EKONOMİ - 13 Kasım 2025 Perşembe 14:20

Güvenli liman altın yatırımcısını güldürdü, döviz ise üzdü

A
A
A
Güvenli liman altın yatırımcısını güldürdü, döviz ise üzdü

Samsun Kuyumcular Odası Başkanı Salih Özman, yılbaşından bu yana en çok kazandıran geleneksel yatırım aracının yüzde 98 artışla altın olduğunu belirtirken, dövizin ise enflasyonun altında kaldığını söyledi.


Dünyada ve Türkiye’de yükseliş trendini sürdüren altın, yatırımcısının yüzünü güldürmeye devam ediyor. Yılbaşından bugüne kadar yüzde 98 oranında değer kazanan altın, yüzde 33 değer kazanan euro ve yüzde 20 artan doları geride bıraktı. Kuyumcular Odası Başkanı Özman, altındaki yükselişin yılbaşına kadar devam etmesini beklediklerini belirterek, dövizde ise ciddi bir hareket öngörmediklerini ifade etti.



"Altın yatırımcısına yüzde 98 kazandırdı"


Dolar ve euronun TL karşısında değer kazanmasına rağmen enflasyonun altında kaldığını vurgulayan Salih Özman, "Son yıllarda olduğu gibi 2025’te de altın, şu ana kadar en çok kazandıran geleneksel yatırım aracı oldu. ONS bazında da altın ciddi oranda değerlendi. Yılbaşında 1 ONS altın 2 bin 613 dolarken bugün 4 bin 233 dolara yükseldi. Türkiye’de ise 24 ayar gram altın yılbaşında 3 bin TL iken şu anda 5 bin 952 TL. Bu da yatırımcıya yüzde 98 kazanç anlamına geliyor. Yani yılbaşında 100 bin TL’lik altın alan bir yatırımcı bugün 198 bin TL’ye sahip. Dolar kuru yılbaşından bu yana yaklaşık yüzde 20 artış sağladı, euro ise yüzde 33 yükseldi. Ancak her ikisi de enflasyonun altında kaldı. Altın ise enflasyonun yüzde 60 üzerinde gelir sağlayarak bu yılın açık ara kazandıranı oldu. Görünen o ki, 2025’in şampiyonu da yine altın olacak" dedi.



"Altına yatırım için hala fırsat var"


Altının yükseliş trendinin sürdüğünü ve hâlâ yatırım fırsatı sunduğunu belirten Özman, "Son 10,5 aylık süreçte dövizde ciddi bir hareketlilik olmadı. Para politikası da döviz kurlarını sabit tutma yönünde. Bu yüzden dövize yatırım yapmak mantıklı görünmüyor. Altın ise dünyada yoğun talep görüyor ve her zaman güvenli liman olma özelliğini koruyor. Altın fiyatlarının yılbaşına kadar kademeli olarak artması bekleniyor. Yıl sonunda gram altın 6 bin TL’yi aşabilir. ‘Altın alınır mı?’ sorusuna ise gönül rahatlığıyla ‘Evet’ diyebilirim. Çünkü altının yükselişini tetikleyen nedenler hâlâ ortadan kalkmış değil" diye konuştu.



