SAĞLIK - 26 Ocak 2026 Pazartesi 17:06

Minik Aytuna’nın kayak keyfi kabusa döndü: Pistte çarpıp kaçtılar, kalçası kırıldı

A
A
A
Minik Aytuna’nın kayak keyfi kabusa döndü: Pistte çarpıp kaçtılar, kalçası kırıldı

Edirne’den ailesiyle birlikte tatil için Samsun’daki Ladik Akdağ Kayak Merkezi’ne gelen 11 yaşındaki Aytuna Yazıcı’nın kayak keyfi kısa sürede kabusa döndü. Pistte hızla gelen bir kişinin çarpıp kaçması sonucu yere savrulan Aytuna’nın kalça kemiği kırıldı. Yaklaşık 4 saat süren ameliyatın ardından tedavi altına alınan küçük çocuk, "Benim zoruma giden kemiğimin kırılması değil, o adamın bana çarpıp özür dilemeden kaçmasıydı" sözleriyle yaşadığı travmayı anlattı.


Olay, dün Ladik Akdağ Kayak Merkezi’nde düzenlenen festival sırasında meydana geldi. Ailesiyle birlikte kayak tatiline gelen Aytuna Yazıcı, kuzeniyle birlikte pistte bulunduğu sırada arkadan hızla gelen bir kişinin çarpmasıyla metrelerce savruldu. Çarpan kişinin durmadan olay yerinden uzaklaştığı öğrenilirken, pistte kamera bulunmaması nedeniyle şahsın kimliği tespit edilemedi.



Bir özür bile dilemedi


Yaşadıklarını anlatan Aytuna Yazıcı, kayak merkezine varmalarının üzerinden henüz 10 dakika geçtiğini belirterek, "Kuzenimle yukarı çıkmıştık. Bir adam bana doğru gülerek çok hızlı geliyordu. Çarpınca havada döndüm, ayağım kopmuş gibi hissettim. Adam kızağına binip kaçtı. Yanındaki kişi de ‘ne uğraşacağız bunlarla’ diyerek onu götürdü. Orada hiç kamera yoktu. Benim zoruma giden kemiğimin kırılması değil, o adamın durup özür bile dilememesiydi" dedi.


Futbol oynadığını söyleyen Aytuna, yaşadığı sakatlığın spor hayatını da etkileyeceğini ifade ederek, "Uzun süre top oynayamayacağım. Topu kullandığım bacağımda kalçam kırıldı. Futboldan geri kalacağım" diye konuştu.



"Tüm ilgili birimlerden gerekli güvenlik ve düzenlemelerin yapılmasını rica ediyorum"


Olayla ilgili konuşan baba Hakan Yazıcı ise yetkililere çağrıda bulundu. Akdağ Kayak Merkezi’nde bir etkinlik olduğunu duyduklarını ve uğradıklarını belirten Yazıcı, "Geldikten 5-10 dakika sonra bu olay yaşandı. Çarpan kişiyi biz görmedik, çocuklar birebir yaşadı. Ambulans Ladik’ten geldi, sağlık ekipleri ellerinden geleni yaptı. Çocuğumun kalça kemiği kırıldı ama başını da vurabilirdi, daha ağır bir travma yaşanabilirdi. Telesiyej direklerinde pisti gören güvenlik kamerası olmadığı için çarpan kişi tespit edilemedi. Tüm ilgili birimlerden gerekli güvenlik ve düzenlemelerin yapılmasını rica ediyorum" ifadelerini kullandı.



