EKONOMİ - 28 Ocak 2026 Çarşamba 12:09

Samsun TSO’da ihracat vurgusu: "Tercih değil, stratejik zorunluluk"

A
A
A
Samsun TSO’da ihracat vurgusu: "Tercih değil, stratejik zorunluluk"

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2025 yılı yönetim kurulu faaliyetleri ile 2025 yılının faaliyet raporu ve gelir-gider bilançosunun oy birliği ile kabul edildiği 2026 yılının ilk meclis toplantısında yaptığı konuşmada, "İhracat bizim için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Şehrimizin ihracatının sürdürülebilir şekilde artması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz" dedi.


Samsun TSO Meclisi, 2026 yılının ilk meclis toplantısını Meclis Başkanı Haluk Akyüz başkanlığında gerçekleştirdi. Mecliste söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, 2025 yılında yürüttükleri faaliyetler hakkında meclisi bilgilendirdi. Toplantıda konuşan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, küresel belirsizliklerin ve ekonomik dalgalanmaların yoğun şekilde hissedildiği bir yılda, üyelerinin yanında duran, sahadan kopmayan bir anlayışla çalıştıklarını vurgulayarak meclis üyelerine desteklerinden dolayı teşekkür etti.



"İhracat bizim için tercih değil, stratejik bir zorunluluktur"


Oda çalışmalarının merkezinde ihracatın yer aldığını vurgulayarak sözlerine devam eden Murzioğlu, 2022–2025 Stratejik Planı doğrultusunda şehrin küresel pazarlardaki gücünü artırmaya odaklandıklarını söyledi. Murzioğlu, "İhracat bizim için bir tercih değil, stratejik bir zorunluluktur. Şehrimizin ihracatının sürdürülebilir şekilde artması için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Koordinatörlüğünü yürüttüğümüz Avrupa İşletmeler Ağı Projemiz bu vizyonun en somut örneklerinden biridir. 2025 yılı boyunca proje kapsamında yürüttüğümüz faaliyetler ve danışmanlık hizmetleriyle 1477 kişiye ulaştık, 64 firmaya ücretsiz ihracat danışmanlığı sunduk. Firmalarımıza ihracat istihbaratı, pazar araştırması ve potansiyel alıcıya erişim konularında güçlü destekler sağladık. MEDOS üzerinden menşe ve dolaşım belgelerinin onayını 7 gün 24 saat kesintisiz şekilde vererek, yalnızca 2025 yılında 32 bin 250 belgeyi onayladık. İhracatta kalıcı başarının nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğuna inanıyoruz; bu anlayışla düzenlediğimiz dış ticaret eğitimleriyle 95 katılımcıya ulaştık. Ayrıca Polonya–Varşova İş Forumu ve ikili iş görüşmeleri kapsamında firmalarımız için 60’ın üzerinde B2B görüşme gerçekleştirerek yeni iş birliklerinin önünü açtık. Etkinliklerimizin yanı sıra servislerimizde verdiğimiz bazı hizmetlere ilişkin birkaç rakam vermek istiyorum. 2025 yılında 1394 yeni üye kaydı, 455 firma kaydı kapanış işlemi gerçekleştirdik. 169 adet Yerli Malı Belgesi tanzim ettik. 309 Sanayicimize Kapasite Raporu düzenledik. 2 bin 511 adet sayısal takograf teslimatı yaptık. 418 adet İş Makinesi Tescil Belgesi düzenledik. 53 adet tır karnesi onayı ve 387 adet dozvola satış işlemi hizmeti verdik" diye konuştu.



