adayı olarak görülmenin de ötesinde, adeta küme düşmüş bir takım gibi değerlendirilen Kayserispor’umuz; inancını, mücadelesini ve karakterini sahaya yansıtarak tüm bu ön yargıları boşa çıkarmıştır. Ortaya konan özverili ve kararlı mücadele neticesinde takımımız ligde kalmayı başarmış, 2024-2025 sezonunun ikinci yarısına adeta damga vurarak ligin yazgısını belirleyen bir noktaya gelmiştir. Sezon sonunda ise Türk futbol tarihinde bir ilk yaşanmış; Teknik Direktörümüz Sergej Jakirovic, transfer bedeli karşılığında İngiltere liglerine transfer olmuştur. Bazı futbolcularımız ise önemli transfer ücretleri karşılığında transferler gerçekleştirmiştir. Bu başarının arka planında, yönetimimizle tam bir uyum içerisinde, büyük bir adanmışlık ve fedakarlıkla çalışan Sportif Direktörümüz Sayın Muhammed Türkmen’in rolü inkar edilemez bir gerçektir. Kulübümüz; yönetimi, teknik heyeti, futbolcuları ve tüm çalışanlarıyla birlikte 2025-2026 sezonunda da kulübümüzü, Kayseri şehrini ve dünyanın dört bir yanında kalbi Kayseri sevgisi ile çarpan kıymetli hemşerilerimizi en iyi şekilde temsil etmek adına, imkanlar dahilinde elinden gelenin en iyisini yapmak için mesai mefhumu gözetmeksizin çalışmaya devam etmektedir. Elbette sporun doğasında zor günler de vardır. Bu sorumluluk bilinciyle Sportif Direktörümüz Sayın Muhammed Türkmen, yaşanan süreçlerin ardından sorumluluk duygusu ile görevinden ayrılma yönündeki iradesini yönetimimize iletmiştir. Kayserispor’da başarı da başarısızlık da hiçbir zaman şahıslar üzerinden değerlendirilemez. Ortaya çıkan her sonuç, kulübümüzün tüm fertlerinin ortak emeğinin ve sorumluluğunun bir yansımasıdır. Bu anlayış doğrultusunda, sorumluluk söz konusu olduğunda bu sorumluluk; yönetiminden teknik heyetine, futbolcusundan çalışanına kadar Kayserispor çatısı altındaki herkesindir. Ancak gelinen noktada; yönetimimizin kendi içerisinde yaptığı kapsamlı istişareler, teknik ekibimiz ve futbolcularımızla gerçekleştirilen görüşmeler, Sayın Muhammed Türkmen’in kulübümüze geçmişte sunduğu değerli katkılar ve Kayserispor’un zor günleri ancak birlik ve beraberlikle aşabileceğine dair ortak kanaat doğrultusunda bu talep kabul edilmemiştir. Yönetimimiz, sportif direktörümüz, teknik heyetimiz ve futbolcularımız; Kayserispor’umuzun daha iyi günler yaşaması, daha güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi ve hak ettiği yerlere ulaşması hedefiyle aynı inanç ve kararlılıkla birlikte yürümeye devam edecektir."