Minik Aytuna’nın kayak keyfi kabusa döndü: Pistte çarpıp kaçtılar, kalçası kırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sergen Yalçın’dan 3 değişiklik Beşiktaş Teknik Direktörü Sergen Yalçın, geçtiğimiz hafta iç sahada oynadıkları Kayserispor maçının 11’inden 3 değişiklik yaparak Eyüpspor karşısına çıktı. Trendyol Süper Lig’in 19. haftasında Beşiktaş, Eyüpspor’a konuk oluyor. Siyah-beyazlıların teknik direktörü Sergen Yalçın, eflatun-sarılıların karşısına geçtiğimiz hafta ligde Dolmabahçe’de oynadıkları Kayserispor müsabakasının 11’inden 3 değişiklik yaparak çıktı. Tecrübeli teknik adam, sağ bekte Gökhan Sazdağı’nın yerine Taylan Bulut’a ilk 11’de şans verirken, kart cezalısı Felix Uduokhai’nin yerine ise Tiago Djalo sahaya çıktı. Transferi gündemde olan Tammy Abraham’ın yokluğunda da Jota Silva formasına kavuştu. Beşiktaş’ın, Eyüpspor mücadelesi 11’i şu şekilde: "Ersin Destanoğlu - Taylan Bulut, Tiago Djalo, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz - Kartal Kayra Yılmaz, Orkun Kökçü, Milot Rashica, Vaclav Cerny, Jota Silva - El Bilal Toure." Jota Silva 3 maç sonra 11’de Siyah-beyazlıların Portekizli futbolcusu Jota Silva, 3 maç sonra 11’e döndü. Jota, 14. haftada deplasmanda 2-0 kazanılan Fatih Karagümrük karşılaşmasının ardından Gaziantep FK ve Kayserispor mücadelelerinde sonradan oyuna dahil olurken, Trabzonspor ile Rizespor karşılaşmalarında ise sakatlığı sebebiyle görev alamadı. Kulübede yabancı yok Beşiktaş’ın, Eyüpspor maçında yedek kulübesinin tamamı yerli futbolculardan oluşuyor. Ayrıca kulübede yer alan 9 futbolcunun 6’sının da altyapı çıkışlı olması dikkat çekti. Kartal’ın yedek kulübesinde; Emre Bilgin, Emir Yaşar, Salih Uçan, Cengiz Ünder, Gökhan Sazdağı, Devrim Şahin, Ahmet Sami Bircan, Ali Pağda ve Mustafa Hekimoğlu yer aldı.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da dilencilik ve hanutçuluk yasaklandı Şanlıurfa Valiliği, kamu düzeni, güvenliği ve toplumsal huzurun korunması amacıyla il genelinde dilencilik ve hanutçuluk faaliyetlerinin yasaklandığını açıkladı. Şanlıurfa Valiliği tarafından yayımlanan genel emir kapsamında sokak, cadde, meydan, park ve bahçeler, otoparklar, duraklar, tarihi ve kültürel alanlar, ibadethaneler, banka ATM’leri, köprü altları, trafik ışıkları ve kavşaklar başta olmak üzere umuma açık alanlarda dilenmek, insanları rahatsız ederek para istemek, araç camı silmek, mendil, çiçek ve benzeri ürünler satmak yasaklandı. Ayrıca toplu taşıma araçlarında, mezarlıklarda, nikah salonlarında, eğlence mekanlarında ve kaldırımlarda vatandaşları rahatsız edecek şekilde yapılan bu tür faaliyetlerin trafik güvenliğini tehlikeye soktuğu gerekçesiyle önleneceği belirtildi. Genel emirde, çocukların velileri veya vasileri yanında bulunsa dahi çöplerden ve sokaklardan geri dönüşüm malzemesi toplama işlerinde çalıştırılmalarının ve bu faaliyetlere dahil edilmelerinin de yasaklandığı ifade edildi. Ayrıca hanutçuluk olarak tanımlanan iş yeri önlerinde yayaların geçişini engelleyen, ısrarcı, yüksek sesli veya fiziksel temas içeren müşteri davet yöntemleri ile iş yeri sınırları dışında yapılan tanıtım ve ikram faaliyetlerinin de yasak kapsamına alındığı bildirildi. Karara aykırı