GÜNDEM - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 15:34

Yeşilay: "Türkiye’de bağımlılıkların yıllık maliyeti 75 milyar dolar"

A
A
A
Yeşilay: "Türkiye’de bağımlılıkların yıllık maliyeti 75 milyar dolar"

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, Türkiye’de bağımlılıklar nedeniyle her yıl 75 milyar dolar kayıp yaşandığını belirterek, özellikle kumar bağımlılığının çok boyutlu bir tehdit haline geldiğini söyledi.


Gençlik Buluşması ve Yeşilay Fest programı kapsamında Samsun’a gelen Mehmet Dinç, Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nde (YEDAM) basın toplantısı düzenledi. Yeşilay’ın 106 yıldır bağımlılıkla mücadele ettiğini ifade eden Dinç, tek gündemlerinin insanları bağımlılıktan korumak olduğunu vurguladı. Türkiye genelinde 81 ilde, 120 şube, 105 YEDAM, 188 Genç Yeşilay topluluğu ve 65 spor kulübüyle faaliyet yürüttüklerini kaydeden Dinç, özellikle çocuklar ve gençlere ulaşmayı hedeflediklerini dile getirdi.


Burada açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak 106 yıldan beri insanımızın bağımsızlığı için mücadele veriyoruz. Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin bir tane gündemi var. Başka hiçbir gündeme dağılmıyoruz. Tek bir meselemiz var, o da hiçbir insanımız bağımlı olmasın. Çünkü bağımlılık meselesini bağımsızlık meselesi olarak ele alıyoruz. Bir milletin toprağı ne kadar mukaddesse insanı da o kadar mukaddestir diye düşünüyoruz. Dolayısıyla toprağımızı, vatanımızı savunmak için canımızı vermeye hazırsak, her türlü fedakarlığı yapmaya razıysak insanımızı, özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi korumak için de canımızı vermeye hazırız. Her türlü fedakarlığı yapmaya razıyız. Bu noktada Türkiye’nin her yerinde, 81 ilde, 120 şubemizde, 105 tane Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde, 188 tane Genç Yeşilay ile ve 65 tane spor kulübümüzle her mahalleye, her sokağa, her eve temas etmek istiyoruz. Ulaşamadığımız kimse kalmasın, bağımlılıkla alakalı risk altında olan bir çocuğumuz, gencimiz olmasın diye gece-gündüz tek bir gündemle, bütün gücümüzle yüreğimizi ortaya koyarak Büyük Yeşilay Ailesi olarak çalışmalar yapıyoruz" dedi.



"Türkiye’de her yıl 120 bin insanımızı tütüne bağlı hastalıklardan dolayı kaybediyoruz"


Tütüne bağlı bağımlılıklar nedeniyle her yıl 120 bin insanın hayatını kaybettiğini dile getiren Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde en çok başvuru tütünden dolayı yapılmış. Tütünden dolayı yardıma başvuran insanları çok takdir ediyoruz. Çünkü tütün bağımlılığının normalleştirildiği, daha kabul gördüğü bir dönemden geçiyoruz. ’Bununla uğraşmayın, çok daha fazla sıkıntılı bağımlılıklar var’ deniyor. ’Tütüne razıyız, ötekiler olmasın’ deniyor. Halbuki bu memlekette her yıl 120 bin insanımızı tütüne bağlı hastalıklardan dolayı kaybediyoruz. Hiçbir bağımlılıkta bu kadar büyük kaybımız yok. O yüzden tütün bağımlılığı meselesini çok ciddiye alıyoruz. Tütün bağımlılığından insanımızı kurtarmak için elimizden geleni yapmaya razıyız, hazırız" diye konuştu.