2025 yılında 181 ülkeye ihracat yapıldı


Konuşmasında ihracat rakamlarına da değinen "Murzioğlu, 2025 yılı itibarıyla Samsun’un 1 milyar 673 bin dolarlık ihracatla Türkiye’de 33 il arasında 23. sırada yer aldığını belirterek, "TÜİK verilerine göre şehrimizden 181 ülkeye ihracat gerçekleştiriyoruz ve başlıca partnerlerimiz Rusya, ABD, İtalya, Gürcistan ve Almanya. Fasıla göre 93, uluslararası standart sanayi sınıflamasına göre ise 160 ürün çeşidini ihraç ediyoruz. En çok ihraç edilen ürünlerimiz arasında değerli ana metaller ve diğer demir dışı metaller, motorlu kara taşıtları için parçalar ve aksesuarlar, silah ve mühimmat, diğer elektronik ve elektrik telleri ile kablolar ve tütün ürünleri yer alıyor. Bu çeşitlilik, Samsun’un sanayi ve ticaret potansiyelinin ne kadar geniş olduğunu açıkça ortaya koyuyor. İhracat başarısının yanı sıra çağın gereği dijital dönüşüme de büyük önem verdik. Dijitalleşme yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda bir zihniyet dönüşümüdür. Bu anlayışla e-ticaret, e-ihracat, yapay zekâ ve veri odaklı iş modelleri ekseninde KOBİ’leri geleceğe hazırlayan toplantılar, eğitimler ve iş birlikleri düzenledik. Özellikle genç girişimcilerimizin motivasyonu ile gerçekleştirdiğimiz yapay zekâ destekli B2B etkinliğinde 1400’ün üzerinde katılımcı ve 2 bin 194 birebir görüşme ile 1,37 milyar TL’lik ticari potansiyel oluşturduk ve etkinlik sonrası alınan şifai geri bildirimler, önemli iş birliklerinin sağlandığını gösterdi. Yıl boyunca düzenlediğimiz dijitalleşme eğitimleri ve rehberlik faaliyetleriyle firmalarımızın bu sürece uyumunu kolaylaştırmayı hedefledik ve geleceğe güçlü bir adım attık" ifadelerini kullandı.



Doğudan-batıya sürdürülebilir iş ağı kuruluyor


Konuşmasında Avrupa Birliği’nden destekli uluslararası projelere de değinen Başkan Murzioğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Avrupa Birliği destekli projelerimizle sürdürülebilirliği iş dünyasının merkezine taşıyoruz. Türkiye–AB İş Dünyası Diyaloğu II Programı kapsamında hayata geçirdiğimiz ‘Doğudan Batıya Sürdürülebilirlik Köprüsü’ projesinde, Romanya ve Adana Ticaret ve Sanayi Odaları ile iş birliği içinde 20 KOBİ’nin karbon emisyon ölçümleri ve yol haritalarını hazırlayacak, danışman yetiştirme programları ve sürdürülebilirlik odaklı iş forumları düzenleyeceğiz; böylece firmalarımızın karbon düzenlemelerine uyum kapasitesini artırırken Türkiye-Romanya arasında sürdürülebilir bir iş ağı kurmayı hedefliyoruz. Bunun yanı sıra Karadeniz Sınır Ötesi İşbirliği Programı çerçevesinde yürüttüğümüz ‘Karadeniz Havzası Sürdürülebilir Lojistik ve İş Birliği Ağı’ projesiyle Acara ve Varna Ticaret Sanayi Odaları ile güç birliği yaparak, bölgedeki kurumlar arası işbirliğini ve güveni artıracak, sınır ötesi ticareti geliştireceğiz. Samsun’un üretim, ihracat ve lojistik gücünü yeşil dönüşüm vizyonumuzla birleştirerek, şehrimizi ve bölgeyi sürdürülebilir kalkınmanın merkezi haline getirecek bir yol haritası çiziyoruz."



Samsun TSO Kampüsü’nde geri sayım


Samsun TSO Kampüsü projesinin 2025 yılında önemli bir eşiği aştığını dile getiren Murzioğlu, arazi birleştirme, mimari tasarım ve uygulama projelerinin tamamlandığını, ruhsat sürecinin Canik Belediyesi’nde devam ettiğini açıkladı. Murzioğlu, projenin, odanın geleceğine yapılan uzun vadeli bir yatırım olduğunun altını çizdi. 2022–2025 Stratejik Planı’nın tamamlanmasıyla birlikte 2026–2029 dönemine güçlü bir vizyonla girildiğini ifade eden Murzioğlu, yeni dönemin "Güçlü Oda, Güçlü Samsun, Güçlü Türkiye" anlayışıyla şekillendiğini söyledi. Üyelerin rekabet gücünü artırmaya ve bölgesel kalkınmaya öncülük etmeye devam edeceklerini vurgulayan Murzioğlu, meclis üyelerine destekleri için teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.