hareket edenler hakkında Kabahatler Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve İl İdaresi Kanunu hükümleri doğrultusunda idari ve adli işlem uygulanacağı belirtilen kararda, fiillerin çocuklar tarafından işlendiğinin tespiti halinde ise ebeveynler veya vasiler hakkında da cezai işlem yapılacağı açıklandı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, "Dilencilik ve vatandaşları rahatsız ederek para isteme faaliyetleri kamu düzenini bozabilmekte, zaman zaman da trafik ve çevre güvenliğini tehlikeye düşürmektedir. Özellikle çocuklar, engelliler ve kendini idare edemeyecek durumdaki kişilerin istismar edildiği bu tür faaliyetlerin zamanla organize yapılara dönüşebildiği ve suçla bağlantılı sonuçlar doğurabildiği de göz önüne alınarak hazırladığımız genel emir kararını uygulayarak, ilimizde yaşanması muhtemel olumsuz durumları önlemeyi amaçlıyoruz" dedi. Vali Şıldak, denetimlerin emniyet, jandarma ve belediye zabıta birimleri tarafından gerçekleştirileceğini kaydetti.
İstanbul Ataşehir’de Ramazan öncesi gıda denetimi gerçekleştirildi İstanbul’da Ramazan ayı öncesi vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak amacıyla Ataşehir’de kasaplara yönelik denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde işletmelerin hijyen şartlarından gıdaların doğru saklanma şartlarına, personelin temizliğinden ruhsat uygunluğuna kadar pek çok kriter detaylı incelendi. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından Ataşehir’de Ramazan öncesi gerçekleştirilen denetimlerde, et ve et ürünleri satan kuruluşlar mercek altına alındı. İlçe genelinde yapılan denetimlerde özellikle ürünlerin hijyen ve saklama şartları ile soğuk zincire uygunluğu başta olmak üzere birçok kriter titizlikle incelendi. İşletmelerin bulundurması zorunlu olan ruhsat ve belgeler detaylı olarak kontrol edilirken, kıyma makineleri ile hazırlık alanlarının temizliği de titizlikle denetlendi. Ayrıca beyaz et ve diğer ürünlerin son tüketim tarihleri tek tek incelenerek, personelin bone, maske ve eldiven kullanımına uyup uymadığı kontrol edildi. Bunun yanı sıra müşterilerin işletmenin denetleme bilgilerine ulaşabildiği QR kod uygulaması da güncel olarak incelendi. "Amacımız tüketicilerimize güvenilir gıda anlamında hizmet sunmak" İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Suat Parıldar, denetimle ilgili şu açıklamada bulundu: "İstanbul’da hem gıda güvenliği hem de ürün fiyatları açısından Ticaret İl Müdürlüğümüzle beraber ortak bir denetim gerçekleştirdik. Yıl boyunca da bu denetimlerimiz devam edecek. Tarım ve Orman İl Müdürlüğü olarak bizler tohumdan çatala kadar, çiftlikten sofraya kadar izlenebilirlik ve gıda güvenliğiyle alakalı çalışmalar yürütüyoruz. Bizim amacımız tüketicilerimize güvenilir gıda anlamında hizmet sunmak. Çünkü Bakanlığımızın da takdirleriyle bu alanda toleransımız sıfır. 7 gün 24 saat esasıyla görevimizi yerine getiriyoruz ve tüketicilerin güvenilir gıdaya erişmesi için yoğun bir gayret gösteriyoruz. Bizim sloganımız ’En iyi denetçi, bilinçli tüketicinin kendisidir.’ Dolayısıyla bütün tüketicilerimiz özellikle alışveriş yapmış oldukları yerlerde, almış oldukları ürünün etiket bilgilerine, son tüketim tarihine ve tavsiye edilen tüketim tarihlerine dikkatlice bakmalılar. Bu konuda hassas davranmalarını rica ediyoruz. Yine soğuk zincirde muhafaza edilmesi gereken ürünlerin zincirinin bozulmamış olmasına, ambalajlı ürünlerde de ambalajın bozulmamasına dikkat göstermelerini istiyoruz." "Bilinçli tüketicilerimizden istirhamımız bu karekod uygulamasını kullanmaları" Parıldar, gıda güvenliği için QR karekod uygulamasının önemini hatırlatarak, "Bildiğiniz gibi kafelerde, restoranlarda, tüketim yerlerinde ve satış yerlerinde karekod uygulaması mecburi hale geldi. Biraz önce bu işletmeyi de karekod uygulamasından kontrol ettik. Aynı şekilde tüketicilerimizin de Tarım Cebimde uygulamasından işletmenin en son hangi tarihte denetlendiğini kontrol edebilmeleri mümkün. Bilinçli tüketicilerimizden istirhamımız da bu karekod uygulamasını kullanmaları ve bizim işletmeyi en son ne zaman denetlediğimizi buradan takip etmeleri. Bilinçli ve iyi bir denetçi oldukları için bütün tüketicilerimize teşekkür ediyorum" dedi. "Amacımız tüketicilerimizin ekonomik menfaatini korumak ve mağduriyetlerini önlemek" İstanbul İl Ticaret Müdürü İsmail Menteşe ise, "Bugün burada et reyonlarına yönelik denetimler yaptık. Ticaret Bakanlığı olarak amacımız tüketicilerimizin ekonomik menfaatini korumak ve mağduriyetlerini önlemek. Biz de bulunduğumuz ilçeye yönelik yaptığımız denetimlerde ürünlerin taban fiyatlarını kontrol ettik. Bazı ürünlerde özellikle tüketiciyi aldatıcı ya da yanıltıcı durumlar tespit ediyoruz; bunlara da idari işlem uyguluyoruz. Buradaki esas nokta fiyatlamanın tarihi, bunun belirtilmesi mutlaka gerekli. Bu açıdan İstanbul’da 39 ilçemizde denetimler yapıyoruz. Yaklaşan Ramazan ayı öncesi az da olsa vatandaşımızın gönlünü kötüye kullanmak isteyen işletmelere karşı denetimlerimize artırarak devam ediyoruz. Bence bizim birinci yardımcımız tüketicilerimiz" ifadelerini kullandı. 2025 yılında 422 işletmeye toplam 24 milyon 849 bin 607 TL idari para cezası kesildi İstanbul genelinde "Tarladan Sofraya Gıda Güvenliği" yaklaşımı doğrultusunda gıda denetimleri aralıksız sürdürülüyor. İstanbul’da faaliyet gösteren 135 bin 862 gıda işletmesi, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile 39 ilçe müdürlüğünde görev yapan 808 resmi kontrol görevlisi tarafından 7/24 esasına göre denetleniyor. 2025 yılında İstanbul genelinde toplam 229 bin 512 resmi kontrol gerçekleştirilirken, uygunsuzluk tespit edilen 10 bin 350 işletmeye toplam 621 milyon 326 bin 550 TL idari para cezası uygulandı. Ayrıca 95 işletme hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulurken, 290 işletme faaliyetten men edildi. Bu kapsamda İstanbul genelinde faaliyet gösteren 3 bin 478 kasaba yönelik 2025 yılı başından itibaren 6 bin 890 denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde 483 işletmede uygunsuzluk tespit edilirken, 422 işletmeye toplam 24 milyon 849 bin 607 TL idari para cezası kesildi. Denetimler kapsamında alınan 243 numunenin 13’ünün mevzuata aykırı olduğu belirlendi. Öte yandan kasaplarda ’açıkta tavuk’ ve ’hazır kıyma’ satışının yasak olduğu, bu kurallara aykırı faaliyet gösteren işletmelere 264 bin 309 TL idari para cezası uygulandığı ve ürünlere el konulduğu bildirildi.