Recep Uçar: "Hakem hatalarına karşı tahammülümüz eskisi kadar fazla değil"
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:50 Recep Uçar: "Hakem hatalarına karşı tahammülümüz eskisi kadar fazla değil" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, hatalı hakem kararlarına karşı eskisi kadar tahammüllerinin kalmadığını söyleyerek, "Hakem futbolun ana unsurlarından biri. Bu kalite artmadığı sürece ligin marka değerinin de istenilen seviyeye gelmesi zor" dedi. Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, Süper Lig’in 20. haftasında 31 Ocak Cumartesi günü deplasmanda oynayacakları Başakşehir maçı öncesi Mehmet Cengiz Tesisleri’nde gerçekleşen antrenman öncesi basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Başakşehir mücadelesinin hazırlıklarını değerlendiren Uçar, "Hazırlıklarımıza dün başladık, bugün, yarın ve cuma günü çalışıp hafta sonu zorlu Başakşehir deplasmanına gideceğiz. Güçlü bir fikstürden geçiyoruz. Rakibimiz ligin formda takımlarından biri. Son 4 maçı kazandılar, son 6 maçta mağlup olmadılar. Biz de Çaykur Rizespor olarak her maçta olduğu gibi bu maçta da öncelikle kendi oyunumuzu oynayıp, İstanbul’dan iyi bir neticeyle dönmek istiyoruz. Fiziksel, taktiksel ve mental olarak en iyi şekilde hazırlanıyoruz" ifadelerini kullandı. "Kırmızı kart çok ağır bir karardı" Corendon Alanyaspor karşılaşmasında görülen erken kırmızı kart ve son dakika golüyle kaybedilen puanlara değinen 50 yaşındaki teknik adam, "Son haftalarda futbol ve hakem şansının pek yanımızda olmadığı maçlar oynadık. Son maçta 5. dakikadaki kırmızı karttan sonra belki bir puanla herkes sevinebilirdi ama maçın son dakikasında yediğimiz golle 2 puanı bırakmak bizi üzdü. O maçı geride bıraktık, derslerimizi aldık ve tamamen Başakşehir maçına odaklandık. Hakemlerle ilgili genelde konuşmayı sevmem, çoğunlukla oyun üzerinden değerlendirme yaparım. Ancak öyle kritik hatalar oluyor ki son maçtaki kırmızı kart sadece benim görüşüm değil, futbol ve hakem otoritelerinin ortak görüşüne göre çok ağır bir karardı. Sarı kartla geçilebilecek bir pozisyonda kırmızı kart çıkması bütün haftalık hatta aylık hazırlıkları tamamen çöpe atabiliyor. Biz hedefleri olan bir takımız. Bu hedeflere ulaşma noktasında bu tür kararlar karşısında artık tahammülümüz eskisi kadar fazla değil" diye konuştu. "Hakem kalitesi yukarı çıkmalı" Hakem hatalarının kasıtlı olmadığını düşündüğünü özellikle belirten Recep Uçar, "Bu hataların hiçbirinin art niyetli olduğunu düşünmüyorum. Rizespor ya da başka bir kulüp hedef alınıyor diye bakmıyorum. Ama Türkiye’de hakem kalitesinin ve standardının çok daha yukarı çıkması gerektiğini düşünüyorum. Hakem futbolun ana unsurlarından biri. Bu kalite artmadığı sürece ligin marka değerinin de istenilen seviyeye gelmesi zor" şeklinde konuştu. "Her maç puanı hak ettik" Takımının son 5 maçlık performansı da değerlendiren Recep Uçar, alınan sonuçlara rağmen oynanan oyundan memnun olduğunu dile getirerek, "Son 5 maçta 2 mağlubiyet aldık ama her maçta puanı hak ettiğimizi düşünüyorum. Bu maçların 3’ünü deplasmanda oynadık. Evimizde oynadığımız 2 maçta puan kaybı yaşadık. Futbol ve hakem şansımız biraz yanımızda olsaydı şu anda 23-24 puan bandında olabilirdik. Hiçbir maçta kaybedecek futbol oynamadık. Mazeret üreten bir teknik adam değilim, biz iyi bir takımız" cümlelerine yer verdi. Transfer ve kadro durumu Ara transfer dönemine ilişkin son durumu paylaşan Uçar, savunma hattındaki eksiklerin öncelikli olduğunu vurgulayarak, "Önceliğim mevcut oyunculardan daha fazla verim almak ama bazı noktalarda transfer zorunlu hale geldi. Alikulov’un sakatlığı, Modibo’nun ve Furkan’ın cezalı durumu nedeniyle bir yerli stoperi kadromuza katmak zorundayız. Hafta sonuna kadar bu transferi bitirmek istiyoruz. Sonlandırma noktasında zorlandığımız için bir forvet arayışımız var, ayrıca skora katkı sağlayabilecek bir orta saha da gündemimizde. Yabancı kontenjanında sadece bir boşluğumuz var ve en fazla bir yabancı transfer yapabiliriz" dedi. "Ocak transferi her zaman zordur" Ocak ayı transfer sürecinin zorluklarına da değinen Recep Uçar, titiz davrandıklarını aktararak, "Ocak transferi her zaman zordur. Hiçbir takım verim aldığı oyuncusuyla ayrılmak istemiyor. Biz de hata yapmak istemiyoruz, ince eleyip sık dokuyoruz. Başkanımız ve yönetimimiz ciddi bir efor sarf ediyor. Umarım bu hafta içinde taraftarlarımızı mutlu edecek somut adımlar atılır" açıklamasını yaptı.
