ASAYİŞ - 03 Nisan 2026 Cuma 12:58

Hırsızlık suçundan aranan şahıs yakalandı

A
A
A
Hırsızlık suçundan aranan şahıs yakalandı

Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde hırsızlık suçundan dolayı hakkında 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahıs jandarma ekipleri tarafından yakalandı.


Edinilen bilgiye göre, Karaköprü İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, hakkında hırsızlık suçundan 12 yıl 6 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan Y.T. isimli şahsı yakalamak için çalışma başlattı. Karaköprü İlçe Jandarma Komutanlığı ile Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri tarafından yapılan ortak çalışmada şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Karakoldaki işlemleri tamamlanan zanlı cezaevine teslim edilirken olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Kaya: "Memurumuz ayın sonunu getirecek maaşlara erişene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" Devlet Memurları Konfederasyonu (DMK) Genel Başkanı Osman Kaya, "Memurumuz ayın sonunu getirecek, emeklilerimiz kalan yaşamını rahat bir şekilde sürdürecek maaşlara erişene kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz" dedi. Kamu çalışanları, ekonomik şartlara dikkat çekmek amacıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı önünde temsili bir eylem gerçekleştirdi. Eylemde üniformalı memurlar, bir ayı temsil eden beyaz zemin üzerinde yürüyerek ayın sonuna ulaşmaya çalıştı. Memurların üzerinde kira, kredi ve borç yazılı ayaklarına bağlı gülleler nedeniyle ilerleyemedikleri görüldü. Ardından basın açıklaması yapan Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkanı Osman Kaya, İsrail’in saldırılarını sert sözlerle eleştirerek, yaşananların yalnızca belirli bir coğrafyayı değil, tüm insanlık onurunu hedef aldığını ifade etti. Masum sivillerin hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Kaya, işlenen suçların ve dökülen her damla kanın er ya da geç tarih önünde hesabının sorulacağını dile getirdi. "Türk-İş mart ayı açlık sınırını 32 bin 79 lira olarak duyurdu" Açlık sınırı ve yoksulluk sınırına değinen Kaya, "Türkiye Ziraat Odaları Birliği, üretici ile market arasında fiyat farkının yüzde 275,8’e dayandığını açıkladı. Türk-İş mart ayı açlık sınırını 32 bin 793 lira, yoksulluk sınırını 106 bin 817 lira olarak duyurdu. Memurun aldığı ortalama maaş 68 bin lira seviyelerindeyken, memur emeklisi ortalama maaşı ise 32 bin lira seviyelerinde. Düşünebiliyor musunuz, bu devlete emek veren ve halihazırda çalışan memurlarımız açlık sınırının biraz üstünde, yoksulluk sınırının ise çok altında bir maaşla geçinmeye çalışıyor. Emeklilerimiz içinse bu tablo daha da vahim" ifadelerini kullandı. "Memurların yüzde 80’i geçinemiyorum diyor" Geçen hafta 4 binin üzerinde memurun katılımı ile gerçekleştirilen anket verilerine değinen Kaya, "Memurların yüzde 80’i geçinemiyorum diyor. Yüzde 75’i bankalara aktif kredi borcu içinde, yüzde 56’sının kendine ait evi yok. Başımı sokacak evim var diyebilen ya yıllar önce ev almış ya da ana baba yanında, ana babadan kalma evde oturuyor. Evi olacakların yüzde 50’sinin de evi banka ipoteğinde. Yüzde 28’i arabam yok derken, neredeyse yüzde 100’ü umudum yok diyor. Şimdi bu tabloyu önümüze koyan, bizim de şu anda tam olarak önünde bulunduğumuz arkamızdaki binada bulunan yetkililere, ilgililere soruyoruz. Bu insanlar ne yapsın da geçinsin? Bu insanlar ayın sonunu nasıl getirsin? Bu insanlar evlatlarını ne yapsın da okutsun" diye konuştu. "Memurumuz ayın sonunu getirecek maaşlara erişene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz" Kaya, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Bir kez daha yetkililere, ilgililere çağrımızı yeniliyoruz. Memurun ve emeklinin çığlığını duyun. Memur ve emeklilerimizin maaşlarına ivedi bir şekilde yüzde 30’luk bir refah payı talep ediyoruz. 3600 ek gösterge sözünün artık vakit kaybetmeksizin yerine getirilmesini istiyoruz. Memur ve emeklilerimize net bir bayram ikramiyesi verilmesini talep ediyoruz. Seyyanen zam taban aylıklara yansıtılsın ve emeklilikte de geçerli olsun, adalet yerini bulsun istiyoruz. Biz diyoruz ki attığımız her adımı kararlılıkla atan, memurumuzu ve emeklimizi darda bırakmamak için mesai harcayan bizler; durmadan, duraksamadan bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Memurumuz ayın sonunu getirecek, emeklilerimiz kalan yaşamını rahat bir şekilde sürdürecek maaşlara erişene kadar bu mücadelemizi sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki bunu başaracağız."
