ÇEVRE - 30 Mart 2026 Pazartesi 21:17

Şırnak’ta dereler taştı: Çok sayıda konut ve ahır zarar gördü

A
A
A

Şırnak genelinde etkili olan sağanak yağışlar, başta Koçbeyi köyü olmak üzere Cizre, Silopi ve İdil ilçeleri ile merkeze bağlı köylerde sel ve taşkınlara yol açtı. Dere yataklarının taşması sonucu çok sayıda konut ve ahır zarar gördü.

 

Şırnak’ta Cizre, Silopi ve İdil ilçeleri ile merkeze bağlı köylerde meydana gelen sel ve taşkınlar sonucu çok sayıda konut ve ahır zarar gördü. Afetin ardından devletin tüm birimleri hızla harekete geçti. Şırnak Valisi Birol Ekici başkanlığında AFAD koordinasyonunda tüm afet grupları sahada görev aldı. Ekipler tarafından kritik dere yataklarında menfez açma çalışmaları yapılırken, sürüntü malzemeleri ve rüsubat temizlendi. Motopomp ve dalgıç pompalarla taşkın suları tahliye edilerek risk azaltıldı. Şırnak İl Özel İdaresi, Karayolları Genel Müdürlüğü ve Devlet Su İşleri ekipleri iş makineleriyle sahada aralıksız çalışma yürüttü.

Öte yandan Türk Kızılay ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ekipleri, selden etkilenen vatandaşlara sahada destek sağladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğü teknik ekipleri ile Defterdarlık hasar tespit ekipleri bölgede incelemelerde bulunarak, raporlarını hazırladı. Tarım ve hayvancılık alanında ise İl Müdürlüğü’ne bağlı ziraat mühendisleri ve veteriner ekipleri, hayvan kayıpları ve tarımsal zararları yerinde inceledi. Hasar tespit çalışmalarının ardından selden etkilenen vatandaşlara yönelik ayni ve nakdi yardımların AFAD tarafından yapılacağı bildirildi. Bölgede hayatın normale dönmesi için çalışmaların aralıksız sürdüğü belirtildi.

"Vatandaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz"

Cizre’de incelemelerde bulunan AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, tüm kurumların seferber olduğunu belirterek, zarar gören köylerde hem hasar tespit çalışmalarının hem de onarım faaliyetlerinin eş zamanlı yürütüldüğünü ifade etti. Tatar, yıkılan istinat duvarına dikkat çekerek, "AFAD Başkanımızla görüştük. Gerekli komisyon kararı alınmasının ardından yıkılan duvarın yeniden yapılması için her türlü destek sağlanacak. Her zaman Şırnak’ımızın, Cizre’nin, Silopi’nin, İdil’in, Güçlükonak’ın, Uludere’nin, Beytüşşebap’ın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. Tüm kurumlarımız sahada, vatandaşımızın hizmetindeyiz. Kalbimiz her zaman milletimiz için atıyor’’ dedi.

Şırnak genelinde etkili olan sel felaketinin ardından devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğu ve yaraların hızla sarılması için çalışmaların aralıksız sürdüğü vurgulandı.

