GÜNDEM - 07 Mayıs 2026 Perşembe 14:37

Gençlere meslek kapısı: Samsun’da "Oto Ekspertiz Kursu" başladı

A
A
A
Gençlere meslek kapısı: Samsun’da "Oto Ekspertiz Kursu" başladı

Samsun Büyükşehir Belediyesi, gençlerin mesleki gelişimine katkı sunmak ve istihdam imkanlarını artırmak amacıyla "Oto Ekspertiz Kursu" düzenledi.


Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen kurs programı, Atakum Anadolu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi son sınıf öğrencilerini kapsıyor. Yaklaşık 6 hafta sürecek eğitim sürecinde öğrenciler, okulda edindikleri teorik bilgileri uygulamalı çalışmalarla pekiştirme fırsatı buluyor.


Kurs kapsamında öğrencilere araç mekaniği, kaporta ve boya analizi ile güncel test cihazlarının kullanımı konularında eğitim veriliyor. Programı başarıyla tamamlayan öğrencilerin mezuniyet sonrası iş hayatına daha donanımlı başlamaları hedefleniyor.


Samsun Büyükşehir Belediyesi, düzenlediği kurslarla gençlerin meslek edinmelerini kolaylaştırmayı ve iş dünyasına nitelikli bireyler kazandırmayı amaçlıyor.