Erzurum Palandöken’de ekonomi zirvesi toplantısı Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından gerçekleştirilecek ekonomi zirvesi programının lansman toplantısı yapıldı. Dedeman Palandöken Ski Lodge otelde 4-5 Nisan’da tarihleri arasında düzenlenecek olan Palandöken Ekonomi Zirvesi’ne Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Prof. Dr. Cihat Yaycı, Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve Dr. İsrafil Kurulay sunum yapacak. Palez Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve Erzurum İl Başkanı Hilmi Yavilioğlu, iki gün sürecek programda zirvenin önemi, içeriği ve Erzurum’da düzenlenme amacı hakkında basın mensuplarını bilgilendirdi. Erzurum kıymeti bilinmeyen bir şehir Arez’in tanıtım toplantısında konuşan Prof. Dr. Yusuf Kaplan, Erzurum’un şu an stratejik değerinin gittikçe önem kazanmasına rağmen kıymeti bilinmeyen bir şehir olduğunu söyledi. Prof. Dr. Kaplan, "Erzurum, bütün Asya’nın içlerinden Avrupa’nın içlerine kadar güneyden, kuzeyden, doğudan, batıdan acayip bir şekilde tam bir medeniyetlerin buluşma noktası, kavşak noktası. Yani böyle bir özelliği var Erzurum’un. Maalesef şu an bu ifadeyi kullanmak zorundayım, gördüğüm manzara böyle bir manzara. Şu an yaşlanmış gibi duruyor. Çok yaşlı, bir şekilde emekliye ayrılmış, istifa etmiş, hayattan istifa etmiş, ölmek üzere can çekişiyormuş gibi bir izlenim var. Halbuki müthiş dinamizmi var" dedi. Bu dinamizmi harekete geçirecek üç sermeyeye ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Kaplan, şu ifadeleri kullandı: "Birincisi tabii ki kültürel sermaye. Yani Erzurum, medeniyetin kurucusu, konumlandırıcısı ve koruyucusu olan şehirler arasındadır. Ben Erzurum’un üç özelliğe de sahip olduğunu görüyorum. Şimdi bu üç özelliğinin de yavaş yavaş aşınmaya başladığını görüyoruz. Dolayısıyla müthiş bir dinamizm var. Bu dinamizmin kuvveden fiile dönüştürülmesi lazım. Kuvveden fiile dönüştürülebilmesi için üç sermayenin harekete geçilmesi lazım. Ülkeyi yöneten insanlar da Erzurum’un hak ettiği yerde olduğunu göstermeliler. Dolayısıyla kültürel açıdan kültürel sermayesi çok güçlü bir şehir. Bu sermayenin güncellenmesi lazım, update yapılması lazım. Buradan bizim bölgeye ve dünyaya kültür üretebildiğimiz bir şehre dönüşmesi lazım. İkincisi ekonomik sermaye. Yani gene bütün İpek Yolu dahil başta olmak üzere Hazar Havzası, Karadeniz Havzası, Basra Körfezi Havzası vs. Bütün medeniyetlerin gerçekten ekonomik olarak da kavşak noktası. Bu açıdan ekonomik dinamizmini harekete geçirmesi gerekiyor. O konuda ciddi projelerin geliştirmesi lazım. Hükümetin geliştirmesi lazım. Sivil toplum kuruluşlarının büyük ölçekte projelere imza atmaları lazım. Üçüncü olarak da insan sermayesi. Yaşlanmış bir şehir havası var. Yani işte dünyadan ele tek çekmiş gibi bir hali var. Halbuki bu karda, bu kışta, kıyamette dinamik olması lazım. Coğrafyanın verdiği stratejik konum, jeokültürel, jeokonomik ve dolayısıyla jeoantropolojik konumu aslında dinamik bir şehirle karşı karşıya olmamızı sağlayacak özellikler. O açıdan Erzurum. bütün bu saydığım özelliklerinden ötürü Erzurum ayağa kalkarsa