Mikail Şan



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fergani’nin beşinci uydusu uzayda Fergani Uzay’ın tamamen milli imkânlarla geliştirdiği beşinci deneme uydusu olan FGN-100-D3 uzaya çıktı. Haberleşme ve navigasyon yetenekleriyle donatılan 113 kilogram ağırlığındaki yeni nesil milli uydu, yörüngesine yerleşerek göreve başladı. Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar tarafından kurulan Fergani Uzay Teknolojileri, milli mühendislik kabiliyetiyle geliştirdiği beşinci deneme uydusu olan FGN-100-D3’ü 30 Mart’ta Türkiye saati ile (TSİ) 14.02’de ABD’nin Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü’nden uzaya gönderdi. SpaceX’in Transporter-16 görevi kapsamında fırlatılan uydu, fırlatmadan yaklaşık 66 dakika sonra, TSİ 15.08’de fırlatma aracından başarıyla ayrılarak 500-520 kilometre irtifadaki hedef yörüngesine yerleşti. Milli teknolojiyle tam bağımsızlık FGN-100-D3, Fergani tarafından daha önce fırlatılan uydulara kıyasla barındırdığı teknolojik yeniliklerle önemli bir gelişmeyi temsil ediyor. Uydu üzerinde Fergani bünyesinde tamamen milli olarak geliştirilen tepki tekeri, manyetik tork çubuğu, manyetometre, IMU ve GNSS alıcısı gibi kritik bileşenler kullanıldı. Uydu bünyesinde bu sistemlerin yanında ileri görevler için yapay zekâ destekli bir bilgisayar da yer alıyor. Fergani mühendisleri tarafından geliştirilen milli sistemler ve aviyonik ekipmanların uzayda doğrulanması ve bu teknolojilere uzay tarihçesi kazandırılması, Türkiye’nin uzay teknolojilerindeki tam bağımsızlığı açısından önem taşıyor. Uzaydaki yeni halka Fergani Uzay, 2025 yılının başından bu yana uzayda ardı ardına önemli başarılara imza atarak, uzaydaki rolünü pekiştirmeye devam ediyor. Fergani’nin uzay serüveni, Ocak 2025’te serinin ilk uydusu FGN-100-D1’in fırlatılmasıyla başlamış, ardından 2 Kasım 2025 tarihinde Türkiye’nin en büyük özel sektör uydusu unvanına sahip 104 kilogram ağırlığındaki FGN-100-D2 yörüngedeki yerini almıştı. Bu süreci, 28 Kasım 2025 tarihinde üzerinde 10 kilogram ağırlığında FRG-10D1 küp uydusu taşıyan dünyanın ilk hibrit itki sistem bazlı Yörünge Transfer Aracı’nın (FGN-TUG-S01) uzaya gönderilmesi takip etti. Yenilikçi hibrit motor teknolojisi ve uzayda gerçekleştirilen ilk ateşlemeyle milli YTA, uzay içi lojistik kabiliyet için önemli bir adım oldu. Uluğ Bey Konumlama Sistemi Fergani Uzay, önümüzdeki 5 yıl içerisinde 100’den fazla uydudan oluşacak Uluğ Bey Küresel Konumlama Sistemi’ni tamamen öz kaynaklarıyla tamamlamayı hedefliyor. Bu konstelasyon projesi hayata geçtiğinde Türkiye, kendi bağımsız navigasyon ve haberleşme ağına sahip olarak bu kritik yetkinliği dost ve kardeş coğrafyalarla paylaşabilecek. Bir yandan takım uydular tamamlanırken, diğer yandan milli fırlatma aracının geliştirme çalışmaları da devam ediyor.
Balıkesir Balıkesir’de suyun geleceği masaya yatırıldı İklim değişikliği ve su verimliliği konularının masaya yatırıldığı "Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı"nda konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, suyun sadece doğal bir kaynak değil, aynı zamanda şehrin temel güvencesi olduğunu belirterek, "Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve Balıkesir Kent Konseyi iş birliğinde su kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını teşvik etmek amacıyla düzenlenen "Balıkesir’in Su Varlığı Çalıştayı"nda uzman akademisyenler ve paydaşlar bir araya geldi. Avlu Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen çalıştayda Balıkesir’in su kaynaklarını korumak, verimli ve sürdürülebilir şekilde yönetmek adına üç başlık altında oturum yapıldı. "Su Yönetimi ve Verimliliği", "Su ve İklim Değişikliği" ve "Su Varsa Hayat Var" başlıklı oturumlarda uzman isimler suyun bugünü ve yarınını konuştu. Çalıştayın kapanışına katılan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, "Güçlü şehirler, yalnızca bugünü iyi yöneten şehirler değildir. Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz" dedi. "Su, geleceğin temel güvencesidir" Suya sadece bugünün ihtiyacı olarak bakılmaması gerektiğini belirten Büyükşehir Belediye Başkanı Akın, suyun aynı zamanda bir şehrin yarını olduğunu söyledi. Suyun hayatın temel akışını belirlediğine dikkat çeken Akın, "Üretimin devamlılığını, toprağın bereketini, şehirdeki düzeni, yaşam kalitesini belirler. Aynı zamanda bir kentin dayanıklılığında, kırılganlıklarla mücadelesinde ve geleceğe ne kadar hazır olduğunda çok önemli bir rol oynar. Bu yüzden su, bir doğal kaynak olmanın ötesinde, bir şehrin geleceğini taşıyan temel güvencedir. Balıkesir’imiz, bu gerçeği en derinden hisseden şehirlerden biri. Geniş tarım alanlarıyla, güçlü üretim kapasitesiyle, kırsal yaşamın canlılığıyla ve doğal zenginlikleriyle bu şehir için su adeta bir can damarı diyebiliriz. Balıkesir suyun ritmiyle üretim yapan, suyun dengesiyle büyüyen bir şehir. İşte bu yüzden şehrimizde su ile olan ilişkimiz, yalnızca bugünü etkilemiyor. Üreticinin yarınını, kırsal hayatın sürekliliğini, şehir ekonomisinin dengesini de etkiliyor. Ve en önemlisi de, çocuklarımıza nasıl bir Balıkesir bırakacağımızı doğrudan etkiliyor. Bu yüzden su meselesini, belediyecilik anlayışımızın en temel sorumluluk alanlarından biri olarak görüyorum. Bu benim için doğrudan geleceği koruma meselesidir" diye konuştu. "Çalıştay, büyük anlam taşıyor" "Bizler yerel yöneticiler olarak yalnızca bugünü yönetmekle yetinemeyiz. Aynı zamanda yarını korumak, kaynakları doğru kullanmak ve bu şehrin doğal varlıklarını bir emanet hassasiyetiyle sahiplenmek zorundayız" diyen Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çalıştayın üst başlığında da yer alan ’sürdürülebilirlik’ kavramı bugün artık kağıtta yazan bir kelimeden çok daha fazlası. Biz, bunu her gün her an yeniden idrak ederek çalışıyoruz. Suyun verimli kullanımı, su kaynaklarının korunması, iklim değişikliğinin etkilerine karşı hazırlıklı olmak, tarımda sürdürülebilirliği sağlamak ve su yönetimini bilimsel bir zemine oturtmak Tüm bu başlıklar birbirinden bağımsız konular değildir. Hepsi aynı sorumluluğun farklı yüzleridir. O sorumluluk da çok nettir: Bu şehirde hayatın kesintisiz devam edebilmesini sağlamak. ’Su Kaynaklarının Sürdürülebilir Kullanımı’ temasıyla gerçekleştirdiğimiz Balıkesir Su Varlığı Çalıştayı, bu açıdan çok büyük anlam taşıyor. Bilimin, saha deneyiminin ve kurumsal birikimin bir araya geldiği bu zemine eskisinden çok daha fazla ihtiyacımız var." "Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir" Su meselesini tüm yönleriyle entegre bir biçimde ele almak gerektiğinin altını çizen Akın, "Bir kurumun tek başına çözebileceği bir mesele değildir. Bu, birlikte düşünmeyi ve birlikte hareket etmeyi gerektirir. Akademinin bilgisi, kamu kurumlarının tecrübesi, merkezi yönetimin kaynak ve kapasitesi, yerel yönetimlerin sahadaki gücü ve kurumdan bireye tüm paydaşların katkısı bir araya geldiğinde, ortaya çok daha güçlü bir yol haritası çıkar. Suyu koruyan, verimli kullanan, geleceği gözeten ve sürdürülebilirliği hayatın her alanında öne çıkaran bir anlayışla yürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki su varsa hayat var. Su varsa gelecek var. Şehrin geleceğini şansa bırakmadan, bilinçli ve planlı bir şekilde inşa etme imkânı verir. Bu çalıştaydan çıkacak her fikir, her öneri ve her katkı bu açıdan büyük değer taşıyor. Burada kurulacak ortak aklın, Balıkesir’in su politikalarına yön vereceğine ve uzun vadeli güçlü adımların temelini oluşturacağına yürekten inanıyorum. Çünkü güçlü şehirler, yalnızca bugünü iyi yöneten şehirler değildir. Güçlü şehirler, geleceğini koruyabilen şehirlerdir. Bu anlayışla hareket etmeye, birlikte üretmeye ve Balıkesir’in yarınını hep birlikte güvence altına almaya devam edeceğiz" diye konuştu. "Suyun her damlası kıymetli" "Su yoksa hayat da yok" diyerek konuşmasına başlayan Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) Genel Müdürü Erdoğan Öztürk ise, "Suyumuzun her bir damlasına sahip çıkmamız gerekiyor. Suyun her bir damlası artık çok kıymetli. Suyumuzu korumak adına gösterilecek çaba insanlığa duyduğumuz saygının ifadesi olacak. Unutmayalım ki ‘Su yönetimle korunur, tasarrufla çoğalır.’ Ben bu çalıştayda emeği olan herkese teşekkür ediyorum" dedi.