ASAYİŞ - 01 Nisan 2026 Çarşamba 16:26

Samsun’da park halindeki yabancı plakalı minibüs yandı

A
A
A
Samsun’da park halindeki yabancı plakalı minibüs yandı

Samsun’un Canik ilçesinde uzun süredir park halinde bulunan yabancı plakalı bir minibüs, çıkan yangın sonucu kullanılamaz hale geldi.


Olay, Canik ilçesi Gülsan Sanayi Sitesi Millet Caddesi üzerinde millet bahçesi yanında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, uzun zamandır park halinde bulunan Hollanda plakalı minibüs yanmaya başladı. Yangını fark eden çevredeki esnaf durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.


İhbar üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, yangına müdahale ederek alevleri kontrol altına aldı ve söndürdü.


Yangının, aracın yanında bulunan çöplerde çıkan yangından sıçrayan alevler nedeniyle başladığı tespit edildi. Yangında minibüs büyük zarar görürken, araç çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı.


Olayla ilgili polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.



Samsun’da park halindeki yabancı plakalı minibüs yandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik İnönü Zaferleri’nin 105. yıl dönümü Bilecik’te törenlerle kutlandı İnönü Zaferleri’nin 105. yıl dönümü, Bilecik’in Bozüyük ilçesinde düzenlenen törenlerle kutlandı. Anma programları, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Bilecik Belediye Başkan Yardımcısı Sabri Çobanoğlu ve il protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi. Programlar Metristepe Zafer Anıtı’nda başladı. Burada düzenlenen törende saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu ve saygı atışı yapıldı. Ardından Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer tarafından Şeref Defteri imzalandı. Program kapsamında Doruk Şehitliği de ziyaret edilerek şehit mezarlarına çiçek bırakıldı. Anma etkinliklerinin ikinci bölümü Bozüyük İnönü Savaşları Şehitliği’nde gerçekleştirildi. Törende anıta çelenk sunuldu, şehit kabirlerine çiçek bırakıldı ve Şehitlik Defteri imzalandı. Programda konuşan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, "İnönü Zaferleri’nin 105. yıl dönümünde, bu toprakları bizlere vatan kılan aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. İnönü Zaferleri; yokluklar ve imkânsızlıklar içinde, sarsılmaz bir inanç ve kararlılıkla verilen mücadelenin, milletimizin makûs talihini değiştirdiği tarihi bir dönüm noktası olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz’ sözü bu zaferin anlamını en güzel şekilde ortaya koymaktadır. İnönü Zaferleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin otoritesini güçlendirmiş, bağımsızlık mücadelesinin seyrini değiştirmiştir. Bu büyük mücadele, milletimizin bağımsızlığa olan sarsılmaz inancının en güçlü göstergelerinden biridir" dedi.
Çanakkale AK Partili Gider’den Özgür Özel’e: "Boş ver sen köprüyü bedava yapmayı. Belediye başkanına talimat ver, suyu bedava da yapmasın, en azından ucuzlatsın" AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, "Özgür Özel, demişsin ki ’Biz iktidara geldiğimizde köprüyü bedava yapacağız.’ Bekara karı boşamak kolay. Sen iktidara da gelemezsin, muhalefet ettiğin köprüyü de bedava yapamazsın. Boş ver sen köprüyü bedava yapmayı. Belediye başkanına talimat ver, suyu bedava da yapmasın, en azından ucuzlatsın. Çanakkaleliler fahiş fiyatlar ile değil, Türkiye ortalamasında su kullansınlar" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Çanakkale mitinginde iktidar olmaları halinde "Çanakkalelilere 1915 Çanakkale Köprüsü’nün bedava olacağı" vaadine bir tepki de AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’den geldi. Özel’in Çanakkale mitingde kendisinden beklenmedik şekilde özür dilediğini ifade eden Milletvekili Gider, "Özel’in bu özrü bizi çok mutlu etti. Ancak bu özrün devamını bekliyoruz. Dilediği özür hırsızlıklardan dolayı değil. Dilediği özür ahlaksızlıklardan dolayı değil. Diyor ki ’Bizi rezil etti.’ Özgür Özel senin rezil olmandan daha önemli şeyler var. Yapılan ahlaksızlık Türk milletine karşı yapılmıştır. Özür dileyeceksen bundan dolayı özür dile. Çalınan para Türk milletinin parasıdır. Özür dileyeceksen bundan özür dile. Sadece Uşak için de değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde yapılan hırsızlıklar için özür dile. Partinin içindeki operasyonlardan dolayı özür dile. Özür dileyeceksen bugün gelmek için üzerinden geçtiğin Boğaz Köprüsü’ne nasıl muhalefet ettiniz? Gel istiyorsan bunlardan dolayı özür dile" dedi. "İktidara da gelemezsin, köprüyü de bedava yapamazsın" CHP’nin iktidara gelmesinin ve Özgür Özel’in de köprüyü bedava yapmasının mümkün olmadığını söyleyen Gider, "Özgür Özel miting için Çanakkale’ye gelmişken bir Çanakkale Şehitlikleri’ne geçseydin. Hani biz o şehitlikleri ihya ederken siz dediniz ya ’Yeni Anıtkabir mi oluşturuyor?’ Bunlardan dolayı özür dile. Demişsin ki ’Biz iktidara geldiğimizde köprüyü bedava yapacağız.’ Bekara karı boşamak kolay. Sen iktidara da gelemezsin, köprüyü de bedava yapamazsın. Ama bundan önce gel istersen şunu konuşalım. Bu Boğaz Köprüsü yapılırken sen karşı çıkmıştın, değil mi? Peki bundan vazgeçtim. Osmangazi Köprüsü için ne demiştin? Efendim bunları yap işlet devret. Onun için karşı çıktık. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yapılırken siz ne demiştiniz Allah aşkına? Onu bir hatırlayalım. Peki Boğaziçi Köprüsü yapılırken ’İstanbul’a köprü değil, Zap suyuna köprü lazım’ diyen kimdi? Gel bunlar için bir özür dile" diye konuştu. "Bedavadan vazgeçtik en azından suyu ucuzlat" Milletvekili Ayhan Gider sözlerine şöyle devam etti: "Bırak bedava yapmayı da de ki ’Vizyonum yetmedi, vizyonumuz yetmedi. Biz bu memlekete hizmet etmek için değil, hizmete pranga olmak için varız’ de. O zaman özrün anlam kazanır. Yoksa kuru özür hiçbir işe yaramaz. Boş ver sen köprüyü bedava yapmayı. Belediye başkanına talimat ver. Suyu bedava da yapmasın, Çanakkale’de en azından Türkiye ortalamasında su kullansınlar. Devlet Su İşlerinin yaptığı barajın parasından bahsediyorsun. Belediye başkanı da ne güzel söylemiş. Su mu veriyordunuz ki suçu Devlet Su İşlerine atıyorsun. Kepez’le Çanakkale bitişik iki belediye. İkisi de Cumhuriyet Halk Partili. Devlet Su İşlerinden biz suyu tahsis etmemize rağmen Çanakkale Belediyesi üzerine düşeni yapmadığı için hatta ve hatta Kepez Belediyesi’nden gerekirse su parasını biz toplarız dediği için Kepez halkı da, Çanakkale halkı da yaz boyu susuz kaldı. Ama merak etme o da bizim boynumuzun borcu. Kepez Belediyesi’nin bu suyu Kepez’e taşıması için ne gerekiyorsa yaparız, kaynağı da yine biz buluruz. Özür dileyeceksen bunlardan özür dile. Gel şu Çanakkale Belediyesi’nin su kullanım ücretini Türkiye ortalamasına düşür. Ondan da razıyız, vazgeçtik bedavadan."
Sivas Otizm spektrum bozukluğunda erken tanı hayatı değiştiriyor Doç. Dr. Cansu Mercan Işık, nörogelişimsel bir bozukluk olan otizmde erken tanının önemini vurgulayarak, "Beynin ilk altı yaşındaki gelişimi oldukça hızlıdır ve ne kadar erken müdahale edersek o kadar hızlı ve etkili yanıt alırız" dedi. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla otizm spektrum bozukluğu hakkında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Cansu Mercan Işık, "Otizm; sosyal alanda zorluk, sınırlı ilgi alanları ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize nörogelişimsel bir bozukluktur ve yaşamın ilk üç yılında belirtiler ortaya çıkar. Genellikle bir yaş civarında sosyal gülümsemede eksiklik, göz teması kurmama ve isme bakmama şeklinde belirtilerle kendini gösterir. Sonrasında bu durum konuşma gecikmesi, akran ilişkilerinin gelişmemesi ve tekrarlayan davranışların artması şeklinde ilerleyebilir. Bu belirtiler her çocukta farklı yoğunlukta ve farklı biçimlerde görülebilir" ifadelerine yer verdi. Doç. Dr. Işık, hastalıkta erken tanıya değinerek, "Beynin ilk altı yaşındaki gelişimi oldukça hızlıdır ve ne kadar erken müdahale edersek o kadar hızlı ve etkili yanıt alırız. Bu nedenle ailelere bu süreçte önemli sorumluluklar düşmektedir. Tanıyı erteleme, korku nedeniyle başvuru yapmama ya da farklı bölümlerde zaman kaybetme gibi hatalar sıkça yapılmaktadır. Ancak şüphe duyulduğu anda vakit kaybetmeden bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına başvurulmalıdır. Çünkü erken tanı, otizm spektrum bozukluğunda sürecin en kritik basamaklarından biridir" dedi. Otizmin tedavisine değinen Doç. Dr. Işık, "Aslında tek bir yöntem ya da tek başına etkili bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. Medikal tedavi, yalnızca eşlik eden bazı durumlarda destekleyici olarak kullanılabilir. Bu süreçte en etkili yaklaşım bireyselleştirilmiş, yoğun ve sürekli özel eğitim programlarıdır. Bu nedenle ailelerin gecikmeden başvurmaları ve özellikle çocuk psikiyatrisi ekipleriyle iş birliği içerisinde hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır" ifadelerine yer verdi. Toplumsal farkındalığa değinen Doç. Dr. Işık, "Bizlere düşen görev farkındalığımızı artırmak, otizmli bireyleri toplumsal yaşamın içine dâhil etmek ve birlikte yaşam kültürünü güçlendirmektir. Toplum olarak daha kapsayıcı, anlayışlı ve destekleyici sosyal ortamlar oluşturmalıyız. Unutulmamalıdır ki asıl değişim toplumda başlar ve farkındalıkla büyür" şeklinde konuştu.