Gençlere meslek kapısı: Samsun’da "Oto Ekspertiz Kursu" başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Adıyaman Valisi Abdullah Küçük göreve başladı Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılan yeni atamalar kapsamında Adıyaman’a atanan Vali Abdullah Küçük göreve başladı. Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Adıyaman Valisi Osman Varol Aydın Valiliği’ne, İstanbul Güngören Kaymakamı Abdullah Küçük ise Adıyaman Valisi olarak görevlendirilmişti. Adıyaman’a atanan Vali Abdullah Küçük, Adıyaman Valiliği önünde Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Keleş, vali yardımcıları, kurum müdürleri, STK temsilcileri, siyasi parti başkanları ve çok sayıda kamu çalışanı tarafından karşılandı. Herkesle tek tek tokalaşan Vali Küçük, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle Hazreti Üzeyir Peygamberin diyarı, kutlu sahabelerin yurdu, huzurun ve kardeşliğin şehri Adıyaman’da bugün valilik görevime başladım. Bu ulvi görevi bana tevdi eden Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi’ye şükranlarımı sunuyorum. Öncelikle 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Cenabı haktan rahmet, tedavileri devam eden kardeşlerimize de acil şifalar diliyorum. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yeniden ayağa kalkma sürecini büyük bir başarıyla sürdüren Adıyaman’ımızı her alanda çok daha güçlü bir şehir haline getirmek için var gücümüzle çalışacağız. Görev sürem boyunca hukukun üstünlüğünü esas alan, her vatandaşımızı eşit gören, şeffaf, samimi, ulaşılabilir ve insanı önceleyen bir yönetim anlayışıyla Adıyaman’a hizmet etmeyi en büyük vazifem olarak görüyorum. Kapımızda, gönlümüzde her zaman siz değerli hemşehrilerimize sonuna kadar açık olacaktır. İnanıyorum ki Adıyamanlı kardeşlerimin duası ve desteği, kıymetli milletvekillerimizin katkıları, tüm kurum ve kuruluşlarımızın, üniversitemizin, sivil toplumumuzun ve basınımızın güçlü iş birliğiyle Adıyaman’ımızı hep birlikte daha güzel yarınlara taşıyacağız" diye konuştu.
Gaziantep Uzm. Psikoloğu Turan: "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" SANKO Üniversitesi Hastanesi Uzm. Psikoloğu Gizem Başkılıç Turan, "Çocukların sağlıklı gelişimi, yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur" dedi. ‘Riskli çocuk’ kavramının, çoğu zaman yanlış yorumlandığını söyleyen Uzm. Psikolog Turan, "Riskli çocuk, doğuştan tehlikeli olan değil; gelişim sürecinde çeşitli biyolojik, psikolojik ve çevresel faktörlerin etkisiyle duygusal ve davranışsal zorluklar yaşama ihtimali artmış çocuğu ifade eder" ifadelerini kullandı. Riskli çocukların toplumda farklı şekillerde karşımıza çıkabildiğini belirten Uzm. Psikolog Turan, "Bazı çocuklar aşırı öfkeli, saldırgan ya da kurallara karşı gelme eğiliminde olabilirken; bazıları da içe kapanık, kaygılı, yalnız ve görünmez kalmayı tercih edebilir. Bu çocukların ortak noktası, duygularını düzenlemekte zorlanmaları, yaşadıkları zorluklar karşısında esnek davranamaması ve sağlıklı baş etme becerilerinin yeterince gelişmemiş olmasıdır" dedi. Anne-baba ve öğretmenler için erken farkındalığın oldukça önemli olduğuna vurgu yapan Uzm. Psikolog Turan, "Çocukta hızlı ve anlamsız davranış değişiklikleri, yoğun öfke patlamaları, arkadaş ilişkilerinde bozulma, okuldan kaçınma, akademik başarıda düşüş, kuralları sürekli ihlal etme ya da aşırı içe kapanma gibi belirtiler dikkatle izlenmelidir. Özellikle şiddet içerikli konuşmalar, kendine veya başkalarına zarar verme ifadeleri mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bu durumların ortaya çıkmasında tek bir neden yoktur. Aile içi çatışmalar, ihmal ya da tutarsız ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar, akran zorbalığı, dijital içeriklere kontrolsüz maruz kalma ve bazı nörogelişimsel ya da psikiyatrik yatkınlıklar bu süreci etkileyebilir. Yani çocuk davranışı, çoğu zaman çevresel ve duygusal birikimlerin bir yansımasıdır" ifadelerini kullandı. Riskli çocuklarda görülebilecek belirtiler Riskli olarak değerlendirilen çocuklarda sıklıkla görülebilecek belirtilerin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), davranış bozukluğu, zıt olma-karşı gelme bozukluğu ya da travma sonrası stres olduğunu kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Ancak burada önemli olan, çocuğu bir tanıya göre değil de bütüncül bir değerlendirme yapmaktır. Bu süreçte bir çocuk ve ergen psikiyatristi ile birlikte kapsamlı bir değerlendirme yapılması önemlidir" ifadelerine yer verdi. Riskli çocukların tedavi ve destek süreci Riskli çocuklarda tedavi ve destek sürecinin çocuğun ihtiyacına göre planlandığını kaydeden Uzm. Psikolog Turan, "Psikoeğitim, oyun terapisi, aile danışmanlığı ve gerektiğinde çocuk psikiyatrik değerlendirme süreci, müdahalenin temel yapı taşlarını oluşturur. Aileyle iş birliği içinde ilerlemek, en güçlü koruyucu faktörlerden biridir. Çünkü çocuk, değişimi en çok güvenli ve destekleyici ilişkiler içinde öğrenir" dedi. Uzm. Psikolog Turan, riski çocuklara yardımcı olmak için yapılabileceklerle ilgili olarak ise, "Öncelikle yargılamak yerine anlamaya çalışmak gerekir. ‘Neden böyle davranıyor?’ sorusu yerine ‘Bu çocuk ne yaşıyor?’ sorusunu sormak çok daha kapsayıcıdır. Sınır koyarken aynı zamanda duygusal destek sunmak, tutarlı ve güvenli bir ilişki kurmak ve çocuğun kendini ifade edebileceği alanlar oluşturmak büyük önem taşır. Destek almak için rehberlik servisleri, çocuk psikologları, çocuk ve ergen psikiyatrisi birimleri ve aile danışmanlık merkezlerine başvurulabilir. Erken müdahale, riskli davranışların kalıcı hale gelmesini önlemede kritik rol oynar. Unutulmamalıdır ki her çocuk anlaşılmaya, görülmeye ve doğru destekle yeniden yön bulmaya ihtiyaç duyar. Riskli çocukları dışlamak değil, onlara ulaşmak toplum olarak en büyük sorumluluğumuzdur" diye konuştu.
