ASAYİŞ - 10 Şubat 2026 Salı 16:12

Gazetecilere saldıran YÖK protokol ekibine tepki

A
A
A
Gazetecilere saldıran YÖK protokol ekibine tepki

Bir dizi programa katılmak üzere Sivas’ta bulunan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) protokol görevlileri, kentte görev yapan gazetecilere karşı sözlü ve fiili saldırıda bulundu. Konuya ilişkin açıklama yapan Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muhittin Karahan, "Saldırı asla kabul edilemez ve tahammül sınırlarını aşan bir durumdur" dedi.


Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52’nci kuruluş yıl dönümü programına katılmak üzere Sivas’ta bulunan YÖK Başkanı Prof.Dr. Erol Özvar, 4 Eylül Kültür Merkezi’ndeki programa katıldı. Program devam ettiği esnada YÖK’ün protokol görevlileri, kentte görev yapan gazetecilere karşı sözlü tacizde bulundu. Sözlü tacizin ardından yapılan fiziki saldırı sonrası bir gazeteci darp raporu alarak şikayetçi oldu.



"Yalan ifadelerle meslektaşlarımızı suçlu gibi göstermeye teşebbüs etmişlerdir"


Olayın ardından açıklamalarda bulunan Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muhittin Karahan, "Şehrimizin göz bebeği durumunda bulunan Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nin 52’nci kuruluş yıl dönümü kapsamında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla 4 Eylül Kültür Merkezi’nde program düzenlenmiştir. Kentte gecesini gündüzüne katarak ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayarak görev yapan gazeteci arkadaşlarımız da programın takibi için her zaman olduğu gibi salondaki yerlerini almışlardır. Mesleğini yapmaya çalışan gazeteci arkadaşlarımız program sırasında ne yazık ki, kendilerine verilen görevlerin had ve hududunu bilmeyen YÖK Başkanlığı’nın protokol görevlileri tarafından sözlü ve fiili saldırıya maruz kalmışlardır. Tahammül sınırlarını aşan bu tavrı sergileyen görevliler, ardından da meslektaşlarımıza yönelik tehditkâr sözler kullanmış, yalan ifadelerle meslektaşlarımızı suçlu gibi göstermeye teşebbüs etmişlerdir. Daha da ileri giderek, bu arkadaşlarımızı kurumlarına şikâyet ederek, zor durumda bırakmaya çalışmışlardır. Meslektaşlarımızın sağduyulu yaklaşımı sonucunda olay büyümeden sonlandırılmış, sorasında ise fiziki saldırıya maruz kalan arkadaşlarımız darp raporu da alarak bu kişilerden şikâyetçi olmuştur" dedi.



"Bu tamamen saygısızlık ve haddini bilmemektir"