bölgenin dolayısıyla Türkiye’nin ayağa kalkacağını söylüyorum. Kültürel olarak, entelektüel olarak, manevi olarak, dolayısıyla ekonomik olarak, insan sermayesini harekete geçirecek bölgeyi ve ülkeyi ayağa kaldıracak bir yolculuğun tohumları ekilebilir. Yani burası o anlamda Palandöken zirvesi bütün kültürlerin, medeniyetlerin, coğrafyaların buluştuğu, birbirleriyle konuştuğu, birbirleriyle alışveriş yaptığı, kültürel alışveriş, ekonomik alışveriş, entelektüel alışveriş yaptığı bir merkez, mekana dönüşür inşallah. Yani bu yolculuğun o açıdan ciddiye alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu işe devletin de aynı zamanda sahip çıkması gerekiyor. Yoksa başka türlü yürümez. Yani Cumhurbaşkanlığının himayesine vesaire gitmesi lazım bu işin. Cumhurbaşkanlığı himayesinde giderse bölgeyi ayağa kaldırır. Türkiye’nin ekonomisine, kültürüne, sanatına ve dolayısıyla insan sermayesine aynı zamanda katkıda bulunur." Erzurum Türk’ün doğudaki kalkanı Daha sonra söz alan Prof. Dr. Cihat Yaycı ise Palandöken Ekonomik Zirvesi (Palez) grubunun gönüllü üyesi ve onursal başkanı olduğunu söyledi. Erzurum’un kendisi için çok kıymetli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Yaycı, "Erzurum Türkiye’nin Türk’ün doğudaki kalkanı ve milli mücadelenin başlatıldığı şehir. Cumhuriyet’in kuruluşunda bir yüksek güçlü sütun ve Atatürk’ün milli mücadeleye başlattığı şehir" dedi. Erzurum’un nüfuzunun azaldığını hatırlatan Yaycı konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bunun temel nedeni ekonomik zorluklar. Çalışma alanlarının kısıtlı olması ve kış koşulları nedeni ile giderlerin fazlalığı. Tarım ve hayvancılık çok önemli bu bölgede. Ancak insanlar hayvancılığı bırakıyorlar. Türkiye’nin şehirlerden kırsala göçe ihtiyacı var, kırsaldan şehirlere değil. Erzurum kimlikli bir şehirdir. Erzurum ordan burdan toplama bir şehir değil, kimliği olan bir şehirdir. Erzurum’un kendine has bir havası vardır, o havayı bozmamak lazım. Mavi vatanın kesişme noktası Erzurum’un mavi vatanla ilgisine gelince; aslında Erzurum için mavi vatan büyük bir şans. Yani hem tuzlu suyuyla hem deniziyle, hem tatlı suyuyla şans. Neden? Çünkü Türkistan bölgesine ve aşağıdaki Irak, Suriye bölgesine son derece yakın. Zengezur Koridoru’na bağlı. Zengezur Koridoru’nun asıl önemini arttıran şey şu; Hazar Denizi’nden Karadeniz’e bağlanmak.Ve bunun da düğün noktası Nahçıvan’dan sonra Erzurum. Yani Hazar Denizi bir mavi vatan parçası, Karadeniz bir mavi vatan parçası ve bunu ikisini birleştiren yer düğün noktası lojistik merkezi Erzurum. O nedenle mavi vatanla doğrudan iç içe bir yer. Zaten Erzurum deniz kıyısı sayılır literatürde. Neden? Erzurum’da şimdi kuş uçuşu gitseniz 50 km sonra denize gider. Yani tünellerin yapılması, bunların yapılması ve dolayısıyla ticaret deniz sayesinde gelişecek Erzurum’da. Çünkü limanlara bağlı, limanlara bağlantılı oluyor." Toplantıda önceki dönem Erzurum Milletvekili Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı ve İstanbul Ticaret Üniversitesi öğretim üyesi Dr. İsrafil Kurulay da Palandöken Ekonomi Zirvesi’nin bölgeye katkı sunacağını dile getirdiler.