Oy birliği ile ibra edildi


Murzioğlu’nun konuşmasının ardından söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Fahri Eldemir, 2025 yılının 31 Aralık tarihi itibariyle gerçekleşen odanın kesin gelir-gider bütçesiyle ilgili meclis üyelerine sunum yaptı. Daha sonra ise meclise sunulan 2025 yılının 31 Aralık tarihi itibariyle gerçekleşen TSO’nun kesin gelir-gider bütçesi ve faaliyet raporu oy birliği ile kabul edildi. Meclis ayrıca, yönetim kurulu 2025 yılı faaliyetlerini de oy birliği ile ibra etti. Tekrar söz alan Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, oda olarak ortaya koydukları hedeflerin gerçekleşmesi noktasında verdikleri destek ve güven için meclis üyelerine teşekkür etti. Meclis, diğer gündem maddelerinin görüşülüp karara bağlanmasının ardından sona erdi.



Samsun TSO’da ihracat vurgusu: "Tercih değil, stratejik zorunluluk"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Davulcular bahşişi süslenen eşek arabasıyla topluyor Konya’nın Beyşehir ilçesine bağlı Yeşildağ Mahallesi’nde, Ramazan ayı boyunca vatandaşları sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, süslenen eşek arabasıyla davul çalarak mahalleyi dolaşıp bahşiş topladı. Yeşildağ’da geçmişten günümüze uzanan renkli bir gelenek yeniden hayat buldu. Mahallede Ramazan ayı boyunca sahura kaldırmak için görev yapan davulcular, ayın sona ermesiyle birlikte bahşişlerini toplamak için farklı bir yöntem izliyor. Arife günü başlayan ve bayramın ilk günlerinde de devam eden gelenekte davulcular, balon ve çeşitli süslerle donatılan eşek arabasıyla mahalleyi yine davul çalarak dolaşıyor. Mahalle meydanından başlayan bahşiş toplama geleneğinde davulcular, kapı kapı gezerek hem vatandaşlarla bayramlaşıyor hem de bahşişlerini topluyor. Parası olmayan vatandaşlar ise davulculara yem veya saman vererek katkıda bulunuyor. Ortaya çıkan renkli görüntüler mahalle sakinlerinin ilgisini çekerken, geleneğin yeniden canlandırılması büyük memnuniyet oluşturdu. Organizasyonu üstlenen mahalle sakinlerinden Osman İltar, geleneğin geçmişten geldiğini belirterek, "Eskiden beri süregelen, atalarımızdan kalan bir gelenek. Arife günü başlıyor, bayramın birinci ya da ikinci gününe kadar devam ediyor. Bu şekilde süsleniyor, bahşiş toplanıyor. Parası olan para veriyor, olmayan yem ya da saman veriyor. Uzun süre unutulmuştu, son birkaç yıldır yeniden canlandırdık. İnşallah bundan sonra da yaşatmaya devam edeceğiz" dedi.
Van Tedavi edilen yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazır Van’da çeşitli nedenlerle yaralanan ve bitkin düşen yaban kuşları, tedavi süreçlerinin tamamlanmasının ardından yeniden doğal yaşam alanlarına kavuşmak için gün sayıyor. Van Gölü Havzası’nda yaralı veya bitkin halde bulunarak koruma altına alınan yaban kuşları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki tedavilerinin ardından yeniden doğal yaşam alanlarına dönmek için gün sayıyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğü ekipleri ve duyarlı vatandaşlar tarafından merkeze ulaştırılan; aralarında Kızıl Akbaba, Şahin, Puhu ve Kaya Kartalı gibi türlerin bulunduğu çok sayıda yırtıcı kuş, Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan ve ekibi tarafından titiz çalışmalarıyla sağlığına kavuşturuluyor. Kış şartları, açlık ve avcı baskısı gibi nedenlerle zarar gören farklı türlerdeki yaban kuşları, yapılan bakım ve rehabilitasyon sürecinin ardından sağlıklarına kavuştu. Tedavi sürecinde beslenmeleri