SAĞLIK - 13 Ocak 2026 Salı 14:45

Uzmanı uyardı: "El ve ayaklarda ani mavi-mor renk değişimlerine dikkat"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "El ve ayaklarda ani mavi-mor renk değişimlerine dikkat"

Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, stres ve soğuk havalarda el ve ayak parmaklarında görülen ani mavi-mor renk değişikliklerinin Raynaud Fenomeni’nin habercisi olabileceğini belirterek, özellikle en sık genç kadınlarda ortaya çıktığını söyledi.


Bazen stresli günlerde bazen de soğuk havalarda el ve/veya ayak parmak uçlarında oluşan mavi-mor renk değişikliklerin Raynaud Fenomeni (Sendromu) belirtisi olabileceğini söyleyen Liv Hospital Samsun’dan Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, önemli uyarılarda bulundu.


Isı değişikliklerine ve strese bağlı olarak ortaya çıkan Raynaud Fenomeni’nin toplumda yüzde 3-5 gibi oranında görüldüğünü belirten Liv Hospital Samsun Romatoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, "Raynaud Sendromu’nun (RB) en önemli belirtisi, el ve/veya ayak parmak uçlarında bazen soğuğa maruz kalındığında bazen de stresle birlikte oluşan mavi-mor renk değişikliğidir. Hastalık kan damarlarında daralma sonucu ortaya çıkar. Normalde deriye giden kan damarları, soğuk havalarda ısı kaybını azaltmak için daralır. Ancak Raynaud hastalığında bu süreç uzar. Bir süre sonra kanlanmanın bozulmasına bağlı olarak damarlarda oksijen seviyesi düşer ve deride mavi-mor renk değişikliği olur. Bu mavi-mor renk değişikliğini takiben damarlarda bir genişleme meydana gelir. Ardından parmak uçları yeniden pembe-kırmızı hale döner" diye konuştu.



"En sık genç kadınlarda ortaya çıkıyor"


Raynaud hastalığının bazen tek başına oluşabileceğini ve beraberinde herhangi bir yandaş hastalık olmayabildiğini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, buna birincil-primer RB (PRB) adını verildiğini vurguladı. Raynaud hastalığının başka bir hastalığın bir ön belirtisi şeklinde veya hastalığın seyri sırasında da ortaya çıkabildiğini sözlerine ekleyen Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, buna da ikincil-sekonder RB (SRB) adını verildiğini belirtti. Raynaud hastalığının en sık genç kadınlarda gördüğüne dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, "PRB’nin genetik bir yönü de vardır. PRB olanların yakınlarında da benzer belirtiler olabilir. PRB’de tedaviye cevap genellikle iyidir, önemli bir probleme yol açmaz" şeklinde konuştu.



"Romaztizmalı hastalıklarla birlikte görülebilir"


İkincil Raynaud sendromunun (SRB) sıklıkla sistemik skleroz (skleroderma), SLE, Sjögren sendromu, anti-fosfolipid sendrom, poli-dermatomyozit, romatoid artrit gibi iltihaplı romatizmalı hastalıkların seyri sırasında da ortaya çıkabileceğini dile getiren Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, "SRB, bunun dışında vücut savunma sisteminden kaynaklanan başka sistemlere ait hastalıklara da eşlik edebilir. Bazı hastalarda kulak kepçesi, burun, yüz, diz, meme uçları da etkilenebilir. Nadiren tüm kol ve bacakta da RB görülebilir. Parmaklarda renk değişiminin yanı sıra iğnelenme, uyuşma, ağrı olabilir. Eğer damarların daralma dönemi uzun sürerse dokular için tehlikeli olabilir. Kanlanma bozukluğuna bağlı parmak uçlarında yaralar gelişebilir" ifadelerini kullandı.