Adana Kozan Belediye Başkanı Atlı’dan sahte fotoğraf iddialarına sert tepki: "Hukuki süreç başlatıldı" ADANA (İHA) – Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, Belediye Başkan Yardımcısı Alev Ataş’ın makam odasında alkol aldığı iddialarını içeren fotoğrafa ilişkin, "Birileri fotomontajla, yapay zekanın logosuyla uydurma bir resim yapmış. Sadece bizi değil, Kozan’ı karalıyorlar. Kimse adaletten üstün değil" dedi. Kozan Belediye Başkan Yardımcısı Alev Ataş’ın makam odasında alkol aldığı iddialarına ilişkin, Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı basın açıklaması düzenledi. Kozan Belediyesi toplantı salonunda gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Yardımcısı Alev Ataş, makam odasında alkol aldığı iddialarını içeren fotoğrafa ilişkin hukuki sürecin başlattıklarını ifade etti. Başkan Mustafa Atlı ise söz konusu görselin montaj olduğunu ifade ederek görüntüde yapay zeka aracı kullanıldığını ve bunun açıkça anlaşıldığını belirtti. Atlı, "Birileri fotomontajla, yapay zekanın logosuyla uydurma bir resim yapmış. Sadece bizi değil, Kozan’ı karalıyorlar. Kimse adaletten üstün değil. Kimsenin özel hayata saldırma hakkı yok. Bahsedilen fotoğraf belediye makam odası olduğu iddia edilse de makam odasından size basın açıklamamızı sürdüreceğiz" dedi. Öte yandan Başkan Atlı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini ifade ederek, Bahçeli’nin Alev Ataş’a yönelik "Sen bu davanın kızısın, sen bu davaya emanetsin, başkan beye emanetsin" dediğini aktardı.
Malatya Uluslararası fotoğraf yarışması tanıtıldı Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek olan "I. Uluslararası Malatya Tarım ve Hayvancılık Fotoğraf Yarışması’nın tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda konuşan fotoğraf sanatçısı Mehmet Arslan, fotoğrafın sadece bir sanat dalı olmadığını, aynı zamanda yaşanan olayları kayıt altına alarak geleceğe aktaran önemli bir belge niteliği taşıdığını söyledi. Deprem gibi büyük afetlerin ardından çekilen fotoğrafların zamanla daha da kıymet kazandığını belirten Arslan, "Yaşadığımız acılar unutulsa bile fotoğraflar kalıyor. Bu anlamda yapılan bu yarışma hem hafıza oluşturacak hem de Malatya’nın değerlerini dünyaya taşıyacak" dedi. Yarışmanın ödül yapısının da dikkat çekici olduğunu ifade eden Arslan, organizasyonun hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda geniş katılım göreceğini düşündüğünü kaydetti. Fotoğraf sanatçısı Murat Gür ise tarım ve hayvancılığın insanlık için vazgeçilmez alanlar olduğunu vurgulayarak bu değerlerin sanat yoluyla daha geniş kitlelere ulaştırılması gerektiğini söyledi. Tarımın sadece üretimle sınırlı kalmaması gerektiğini dile getiren Gül, "Ürettiğimizi anlatamazsak, görünür kılamazsak eksik kalırız. Fotoğraf bu noktada en güçlü araçlardan biri. Bu yarışma sayesinde hem Malatya’nın hem de ülkemizin tarımsal potansiyeli daha geniş kitlelere ulaşacaktır" diye konuştu. Yarışmanın ulusal sınırları aşarak uluslararası düzeyde dikkat çekeceğine inandığını da sözlerine ekledi. Malatya Fotoğraf Derneği Başkanı Ahmet Denizer de Malatya’nın sahip olduğu tarımsal zenginliklere dikkat çekerek kayısı başta olmak üzere birçok ürünün bu şehir için önemli bir değer olduğunu ifade etti. Denizer, "Malatya’nın tarım gücünü ve kültürel zenginliğini fotoğraf sanatıyla buluşturuyoruz. Bu yarışma, hem şehrimizin tanıtımına katkı sunacak hem de fotoğraf camiası için prestijli bir organizasyon olacak" dedi. Yarışmanın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Denizer, katılımın yüksek olmasını beklediklerini söyledi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ise Malatya’nın deprem sonrası yeniden ayağa kalktığını belirterek, sadece fiziki anlamda değil sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda da güçlü bir şekilde geleceğe hazırlandıklarını ifade etti. Tarımın Malatya ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu vurgulayan Er, "Biz sadece yaraları sarmıyoruz, aynı zamanda geleceğin Malatya’sını inşa ediyoruz. Tarım ve hayvancılık bu şehrin en önemli değerlerinden biri. Bu yarışmayla hem bu değerleri kayıt altına almayı hem de dünyaya tanıtmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı Başkan Er, yarışmanın uluslararası düzeyde düzenlenmesinin Malatya adına önemli bir adım olduğunu belirterek, "Bu organizasyon Malatya’nın tanıtımına ciddi katkı sağlayacak. Başvurular 4 Nisan’da başlayacak ve 30 Ekim’e kadar devam edecek. Tüm fotoğraf sanatçılarını ve bu alana ilgi duyan herkesi yarışmaya katılmaya davet ediyorum" diye konuştu Programa Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, Malatya Fotoğraf Derneği Başkanı Ahmet Denizer, fotoğraf sanatçıları Mehmet Arslan ve Murat Gür ile daire başkanları ve çok sayıda fotoğrafçı katıldı.