Güvenli liman altın yatırımcısını güldürdü, döviz ise üzdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Gastrokaravanlar Mersin sahiline lezzet kattı Mersin Büyükşehir Belediyesinin iştiraklerinden Denizkızı Turizm A.Ş. tarafından hayata geçirilen gastrokaravanlar, Özgecan Aslan Barış Meydanında bir araya getirilerek vatandaşların hizmetine sunuldu. Farklı damak tatlarını tek noktada buluşturan mobil lezzet durakları, uygun fiyatlı ve kaliteli ürünleriyle yoğun ilgi görüyor. Adnan Menderes Bulvarı sahil bandında farklı konseptlerle hizmet veren Patsovan, Izgaravan, Gastrovan ve Waffle gastrokaravanlarının aynı noktada toplanmasıyla vatandaşlara daha kolay ulaşım imkanı sağlandı. Mobil lezzet noktalarında balık ekmekten kokorece, köfte ekmekten waffle çeşitlerine kadar birçok ürün satışa sunuluyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Denizkızı Turizm A.Ş. Saha Koordinatörü Ekin Durmuş, gastrokaravanların Özgecan Aslan Meydanı yakınındaki Bizden Kafenin yanında hizmet verdiğini belirterek, "Vatandaşlarımızın ulaşımını kolaylaştırarak uygun fiyatlı ve lezzetli ürünler sunmaya başladık. Waffle karavanımızda tatlı çeşitleri, Patsovan’da patso, sosisli ve şinitzel gibi ürünler, Izgaravan’da köfte ekmek, sucuk ekmek ve kokoreç, Gastrovan’da ise balık ürünleri servis ediliyor" dedi. Karavanların her gün 14.00 ile 22.00 saatleri arasında hizmet verdiğini ifade eden Durmuş, sahil bandındaki diğer işletmelerde de yaz menüsüne geçildiğini kaydetti. Durmuş, "Denizden Restoran’da çağlalı ve yeşil erikli mezeler hazırlıyoruz. Tribün Kafede ise hamburgerlerimize çağla ve erik ekledik. Uygun fiyatlı ve kaliteli ürünleri vatandaşlarımızla buluşturmayı sürdürüyoruz" diye konuştu. Vatandaşlardan da gastrokaravanlara tam not geldi. Mersin Basketbol Kadın Takımı Antrenörü Tolga Güleç, oluşturulan sosyal alandan memnun olduklarını belirterek, "Evimiz buraya yakın olduğu için sık sık geliyoruz. Bir gün balık, bir gün sucuk ekmek yiyoruz. Hem uygun fiyatlı hem de lezzetli" ifadelerini kullandı. Mesut Dakan ise konsepti başarılı bulduğunu belirterek, "Fiyatlar her bütçeye uygun. İzmir kokoreç ve Karaköy usulü uskumru balık denedik, çok memnun kaldık" dedi. Ankara’da yaşadığını ancak sık sık Mersin’e geldiğini söyleyen Ahmet Büken de "Hem ekonomik hem de kaliteli hizmet sunulması çok güzel. Sahil boyunca oluşturulan bu sosyal alanlar kente ayrı bir değer katıyor" şeklinde konuştu.
Çankırı Asırlardır devam eden Osmanlı geleneği ihtiyaç sahiplerine umut oluyor Çankırı’da Osmanlı döneminden kalan sadaka taşı, asırlardır devam eden geleneği yaşatarak ihtiyaç sahiplerine umut oluyor. Çankırı il merkezinde bulunan ve 17’nci yüzyıldan günümüze ulaşan Çivitcioğlu Medresesi’nde asırlardır devam eden gelenek yürekleri ısıtıyor. Medresenin inşa edildiği dönemde koyulan sadaka taşı, günümüzde de hayırseverlerle ihtiyaç sahipleri arasında köprü olmaya devam ediyor. Medreseyi ziyaret eden vatandaşların sadaka taşına bıraktığı paralar, daha sonra görevliler tarafından tutanakla kayıt altına alınıyor. Gün sonunda toplanan sadakalar daha sonra kentteki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. "Günümüzde de bu sadaka taşına para atılıyor" Sadaka taşınının önemli bir yardımlaşma sistemi olduğunu dile getiren Medrese Görevlisi Burak Karaboğa, "Çivitçioğlu Medresesi, 1454 yılında Çivitçizade Mehmet Efendi tarafından 6 bin 500 kuruşa ihya edilmiş, müderris yetiştiren bir medresedir. Burada 26 öğrenci müderrislik eğitimi almıştır. Şu anda burası, Çankırı Belediyesi tarafından sanat ve kültür merkezi olarak kullanılmaktadır. Haftanın salı, çarşamba ve perşembe günleri ney, kaligrafi ve ebru kurslarının verildiği bir yapıdır. Medresenin içerisinde ayrıca bir sadaka taşı bulunmaktadır. Bu taş aslında bir yardımlaşma sistemidir. ‘Alan el, veren eli görmesin’ anlayışıyla tasarlanmıştır. İhtiyaç sahibi kişi yalnızca