SAĞLIK - 06 Ocak 2026 Salı 13:50

OMÜ’de görme engelliler için yapay zekâ destekli asistan devrede

A
A
A
OMÜ’de görme engelliler için yapay zekâ destekli asistan devrede

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), görme engelli bireylerin kampüs binalarında kimseye ihtiyaç duymadan güvenli ve bağımsız şekilde hareket edebilmesini sağlayan "Yapay Zekâ Görme Engelli Asistanı" projesini hayata geçirdi.


OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi’nde düzenlenen tanıtım programıyla kamuoyuna duyurulan sistem, görme engelli kullanıcıları yalnızca gidecekleri noktaya yönlendirmekle kalmıyor; merdiven, eşik ve riskli alanlar gibi bölümleri de sesli ve yazılı uyarılarla bildiriyor.


OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri koordinatörlüğünde geliştirilen projenin testleri, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Çarşamba Ticaret Borsası Meslek Yüksekokulu ve Terme Meslek Yüksekokulu’nda başarıyla tamamlandı. İkinci aşamaya geçen sistemde kullanıcılar, bina girişlerinde veya bina içlerinde yer alan QR kodları cep telefonlarıyla okutarak konumlarını tanımlıyor. Gitmek istedikleri noktayı sesli olarak belirten öğrenciler, yapay zekâ destekli rehberlik sayesinde adım adım ve güvenli biçimde hedeflerine ulaştırılıyor.



"Engelsiz Üniversite" yolunda yapay zekâ hamlesi


OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak "Engelsiz Üniversite" hedefiyle; engelli öğrencilerin ve personelin eğitim-öğretim süreçleri yanında bilimsel ve kültürel faaliyetlerden etkili biçimde yararlanabilmeleri için de çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Aydın, "18 birimimizde turuncu bayrağımız var. 9 birimimiz aday durumdadır. Önemli bir gelişme oldu. Üniversitemiz sosyokültürel erişilebilirlik anlamında mavi bayrak aldı. Çok sayıda engelli birimimizin iş birliği ile yaptığı çok sayıda çalışma var. Onlardan bir tanesi de ’Yapay Zekâ Destekli Yön Bulma Asistanı.’ Bu asistan sayesinde karekod okutarak binalarımız içerisinde erişilebilirlik sağlıyoruz. Dijital çağda yapay zekâyı engelliler için kullanmanın mutluluğunu yaşıyoruz" dedi.



"Okuttukları anda sistem, onların hangi noktada olduğunu anlıyor"


OMÜ Bilgi İşlem Daire Başkanı Doç. Dr. İsmail İşeri ise, "Projenin 6 aylık bir süreci var. Projenin üniversitede kullanılabilirliğiyle ilgili fikir birliğine vardıktan sonra, benim koordinatörlüğümde Bilgi İşlem Daire Başkanlığı olarak süreci başlattık. Üç okulumuzda pilot uygulama başlattık. Şu anda ikisi meslek yüksekokulu, biri fakülte olmak üzere üç okulda kullanıyoruz. Engelli kardeşlerimizden olumlu geri dönüşler aldık. Binanın girişine veya kritik noktalara karekod yerleştiriyoruz. Okuttukları anda sistem, onların hangi noktada olduğunu anlıyor. Engelli kardeşimiz ’ben kantine gitmek istiyorum’ dediğinde, sistem onu bulunduğu noktadan kantine güvenli bir şekilde götürüyor" diye konuştu.


Programda, Engelli Öğrenci Birimi Akademik Koordinatörü Doç. Dr. Meryem Vural Batık ile projeye katkı sunan görme engelli öğrenciler de deneyimlerini paylaştı.



