SAĞLIK - 27 Şubat 2026 Cuma 11:01

Samsun’da son 3 yılda 230 bin hastaya evde sağlık hizmeti

A
A
A
Samsun’da son 3 yılda 230 bin hastaya evde sağlık hizmeti

Samsun İl Sağlık Müdürlüğü, 18 birim ve 162 personel ile yürüttüğü evde sağlık hizmetleri kapsamında son 3 yılda toplam 230 bin hastayı evlerinde ziyaret ederek vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdı.


Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün evde sağlık hizmetleri kapsamında 18 birim, 162 personel ve 26 araçla yürüttüğü çalışmalarda 2025 yılında 98 bin hastaya ulaşıldı; son 3 yılda ise toplam 230 bin ev ziyareti gerçekleştirildi. Yürütülen hizmet hakkında bilgi veren Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, "Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak il genelinde kesintisiz ve nitelikli sağlık hizmet sunma hedefiyle hareket ediyoruz. Bu kapsamda sadece birinci ve ikinci basamak sağlık tesislerimizde değil yatağa bağımlı, yaşlı ve kronik hastalığı bulunan vatandaşlarımızı da evde sağlık hizmetleri kapsamında evlerinde ziyaret ederek sağlık hizmetini vatandaşımızın ayağına götürüyoruz" dedi.



"18 birimle dev hizmet ağı"


Son 3 yılda 230 bin hastaya evde sağlık hizmeti sunduklarını söyleyen Müdür Uras, "Bu amaçla hastanelerimizde 14, ağız ve diş sağlığı merkezleri bünyesinde 4 olmak üzere toplam 18 Evde Sağlık Hizmetleri Birimimizle 2025 yılda 98 bin; son 3 yılda ise toplam 230 bin hastamıza evde sağlık hizmeti sunduk. Bu hizmeti 34 uzman hekim, 10 pratisyen hekim, 4 diş hekimi, 76 sağlık personeli ve 38 destek personeli olmak üzere toplam 162 kişilik bir ekip ve 26 tam donanımlı araçla Samsun’un her noktasında sürdürüyoruz. 2026 Şubat ayı itibariyle ekiplerimizin takibinde 15 bin 450 aktif hastamız var. Hizmetimiz sadece rutin muayene hizmetini kapsamıyor. Bu hastalarımıza düzenli sağlık takibinden, yara pansumanına; tetkik / tahlil alımından sonda değişimine; çeşitli raporlarının düzenlenmesinden eve ortamında diş muayenesi ve diş çekimine kadar birçok farklı başlıkta hizmet sunuyoruz. Hizmetimiz sadece tıbbi müdahaleden ibaret de oluşmuyor. Evde bakım veren aile bireylerine yönelik verilen sağlık eğitimi ve psikolojik danışmanlık hizmetleriyle de ailelerimizi bilgilendiriyor ve onların yükünü hafifletiyoruz" diye konuştu.



Başvuru süreci


Müdür Uras şunları söyledi:


"Bu hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşlarımız Türkiye genelinde tek merkezden yönetilen 444 38 33 numaralı hattı arayarak, aile hekimleri aracılığıyla başvurularını yaparak veya hastanede yatarak tedavi görüyorsa ve taburcu olduktan sonra bakımının evde devam etmesi gerekiyorsa hastanelerimizin Evde Sağlık Hizmetleri Birimleriyle iletişime geçerek taburcu işlemleri sırasında başvurularını yapabilirler. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü olarak; evde sağlık hizmetleriyle yatağa bağımlı, kronik hastalığı bulunan, yaşlı ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırmayı, yaşam kalitelerini artırmayı ve sağlık hizmetlerini vatandaşlarımızın ayağına götürmeyi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz."