"Herhangi bir bağımlılık ne kadar zararlıysa kumar bağımlılığı daha da fazla zararlıdır"


Kumar bağımlılığının her bağımlılıktan daha zararlı olduğunu ifade eden Dinç, "Samsun’da en çok başvuru gelen konulardan bir tanesi, bütün Türkiye’nin baş ağrısı olan kumar bağımlılığı meselesi. Samsun’da da bu konuda çok sayıda insanımız tedavi için başvurmuş, yardım istemiş, onlara yardımcı olmuşuz. Hakikaten kumarla alakalı büyük bir tehlikemiz var. Kumar endüstrisi insanımızın, özellikle de çocuklarımızın, gençlerimizin karşısına onların sıkça girdiği kanallardan, mecralardan ulaşmaya çalışıyor. Futbol üzerinden ulaşmaya çalışıyor, spor üzerinden ulaşmaya çalışıyor, sinema üzerinden ulaşmaya çalışıyor, oyunlar üzerinden ulaşmaya çalışıyor ve kılık değiştirerek ulaşmaya çalışıyorlar. Bahis diyorlar, şans diyorlar, talih diyorlar. Sanki bu işin şansla alakası varmış gibi, insanlar şansını deniyormuş gibi düşündürüyorlar. Halbuki şansla alakası yok. Hep kaybeden insanımız. Talihle alakası varmış gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Halbuki hep kaybeden insanımız. Dolayısıyla adını doğru koymak lazım. Şans değil, talih değil, bahis değil. Bu iş kumardır. Ve kumar ne kadar zararlıysa o kadar zararlıdır. Herhangi bir bağımlılık ne kadar zararlıysa kumar bağımlılığı daha da fazla zararlıdır. Çünkü çok boyutlu kayıplar söz konusu" şeklinde konuştu.



"Her yıl 75 milyar dolar, bağımlılıklar nedeniyle kaybediliyor"


Bağımlılıklar nedeniyle her yıl 75 milyar doların kaybedildiğini belirten Dinç, "Bağımlılıkların ekonomiye etkisiyle alakalı bir rapor hazırladık. Çok tüylerimiz ürpererek gördüğümüz bir gerçek var. Her yıl 75 milyar dolar para kaybediyoruz bağımlılıklara. Bu 75 milyar doları bağımlılıklara kaybetmesek, ülkemize kaynak olarak aktarılsa, kaynak olarak kullanılsa ne kadar problemimizin çözüleceğini, büyük problemlerimizin ne kadar hızlı bir şekilde ortadan kalkacağını sizlerin takdirine bırakıyorum. Bu konularda da en büyük kalemimiz kumar bağımlılığı. En çok kaybı kumardan yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.



"Bizim için kumar kumardır, yasal ya da yasa dışı olması fark etmez"


Kumarın yasal olanının da yasa dışı olanının da zararlarının aynı olduğunun altını çizen Yeşilay Genel Başkanı Doç. Dr. Mehmet Dinç, "Türkiye Yeşilay Cemiyeti olarak biz yasal ve yasa dışı kumar diye bir ayrımın olduğuna inanmıyoruz. Yasa dışı kumar nasıl bağımlılık yapıyorsa, yasal kumar da aynı şekilde bağımlılık yapıyor. Dolayısıyla bizim için kumar kumardır, yasal ya da yasa dışı olması fark etmez. Hepsi insanımız için aynı tehdidi, aynı tehlikeyi barındırıyor. Nitekim bizim Yeşilay Danışmanlık Merkezimizde başvuran danışanlarımızdan da gördüğümüz çok net bir gerçek var. Yasa dışı kumardan dolayı bağımlılık geliştirenlerin başlangıç aşaması genelde yasal kumardan oluyor. Bu noktada yapılabilecek en önemli işlerden bir tanesi ulaşım kanallarını daraltmak. Yani her fırsatta, her yerde, her mekanda insanın kumar oynayabilmesi riski çok arttırıyor. Bu noktada alışveriş sitelerinde kumar oynanması, cep telefonu operatörlerinin böyle imkanlar sağlaması, kumar sitelerinin çok hızlı ulaşılabilir, kolay bir şekilde her yerde yer almasının fevkalade tehlikeli ve büyük risk barındırdığını düşünüyoruz. Kumar reklamlarının özendirici etkisinin çok farkındayız. Yaptığımız araştırmalar, kumar reklamlarının kumara bulaşmakta oldukça büyük etkiye sahip olduğunu gösteriyor" açıklamasında bulundu.