OMÜ’de görme engelliler için yapay zekâ destekli asistan devrede

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Bakan Yumaklı: "Üç tarafı denizlerle çevrili güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda" Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’nda düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. AK Parti Milletvekilleri Fatma Serap Ekmekci ve Halil Uluay, il ve ilçe yönetimi ile partililerin katıldığı programda konuşan Bakan Yumaklı, Kastamonu ve Türkiye’deki tüm vatandaşların Ramazan Bayramı’nı kutladığını ifade etti. "Soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz" Zulüm altındaki milletlere değinen Bakan Yumaklı, "Gazze’de 70 binin üzerinde hayatını kaybeden, şehit olan kardeşlerimiz var. Maalesef yüzde 60’ı, yani üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan bir halkın katliamına, soykırımına, mezalimine tanık oluyoruz. Daha ilk günlerinden itibaren ki bunun öncesi de var ama bütün dünyaya bunun bir soykırım olduğunu haykıran sadece Türkiye oldu, sadece Sayın Cumhurbaşkanımız oldu. Elimizden gelenin en üst seviyesinde, bütün hukuki yolları, bütün diplomatik kanalları en üst düzeyde harekete geçirerek o insanların mağduriyetini engellemeye çalışırken, yine bütün yolları deneyerek onların ihtiyaç duydukları başta gıda malzemesi olmak üzere yardım göndermek için gayret eden ve gönderen bir ülkedir Türkiye. Açıkçası gayret ederken, çalışırken, son dönemde maalesef hepimizin yakından takip ettiği ve dünyayı ateşe atmaktan çekinmeyen aynı cinayet şebekesinin başka bir İslam ülkesine saldırısına tanık oluyoruz. Geriye dönün, Ramazan ayında olmasının tesadüf olduğunu düşünmüyorum. Direkt Müslüman olduğu için mezalime uğraması, sanki hak görülen kendisinin medeni dünya olarak tarif edenlerin bugün hiç seslerinin çıkmadığı, kendi işlerine gelmeyince ne medeniyeti ne insanlığın, tırnak içerisinde söylüyorum, uydurdukları değerlerin aslında hiçbir kıymeti harbiyesinin olmadığını da görmüş olduk. Üç tarafı denizlerle çevrili benim güzel ülkemin beş tarafı çatışmalarla, savaşlarla, her türlü krizle çevrilmiş durumda. Bütün bunların sonucunda bugün eğer Türkiye, bu güzel ülkemiz bir barış adası, bir huzur adası ise sadece ve sadece, altını çizerek söylüyorum, bunun bir tek mimarı vardır; o da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" dedi. "Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir" "Ben AK Partili bir fert olmaktan, Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşı olmaktan her zaman gurur duyan birisiyim" diyerek konuşmasını sürdüren Yumaklı, "Ama bugün ben inanıyorum ki 86 milyon Türk insanı, hangi görüşten, hangi meşrepten olursa olsun artık bu hakkı teslim etmek durumunda. Çünkü Sayın Cumhurbaşkanı ne söylediyse çıkmıştır, ne öngördüyse olmuştur, neyi engellemek için neyin olması gerektiğini söylemişse de o olmuştur ve onun sayesinde bugün Türkiye’deki insan bir barış adasıdır. Bunu bütün zorluklara rağmen söylüyorum. Yani bu ülkenin son 5 yılına bakın başına gelmeyen kalmamıştır, son 10 yılına bakın dünyada hiçbir ülkenin yaşamadığı şeyleri yaşamıştır bu ülkede. Son 20 yılına bakın, AK Parti’nin hükümet olduğu zamanlardan itibaren bakın, her türlü engelleme, aklınıza ne gelirse olmuştur. Ama Sayın Cumhurbaşkanımız bir adım bile geriatmamıştır, bize özgüvenimizi vermiştir, bize gitmemiz gereken yolu çizmiştir. Onların hepsi bugünler içindir. Bugün söylediği de bizim evlatlarımızın geleceği içindir. Eğer 2053, 2071 diye konuşuyorsa Türkiye bugün tam da bunun içindir. Bunları doğru anlamak gerekir, bunları doğru anlatmak gerekir. Hakikaten bugün bizim etrafımızdaki ülkelerin bir lokma ekmeğe muhtaç olma potansiyelini yarın bir gün zamanı geldiğinde bizler için de düşünüleceğini unutmamak gerekir. O yüzden sıkı sıkıya, omuz omuza iç cepheyi güçlendirelim söylemi bu sebepledir" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde Türkiye’nin savaşın önlenmesi için bütün yolları denediğini ifade eden Bakan Yumaklı, "İnşallah en kısa zamanda bu kan dursun. Dünyanın dört bir tarafında mazlum ve mağdur olanlar kim olursa olsun, hangi dinden olursa olsun, feraha, huzura kavuşmuş olsun" ifadelerini kullandı. "İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir" Yaşanan gelişmele çerçevesinde İslam dünyasının birleşmesinin önemine değinen Bakan Yumaklı, "Biz Türkiye olarak içeriyi güçlendirmek, terörsüz bir Türkiye’nin oluşmasını sağlamak için her türlü şeyi yaparken İslam dünyasının da artık çok daha güçlü bir birliğe ihtiyacı olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla bu manada Türkiye’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da yapıcı, birleştirici, bir araya getirici ve İslam dünyasının artık bu tabiri caizse etkisiz olan veya olacak olanları engelleyecek herhangi bir hususiyetinin olmamasının son olması gerekir" dedi. "Empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar" Ailenin önemine de değinen Bakan Yumaklı, "Son dönemde sanki bir aile sahibi olmanın, sanki bir çoluk çocuk sahibi olmanın birilerine vefa duygusu göstermenin ayıp olması gibi empoze edilen çok güçlü bir akım var. Evlenmek sanki ayıp. Yani her türlü gayrimeşru iş olabilir. Yalnız şunu da söyleyeyim. Bu tür empoze haberleri, emin olun bize empoze edenler kendi ülkelerinde başka şeyler konuşuyorlar. Bizim hasletlerimize sahip olmak için kendi toplumlarına o mesajı verirken bizim toplumumuza, aile sahibi olmanın, çocuk sahibi olmanın, düzgün bir hayat neredeyse ayıp sayılacağı görüşler, düşünceler empoze ediyorlar. Bundan da toplumumuzu korumak adına biz teşkilatlarımızın bu hasletlerini ifade etmemiz gerekir" diye konuştu.