Samsun’da son 3 yılda 230 bin hastaya evde sağlık hizmeti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Çopuroğlu: "28 Şubat, millet iradesine kurulmuş bir tuzaktır" AK Parti Kayseri Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Şaban Çopuroğlu; 28 Şubat postmodern darbesinin yıl dönümü dolayısıyla bir açıklamada bulundu. Çopuroğlu açıklamasında; "28 Şubat, millet iradesine karşı kurulmuş vesayetçi anlayışın demokrasiye yönelttiği açık bir müdahalenin adıdır. Seçilmiş iradeyi baskı altına almayı amaçlayan bu süreç, hukuk dışı uygulamalarla toplumun geniş kesimlerini mağdur etmiş, demokrasimizin hafızasında derin yaralar bırakmıştır" dedi. Türkiye’nin bu karanlık dönemlerden gerekli dersleri çıkardığını vurgulayan Çopuroğlu; "Bugün de çok iyi biliyoruz ki Türkiye, milli iradeyi esas alan güçlü bir demokratik zemini kararlılıkla inşa etmiştir. Milletin değerleriyle kavga eden hiçbir anlayışın bu ülkede artık karşılığı yoktur" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirilen reformlara dikkat çeken Çopuroğlu; "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen reformlarla vesayet odakları tasfiye edilmiş, inanç, düşünce ve yaşam tarzı üzerinden kurulan baskı düzeni sona erdirilmiştir. Demokrasi ve özgürlükler alanında atılan her adım, 28 Şubat zihniyetine verilmiş en net cevaptır" dedi. Açıklamasının sonunda kararlılık mesajı veren Çopuroğlu; "Millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Demokrasi dışı tüm müdahaleleri bir kez daha kınıyor, benzer karanlık senaryoların bir daha yaşanmaması için milli iradeye sahip çıkmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz" ifadelerine yer verdi.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Hizmet ihracatımızı 21 milyar lirayı aşan desteklerle daha da güçlendiriyoruz" Ticaret Bakanlığı, 10962 sayılı Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Karar’ın yürürlüğe girdiğini belirterek, hizmet ihracatının 21 milyar lirayı aşan desteklerle daha da güçlendirildiğini ifade etti. Ticaret Bakanlığı, 10962 sayılı Hizmet İhracatının Tanımlanması, Sınıflandırılması ve Hizmet Sektörlerinin Desteklenmesi Hakkında Karar’ın 27 Şubat 2026 tarihli ve 33181 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesine ilişkin açıklamada bulundu. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Hizmet İhracatı Destek Sistemi’nin bütüncül ve yenilikçi bir yapıya kavuşturduğu ifade edilerek, "2002’de 14 milyar dolar olan hizmet ihracatımızı 2024 yılında 117,2 milyar dolara, 2025’te ise 122,6 milyar dolara yükselten sürdürülebilir büyüme performansımızı 61,4 milyar dolarlık ticaret fazlası ve 21 milyar lirayı aşan desteklerle daha da güçlendiriyoruz" denildi. Hizmet ihracatında sürdürülebilir artışın sağlanması amacıyla çalışmaların aralıksız sürdürüldüğü vurgulanan açıklamada, 2002 yılında 14 milyar dolar olan hizmet ihracatının 2024 yılında 117,2 milyar dolara ulaştığı vurgulandı. Bu başarı ile Türkiye’nin en fazla hizmet ihracatı gerçekleştiren ülkeler arasında 21’inci sırada yer aldığı ve dünya toplam hizmet ihracatındaki payının 2002 yılında yüzde 0,89 iken, 2024 yılında yüzde 1,32’ye yükseldiğine dikkat çekildi. Ayrıca 61,4 milyar dolarlık uluslararası hizmet ticareti fazlası ile Türkiye’nin bu alanda dünyada beşinci sırada yer alma başarısını gösterdiği hatırlatılan açıklamada, hizmet ihracatındaki artışın 2025 yılında da devam ettiği ve 122,6 milyar dolara ulaştığı aktarıldı. "Hizmet İhracatı Destek Mevzuatı 17 sayfa ve 51 maddeli tek bir karar altında sadeleştirildi" Açıklamada daha önce 5 farklı Karar kapsamında 289 madde ve yaklaşık 70 sayfa olarak düzenlenen hizmet ihracatına ilişkin destek mevzuatının 17 sayfa ve 51 maddeden oluşan tek bir Karar altında sadeleştirildiği ve bütüncül bir yapıya kavuşturulduğu belirtildi. Bu çerçevede Hizmet İhracatı Destek Mevzuatı’nda yapılan düzenlemeyle daha kapsayıcı, yenilikçi, etkili; tüm taraflar açısından sade, kolay uygulanabilir ve anlaşılır bir destek sistemi oluşturulduğu kaydedildi. Ayrıca destek oranlarının, sürelerinin ve limitlerinin de yeknesaklaştırıldığı, hedef sektörlerde ise destek kapsamının genişletildiği bilgisi paylaşıldı. "Şirketlerimiz her bir hedef pazar için 5 yıl süreyle Bakanlığımız desteklerinden