ihtiyacı kadarını alır, geri kalanını ise başka bir ihtiyaç sahibine bırakır. Günümüzde de bu sadaka taşına para atılmaya devam ediliyor" diye konuştu. "İhtiyaç sahiplerine ulaştığını biliyoruz" Osmanlı kültürünün yaşatılmaya devam edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Batıkan Yörükoğlu ise, "Bu geleneği bizler de mümkün mertebe devam ettirmeye gayret gösteriyoruz. Sadaka taşına bırakılan yardımların gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştığını biliyoruz. Bu yüzden de bu geleneği yaşatmak için büyük bir özen gösteriyoruz" şeklinde konuştu.
Manisa Muradiye’de yol yenileme ve asfalt seferberliği Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisa’nın en büyük mahallelerinden bir tanesi olan Muradiye Mahallesi’nde üstyapı çalışmalarına hız verdi. İl genelinde sürdürülen kapsamlı altyapı ve üstyapı projeleriyle kentin çehresini değiştirmeyi hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, Muradiye’de bozulan yolları yenileyerek asfalt çalışmalarını eş zamanlı olarak yürütüyor. Büyükşehir ekipleri tarafından etaplar halinde ele alınan çalışma kapsamında, yıpranan yol ağında önce zemin düzenleme işlemleri gerçekleştiriliyor, ardından sıcak asfalt serimi yapılıyor. Bu yatırımlarla Yunusemre ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’ndeki ulaşım ağının hem daha güvenli hem de daha konforlu hale getirilmesi amaçlanıyor. Muradiye’nin Manisa’nın en büyük ve stratejik mahallelerinden biri olduğunu vurgulayan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, bölgedeki kronikleşmiş sorunları kökten çözmek için dev bir yatırım hamlesi başlattıklarını belirtti. "Muradiye’nin altyapı ve üstyapısını yeniliyoruz" Başkan Dutlulu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Muradiye’de yıllardır biriken sorunları çözmek için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. MASKİ Genel Müdürlüğümüz ile birlikte bölgeye kazandırdığımız 2 milyar TL’lik dev yatırımla Muradiye’nin geleceğini inşa ediyoruz. Asfalt ihtiyacı duyan sokaklarımızda da vakit kaybetmeden asfalt ve üstyapı hamlemizi başlattık. Ekiplerimiz, vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli yollara kavuşması için sahada yoğun bir mesai harcıyor. Tüm bu gayretimiz, Muradiye’yi sorunlarından arınmış bir şekilde yarınlara hazırlamak içindir. Bu büyük dönüşüm sürecinde sabır ve desteklerini esirgemeyen tüm halkımıza yürekten teşekkür ediyorum."
Kilis Suriyelilerin gönüllü geri dönüşleri hızlandı Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin gönüllü geri dönüş süreci hız kazanırken, Kilis Öncüpınar Gümrük Kapısı’ndaki Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde hareketlilik sürüyor. Kilis’te bulunan Öncüpınar Gümrük Kapısı’ndaki Gönüllü Geri Dönüş Merkezi’nde hareketlilik devam ederken, ülkelerine dönen Suriyeliler Türkiye’de geçirdikleri yılları unutamayacaklarını söyledi. ‘’Vatanım gibi çok seviyorum’’ Türkiye’de yaklaşık 14 yıl yaşadığını belirten Suriyeli Ula Hamido, Gaziantep ve Ordu’da kaldığını söyledi. Ordu’da bir pastanede tezgahtarlık yaptığını ifade eden Hamido, "Zamanım burada çok güzel geçti. En güzel yıllarım diyebilirim. Türkiye’yi memleketim gibi, vatanım gibi çok seviyorum. Bir yerden sonra kendi memleketimize de dönmemiz gerekiyor. Çok Türk arkadaşım oldu. Ordu’da Arap sayısı az olduğu için bütün çevrem Türklerden oluşuyordu" dedi. "Türk milletine çok teşekkür ediyorum’’ Arkadaşlarının ayrılığı nedeniyle üzüldüğünü belirten Hamido, Halep’e geçeceğini ve dedesinden kalan evde yaşamayı düşündüklerini anlatarak, "Türk milletine çok teşekkür ediyorum. Bizi çok güzel ağırladılar. Bize hiç ırkçılık yapmadılar. Ben Türkleri çok seviyorum" diye konuştu. ‘’Türkiye’yi ve arkadaşlarımı çok özleyeceğim" Bir diğer Suriyeli İbrahim Süleyman ise Konya’da 4 yıl yaşadığını belirterek, "Burada kaportacıda çalıştım. Ülkeme döneceğim için mutluyum ama Türkiye’yi ve arkadaşlarımı çok özleyeceğim" diye konuştu. Öte yandan sınır kapısında bulunan minik bir Suriyelinin "Türkiye nasılsın Türkiye" sözleri renkli görüntülere sahne oldu.
