SAĞLIK - 17 Kasım 2025 Pazartesi 09:53

Küçük bedenleriyle büyük yaşam mücadelesi veriyorlar

A
A
A
Küçük bedenleriyle büyük yaşam mücadelesi veriyorlar

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, Türkiye’de her yıl yaklaşık 150 bin prematüre bebeğin dünyaya geldiğini ve bu bebeklerin 50 bininin bin gramın altında doğarak yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, bu doğumlarda birçok risk faktörü olduğunu vurguladı.


Prematüre bebeklerin yaşadığı sağlık sorunlarına dikkat çekmek amacıyla her yıl 17 Kasım Dünya Prematüre Farkındalık Günü olarak kutlanıyor. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de prematüre doğum oranları dikkat çekiyor. Her 10 bebekten bir tanesi 37’nci gebelik haftasını tamamlamadan dünyaya gelirken, Türkiye’de her yıl yaklaşık 150 bin bebek prematüre olarak doğuyor. Bu bebeklerin yaklaşık 50 bini ise bin gramın altında doğarak yaşam mücadelesine erken başlıyor. Prematüre doğumlarda birçok risk faktörü bulunuyor. Anneye bağlı olarak önceki gebelikte erken doğum öyküsü, geçirilen enfeksiyonlar, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar ile sigara ve alkol kullanımı önemli etkenler arasında yer alıyor. Bebekle ilgili olarak anne karnında geçirilen enfeksiyonlar, beklenenden büyük ya da küçük olması da prematüre doğum riskini artırıyor. Bunun yanında stres ve çevresel faktörlerin de erken doğumu tetiklediği belirtiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Medicana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Tuğçe Uçar, kadın doğum uzmanlarının bazı durumlarda doğumu erteleyerek bebeğin anne karnında daha uzun süre kalmasını sağlamak için çaba gösterdiğini söyleyerek, "Özellikle 28’inci gebelik haftası altındaki bebeklerde, bebeğin anne karnında kaldığı her gün yaşam şansı yüzde 3 oranında artmaktadır" dedi.


"Tanı ve müdahalesi kritiktir"


Dünyaya gelen her 10 bebekten birinin prematüre olarak doğduğunu söyleyen Tuğçe Uçar, "Prematüre bebekler 37’inci gebelik haftasından daha küçük olarak doğan bebeklerdir. Dünyaya gelen her 10 bebekten 1’i prematüre olarak doğmaktadır. Ülkemizde her yıl yaklaşık 150 bin bebek prematüre olarak doğmakta. Bunların 50 bin kadarıysa bin gramın altında doğmaktadır. Bu konuda farkındalığın artması, prematüre bebeklerin yaşadığı sorunlara dikkat çekebilmek amacıyla 2011 yılından itibaren her 17 Kasım Dünya Prematüre Farkındalık Günü olarak kutlanmaktadır. Anneye bağlı risk faktörleri önceki gebelikte prematüre doğum öyküsü olması, annenin geçirdiği birtakım enfeksiyonlar, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkları, sigara ya da alkol tüketimi olarak söylenebilir. Aynı zamanda bebeğin anne karnında geçirdiği enfeksiyonlar, olması gerekende büyük ya da küçük olması da risk faktörü olarak sunulabilir. Bunların dışında stres, çevresel faktörler de erken doğumu tetikler. Prematüre doğumun engellenmesi için gebelik takiplerinin yapılması oluşabilecek sorunları erken tanı ve müdahale edilmesi kritiktir. Kadın doğumcu arkadaşlarımız bazen doğum süresini uzatıp bebeği anne karnında bir miktar daha tutabilmek için çaba harcamakta. Özellikle 28’inci gebelik haftası altındaki bebeklerde anne karnında kaldığı her gün bebeğin şansı yüzde 3 oranında artmakta" dedi.