Kumar konusundaki görüşlerini Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulu’na bildirdiklerini de vurgulayan Dinç, ayrıca şunları söyledi:


"Bağımlılıkla Mücadele Üst Kurulumuza bu konuyu gündeme getirdik. 3 tane önemli adım atıldı. Bir tanesi kumar reklamlarına kısıtlama getirildi. Spor müsabakaları hariç kumar reklamlarının toplu alanlarda yapılması yasaklandı. Biz istiyoruz ki tamamen yasaklansın kumar reklamları. Aynı alkolün reklamının yasak olduğu gibi, tütünün reklamının yasak olduğu gibi kumarın da reklamı yasak olsun istiyoruz. İkincisi, kamu bankalarının mobil uygulamalarında kumar oynama imkanı vardı. Bunun da kaldırılması noktasında girişimde bulunduk. Kaldırıldı. İnşallah özel bankalarda da bir an önce kaldırılır. Üçüncüsü de gelire paralel krediyi çok önemsiyorduk. Bir adam 100 bin lira maaş alıyor, 1 milyon kredi alıyor. İster istemez onu tolere etmesi, toparlaması mümkün olmuyor. Büyük yıkımlar söz konusu oluyor. Şu anda gelirine uygun kredi modeli geldi. İnsanımızı korumak anlamında o da önemli bir adımdı. Bu çalışmalarımıza devam ediyoruz. Savunuculuk anlamında çalışmaları çok önemsiyoruz. Çünkü savunuculuk çalışması olmadan yani çocuklarımızı, gençlerimizi reklamları yasaklamadan, kanalları daraltmadan, kumar oynamayın, yapmayın, etmeyin demek köpekleri salıp taşları bağlamak. İnsanımızı korumadan, hiçbir düzenleme yapmadan kendini koru demek yeterli değil, yerinde değil. Biz diyoruz ki hem biz insanımızı güçlendirelim, hem talebi azaltalım. İnsanlar psikolojik olarak güçlü olsunlar, sosyal olarak güçlü olsunlar ve kumara ve diğer bağımlılıklara bulaşmamış olsunlar. Hem de arzı azaltalım. Arzı azaltmak noktasında insanımızı koruyacak, özellikle çocuklarımızı, gençlerimizi muhafaza edecek düzenlemeler geçmiş olsun istiyoruz. Bunların da takipçisiyiz."


Toplantıda ayrıca Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ve Yeşilay Samsun Cemiyetinden üyeler hazır bulundu.