düzenli olarak sağlanan ve uçma kabiliyetleri yeniden kazandırılan kuşların, kısa süre içerisinde doğaya salınacak. "Rehabilitasyon süreçleri tamamlandı" Merkez Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Merkezimiz, Van Gölü Havzası’ndaki bütün yaban hayvanların sorunlarıyla ilgilenmekte. Doğal hayat ve yaban hayvanları ile ilgili çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak bu habitatın bozulmaması için çalışmalar yürütmekte. Van Gölü Havzası’nda Doğa Koruma Milli Parklar (DKMP) 14. Bölge Müdürlüğüne bağlı Siirt, Hakkari, Bitlis, Muş ve Van ilinde yaralanan yaban hayvanları merkezimize gelmekte ve tedavileri yapılıp tekrar doğaya kazandırmaktayız. Amacımız doğada bir tane canlının eksilmemesi. Hayvanat bahçesi gibi esarette olan hayvanlar yerine tedavilerini ve rehabilitasyonlarını yapıp doğaya bırakmaktayız" dedi. "Van’da şifa bulan yaban kuşları özgürlüğe kanat çırpmaya hazırlanıyor" Yılın her gününde, her haftasında, her ayında, her mevsiminde merkezlerine yaban hayvanları bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Aslan, "Kış sezonuna girdiğimizde göçemeyen veya nakil durumunda olan hayvanlar merkezimize geritiriliyor. Tabii kış sezonunda tekrar doğaya bırakıldıklarında yaşayamayacak hayvanları kış boyunca onların habitatına uygun misafir ediyoruz. Bunlardan birisi Hakkari’den gelen Kızıl Akbaba. Kızıl Akbaba kendi toparladı. Yakında doğal alanına bırakacak" diye konuştu. Aslan, "Doğaya dönmeye hazır. Baharın ve Nevruz’un gelmesiyle yeniden hayatın canlanmasına bağlı olarak bunu da tekrar doğaya bırakacağız ve doğada yaşaması için gerekli bütün çabaları kazanımları yaptık. Şimdi de doğaya bırakmak istiyoruz. Merkezimizde şu an itibariyle Oklu Kirpi, 2 Kaya Kartalı, 1 Şahin’in tedavileri devam etmekte. Bunlardan da Oklu Kirpi’nin, 2 Kaya Karta’lının ve 2 Puhu’nun tedavisi tamamlandı. Doğa Koruma Milli Parklar 14. Bölge Müdürlüğüne teslim edip onların uygun gördüğü bir tarihte ve geldikleri yerde uygun yerine tekrar habitatına salacak. Ekolojik dengede yerlerini alacaklar. Yaban hayvanları hiç insanla temasa geçmemiş hayvanlardır. Ama bazen göçemeyenler olduğu zaman bize getirip tedavisini yapıp tekrar doğaya bırakmaktayız" şeklinde konuştu.
Bursa Gayrimenkul sektöründen ’değer barışı’ çağrısı Son yıllarda artan inşaat, işçilik ve arsa maliyetlerinin konut fiyatlarını ciddi şekilde yükselttiğini belirten sektör temsilcileri, vatandaşların değer artış vergisi nedeniyle gayrimenkul satışında tereddüt yaşadığını ifade ederek hükümete ’tek seferlik değer barışı’ çağrısında bulundu. Türkiye’de son üç dört yıldır yaşanan yüksek enflasyon ve artan maliyetler, gayrimenkul sektörünü de doğrudan etkiledi. İnşaat, işçilik ve arsa maliyetlerindeki hızlı yükseliş, konut fiyatlarında yüzde 30 ile yüzde 50 arasında artışlara neden oldu. Sektör temsilcileri, özellikle büyük şehirlerde konut fiyatlarının ciddi seviyelere ulaştığını belirterek, bazı bölgelerde 1+1 daire fiyatlarının 4 milyon liranın üzerine çıktığını, kira bedellerinin ise yaklaşık 25 bin liraya kadar yükseldiğini ifade etti. Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, "Son yıllarda konut satın alan vatandaşlar artan fiyatlar nedeniyle değer artış vergisiyle karşı karşıya kaldı. Bu durumun gayrimenkul satışlarında tedirginliğe yol açtı. 2, 3 ya da 4 yıl önce 300 bin ile 400 bin lira arasında alınan konutların bugün enflasyon etkisiyle çok daha yüksek değerlere ulaştı. Bu artışın vatandaşların satış sırasında vergi yüküyle karşılaşmasına sebep oluyor. Gayrimenkul piyasasında yaşanan durgunluğun temel sebeplerinden birinin de bu durum olduğunu bütün sektör temsilcileri biliyor. Hükümetten tek seferlik ’değer barışı’ düzenlemesi talep ediyoruz. Böyle bir düzenleme hem vatandaşların güven duygusunu artırmanın yanı sıra, hem de piyasada hareketlilik sağlayacaktır. Tabi k, b aynı zamanda fiyat artışlarını da bir nebze frenlenmesine katkı sağlayacaktır" dedi. Bunun tek seferlik yapılması ve tapu masraflarında da bir miktar düşüş sağlanması halinde önümüzdeki iki yıllık süreçte gayrimenkul fiyatlarının daha stabil bir seviyeye gelmesi mümkün olabileceğini ifade eden Aydemir, "Çünkü son 1,5 yıldır ülkemizde yeni inşaat üretimi oldukça azalmış durumda. İnşaat firmaları; arsa, işçilik ve diğer maliyetlerdeki hızlı artışlar nedeniyle yeni projelere başlamaktan kaçınıyor. Süreçlerin uzaması da yeni üretimin önüne geçiyor. Yeni konut üretimi olmadığı için fiyatlar yukarı yönlü hareket etmeye devam ediyor. Sektör açısından ve vatandaşlar açısından devletimizden beklentimiz, değer barışının tek seferlik olarak hayata geçirilmesidir. Çünkü şu anda vatandaşlarımızın büyük bir kısmını "Gayrimenkulümü satarsam zorluk yaşarım" düşüncesi sarmış durumda. Örneğin, bir vatandaş ikinci el bir gayrimenkulünü sattığında, hemen yanında yeni başlayan sıfır bir konutu almak istediğinde en az yüzde 40 ya da yüzde 50 daha pahalıya almak zorunda kalıyor. Aslında burada gerçek anlamda bir değer artışı yok. Sattığı gayrimenkulün yerine aynı değerde bir gayrimenkul koymak mevcut piyasa şartlarında oldukça zor. Bu nedenle sektör ve vatandaşlar adına devletimizden beklentimiz, değer barışının hayata geçirilmesidir" dedi.
Samsun Terme’nin acı kaybı: "Binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" Samsun Terme ilçesinin sembol isimlerinden, eğitim gönüllüsü ve hayırsever iş insanı Hacı Temel Kır hayatını kaybetti. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "İlçemize kazandırdığı sayısız eserle binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" dedi. Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, ilçenin eğitim ve sosyal hayatına eserler kazandıran hayırsever iş insanı Hacı Temel Kır’ın vefatı dolayısıyla taziye mesajı yayımladı. Hacı Temel Kır’ın ilçeye kazandırdığı okullar ve sosyal projelerde binlerce gencin geleceğine dokunduğunu söyleyen Belediye Başkanı Şenol Kul, "Bugün yüreğimiz buruk. İlçemizin koca bir hayır çınarını, kıymetli büyüğümüz Hacı Temel Kır amcamızı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. O, sadece bir hayırsever değil; gönlünde Terme sevdası taşıyan gerçek bir vakıf insanıydı. Temel Kır Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Ulviye Kır İmam Hatip Ortaokulu başta olmak üzere ilçemize kazandırdığı sayısız eserle binlerce evladımızın geleceğine ışık tuttu" diye konuştu. "Eğitimden sosyal yardıma her alanda izi var" Başkan Kul, merhumun cömertliğini vurgulayarak, "Cami ve cenaze hizmetlerinden her türlü sosyal yardıma kadar, ne zaman kapısını çalsak bizleri beklentimizin ötesinde bir cömertlikle karşılayan bir samimiyet abidesiydi. Terme’mizde bıraktığı bu asil izler ve hayır duaları asla silinmeyecektir" şeklinde konuştu. Hacı Temel Kır’ın cenazesi, bugün İstanbul Eyüp Sultan Camii’nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından, aynı yerdeki aile kabristanlığına defnedilerek son yolculuğuna uğurlanacak.