"Miniklerin yaşam yolculuğunda yanlarındayız"


Prematüre bebeklerin zamanından önce doğdukları için solunum, sinir, dolaşım sistemi olgunluğunu henüz tamamlayamadıklarını belirten Uçar, "Bizim ailelerden öncelikli beklentimiz prematüre durumunun kabulü. Mutlaka donanımlı merkezlerde yaşam şansının yüksek olduğunun bilinmesi. Özellikle annelere ilk olarak söylediğimiz, anne sütünün saklanması, annenin moralini yüksek tutması ve ailelerin bebeğe bakım veren tıbbi ekip ile birlikte iş birliği içinde olmasıdır. Prematüre bebekler zamanından önce doğdukları için solunum, sinir, dolaşım sistemi olgunluğunu henüz tamamlayamadan doğarlar. Bunun yanı sıra beslenme, büyüme, gelişim problemleri bu bebeklerin yaşadığı sıkıntıların başında gelmekte. Ancak tıbbi ilerlemeler sayesinde zamanında yapılan uygun bakımla bu bebeklerin yaşayacağı problemler minimuma indirgenmekte, sağlıklı büyüme ve gelişmeleri sağlanabilmektedir. Bu nedenle uygun donanım ve bu donanımı kullanabilecek yeterliliğe sahip tıbbi ekibin bulunduğu yerlerde doğumun yapılması kritiktir. Doğmakta aceleci davranan kendileri küçük mücadeleleri büyük bu miniklerimizin uygun tıbbi takipler ile yaşam yolculuklarında yanındayız" diye konuştu.