Yapılan saldırının kabul edilemez olduğunu belirten Başkan Karahan, "Sivas’ın ev sahipliği yaptığı bir programda, ev sahibi olan gazetecilere yönelik, sözlü, fiili ve sonrasında tehdit içeren bu saldırı asla kabul edilemez ve tahammül sınırlarını aşan bir durumdur. Sivas’a kent dışından gelen herkes bu kentin her bir bireyinin misafiri ve baş tacıdır. Ancak misafirin ev sahibini yok sayması görülür, anlaşılır bir tutum değildir. Bu tamamen saygısızlık ve haddini bilmemektir. Olay sonrası yapılan araştırmalarda söz konusu görevlilerin daha önce de birçok yerde benzer olaylara karıştıkları ve bunu bir alışkanlık haline getirdikleri anlaşılmıştır. Bu durum Türkiye’nin en önemli kurumlarının başında gelen YÖK’ün kuruluş amacına tamamen zıtlık oluşturmakta ve saygınlığına da gölge düşürmektedir. Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti olarak kentte görev yapan meslektaşlarımıza yönelik bu kabul edilemez saldırıyı en sert şekilde kınıyoruz. YÖK Başkanlığını bu ’saldırgan’ tutum sergileyen ve gittikleri her programda olay çıkararak kurumlarını kamuoyu önünde zor durumda bırakan kişiler hakkında gerekli idari yaptırımları yerine getirmeye davet ediyoruz. Kentin en önemli eğitim kurumunun kuruluş yıl dönümü kutlamasının böyle bir olay ile gündeme gelmesi ve asıl amacın gölgede kalmış olmasından da üzüntü duyduğumuzun bilinmesini istiyoruz" ifadelerine yer verdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon’da Ukraynalı şüphelinin kaza sonrası kaçışı uyuşturucu operasyonuna dönüştü Trabzon’un Arsin ilçesinde meydana gelen trafik kazası uyuşturucu operasyonuna dönüştü. Kazanın ardından kaçan yabancı uyruklu sürücünün izini süren jandarma ekipleri, ormanlık alanda bırakılan çanta içinde 11 kilo 133 gram metamfetamin ele geçirirken, firari yakalanarak tutuklandı. Trabzon’un Arsin ilçesinde önceki gün Ukrayna plakalı bir aracın karıştığı trafik kazasının ardından sürücünün olay yerinden kaçması, jandarma ekiplerini alarma geçirdi. Arsin İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından yapılan araştırmada sürücünün Ukrayna uyruklu V.S. (23) olduğu belirlendi. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda bölgede geniş kapsamlı çalışma başlatan jandarma ekipleri şüpheli V.S.’nin sırtında bir çantayla Yolüstü Mahallesi’ndeki ormanlık alana doğru kaçtığını tespit etti. Olay yerine intikal eden ekipler, şüphelinin bir şantiye alanına bıraktığı çantayı buldu. Yapılan kontrolde çanta içerisinde 11 paket halinde toplam 11 bin 133 gram metamfetamin ile türevi uyuşturucu maddeler ele geçirildi. Firari şüpheli Arsin ilçesi Güneyce Mahallesi’nde jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesinin ardından Trabzon Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen V.S., "Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma ve Sağlama" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.
İstanbul İstanbul’da Ramazan ayı öncesi gıda denetimi devam ediyor İstanbul Bağcılar’da Ramazan ayı öncesi İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ve Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince gıda işletmelerine ve ürünlerine yönelik gıda denetimi gerçekleştirildi Ticaret Bakanlığı tarafından Ramazan ayı öncesi İstanbul genelinde 39 ilçede gıda denetimleri eşzamanlı olarak devam ediyor. Ramazan ayı öncesi vatandaşların sağlıklı ve güvenli gıdaya ulaşabilmesi için Bağcılar’da kasaplara yönelik gıda denetimi yapıldı. Ürünlerin son kullanma tarihi, saklama şartları, soğuk gıda zincirine ve hijyenik şartlara uygunluğu kontrol edilirken, denetimlerde kurallara uymadığı tespit edilen işletmelere ise cezai işlem uygulandı. "39 ilçemizde 7 gün 24 saat aralıksız denetimlerimize devam ediyoruz" Denetim sonrasında açıklama yapan İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, "5999 sayılı kanun kapsamında gıda denetimi gerçekleştiriyoruz. Gıda denetimlerimizde öncelikle işletmemiz kayıtlı ve onaylı bir işletme mi ? Bizim tarafımızdan bir izlenelebilirliği var mı? İşletmede çalışan personelin hijyen eğitim belgelerini kontrol ediyoruz. Ürün bazında ise ürünlerin saklama şartlarını, son tüketim tarihlerini, hem de ürünlerin hazırlanma ortamlarını yerinde kontrol ediyoruz. Denetim esnasında ihtiyaç durumunda gıda ürünlerinden numune alarak laboratuvar ortamında analizini istiyoruz. Az önce bir işletmede et ürününden numune aldık" dedi. Fahiş fiyat konusunda denetimleri sıklaştırdıklarını dile getiren Parıldar, "İstanbul’da 136 bin gıda işletmemiz var ve bu gıda işletmelerimizde 2025 yılında yaklaşık 230 bin denetim gerçekleştirdik. 