İZAZDER Başkanı Altay’dan Bakü’de sivil toplum diplomasisi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:29 İZAZDER Başkanı Altay’dan Bakü’de sivil toplum diplomasisi İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirdiği temaslarda Türk dünyasında sivil toplum diplomasisini güçlendirmeye yönelik önemli görüşmeler yaptı. İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40’ncı yılı da öncelikli gündem başlıkları arasında yer aldı. İzmir Azerbaycan Derneği (İZAZDER) Başkanı Perviz Altay, Bakü programı kapsamında çeşitli kurum ve temsilcilerle görüşmeler gerçekleştirerek, Azerbaycan Milli Meclisi milletvekili ve Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) üye ülkelerin STK Platformu Genel Sekreteri Azer Allahveranov ile bir araya geldi. Görüşmede, Türkiye ve Azerbaycan başta olmak üzere Türk dünyasında sivil toplum diplomasisinin geliştirilmesi, ortak projelerin hayata geçirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması konuları ele alındı. Azerbaycan Milli STK Forumu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıya, Basın Konseyi Kontrol ve Denetim Komisyonu Sekreteri ve ‘Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı’ (CASCFEN) Başkanı Nadir İsmayilov da katıldı. Altay’dan Türk dünyasında sivil toplum vurgusu Toplantıda değerlendirmelerde bulunan İZAZDER Başkanı Perviz Altay, İzmir ile Bakü arasındaki kardeşlik ilişkilerinin yalnızca yerel değil, Türk dünyasının bütününü ilgilendiren stratejik bir bağ niteliği taşıdığını ifade etti. Altay, sivil toplum kuruluşlarının bu sürece daha aktif katkı sağlamasının, halklar arasındaki gönül bağlarını güçlendireceğini belirterek, İZAZDER olarak bu alanda yeni iş birliklerine açık olduklarını dile getirdi. TDT STK Platformu’nun çalışmaları anlatıldı Görüşmede, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelerin STK Platformu’nun çalışmaları hakkında da kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Geçtiğimiz yıl temeli atılan platform hakkında bilgi veren Genel Sekreter Azer Allahveranov, sekreterliğin ortaklık ilişkilerinin geliştirilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının kurumsal kapasitesinin artırılmasına yönelik faaliyetlerini aktardı. Allahveranov, platformun gelecekteki çalışma yönlerine değinerek, Türk dünyasındaki sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonun ve karşılıklı desteğin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Üye ülkelerin STK’larını tek bir çatı altında toplama fikrinin, halklar arasında manevi ve kültürel bağların pekiştirilmesine ve ortak değerlerin korunarak geliştirilmesine hizmet ettiğini ifade etti. İzmir-Bakü kardeşliğinin 40. yılına değinildi Görüşmede ayrıca İzmir ile Bakü’nün kardeş şehir ilan edilmesinin 40. yılı özel bir gündem başlığı olarak ele alındı. 1986 yılında, Sovyetler Birliği döneminde imzalanan kardeşlik protokolü hatırlatılırken, bu tarihi adımın iki şehir arasında kurulan cesur bir gönül köprüsü olduğu vurgulandı. Altay, söz konusu protokolün bugün Türk dünyasında geliştirilen iş birliklerinin temelini oluşturduğunu belirterek, 40. yıl dolayısıyla İzmir ve Bakü’de ortak kültürel ve sivil toplum etkinlikleri düzenlenmesinin önemine dikkat çekti. Genel Sekreter Azer Allahveranov da kardeş şehir ilişkilerinin yalnızca sembolik bir bağ olmadığını, halklar arasında kalıcı dostluk ve dayanışma köprüleri kurduğunu ifade etti. Altay’dan kardeşlik vurgusu İZAZDER Başkanı Perviz Altay, Bakü temaslarının Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerini sivil toplum alanında daha kurumsal ve sürdürülebilir bir zemine taşıyacağını söyledi. Altay, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın, sivil toplum kuruluşlarının aktif katkısıyla daha da güçleneceğini vurguladı. Görüşmenin sonunda taraflar, kardeş şehir ilişkilerinin gelecek kuşaklara aktarılması, ortak projelerin artırılması ve Türk dünyasında sivil toplum diplomasisinin daha etkin yürütülmesi amacıyla ortak bir yol haritası üzerinde mutabakata vardı.