Raynaud sendromunun tanısının hastanın tipik yakınmaları (parmaklarda soğuk ve stresle gelişen mavi-mor renk değişikliği, soğukluk, ağrı) ve hastanın muayenesi ile konulduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu, şüphelenilen vakalarda değişik görüntüleme yöntemleri kullanılabileceğini ve benzer yakınmalara neden olan diğer sebeplerin dışlanması gerektiğinin altını çizdi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Haliliye’de yerli üretim dönemi sürüyor Haliliye Belediyesi, kaynakların verimli kullanılması hedefi doğrultusunda kendi atölyelerinde gerçekleştirdiği üretim ve onarım faaliyetleriyle belediye hizmetlerinde tam kapasite yerli yönetim dönemini sürdürüyor. Haliliye Belediyesi, Başkan Mehmet Canpolat’ın talimatlarıyla "Üreten Belediye" anlayışı kapsamında çalışmalarını aralıksız olarak sürdürüyor. Bu anlayış doğrultusunda maliyetleri kontrol altında tutmak amacıyla kendi üretim altyapısını güçlendirmeye devam ediyor. Kırsal hizmetler müdürlüğüne bağlı Atölyeler Şefliği çatısı altında yürütülen çalışmalarla; metal, ahşap ve elektronik gibi temel hizmet alanlarında ihtiyaç duyulan materyaller belediye personeli tarafından üretiliyor ve onarılıyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Metal-İş, Boyama ve Ahşap Atölyeleri, ilçedeki park ve yeşil alanların çehresini değiştiren donatı elemanlarının üretim merkezi haline geldi. Parklarda kullanılan banklar, kamelyalar ve diğer dekoratif üniteler; tasarım, kaynak ve boyama aşamalarından geçirilerek montaja hazır hale getiriliyor. Bu üretim modeli hem piyasa şartlarına göre maliyet avantajı sağlıyor hem de süreçleri hızlandırarak vatandaşın hizmete erişim süresini kısaltıyor. Elektrik ve Elektronik Atölyesi, park ve bahçelerdeki aydınlatma sistemlerinin modernizasyonunu üstleniyor. Mevcut sistemlerin bakım ve onarımını kendi imkânlarıyla gerçekleştiren ekipler, aydınlatma ünitelerini yenileyerek sosyal alanların gece güvenliğini ve estetiğini artırıyor. Aynı zamanda benzinli motorlar atölyesinde yürütülen periyodik bakım çalışmalarıyla, saha operasyonlarında kullanılan araç ve ekipmanların kullanım ömrü maksimum seviyeye çıkarılıyor. Arızaların kurum bünyesinde giderilmesiyle hizmetlerin aksamasının önüne geçilirken araç filosunun verimliliği korunuyor. Kırsal hizmetler müdürlüğünden yapılan açıklamada, kendi kaynaklarını üretim gücüne dönüştürerek ekonomik tasarruf sağlamanın yanında hizmet kalitesini de artırmayı hedefledikleri belirtildi.
Muğla Vali Akbıyık: "Teknoloji bağımlılığı toplumu tehdit ediyor" Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, son yıllarda toplumda çok değişik alanlarda bağımlılık konusunda yaşanan artış sonrası ‘Hatalardan kurtulma projesi’ olarak da adlandırdıkları ‘Arınma’ projesi çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Vali Akbıyık, ilgili kurumlar ile işbirliği içinde devam eden proje çerçevesinde uyuşturucu kadar teknoloji bağımlılığının toplumu tehdit ettiğini açıkladı. "Bağımlılığın en tehlikelisi teknoloji bağımlığı" Bağımlılık denilince akla sadece uyuşturucu gelmemesi gerektiğinin altını çizen Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık, "Bizim projemiz Bakanımızın da talimatlarıyla ‘Arınma projesi’ koyduk adını. Her insan hata yapabilir. Hatalarımızdan kurtulma projesi diyelim. Özelinde de madde bağımlıları, teknoloji bağımlıları, yani sadece uyuşturucu gelmesin aklınıza. Uyuşturucu, alkol, işte ne bileyim teknolojik bağımlılık, başka bir sürü bağımlılık çeşitleri var. En önemlisi tabi tehdit eden toplumu, dünyayı teknoloji bağımlılığı ve uyuşturucu. Buna tabi mücadele bir üretimden, tüketimine kadar tüketenlerin yani talebinden, ardından talebine kadar her kesimde, her yerde mücadele etmek gerekiyor. Yani işte topluma sunumunda diyelim veya bu maddeyi tercih edenlere, ardından sınırdan itibaren sınırın ötesinde de güvenlik güçlerimiz her türlü tedbir alıyor. Burada işte kullanıcılara dönük de sürekli operasyonlar oluyor. İşte arkadaşlar çıkartıyor. Ama maalesef biz istesek de, istemesek de bağımlı olanlar da var. Bununla ilgili kuruluşlar var. YEDAM var mesela Yeşilay. Yine bizim madde bağımlılığına dönük Üniversitemizde de, Eğitim Araştırma Hastanemizde, Sağlık Müdürlüğümüzde de çalışmalar yapılıyor. Ama biz genel olarak bir toplumsal farkındalık tabi oluşturmak istiyoruz. Onların sosyal hayatta kazandırılması, istihdam sağlanması, işte insan neyle uğraşırsa bence o konuda uzmanlaşır. Mesela bunları spora yönlendirebiliriz. Çeşitli eğitimlere yönlendirebiliriz. Tüm kurumlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla beraber bu çerçevede neler yapabiliriz onu eğitimde farkındalık oluşturmaya, yine somut sonuçlara kadar projeler yapıyoruz" dedi. "Teknoloji bağımlılığı hayal edemeyeceğimiz düzeyde" Bağımlılık alanında en önemli sıkıntının uyuşturucun yanında teknoloji bağımlılığı olduğunu belirten Vali Akbıyık, "En önemlisi tabi uyuşturucu ve teknoloji bağımlılığı, sosyal medya bağımlılığı, internet bağımlılığı. Bu toplumda bizim hayal edemeyeceğimiz düzeyde. Uyuşturucunun hepimiz farkındayız. Toplumsal olarak da kurum kuruluşlarımızla mücadele etmeye çalışıyoruz. Ama telefon bağımlılığı had safhada artık çocuklarımız kitap okumuyor. Herkes internet bakıyor, TikTok bakıyor, işte ne bileyim sanal dünyada geziyor. Kimse gerçek hayatı görmüyor. Muğla’nın bu güzelliklerini görmüyorlar. Onun için onları da bizim esas çoğunluk kalabalık kesim orası. Yani hepimiz farkında olmadan bağımlı olmuş olabiliriz. Nedir? Aile içerisinde iletişiminiz azalıyorsa, işte okulla ilgili iletişiminiz azalıyorsa, bazı çocuklar yemek yemeyi unutuyor şey bakmaktan, oyun oynamaktan ya da diğer bağımlılıklardan. Hedefimiz doğal olana, normal olana. Bizim tarihimiz, kültürümüz, değerlerimiz içerisinde insanımızı tutabilmek" dedi.