2026 Ocak ayında ise sadece gıda işletmelerinde 16 bini aşkın denetim, ithalat ve ihracatı da işin içine katarsak 20 bine yakın denetim gerçekleştirdik. Yine 2025 yılında 10 binin üzerinde işletmeye tespit etmiş olduğumuz usulsüzlüklere mevzuatı kapsamında 621 milyon liraya yakın cezai işlem uyguladık, 2026 Ocak ayı içerisinde de yaklaşık 20 bin denetimimiz içerisinde uygunsuz faaliyette bulunan 620 işletmeyle ilgili 42 milyon lirayı aşkın cezai işlem uyguladık. Sayın bakanımızın her ortamda dile getirdiği gibi gıdada toleransımız sıfır. Dolayısıyla Ramazan ayını tüketicilerimizin sağlıklı ve güvenilir gıda ile idrak etmesi açısından da 800’ün üzerinde gıda kontrol görevlisi arkadaşlarımızla beraber 39 ilçemizde 7 gün 24 saat aralıksız denetimlerimize devam ediyoruz. Ürünle ilgili şüpheli bir durum düşülürse ALO 174 hattında bize ulaşabilirler. Ayrıca tüketicilerimizden gıda israfı konusunda titiz davranmalarını istiyoruz" dedi. "9 gün içerisinde Ticaret İl Müdürlüğü olarak İstanbul’da bin 384 iş yeri denetledik" Denetime katılan İstanbul Ticaret İl Müdürü İsmail Menteşe ise, "Ticaret Bakanlığı olarak Tarım İl Müdürlüğümüz ile birlikte Bağcılar’da denetimlerimize devam ediyoruz, yaklaşan Ramazan ayı öncesi denetim yapıyoruz. Ramazan ayı öncesi denetimlerimize yoğunluk verdik. 9 gün içerisinde Ticaret İl Müdürlüğü olarak İstanbul’da bin 384 iş yerini denetledik. Yaklaşık 292 bin 795 ürünü hem fiyat etiketi hem de fahiş fiyat açısından inceledik, bu incelemelerimiz sonucunda 3 bin 759 aykırılık tespit ettik. Yaklaşık 21 milyon lira civarında idari işlem uyguladık. Bazı toptan gıda firmalarımız yerel ve ulusal bazı marketlerimiz Ramazan ayı dolayısıyla bazı ürünlerde fiyatları sabit tutma ve düşürme kararı aldılar. Onları da buradan tebrik ediyoruz. Denetimlerimiz kapsamında fiyat etiketi ve fiyat değişim tarihlerini inceliyoruz. Ramazan ayı boyunca denetimlerimize devam edeceğiz" dedi.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da elektriğin yarısının kaçak kullanıldığı iddiası Dicle Elektrik’in 2025 yılı verilerine göre, Şanlıurfa’da tüketilen elektriğin yaklaşık yarısı kaçak yollarla kullanıldı. Kaçak tüketimin büyük bölümü, ekimine izin verilmemesine rağmen yetiştirilen mısırın sulamasından kaynaklandı. Sulamada kimi yerlerde 850-900 metrelerden kaçak elektrik kullanılan motopomplarla çekilen su nedeniyle ekonomik olarak 15 milyar TL’lik kayıp oluştu. Şanlıurfa’da gerçekleşen 5 milyar kilovatsaatlik kaçak kullanım, 13 ilin toplam 1 yıllık elektrik tüketimine denk geliyor. Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde hizmet veren Dicle Elektrik, Şanlıurfa’daki kaçak elektrik kullanımıyla ilgili dikkat çeken veriler paylaştı. 2025 yılında kentte toplam 9 milyar 850 milyon kilovatsaat (kWh) elektrik tüketildi. Bu tüketimin yaklaşık 5 milyar kWh’lik kısmı kaçak yollarla gerçekleştirildi. Böylece kentte tüketilen elektriğin yaklaşık yarısının kayıt dışı olduğu ortaya çıktı. Kaçak elektrik kullanımının en önemli nedenlerinin başında tarımsal sulama geliyor. Özellikle bölgede ekilmesi yasak olan mısırın yetiştirilmesinde kullanılan suyun yer altından motopomplarla çekilmesi ve bu cihazların elektrik ihtiyacının da kaçak yollardan karşılanmasını ekonomik olarak da büyük zarara yol açıyor. Sadece bir yılda Şanlıurfa’da kullanılan kaçak elektrik, Türkiye ekonomisini milyarlarca Türk Lirası kayba uğratırken; aralarında Bayburt, Ardahan, Tunceli, Iğdır, Gümüşhane, Kilis, Sinop, Hakkari, Artvin, Bartın, Çankırı, Bitlis ve Muş’un bulunduğu 13 ilin toplam 1 yıllık elektrik tüketimine eşit geliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Dicle Elektrik Genel Müdürü Yaşar Arvas, "Yasağa rağmen ikinci ürün olarak mısır ekimi sürüyor. Bu ürünün yetiştirilmesi bir yandan enerji arzını tehlikeye atarken diğer yandan da yer altı sularının hızlı bir şekilde tükenmesine yol açıyor. Sadece 2025 yılında Şanlıurfa’da çoğunluğu tarımsal sulamada kullanılan kaçak elektriğin ekonomik karşılığı 15 milyar TL’yi buldu. Bu kaynakla her yıl iki şehir hastanesi yapılabilir, yüzlerce okul inşa edilebilir ya da büyük ölçekli altyapı projeleri hayata geçirilebilirdi. Ekonomik boyutunun yanı sıra kaçak kullanım nedeniyle sistemde ani yüklenmeler yaşanıyor. Bu da arızalara, kesintilere ve sürdürülebilir enerjide aksamalara yol açıyor. Hem bölgesel hem de ulusal ölçekte ekonomik ve çevresel dengeyi korumak için mutlaka bu tablonun önüne geçilmesi gerekiyor" dedi. Dicle Elektrik, kırsal alanlarda başlattığı yeni şebeke güçlendirme ve modernizasyon projeleriyle hem kayıtlı kullanım oranını artırmayı hem de enerji kalitesini iyileştirmeyi planlıyor.