Küçük bedenleriyle büyük yaşam mücadelesi veriyorlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Karacabey’de kahramanlık türküleriyle duygu dolu gece Karacabey Belediyesi’nin katkılarıyla Karacabey Musiki Derneği tarafından düzenlenen "Kahramanlık Türküleri Konseri", Ergün Koç Kültür Merkezi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Salonun tamamen dolduğu gecede vatandaşlar, kahramanlık türkülerini hep bir ağızdan söyleyerek unutulmaz anlar yaşadı. Türk milletinin destansı geçmişini anlatan eserler büyük beğeni toplarken, konser arasında sahnelenen tiyatro gösterisi ve zeybek performansı geceye ayrı bir renk kattı. Program sonunda sanatçılar ayakta alkışlandı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da etkinliğin kültürel birlikteliği güçlendirdiğini vurgulayarak, benzer organizasyonların artarak devam edeceğini ifade etti. Karacabey Belediyesi’nin katkılarıyla düzenlenen "Kahramanlık Türküleri Konseri", vatandaşların yoğun katılımıyla büyük bir coşkuya sahne oldu. Karacabey Musiki Derneği’nin Ergün Koç Kültür Merkezi’nde düzenlediği anlamlı program, milli duyguların en güçlü şekilde hissedildiği unutulmaz bir geceye dönüştü. Salonun tamamen dolduğu etkinlikte, kahramanlık türküleri hep bir ağızdan söylenirken, izleyiciler zaman zaman duygusal anlar yaşadı. Türk milletinin tarih boyunca yazdığı destanları anlatan eserler, dinleyicilerden büyük alkış aldı. Ayrıca konser arasında kahramanlığı konu alan kısa tiyatro gösterisi de beğeniyle izlendi. Programın şefliğini ses sanatçısı ve akademisyen Murat Coşkun üstlenirken, sahnedeki performanslar izleyenlerden tam not aldı. Gecenin sunumunu ve anlatımını gerçekleştiren Karacabey Musiki Derneği Başkanı Güray Kırlı ise türkülerin hikâyeleriyle programa ayrı bir anlam kattı. Zeybek gösterisiyle sahne alan Tugay Cavdır ise, performansıyla geceye renk katan isimler arasında yer aldı. Anlamlı konser, hem kültürel değerlerin yaşatılması hem de toplumsal birlik ve beraberliğin pekiştirilmesi açısından önemli bir organizasyon olarak değerlendirildi. Program sonunda sahne alan sanatçılar uzun süre ayakta alkışlandı. Vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla coşkuya ortak olurken, böyle anlamlı etkinliklerin devam etmesi yönünde memnuniyetlerini dile getirdi. Öte yandan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı da etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede, geceye katkı sunan herkese teşekkür etti. Başkan Karabatı, "Kahramanlık türkülerimiz, milletimizin hafızasını ve ruhunu yansıtan en kıymetli değerlerimizden biridir. Bu anlamlı gecede emeği geçen tüm sanatçılarımıza, organizasyonda görev alan ekiplerimize ve yoğun katılım gösteren hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. Karacabey Belediyesi olarak kültürel ve sosyal etkinliklerimizi artırarak sürdürmeye devam edeceğiz." ifadelerini kullandı. Karacabey’de kültür ve sanat etkinliklerine olan ilginin her geçen gün arttığını gösteren gece, izleyicilerin hafızasında iz bırakan organizasyonlar arasında yerini aldı.
Manisa Manisa’da atık yağ kampanyasına büyük ilgi Manisa Büyükşehir Belediyesi’nin "Atık yağını getir, suyunu kurtar" sloganıyla başlattığı kampanya vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Bir litre atık yağın 1 milyon metreküp suyu kirletebildiğinden yola çıkılarak hazırlanan kampanyada yüzlerce litre atık yağ toplanırken, etkinlikte çevre bilinci ve dayanışma mesajları öne çıktı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre kirliliğiyle mücadele kapsamında "Atık Yağını Getir, Suyunu Kurtar" sloganıyla başlatılan kampanya vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Yunusemre Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte Manisalılar evlerinde biriktirdikleri atık yağları teslim ederek hem doğanın korunmasına hem de geri dönüşüm ekonomisine katkı sağladı. Manisa’nın sürdürülebilir bir geleceğe kavuşması hedefiyle İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda hayata geçirilen organizasyon, çevre bilincinin sahaya yansıdığı örnek bir etkinlik oldu. Etkinliğe Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, CHP ilçe başkanları, daire başkanları ve çok sayıda belediye personeli katılarak destek verdi. Küçük çevrecilerden anlamlı katkı Kampanya kapsamında atık yağ getiren vatandaşlara getirdikleri miktar kadar sıvı yağ ve canlı çiçek hediye edildi. Özellikle çocukların ve ailelerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte çevre bilinci genç kuşaklara da aşılandı. Vestel Ortaokulu öğrencileri de öğretmenleri eşliğinde topladıkları atık yağlarla kampanyaya katıldı. Öğrenciler, ödül olarak aldıkları sıvı yağları ihtiyaç sahibi arkadaşlarıyla paylaşacaklarını belirterek örnek bir dayanışma sergiledi. "Çocuklarımıza temiz bir gelecek bırakmak istiyoruz" Toplama noktasını ziyaret eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kampanyaya gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek çevreye duyarlılık gösteren vatandaşlara teşekkür etti. Atık yağların su kaynakları için büyük tehdit oluşturduğunu belirten Dutlulu, "Atık yağ suyumuzu en çok kirleten unsurlardan biridir. Her 1 litre atık yağ, yaklaşık 1 milyon litre suyu kirletebiliyor. Bu nedenle Manisalılarla birlikte böyle bir kampanyayı yürütüyoruz. Atık yağ getiren vatandaşlarımıza sıvı yağ hediye ediyoruz. Daha önce benzer bir çalışmayı atık piller için de yapmıştık. Amacımız çevre bilincini artırmak ve geleceğimizi korumak. Lütfen atık yağları kanalizasyona dökmeyelim, geri dönüşüme kazandıralım. Çocuklarımıza temiz suyu olan, yeşil bir Manisa ve Türkiye bırakmak için bu projelere devam edeceğiz" dedi. Vatandaşlardan kampanyaya tam not Kampanyaya katılan vatandaşlar da uygulamadan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Semra Gülünç, "Eskiden atık yağları şişeleyip çöpe bırakıyordum ama içim rahat etmiyordu. Bu kampanya sayesinde hem doğayı koruduk hem de hediyelerimizi aldık. Başkanımıza teşekkür ediyoruz" dedi. Murat Yalçın ise kampanyayı sosyal medya üzerinden gördüğünü belirterek, "Atık yağlarımızı nereye vereceğimizi bilemiyorduk. Bu etkinlik gerçekten çok faydalı oldu" diye konuştu. Öğretmen Yeliz Uçkun da çevre eğitiminin uygulamayla pekişmesinin önemine dikkat çekerek, "Derslerde atık yağların zararlarını anlatıyoruz ancak bu tür etkinlikler eğitimin sahaya inmesini sağlıyor. Çocukların atıklarını teslim edebilecekleri somut bir yer olması çok değerli" ifadelerini kullandı. Kampanya kapsamında yüzlerce litre atık yağ toplanarak geri dönüşüme kazandırıldı.