yararlanabilecek" Bilişim ve dijital aracılık sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler için tasarlanan E-TURQUALITY Destek Programı’ndan aktif olarak yararlanan şirket sayısıınn 50’ye ulaştığı ifade edilen açıklamada, "Şirketlerimizin uluslararası pazarlarda daha güçlü temsil edilebilmesi amacıyla hedef pazar uygulamasına geçilmiştir. Bu kapsamda şirketlerimiz, pazar çeşitlendirmelerini daha etkin şekilde gerçekleştirebilecek ve her bir hedef pazar için 5 yıl süreyle Ticaret Bakanlığımız desteklerinden yararlanabilecektir" denildi. "Program kapsamında yararlanıcıların kurumsal sürdürülebilirliğin tesisine yönelik hazırlanan projeler desteklenecektir" Çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları kapsayan Sürdürülebilirlik Proje Desteği’nin de hizmet ihracatçıları için uygulamaya alındığı belirtilen açıklamada, "Program kapsamında yararlanıcıların sürdürülebilirlik hedeflerine uygun organizasyon ve operasyon yapılarının geliştirilmesine, sürdürülebilirlik alanındaki düzenlemelere uyum sağlanmasına ve ekonomik, çevresel, sosyal ve yönetişim boyutlarıyla kurumsal sürdürülebilirliğin tesisine yönelik hazırlanan projeler desteklenecektir. Ticaret Bakanlığı olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hizmet ihracatçılarımızın yanında olmaya, ülkemizin küresel hizmet ticaretindeki konumunu güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerine yer verildi.
İstanbul Güney Kore’li cilt bakım markası Nacific, Türkiye pazarına giriş yaptı Güney Kore’nin global cilt bakım markası Nacific, Türkiye pazarına giriş yaptı. Nacific’in Türkiye operasyonu, distribütörlüğünü üstlenen Korelle Kozmetik çatısı altında yürütülüyor. Ürünler, perakende altyapısı sayesinde Rossmann Türkiye’nin mağaza ağı ve online satış kanalları üzerinden tüketicilerle buluştu. Güney Kore’nin önde gelen cilt bakım markalarından Nacific, Türkiye pazarına giriş yaptı. Türkiye yapılanması, Korelle Kozmetik liderliğinde şekillenirken; Rossmann Türkiye’nin perakende ağıyla tüketicilerle buluştu. Türkiye, Nacific’in EMEA bölgesindeki büyüme stratejisinde stratejik öncelikli pazarlardan biri olarak konumlanıyor. Korelle Kozmetik ve Rossmann Türkiye özel iş birliğiyle hayata geçirilen bu model, K-Beauty ekosisteminde uzun vadeli, sürdürülebilir ve kurumsal marka yatırımı yaklaşımının bir örneğini ortaya koyuyor. Küresel K-Beauty pazarının yaklaşık 15 milyar ABD doları büyüklüğe ulaştığı ve 2030 yılına kadar istikrarlı büyümesini sürdüreceği öngörülüyor. Bu ivme; yüksek inovasyon kapasitesi, içerik şeffaflığı, dijital pazarlama gücü ve tüketici odaklı ürün geliştirme yaklaşımıyla destekleniyor. Kore cilt bakım felsefesi ise kısa vadeli çözümler yerine önleyici bakım anlayışını, katmanlı rutinleri ve uzun vadeli cilt sağlığını merkeze alıyor. Güney Kore merkezli global cilt bakım markası Nacific, Türkiye pazarına Korelle Kozmetik distribütörlüğünde, kurumsal marka kimliğiyle giriş yaptı. Markanın Türkiye yapılanması ve pazara giriş stratejisi, Korelle Kozmetik liderliğinde kurgulanırken; Nacific ürünleri Rossmann’ın mağaza ağı ve online satış kanalları üzerinden özel olarak tüketicilerle buluşuyor. Bu iş ortaklığı modelinin, markanın Türkiye’de uzun vadeli ve sürdürülebilir bir büyüme hedeflediğini ortaya koyduğu kaydedildi. Türkiye, EMEA stratejisinde öncelikli pazar Nacific, her cildin farklı olduğu ve kişiye özel bakım yaklaşımını hak ettiği inancıyla geliştirdiği formülleriyle bugün 58’den fazla ülkede faaliyet gösteriyor. İş hacminin yüzde 80’den fazlasını global pazarlardan elde eden marka, uluslararası büyüme vizyonunu istikrarlı şekilde sürdürüyor. Türkiye ise; stratejik coğrafi konumu, gelişmiş ve organize perakende altyapısı, genç ve bilinçli tüketici profili ile Nacific’in EMEA bölgesindeki en güçlü büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Avrupa ile Orta Doğu arasında köprü niteliği taşıyan Türkiye pazarının, markanın bölgesel ölçeklenme ve sürdürülebilir büyüme stratejisi açısından önemli bir kaldıraç etkisi oluşturduğu aktarıldı. Korelle Kozmetik liderliğinde uzun vadeli yapılanma Nacific’in Türkiye operasyonu, distribütörlüğünü üstlenen Korelle Kozmetik çatısı altında yürütülüyor. Korelle Kozmetik; marka konumlandırma, dağıtım