SAĞLIK - 09 Aralık 2025 Salı 09:34

Prostata ’holep’ ile kesin çözüm: 400 grama kadar prostat güvenle alınabiliyor

A
A
A
Prostata ’holep’ ile kesin çözüm: 400 grama kadar prostat güvenle alınabiliyor

Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Önder Çınar, iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde altın standart kabul edilen holep yöntemiyle prostat dokusunun tamamen çıkarıldığını, 400 grama kadar büyük prostatların dahi güvenle temizlenebildiğini belirtti.


Medicana Sağlık Grubu doktorlarından Doç. Dr. Önder Çınar, 50 yaş üzerindeki erkeklerde sık görülen iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve tedavi yöntemleri hakkında açıklamalarda bulundu. Doç. Dr. Çınar, BPH tedavisinde en etkili yöntemin holep olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Önder Çınar, Holep yönteminin prostat dokusunun lazerle tamamen çıkarılmasını sağladığını söyleyerek, "50 yaşından sonra idrar yapma ile ilgili sıkıntılar yaşayan erkeklerin büyük kısmı BPH tanısı almaktadır. Holep yöntemi prostatın tamamının çıkarılmasını sağladığı için hastalarda tam kür elde ediyoruz. Hasta gençliğindeki gibi hızlı ve kaliteli şekilde idrar yapabiliyor" dedi.



Özellikle yaşlı hastalarda büyük avantaj"


Yaşlı hastalarda ek bir sağlık riski olmadan tedaviyi tamamladıklarını belirten Dr. Önder Çınar, "Kalp sorunları olan, kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilacı kesmeye gerek kalmadan işlem yapılabiliyor. Böylece ek bir sağlık riski oluşturmadan tedaviyi tamamlıyoruz" diye konuştu.


Holepin büyük prostatlarda da güvenle uygulandığını dile getiren Çınar, "Kliniğimizde 350–400 gram prostatları rahatlıkla alabiliyoruz. Hastalar 1–2 gün içinde taburcu oluyor ve idrar kaçırma problemi yaşamıyor. Prostat tamamen çıkarılıyor ve hasta bundan sonraki yaşamını rahatlıkla devam ettirebiliyor. Hastanın yatış süresi ve sonrası kısa süreli oluyor" şeklinde konuştu.




Prostata ’holep’ ile kesin çözüm: 400 grama kadar prostat güvenle alınabiliyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük AB tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı tanıtıldı Karabük’ün Yenice ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı için tanıtım programı düzenlendi. Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde Yenice Ihlamur Teras’ta gerçekleştirilen programa Karabük Valisi Oktay Çağatay, Kaymakam Mert Can Çanga, Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı. Programda ilk olarak Yenice ıhlamur balının tanıtım videosu izlendi. Programda konuşan Vali Çağatay, kentin sadece sanayisi ve tarihiyle değil, zengin doğal yapısıyla da öne çıktığını belirterek, "Karabük’ün muazzam bir tabiatı var. Bu coğrafyanın çok kıymetli ürünleri bulunuyor. Bunlardan biri safran, diğeri ise Yenice ıhlamur balı. Türkiye’nin birçok bölgesinde görev yaptım ve farklı balları tatma fırsatı buldum. Tadına en çok değer verdiğim ballardan biri Yenice ıhlamur balıdır" dedi. Yenice ıhlamur balının büyük bir değere sahip olduğuna dikkat çeken Çağatay, Türkiye’nin Avrupa Birliği tarafından tescillenen 43 ürününden 2’sinin Karabük’e ait olduğunu ifade ederek, "Bunlardan biri de Yenice ıhlamur balı. Bu bizim için son derece kıymetli" diye konuştu. Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş ise, üretim sürecinin her aşamasında kamu kurumlarının destek verdiğini belirterek, "Ihlamur balımızın üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar valiliğimiz, kaymakamlığımız ve belediyemiz tüm süreçte üreticilerimizin yanında yer alıyor. Bu desteklerle üreticilerimize sahip çıkacak ve ürünümüzün dünya pazarında hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Yenice ıhlamur balının tescil sürecine ilişkin bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Önder, "Yenice ıhlamur balı 22 Ağustos 2023 tarihinde Türkiye coğrafi işaret tescilini aldı. Ardından yapılan başvuru sonucunda 20 Kasım 2025’te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından da tescillenerek uluslararası düzeyde koruma altına alındı. Safranbolu safranından sonra Yenice ıhlamur balımız da tescil edilen ürünler arasında yer aldı. Türkiye’de 43 ürün bulunuyor ve bunların 2’si Karabük’e ait. Bu ilimiz açısından önemli bir başarıdır" dedi. Konuşmaların ardından program üniversitelerden akademisyenlerin ve arıcıların katılımıyla gerçekleşen çalıştay ile devam etti.
Ankara Devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velilerinden tepki Ankara’nın Çankaya ilçesinde devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri, karara tepki gösterdi. Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri karara itiraz ederek, tepki gösterdi. Sabah saatlerinde herhangi bir ön bilgilendirme yapılmaksızın İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin okula gelerek, "Bu okul kapandı, artık burası bizim" dediği iddia edildi. Yetkililerin çocukların kullanmakta olduğu bilişim sınıfına kendi eşyalarını yerleştirdiği ve bu nedenle 5/A, 5/B, 5/C sınıflarındaki öğrencilerin derslerini işleyemediği öne sürüldü. "Bu karar bid asırlık eğitim kültürünün ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır" Mimar Kemal Ortaokulu’nun bir eğitim kurumu olmaktan çıkarılmak ve hizmet binasına dönüştürülmek istendiğini belirten bir veli, "Bu karar sadece bir okulun kapatılması değildir. Bu karar 1 asırlık eğitim kültürünün, hafızanın ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır. Saraçoğlu Projesi kapsamında binasını kaybeden Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çözümü bir okulu kapatmakta bulması kabul edilemez. Üstelik bu girişim ilk değildir. Haziran 2023’te de benzer bir niyetle okulumuz, öğrencilerimizin elinden alınmak istenmiş bugün ise aynı yaklaşım yeniden gündemi getirilmiştir. Kamuoyunda ve veliler arasında oluşturulan güçlü kanaat şudur ki, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Kızılay’da hizmet verme ısrarı ve personelinin bu bölgede çalışma isteği bu kararın arkasındaki temel nedenlerden biri olarak görülmektedir. Eğitim gibi hayati bir konuda idari konforun çocukların eğitim hakkının önüne geçmesi kabul edilemez. Son yıllarda bu kararın zemini bilinçli bir şekilde hazırlanmıştır. Sınıf mevcutları yapay olarak artırılmış, sınıflar boşaltılarak okul mevcudu az algısı oluşturulmuş, anasınıfı kapatılmış, bilişim sınıfı kaldırılmış, özel eğitim sınıfı bodrum katına taşınmış, okulun bakım ve iyileştirme çalışmaları bilinçli bir şekilde ihmal edilmiştir" diye konuştu. "Devlet okulunun güvenlik gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir" Kapatma gerekçesinin Kızılay bölgesinin öğrenciler için uygun olmadığı iddiası olduğunu kaydeden veli, "Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinin merkezi, en güvenli noktalarından biridir. Okulumuz bakanlıklara, resmi kurumlara ve güvenlik noktalarına birkaç yüz metre mesafededir. Yüzlerce özel okul ve eğitim kurumu aynı bölgede faaliyet göstermeye devam ederken, devlet okulunun güvenlik gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir" ifadelerini kullandı.