L’Etape Marmaris basın toplantısı yapıldı
28 Ocak 2026 Çarşamba - 15:26 L’Etape Marmaris basın toplantısı yapıldı Tour de France’ın amatör serisi L’tape Series by Tour de France, 2026 yılında Türkiye’de iki ayrı şehirde düzenlenecek. Serinin ilk etabı olan L’Étape Marmaris by Tour de France’ın basın toplantısı da düzenlendi. Yaklaşık 30 ülkeden binin üzerinde amatör bisiklet sporcusunun katılması planlanan L’tape Series by Tour de France’ın ilk ayağı, 7 Haziran 2026’da Marmaris’te yapılacak. Serinin ikinci yarışı ise 20 Eylül 2026 tarihinde İstanbul’da koşulacak. Dünyada 20 ülkede 35 şehirde düzenlenen organizasyon, Marmaris’te dağlık yapısı, uzun tırmanışları ve teknik inişleriyle Tour de France’ın efsanevi dağ etaplarından ilham alan parkurlarda gerçekleştirilecek. L’Etape Türkiye by Tour de France Organizasyon Direktörü Ömer Kafkas, "Bugün burada yalnızca bir organizasyonu değil; spor, sağlık, sürdürülebilirlik ve spor turizmi odağında Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir vizyonu paylaşıyoruz. L’tape Series by Tour de France, dünyanın en büyük spor markalarından biri olan Tour de France’ın, amatör sporcuları şehirler ve destinasyonlarla buluşturan en prestijli global organizasyonlarından biridir. Bu markayı Türkiye’ye getirirken hedefimiz netti. Bu sadece bir yarış değil, Türkiye’nin spor turizminde üst lige çıkış hamlesi olacaktı. İstanbul’da iki kez başarıyla gerçekleştirdiğimiz L’tape Türkiye ile binlerce sporcuya ve milyonlarca erişime ulaşan iletişim ve yayın gücünü bir araya getirerek bu vizyonu somut şekilde hayata geçirdik. Bugün L’tape Türkiye, uluslararası takvimde güçlü bir referans noktasıdır. Şimdi bu başarıyı doğası, iklimi, altyapısı ve vizyoner yaklaşımıyla öne çıkan Marmaris’e taşıyoruz. L’tape Marmaris, sürdürülebilirlik ilkeleriyle tasarlanan, sağlıklı yaşamı teşvik eden ve yerel ekonomiye doğrudan katkı sağlayan güçlü bir spor turizmi projesidir’’ cümlelerine yer verdi. Metin Cengiz: "Bu etkinliklerin bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz" Türkiye Bisiklet Federasyonu Asbaşkanı Metin Cengiz de önemli bir organizasyon için bir araya geldiklerini belirterek, "Türkiye Bisiklet Federasyonu olarak, amatör bisikletçilerin de tıpkı profesyoneller gibi trafiğe kapalı ve güvenli parkurlarda yarışabildiği organizasyonları çok önemsiyor ve destekliyoruz. Geniş bir yaş aralığında, kadın ve erkek sporcuları bir araya getiren bu tür etkinliklerin bisiklet kültürünün yaygınlaşmasında önemli bir rolü olduğuna inanıyoruz. Dünya genelinde milyonlarca bisiklet severi buluşturan ve yüksek bir uluslararası marka değerine sahip olan L’Etape by Tour de France’ın Marmaris’te düzenlenecek olması, spor turizmi, yerel ekonomi ve bisiklet kültürü açısından ülkemize değerli katkılar sunacaktır. 