EKONOMİ - 19 Kasım 2025 Çarşamba 11:57

Balıkçılık sektörü Sinop’ta bir araya geldi: Balık yağı üretim potansiyeli ortaya çıkarılıyor

A
A
A
Balıkçılık sektörü Sinop’ta bir araya geldi: Balık yağı üretim potansiyeli ortaya çıkarılıyor

Türkiye’nin insan tüketimine yönelik balık yağı üretim potansiyelini ortaya çıkarmak ve sektörel iş birliklerini güçlendirmeyi amaçlayan "Balık Yağı Rafinasyonu: Teknoloji ve Pazar Potansiyeli Çalıştayı", Sinop’ta sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi.


Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) ev sahipliğinde düzenlenen, "Balık Yağı Rafinasyonu: Teknoloji ve Pazar Potansiyeli Çalıştayı" Sabahattin Ali Kültür Merkezi’nde başladı. Gün boyu sürecek olan çalıştayda, insan tüketimine yönelik olarak balık yağı sektörünün mevcut durumu, teknolojik gelişmeler ve yatırım olanakları ele alınıyor. Kamu kurumlarının yanı sıra, akademik camia, sivil toplum, sektör temsilcileri ve potansiyel yatırımcıların bir araya geldiği çalıştayda, Türkiye’nin insan tüketimine yönelik olarak balık yağı üretim kapasitesinin geliştirilmesi, dışa bağımlılığın azaltılması ve Sinop’un bu alanda bir üretim üssü haline getirilmesi amaçlanıyor.


Çalıştayın açılışında konuşan KUZKA Genel Sekreteri Dr. Serkan Genç, kalkınma ajansları olarak yerel kalkınma hamlesi doğrultusunda bölgelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasını desteklerken, özellikle potansiyeli yüksek sektörlerde ortak hareket etmeye büyük önem verdiklerini belirterek, "Mavi ekonomi, balıkçılıktan enerjiye, ulaşımdan turizme geniş bir alanı kapsayan bütüncül bir gelişim perspektifi sunuyor. Bu yapı içerisinde sürdürülebilir balıkçılık ve su ürünleri yetiştiriciliği, Karadeniz Bölgesi’nin en kritik ekonomik faaliyetlerinden birini oluşturmaktadır. Bugün ülkemizde avcılığı yapılan balıkların çok büyük bir kısmı Karadeniz’den elde edilmekte; levrek, çipura ve son yıllarda öne çıkan Türk somonu gibi yetiştiricilik ürünleri de ülkemize önemli bir katma değer sağlamaktadır. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı olarak bizler, su ürünleri sektörünün güçlendirilmesini stratejik bir öncelik olarak ele aldık. Bu doğrultuda Temel Sektörlerde Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Sonuç Odaklı Programı kapsamında sektöre yönelik politika geliştirme, proje tasarımı ve kapasite artırımı çalışmalarını bütüncül bir anlayışla yürütüyoruz. Bu çalışmaların en somut örneklerinden biri olan ve Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak finansmanıyla yürütülen Sinop’ta Temel Sektörlerin Rekabetçiliğinin Artırılması Projesi, bölgemizde önemli bir dönüşüm oluşturmuştur. Sinop Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan 3 bin ton/yıl kapasiteli SEANOP su ürünleri işleme, şoklama ve depolama tesisi, hem işletmelerimizin rekabet gücünü artıracak hem de Karadeniz’in su ürünleri değer zincirini güçlendirecektir" dedi.



"Bu çalıştay sektöre yönelik yenilikçi politika ve projelere ışık tutmuştur"


Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında hayata geçirilen Lakerda ve Su Ürünleri Üretim Tesisi ile bölgenin gastronomi turizmine, markalı ürün gelişimine ve ihracat potansiyeline önemli bir kapı araladıklarını kaydeden Genç, "23-24 Eylül 2024 tarihinde Sinop ilimizde kalkınma ajanslarımız, kamu ve özel sektör paydaşlarımız ile Karadeniz Masası Su ürünleri Sektörü Değerlendirme Çalıştayı’nı gerçekleştirmiştik. Karadeniz’in mavi büyüme potansiyelini daha iyi değerlendirmek, su ürünleri ekosistemini güçlendirmek ve sektörün uluslararası rekabet gücünü artırmak için önemli bir etkinlik olmuştur. Sonuç raporumuzu da Kalkınma Kütüphanesi’nde yayınladık. Bu çalıştay sektöre yönelik yenilikçi politika ve projelere ışık tutmuştur. 2025 yılında güncellenen yeni teşvik sistemi ile kalkınma ajansları tarafından yerel kalkınma hamlesi programı ilan edildi. Birçok ilimizde su ürünlerinin geliştirmeye yönelik yatırım konuları ilan edildi. Bizler de Sinop ilimizde su ürünleri ekosistemimizi günlendirecek kapalı devre su ürünleri yetiştiriciliği konusunda başvuru aldık. Önümüzdeki yıllarda da su ürünleri ekosistemini güçlendirecek benzer yatırım konuları ilan edilecektir. Bugün gerçekleştirdiğimiz Balık Yağı Rafinasyonu: Teknoloji ve Pazar Potansiyeli Çalıştayı ise bu çalışmaların yeni ve stratejik bir adımıdır. İnsan tüketimine yönelik rafine balık yağı, ülkemizde hâlâ önemli ölçüde ithal ettiğimiz bir üründür. Amacımız, sektörün teknoloji ve kapasite ihtiyacını masaya yatırarak yerli üretim olanaklarını geliştirmek, böylece hem ithalatı azaltmak hem de bölgesel bir üretim ekosistemi oluşturmaktır" diye konuştu.


Açılışa Sinop Valisi Mustafa Özarslan, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir, akademisyenler, kurum, STK ve sektör temsilcileri katıldı.


Çalıştayın öğleden sonraki kısmında ise refinasyon teknolojileri ile yatırım ve pazar konulu iki ayrı çalışma masasında balık yağı sektörü üzerine tartışma ve değerlendirmeler yapılacak. Çalıştay, sonuçların katılımcılar ile paylaşılması ile sona erecek.



Balıkçılık sektörü Sinop’ta bir araya geldi: Balık yağı üretim potansiyeli ortaya çıkarılıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.