yönetimi, pazarlama stratejisi ve pazar geliştirme süreçlerini bütünleşmiş bir yaklaşımla yöneterek markanın Türkiye’de kurumsal ve sürdürülebilir bir yapı içinde büyümesini hedefliyor. Ürünler, perakende altyapısı sayesinde Rossmann Türkiye’nin mağaza ağı ve online satış kanalları üzerinden tüketicilerle buluşuyor. Bu iş birliği modeliyle Nacific; Türkiye’de yalnızca satış hacmine odaklanan bir büyüme yerine, marka konumlandırma, tüketici eğitimi ve kategori geliştirme süreçlerini kapsayan uzun vadeli ve sürdürülebilir bir marka yatırımı gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Bu yaklaşımın, K-Beauty segmentinde stratejik ve kalıcı bir konum elde etmeyi hedefleyen bütüncül bir büyüme modelini ortaya koyduğu belirtildi. Türkiye, uluslararası kozmetik markaları için stratejik büyüme merkezi K-Beauty trendinin küresel ölçekte istikrarlı büyümesini sürdürdüğü bir dönemde Türkiye; genç nüfusu, artan cilt bakım bilinci, dijital adaptasyonu yüksek tüketici profili, gelişmiş perakende ekosistemi ve bölgesel erişim avantajı sayesinde uluslararası kozmetik markaları için stratejik büyüme merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Nacific’in Türkiye yatırımı da bu stratejik konumun somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Korelle Kozmetik distribütörlüğünde uzun vadeli büyüme hedefiyle konumlanan marka, Rossmann Türkiye iş birliğiyle marka bilinirliğini güçlendirmeyi, tüketicilerle güçlü ve kalıcı bir bağ kurmayı ve Türkiye’yi bölgesel stratejisinin önemli merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor. 26 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen basın toplantısında; Korelle Kozmetik Kurucu Ortağı ve Başkanı Fatih Akşener, The Skin Factory CEO’su Jason Roh, Overseas Business Division Director Julie Sun ile Rossmann Türkiye üst düzey yöneticileri bir araya geldi. Toplantıda konuşan Korelle Kozmetik Kurucu Ortağı ve Başkan Yardımcısı Neslihan Niğiz Ulak şu değerlendirmede bulundu: "Türkiye’de Kore kozmetiği kategorisi hızla büyürken, pazarda güçlü kurumsal yapı ve uzun vadeli marka yönetimi konusunda önemli bir boşluk olduğunu gözlemledik. Korelle Kozmetik’i tam da bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla konumlandırdık. Nacific’in marka gücü, bilimsel yaklaşımı, içerik şeffaflığı ve gerçek sonuç odaklı marka felsefesi vizyonumuzla güçlü bir uyum gösterdi. Nacific’in global gücünü Rossmann’ın güvenilir perakende altyapısıyla birleştirerek Türkiye’de sürdürülebilir bir büyüme ivmesi yakalayacağımıza inanıyoruz. Uzun vadede hedefimiz, Korelle’yi Kore güzelliğinin Türkiye’deki en etkili ve belirleyici oyuncularından biri haline getirmek." Rossmann Türkiye Pazarlama ve E-Ticaret Grup Müdürü Gülçin Uysal ise şunları söyledi: "K-Beauty kategorisi, global ölçekte olduğu gibi Türkiye’de de kalıcı bir büyüme potansiyeli taşıyor. Rossmann olarak bu kategoriyi stratejik öncelik alanlarımızdan biri olarak görüyoruz ve müşterilerimize en doğru markaları güvenilir bir perakende deneyimiyle sunmayı hedefliyoruz. Kore güzellik kategorisini yalnızca takip eden değil; geliştiren ve sahiplenen bir marka olmayı amaçlıyoruz. Nacific, Türkiye’deki ilk exclusive Kore cilt bakım markamız olması açısından bizim için son derece özel. Exclusive iş birlikleri sayesinde markayı daha doğru konumlandırabiliyor, tüketici deneyimini daha yakından yönetebiliyor ve güven ilişkisini güçlendirebiliyoruz. Önümüzdeki dönemde hem global markalar hem de private label ürünlerimizle K-Beauty ekosistemini genişleterek kategorinin gelişimine katkı sağlamayı sürdüreceğiz." Rossmann Türkiye Satın Alma Grup Müdürü Yavuz Selim Taşkın da konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bilimsel yaklaşımı, doğal içerik odağı, çok adımlı bakım rutini ve yenilikçi formülasyonlarıyla K-Beauty artık yalnızca bir trend değil; kalıcı bir bakım kültürüne dönüşmüş durumda. Türkiye’de private label Kore Cilt Bakım Serisi sunan öncü perakende zincirlerinden biri olmaktan gurur duyuyoruz. Nacific gibi Türkiye’ye yatırım yapmaya hazır, güçlü Kore markalarını ülkemize kazandırmak ve onların bilgi birikimi ile uzmanlığından faydalanmak istiyoruz. Rossmann kalite standartlarını karşılayan tüm Kore markalarına kapımız açık."