EKONOMİ - 05 Ekim 2025 Pazar 14:10

Ata tohumu fasulyeler geleneksel yöntemlerle üretiliyor

A
A
A

10 yıldır geleneksel usullerle ata tohumu kuru fasulye yetiştiriciliği yapan Enes Dursun Yılmaz, modern yöntemlere meydan okuyor.

Doğal üretimin insan sağlığına olan olumlu etkilerinden esinlenen ve lezzetin doğallıkta olduğunu savunan Yılmaz, ürettiği kuru fasulyeleri yüz yıllık, eski usul savurma makinesinde otundan ayıklayarak kendi üretimi eleme makinesinde büyüklüklerine göre ayrıştırıyor. Ütük fasulyesi olarak adlandırdıkları şeker cinsi kuskus fasulyeleri ilaçsız ve doğal üretim teknikleri ile üretip hasat eden Yılmaz, açık alanda kurutmasını yaparak manuel mekanizmalı savurma makinesinde otundan ayıklıyor. Son olarak da kendi imalatı olan ve öncesinde manuel kol ile çalışan, sonrasında bisiklet jantına ilave yaptığı elektrikli düzenekle desteklediği eleme makinesinde boylarına göre ayrıştırıp paketlediği fasulyeleri tüketime hazır hale getiriyor.

Geleneksel yöntemlerle yılda bir ton mahsul elde ettiklerini söyleyen Enes Dursun Yılmaz, "Fasulye savurmak için kullandığımız bu makine yaklaşık yüz yıllık. Atıl bir şekilde duruyordu. Yaklaşık 8 yıl önce bunu tamir ettik. Kuru fasulye çıkarma işlerinde savurma makinesi olarak kullanıyoruz. Dövülmüş fasulye otlarını denesinden ayırmak için kullanıyoruz. Şuan bu makinelerin yerlerine patos kullanılıyor. Ürün olarak savurma makinesi daha temiz çıkarıyor. Patosta kırma riski oluyor, fasulyeleri kırıyor. Bunda kırma sorunu yok, fakat savurma makinesinin bir zorluğu fasulyeyi iyice harman edip, dövüp, tanesi ayrıldıktan sonra ancak savrulabiliyor ama patosta öyle bir şey yok. Patosta direkt makineye atıyorsun tanesini ayıyor. Bunda önce dövme işleminden geçiriyoruz, ondan sonra bundan savuruyoruz, tanesini ayırıyoruz" dedi.

Ata tohumu fasulyeler geleneksel yöntemlerle üretiliyor

10 yıldır kuru fasulye üreticiliği yaptığını ifade eden Yılmaz, "2017’de emekli olduktan sonra kuru fasulye ekmeye başladım. Geleneksel yöntemlerle ekiyoruz. Tohumumuz eski tohum, ata tohumu. Ütük fasulyesi diğer adıyla yerel adıyla, kuskus fasulyesi diye aslında Türkiye’de şeker fasulyesi diye bilinir ama bizim burada kuskus fasulyesi derler. İri, beyaz, yuvarlak ata tohumu. Yaklaşık 10 yıldır ekiyorum. Ayıklaması, küçüğüne, büyüğüne ayırmak için yaklaşık beş yıl önce bu eleme makinesini, boylama makinesini kendim tasarladım, yaptık kardeşimle beraber. 5 yıldır kullanıyoruz. İri fasulyeyle küçük fasulyeyi birbirinden ayıran bir eleme makinesi. Manueldi, geçen sene buna bir elektrik dinamosu taktık. Elektrik motoru daha doğrusu. Daha önce manuel, elle, kolla çalıştırıyorduk makineyi. Şimdi elektrikli motor taktık. Onunla çalıştırıyoruz" diye konuştu.

Yıllık kendisinin 1 ton, kardeşinin ise 5 ton civarı üretim yaptığını söyleyen Yılmaz, "Ürünümüzü pazarlarsak daha iyi olacak. Fasulye işi çok meşakkatli bir iş. Ekmesi, çapası, yılda en az 10 kere, haftada bir sulanması, olum işi, kurutması, çıkarması bayağı bir meşakkatli bir iş ama iş sona erdi miydi rahatlıyoruz" dedi.

Ata tohumu fasulyeler geleneksel yöntemlerle üretiliyor

Zara Ziraat Odası Başkanı Zeki Şimşek ise açıklamasında, "Ütük köyüne geldik, çok hasatı zor olan bir ürünü yerinde hasat yaptık, gördük. Ütük fasulyesi, bizim de çocukluğumuzdan beri yakın komşu köyümüz olduğu için bildiğimiz çok kıymetli bir fasulye. Tamamen doğal, kendi halinde, kendi bahçelerinde gübresiz, ilaçsız yetişen bir ürün. Az önce sahada gördük. Vatandaşlar kendi çabalarıyla sistem kurmuşlar. Eski, çocukluğumuzda olan dövenle sürdüğümüz, harman savurduğumuz harman makinesiyle savurumunu yapıyorlar. Boy boy ayrımını, elemesini yapıyorlar. Kıymetli bir ürün olduğunu duysak da ülkeye açılmamış. Çiftçilerimizin sıkıntısı Pazarlamada. Eskisi gibi de değil. Az önce aldığımız bilgiye göre dört ton üreten çiftçimiz var, bir ton üreten çiftçimiz var. Diğer çiftçilerimiz de aynı şekilde üretiyorlar. Bunun pazarlamasında Türkiye’ye, İstanbul’a, Ankara’ya, genelde de Sivaslı olan gurbetçilere duyurulur. Bir alan, lezzetini, kıymetini anladığında pazarlaması kendi halinde açılacağından eminiz" şeklinde konuştu.