Yeşilay: "Türkiye’de bağımlılıkların yıllık maliyeti 75 milyar dolar"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GAGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kara’dan 19 Mayıs mesajı Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Gaziantep Genç İş İnsanları Derneği (GAGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Kara yayımladığı mesajda, "19 Mayıs 1919, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı bağımsızlık mücadelesi milletimizin tarihi bir dönüm noktasıdır. Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu anlamlı gün, aynı zamanda geleceğe duyulan güvenin ve inancın en güçlü simgelerinden biridir. GAGİAD olarak bizler; gençlerimizin üretkenliğini, girişimcilik ruhunu ve yenilikçi bakış açısını ülkemizin kalkınması açısından büyük bir değer olarak görüyoruz. Gençlerin potansiyelini ortaya çıkaran, fikirlerini destekleyen ve onları ekonomik ve sosyal hayatın aktif bir parçası haline getiren çalışmaların, sürdürülebilir bir gelecek adına önemli olduğuna inanıyoruz. Bugünün gençleri; yalnızca yarının liderleri değil, aynı zamanda bugünün değişimine yön veren güçlü aktörleridir. Bilimde, sanatta, teknolojide ve girişimcilikte ortaya koydukları vizyon; ülkemizin gelişim yolculuğuna önemli katkılar sunmaktadır. Genç iş insanları olarak; üretimi, yatırımı, istihdamı ve toplumsal faydayı odağına alan projeler geliştirmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin ekonomik ve sosyal kalkınmasının temelinde; düşünen, üreten ve sorumluluk alan bir gençliğin olduğuna inanıyoruz. Bu vesileyle başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; gençlerimizin ve aziz milletimizin 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum. GAGİAD olarak gençliğin enerjisi, vizyonu ve kararlılığıyla ülkemiz için değer üretmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi.
Malatya Büyükşehir ekiplerinden Orduzu Göleti’nde kapsamlı temizlik çalışması Malatya Büyükşehir Belediyesi, şehrin önemli yaşam alanlarından biri olan Orduzu Pınarbaşı Göleti ve çevresinde kapsamlı bir temizlik çalışması gerçekleştirdi. İtfaiye Dairesi Başkanlığı’na bağlı Su Altı Arama ve Kurtarma ekipleri öncülüğünde yürütülen çalışmaya, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı ile Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ekipleri de destek verdi. Doğal güzelliğiyle vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Orduzu Pınarbaşı Mesire Alanı’nda gerçekleştirilen çalışmalarda, göletin su altı ve çevresinde detaylı temizlik yapıldı. Yaklaşık 24 saat süren çalışmalara 6 dalgıç ile 6 Park ve Bahçeler personeli katıldı. Temizlik çalışmaları sırasında göletin içerisinden semaver, araba lastiği, düdüklü tencere, mangal, soba borusu gibi çevreyi kirleten çok sayıda atık malzeme çıkarıldı. Ekiplerin özverili çalışmasıyla gölet ve çevresi yeniden temiz ve estetik bir görünüme kavuştu. "Çevremizi korumak hepimizin sorumluluğu" Malatya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Hizmetleri Dairesi Başkanı Ömer Çoban, Orduzu Göleti ve çevresinin her yıl düzenli olarak temizlendiğini belirterek vatandaşlara çevre duyarlılığı çağrısında bulundu. Çoban yaptığı açıklamada, Orduzu Sosyal Tesisleri’nin Malatya’nın en önemli sosyal yaşam alanlarından biri olduğunu ifade ederek, "Vatandaşlarımızın daha temiz ve sağlıklı bir ortamda vakit geçirebilmesi için ekiplerimizle birlikte yoğun bir çalışma yürüttük. Göl manzarasının korunması, çevre kirliliğinin önlenmesi ve vatandaşlarımızın huzurlu bir şekilde vakit geçirebilmesi adına temizlik çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Vatandaşlardan çevre konusunda daha hassas davranmalarını isteyen Çoban, piknik ve gezi sonrası çöplerin çöp kutularına bırakılmasının önemine dikkat çekerek, "Bu alanlar büyük emeklerle temizleniyor. Eğer gerekli hassasiyet gösterilmezse doğal güzelliklerimiz zamanla çöp yığınına dönüşebilir. Bizler çevremizin temiz kalması için mücadele ediyoruz. Halkımızdan da aynı duyarlılığı bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Çoban ayrıca, çalışmalara destek veren Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e, dalgıç ekiplere ve ilgili daire başkanlıklarında görev yapan personele teşekkür etti.