7 Haziran 2026’da Marmaris’in eşsiz doğası ve bisiklet dostu altyapısıyla ev sahipliği yapacağı bu organizasyonun, sporcular ve ziyaretçiler için unutulmaz bir deneyim olacağına inanıyoruz. Bu önemli organizasyona destek veren tüm paydaşlara teşekkür ediyor, tüm sporcularımıza güvenli ve keyifli bir yarış diliyorum" dedi. Nurullah Kaya: "Tüm spor branşları Marmaris’e yakışıyor" Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya da, "L’tape by Tour de France Marmaris, kentimizin marka kimliğiyle güçlü biçimde örtüşen, şehri ortak bir vizyon etrafında buluşturan çok kıymetli bir organizasyon. Kamu kurumları, yerel yönetimler, STK’lar ve sektör temsilcileriyle birlikte Marmaris olarak bu organizasyona sahip çıkıyoruz. 2026 yılının ‘Gençlik Yılı’ ilan edilmesiyle birlikte, gençleri sporla buluşturan, sağlıklı yaşamı ve çevre bilincini teşvik eden bu tür uluslararası etkinliklerin önemi daha da artmaktadır. Bu organizasyonun gençlerimiz için ilham verici, Marmaris için ise uzun vadeli ve sürdürülebilir bir kazanım olacağına inanıyoruz. Tüm spor branşları Marmaris’e yakışıyor. Bu konuda güçlü bir alt yapımız var. Resmi kurum ve kuruluşlarımız, yerel kurumlarımızla beraber belediyeler, il gençlik spor müdürlüğü, TGA, ticaret odası ve STK’larımız ile beraber bu organizasyonlara inşallah ev sahipliği yapmaya hazırız. Bizim yaklaşık 100 kilometre boyunca doğa harikası cenneti ala köşelerimizde bu parkurları tamamlamış olacağız" şeklinde konuştu. Muğla Vali Yardımcısı Halil Serdar Cevheroğlu ise şehrin bisiklet branşı için son derece elverişli bir destinasyon olduğunu aktararak, "Marmaris; doğası, parkurları ve altyapısıyla L’tape by Tour de France gibi dünya çapında ilgi gören bir organizasyon için güçlü bir ev sahibi. Bu yarışın Marmaris’te gerçekleşmesi, kentin marka değerine önemli katkı sağlayacak ve dünya genelindeki sporseverlere Marmaris’i tanıtacaktır. Federasyonumuz ve tüm paydaşlarla birlikte bu organizasyonun en iyi şekilde gerçekleşmesi için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. A.S.O Strateji ve İş Geliştirme Müdürü Mathieu Clanchın da, "Marmaris etabı için biz de heyecanlıyız, bisiklet sürücüleri buraya gelince harika bir doğa ve muhteşem parkurlar görecekler, biz çok heyecanlıyız. Haziran ayında tekrar gelerek deneme sürüşleri yapacağız, şimdiden buraya hayran kaldık" diyerek yarış için hazırlıkların devam ettiğini belirtti. Marmaris etabında kendi kategorilerinde dereceye giren sporcular, Fransa’da düzenlenen L’tape du Tour’a katılma hakkı elde edecek. L’tape Marmaris ve L’tape Türkiye için yarış haftasına kadar kayıtlar devam edecek.