Seda Özel

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta 600 kiloluk boğa, alıcı çıkmazsa İstanbul yolcusu Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Kars’ta besicilerin umutla beklediği hareketlilik başladı. Kentin Bayraktar köyünde özenle yetiştirilen 600 kiloluk boğa "Varto", görenlerin ilgisini çekiyor. Adını Muş’un Varto ilçesinden alan iri cüsseli kurbanlık, adeta köyün maskotu haline geldi. Sahibi Teymen Aydın, tarafından bebek gibi bakılan Varto isimli boğa, günlük özel yemlerle besleniyor. Ahırda sürekli kontrol altında tutulan dana için besicisi, aylar süren emeğin karşılığını almak istiyor. Dikkatleri üzerine çeken boğanın en büyük özelliği ise sakin yapısı ve heybetli görünümü. 600 kiloluk Varto’yu satışa çıkardığını ifade eden besici Teymen Aydın, "Bu boğamın ismi Varto, müşterilerini bekliyor. Aşağı yukarı 600-650 kilo, kurbanlıkta olur, iyi damızlıkta olur. Hakiki Simental, müşterilerini bekliyor, fiyatı da 250 bin lira olur" dedi. Daha önce bir kısım kurbanlığı İstanbul ve Ankara’ya gönderdiğini belirten Teymen Aydın, "Kurbanlıklarımız satışa hazır, kurbanlıkların bir kısmını İstanbul’a gönderdik. Bir kısmını Ankara’ya gönderdik. Şuan da orada satıştalar, elimde 50-60 tosun var. 25 düvemiz var. Satıldı, müşterilerimize sattık, hayvanlarımız tamamen organik beslenmiştir. Doğal beslenmiştir" diye konuştu. Kurban Bayramı yaklaşırken büyükbaş hayvanlara olan talep artarken, özellikle yüksek kilolu ve bakımlı kurbanlıklar pazarda öne çıkıyor. 600 kiloluk Varto da şimdiden hem alıcıların hem de meraklı vatandaşların radarına girmiş durumda. Aydın, Kars’ta isteği fiyata Varto’yu satamaz ise Varto’da satılmak üzere İstanbul’a gönderilecek. Bayraktar köyünde besicilik yapan Teymen Aydın’ın, onlarca kurbanlığı ahırda alıcılarını bekliyor.
Balıkesir Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı Altınoluk’ta 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında sahne alan Melek Mosso, seslendirdiği "Keklik Gibi" türküsü sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Duygusal anlar yaşayan ünlü sanatçı, türküyü şiddet gören ve katledilen kadınlara armağan etti. Balıkesir Edremit Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde Altınoluk’ta konser veren Melek Mosso, binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı. Sevilen şarkılarıyla alanı dolduran vatandaşlara müzik ziyafeti sunan sanatçı, konser sırasında duygu dolu anlar yaşadı. Melek Mosso,"Keklik Gibi" türküsünü seslendirdikten sırada sahnede duygulandı. Derin derin nefes almasıyla seyircileri korkutan Mosso, sonra bir an eğilip eğilip gözyaşını sildi. Mosso, ardından yaptığı konuşmayla dinleyicileri derinden etkiledi. Mosso konuşmasında, "Bazı türkülerin bir dahası yoktur. Bir kere iz bırakır ve geçer gider. Bu türkü bende de bir kere yazıldı, bir kere söylendi ve iz bıraktı. Bu türküyü repertuarıma almamı aslında annem istedi. Annem dedi ki, ‘Melek Keklik gibi söyler misin?’ Ben sadece onun için söyledim" ifadelerini kullandı. Türkünün kendisinde farklı izler bıraktığını belirten sanatçı, şarkıyı geçmişte ve günümüzde ötekileştirilen, şiddet gören ve katledilen tüm kadınların ruhuna armağan ettiğini söyledi. Dinleyiciler de uzun süre alkışlarla sanatçıya destek verdi. Duygusal anların yaşandığı konser, izleyicilere hem müzik dolu hem de anlam yüklü bir 19 Mayıs gecesi yaşattı. Melek Mosso’nun sahnedeki içten konuşması ve duygusal performansı, Altınoluk konserine damga vururken, gençler ise konser nedeniyle Belediye Başkanı Mehmet Ertaş’la teşekkür etti.