Samsun 19 Mayıs ruhu Samsun’da sporla yaşatıldı Samsun’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Liv Hospital Samsun ve VM Medical Park Samsun Hastanesi tarafından düzenlenen "19 Mayıs Koşusu", yoğun katılım ve büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. Her yaştan vatandaşın katıldığı etkinlikte spor ve bayram heyecanı bir arada yaşandı. Öğle saatlerinde başlayan organizasyonda katılımcılar Türk bayrakları ve marşlar eşliğinde parkura çıktı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte aileler, çocuklar ve gençler birlikte spor yaparak 19 Mayıs ruhunu yaşadı. Etkinliğe hastane yöneticilerinin yanı sıra Samsunspor U17 Takımı, diğer ekipler ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Sporun birleştirici gücüyle bir araya geldik" Etkinliğe destek veren Liv Hospital Samsun Başhekimi Opr. Dr. Yılmaz Karagöz, 19 Mayıs’ın gençliğe duyulan güvenin ve birlik ruhunun simgesi olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "19 Mayıs yalnızca bir bayram değil; gençliğe duyulan güvenin, umudun ve birlik ruhunun simgesidir. Böylesine anlamlı bir günde sporun birleştirici gücüyle bir araya gelmek bizim için çok kıymetli. Sağlıklı yaşam bilincini artıran ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren bu organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, tüm katılımcıları gönülden kutluyorum." Dereceye giren sporcular ödüllendirildi Koşunun ardından dereceye giren sporculara kupa, madalya ve sponsor ödülleri takdim edildi. Gün boyunca devam eden etkinliklerde katılımcılar çeşitli spor aktiviteleriyle keyifli vakit geçirdi. Organizasyona katılan vatandaşlar ise etkinliğin atmosferinden duydukları memnuniyeti dile getirerek Samsun’da 19 Mayıs ruhunu sporla yaşamanın gurur verici olduğunu ifade etti. Bir milletin bağımsızlık yolculuğunun başladığı şehirde gençler ve vatandaşlar, bu kez aynı ruhla birlikte koştu.
Ankara TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: "İş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim" TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, küresel ticaret savaşlarının yoğunlaştığı bir dönemde Türkiye’nin sanayisini koruyacak yeni adımlar atılması gerektiğini belirterek, "Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor" dedi. TOBB 2026 yılı Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde düzenlenen törene, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da katıldı. Programda konuşan Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde Türk özel sektörünün üretim, ihracat ve istihdam alanlarında önemli başarılara imza attığını ifade etti. Türkiye’nin 1,6 trilyon doları aşan milli gelir ve 400 milyar dolarlık mal-hizmet ihracatıyla İslam dünyasının en büyük ekonomisi haline geldiğini belirten Hisarcıklıoğlu, "Dünya üzerinde ulaşmadığımız, malımızı satmadığımız ülke kalmadı. ‘Made in Türkiye’ imzası artık dünyada tanınıyor, biliniyor ve tercih ediliyor" dedi. Savunma sanayi alanındaki gelişmelere de değinen Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin savunma sanayi ihracatında dünyada 11’inci sıraya yükseldiğini belirterek, bunun ülkenin caydırıcı gücünü pekiştirdiğini söyledi. Hisarcıklıoğlu, NATO Zirvesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinin bu yıl Türkiye’de düzenleneceğini ifade ederek, söz konusu organizasyonların Türkiye’nin küresel diplomasi alanındaki konumunu daha da güçlendireceğini kaydetti. Küresel ticarette korumacı politikaların yaygınlaştığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, ABD, Avrupa Birliği ve Çin’in kendi üreticilerini koruyan politikalar izlediğini belirterek, Türkiye’nin de sanayi üretimini destekleyecek yeni tedbirler alması gerektiğini söyledi. "Sanayi Koruma ve Dönüşüm Stratejisi" çağrısında bulunan Hisarcıklıoğlu, nihai ürün ithalatında daha sert tedbirler alınması gerektiğini ifade ederek, yerli üretimi teşvik edecek uygulamaların artırılmasını istedi. İhracat desteklerinin sürdürülmesinin önemine işaret eden Hisarcıklıoğlu, reeskont kredi hacminin artırılması gerektiğini kaydetti. Hisarcıklıoğlu, "Şu anda iş dünyamızın en büyük sıkıntısı finansmana erişim. Kredi hacmindeki daralma ve yüksek faiz oranları özellikle KOBİ’lerimizin ayağına pranga oluyor. Piyasada ödemeler aksıyor, ticaret yavaşlıyor, neticede büyüme ivme kaybediyor. Bu sıkıntıları aşmak için KOBİ’lerimize pozitif ayrımcılık yapmalıyız. KOBİ kredileri ile ticari kredi kartlarını aylık kredi büyüme sınırları dışına çıkartmalıyız. Böylelikle piyasada önemli bir rahatlama sağlayabiliriz" diye konuştu.