Hatay Vatandaşların IBAN’larıyla yasa dışı bahis parası transferi yapan örgüte operasyon Hatay merkezli 5 ilde polis ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı bahis parasını vatandaşların hesap numaraları üzerinden transfer eden ve 2.2 milyar TL’lik işlem hacmine ulaşan örgütün üyeleri yakalandı. Hatay Emniyet Müdürlüğü, yasa dışı bahisten elde edilen geliri vatandaşların hesap numarasını kullanarak aklayan örgüte yönelik operasyon gerçekleştirdi. MASAK raporunda belirtilen hesap hareketlerinde yaklaşık 2.2 milyar TL para giriş-çıkışı tespit edilen örgüte polis ekipleri tarafından ’suç işlemek amacıyla örgüt kurmak’ suçundan çalışma gerçekleştirildi. Yapılan teknik takip ve hesap hareketlerine istinaden şahısların 2 ofiste halen yasa dışı bahis oynattıkları tespit edildi. Polis ekipleri tarafından 30 Nisan tarihinde Hatay merkezli Mersin, Antalya, Diyarbakır, İstanbul illerinde gerçekleştirilen operasyonda toplam 22 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Yapılan aramalarda şüphelilere ait çok sayıda dijital materyal ile banka ve kredi kartı ele geçirildi. Ayrıca suçtan kaynaklanan gelirle elde edilen, 2021 model Audi marka araca, 2024 model Citroen marka araca ve 2024 model CFMoto marka motora tedbir konuldu. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 20’si tutuklanarak cezaevine teslim edilirken, 2 şahıs ise ifadesi akabinde savcılık kararıyla serbest bırakıldı.
Amasya Çiftçinin taşkın nöbeti: Arazisindeki bitkiler Yeşilırmak’tan sızan suyun altında kaldı Amasya’da bir çiftçinin arazisindeki bitkiler yağışlar sonucu çoğalan Yeşilırmak Nehri’nden sızan suyun altında kaldı. 6 dönüm arazisindeki seraya diktiği domates ve marul fideleri 3 gündür suyun içinde kalan çiftçi Halil Topal, taşkın nöbeti tutup tahliye etmeye çalışırken ürünlerinin çürüyeceği endişesiyle kara kara düşünüyor. Bölgede son günlerde yağışların etkisiyle su seviyesi çoğalan Yeşilırmak Nehri, kıyısından geçtiği sebze üssü Aksalur köyünde çiftçilerin endişeli bekleyişine yol açtı. Nehir kıyısında arazisi bulunan çiftçiler muhtemel taşkın riskine karşı yapılan uyarılar sonrası tedbirlerini artırdı. Derelerde birikerek seraları tehdit eden sular pompalarla tahliye edilmeye çalışıldı. "Diktiğim domatesler kötü olursa ben ne yapacağım?" 6 dönümlük arazisindeki seraya diktiği domates ve marul fideleri 3 gündür nehir yatağından toprak setin altına sızan suyun içinde kalan çiftçi Halil Topal, taşkın nöbeti tuttuğu suyu tahliye etmeye çalıştı. Ürünlerinin çürümesi endişesiyle kara kara düşünen evli ve 3 çocuk babası Topal, "6 dönümlük arazimdeki suyu pompalarla tahliye etmeye çalışıyorum. Eğer diktiğim bu domatesler hastalıktan, sudan etkilenip kötü olursa ben ne yapacağım? Çok endişeleniyorum" dedi. Pompalar için yakıt desteği sağlandı Arazisine sürekli sızan suyu motopomplarla boşaltmaya çalışan Topal’ı ziyaret eden Amasya Ziraat Odası Başkanı Mustafa Cebeci, pompaların ihtiyacı olan yakıt için destek sağlattı. Çiftçinin arazisinde Amasya Valisi Önder Bakan da inceleme yaptı. Son iki yıldır ildeki kuraklığın ve zirai don felaketinin etkilerini yaşadıklarını hatırlatan Ziraat Odası Başkanı Cebeci, "Ekipler taşkına karşı bölgede teyakkuzda. Yeşilırmak’ı uzun yıllardır böyle coşkulu görmemiştik. Son iki yıldır kuraklıkla çok büyük mücadeleler verdik, kayıplar yaşadık. İnşallah bu senenin bereketli olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu. 3 gün sonra salatalık hasadı başlıyor Sebze üssü köyde yılın ilk ürünü olarak 3 gün sonra salatalık hasadına başlayacaklarına değinen çiftçi Fehmi Sığırcı da, taşkın riskin karşı gece gündüz seraların başında durarak pompalarla su tahliyesi yaptıklarını söyledi.