Elazığ Lise öğrencilerinin bilimsel yetenekleri projeye dönüştü Elazığ Çubukbey Anadolu Lisesi, il genelinde projeleri desteklenmeye değer bulunan 17 okuldan biri olarak öğrencilerin hazırladığı bilimsel çalışmaların yer aldığı 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarı’nın açılışını gerçekleştirdi. Elazığ Çubukbey Anadolu Lisesi bünyesinde hazırlanan 4006-TÜBİTAK Bilim Fuarları Destekleme Programı projeleri, düzenlenen törenle sergilenmeye başlandı. Çubukbey Anadolu Lisesi, fuar kapsamında projeleri desteklenmeye hak kazanan il genelindeki 17 okuldan biri oldu. Bu çerçevede okul binasında düzenlenen fuarda, öğrenciler tarafından hazırlanan teknolojik, bilimsel ve toplumsal içerikli projeler katılımcılara tanıtıldı. Proje yürütücülüğünü okul öğretmenlerinden Veysel Emir’in üstlendiği etkinlikte, öğrencilerin merak ve araştırma duygularıyla geliştirdikleri çalışmalar detaylı bir şekilde paylaşıldı. Açılış konuşması gerçekleştiren Okul Müdürü Dr. Bekir Erol, "Bu sene TÜBİTAK 4006 projelerinde il genelinde başvuran okullar arasından projeleri desteklenmeye layık görülen 17 okuldan birisi olduk. Bu nedenle emek veren öğrencilerimize, danışman öğretmenlerimize ve proje yürütücümüze teşekkür ediyorum. Hangi bilim diye soruyoruz. Bence, önce bu soruyu kendimize sormamız gerekiyor ve alacağımız cevaba göre de çocuklarımızı yönlendirmemiz gerekiyor. Bugün dünyanın değişik bölgelerinde, coğrafyalarında çocukları, masum insanları katleden silahları üreten bilim mi, yoksa Aziz Sancar’ın kanserli hücrelerin hasar gören DNA’larını nasıl onardığını keşfeden bilim mi. Ahlakla, erdemle, vicdanla yoğrulmayan bilimin içinin boş olduğunu biliyoruz ve buna inanıyoruz. İşte bizler Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin de ortaya koyduğu gibi ahlakla, vicdanla, sorumlulukla bütünleşmiş bir bilimi tercih ediyoruz. Bugün burada sergilenen her çalışma merak eden, araştıran, düşünen ve aynı zamanda insanlığa, çevreye ve toplumsal değerlere duyarlı gençlerimizin emeğini yansıtmaktadır" dedi. Açılış programına eğitimciler, öğrenciler ve davetliler katılırken, sergilenen projeler ise katılımcılardan tam not aldı.
Antalya Bakan Tekin: "100 ortaöğretim öğrencisinin 43’ü mesleki eğitime kayıt yaptırdı" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye’de mesleki ve teknik eğitime olan ilginin arttığını belirterek, "Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü koordinesinde, TÜBİTAK ve TİKA iş birliğiyle, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğü yürütücülüğünde "Yeşil Vatan, Mavi Gelecek" temasıyla Antalya Spor Salonu’nda düzenlenen "18. Uluslararası MEB Robot Yarışması" programına katılan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik açıklamalarda bulundu. Mesleki ve teknik eğitimin iki açıdan büyük önem taşıdığını ifade eden Bakan Tekin, 28 Şubat sürecinin oluşturduğu olumsuz etkilerin giderilmesinin öncelikleri arasında yer aldığını söyledi. Tekin, "Mesleki ve teknik eğitimi geliştirecek, güçlendirecek her adımın Türkiye’de demokraside açılan yarayı onaracak adımlar olduğunun farkındayız" ifadelerini kullandı. Gençlerin yeteneklerinin geliştirilmesinin ülkelerin ekonomik kalkınmasına doğrudan katkı sağladığını dile getiren Tekin, bu nedenle öğrencilerin becerilerinin geliştirilmesi için yoğun çaba içerisinde olduklarını kaydetti. 2010 yılından itibaren mesleki eğitim alanında önemli düzenlemeler yapıldığını belirten Tekin, meslek liselerinin önündeki katsayı engelinin kaldırıldığını ve öğrencilerin gelecek kaygısına neden olan uygulamaların sona erdirildiğini söyledi. Çağın ihtiyaçlarına göre mesleki eğitim sisteminin yeniden yapılandırıldığını ifade eden Tekin, işlevsiz hale gelen bazı alanların kapatıldığını, yerine yeni alan ve dalların açıldığını belirtti. 2014 yılında hayata geçirilen proje okul modeliyle sektör temsilcilerinin sürece dahil edildiğini aktaran Tekin, müfredat hazırlıklarından öğretmen eğitimlerine kadar birçok konuda iş dünyasıyla ortak hareket edildiğini dile getirdi. Mesleki eğitimde uygulamalı eğitime de önem verdiklerini kaydeden Tekin, öğrencilerin staj programlarına ilişkin önemli düzenlemeler yaptıklarını ifade etti. Atölye ve laboratuvar altyapılarının güçlendirildiğini belirten Bakan Tekin, işletmelerle yapılan protokoller kapsamında öğrencilere asgari ücretin yüzde 30 ila yüzde 50’si oranında cep harçlığı verildiğini söyledi. Protokol imzalanan işletmelerde aranan temel kriterin, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bütün tedbirlerin alınması olduğunu vurgulayan Tekin, ’Mesleki ve teknik eğitim konusunda yeniden 28 Şubat’tan önceki duruma gelmeye başladık çok şükür. Şu an itibarıyla Türkiye’deki 100 ortaöğretim öğrencisinden 41 tanesi, mesleki ve teknik eğitim alıyor. Bu yıl 100 ortaöğretim öğrencimizin 43’ü mesleki ve teknik eğitime kayıt yaptırdı. Bu bizim için oldukça önemli" dedi. Robot yarışmasının Bakanlığın en yoğun katılımlı organizasyonlarından biri olduğunu belirten Tekin, bu yıl yarışmaya 23 ülkeden öğrencilerin katıldığını söyledi. Bakan Tekin, "81 ilimizden on binlerce öğrencimiz bu yarışmaya katılmak için burada bulunuyor" dedi. Programın ardından Tekin ve protokol üyeleri yarışma alanındaki stantları gezerek öğrencilerle sohbet etti.