EKONOMİ - 18 Mayıs 2026 Pazartesi 10:00

Fındıkta kırmızı alarm: "Küresel iklim olayları, Karadeniz’de fındık sulamasını zorunlu hale getirdi"

A
A
A
Fındıkta kırmızı alarm: "Küresel iklim olayları, Karadeniz’de fındık sulamasını zorunlu hale getirdi"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel iklim değişikliğiyle birlikte Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan sürecin fındıkta sulamayı zorunlu hale getirdiğini, fındıkta sulamanın artık bir lüks değil zorunlu ihtiyaç olduğunu ifade etti.


Düzensiz yağış rejimleri, yaz kuraklıkları, artan sıcaklıklar ve uzun süren susuz dönemler; Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinden biri olan fındık üretimini doğrudan etkiliyor. Uzmanlar, bugün gelinen noktada "Karadeniz’de sulama gerekmez" anlayışının günümüz iklim şartlarıyla örtüşmediğini belirtiyor. OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, geçen sene oldukça kayıp yaşanan fındıkta sulamanın önemine değinerek açıklamalarda bulundu.



"Fındıkta sulama lüks değil, zorunlu ihtiyaç"


Eskiden oluşan algıların iklim şartları ile birlikte değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Yusuf Demir, "Son yıllarda yaşanan küresel iklim olayları, iklimdeki değişiklikler, tarımsal üretimdeki baskıları her geçen gün artırıyor. 2025’te tarımsal üretimde ciddi krizler yaşadık. Meyvecilik ve fındık üretiminde sıkıntı yaşadık. Eskiden ’fındık üretiminde Karadeniz’de sulamaya ihtiyaç yok’ gibi bir algı vardı. Küresel iklim değişikliğiyle birlikte bu algı değişmeye başladı. Karadeniz Bölgesi’nde yaşanan süreç, fındıkta da sulamayı zorunlu hale getirmiştir. Fındıkta sulama artık bir lüks değil, zorunlu ihtiyaçtır. Çalışmalar şunu göstermiştir ki fındıkta yapacağımız sulamayla birlikte üretimde, verimde yüzde 60’a kadar artış sağlayabileceğimizi göstermektedir. Bu durum; arazinin coğrafyasına, topografik eğimine, ürünün çeşidine ve iklim faktörlerine bağlı olarak değişmektedir. Fındıkta sulama yapmadığımız zaman sadece verim düşüklüğü değil, aynı zamanda üretilen ürünlerde kalite, ürün iriliğinde, dane çapında ve boş fındık sayısının artması gibi birçok problemle karşılaşıyoruz. Onun için de bizim mutlak suretle artık özellikle Samsun başta olmak üzere Karadeniz’in sahil kesimi, öncelikle yani 450 rakımın altındaki bölgeler olmak üzere önümüzdeki süreçlerde sıcak yaz aylarında ciddi anlamda sulamayı düşünmek ve projelerini almak durumundalar" dedi.



"Fındık sulaması olgunlaşma ve iriliği artırırken, donma riskini azaltıyor"


Sulamanın fındığın olgunlaşmasında ve dış etkenlere karşı korunmasında hayati önem taşıdığına değinen Prof. Dr. Demir, "Fındık sulamasını sadece bu seneki verim ve üretim açısından da değerlendirmemek lazım. Özellikle mayıs sonu, haziran başında yapılan sulamaların fındıkta meyve olgunlaşması ve donma ile ilgili fayda sağladığını; haziran sonu, temmuz başında yapılan sulamanın ise özellikle meyvelerde iriliği, boş meyve oranlarının azalmasını ve hatta meyvenin kalitesinin iyileşmesini sağladığını yine yapılan çalışmalar ortaya koymuştur. Tabii temmuz-ağustos aylarında yapılan sulama ise hem bu seneki fındığın daha kaliteli üretilmesi, elde edilmesi hem de bir sonraki sene fındık sürgünlerinin daha iyi gelişmesi, dolayısıyla bir sonraki yıldaki üretimi de etkilemesi açısından önemlidir. Yani aynı zamanda sulama, yıllarca fındıkta önemli bir problem olan periyodisite yani yıllık dalgalanma açısından da önemli bir çözüm üreten ana araçlardan bir tanesi haline gelecektir. Onun için bizim mutlak suretle fındıkta sulama çalışmalarına ve bütün projelerimizde sulamaya öncelik vermemiz gerekmektedir. Bu anlamda yapılacak çalışmalar bilimsel anlamda şu anda farklı kurumlarımızda yapılıyor ama bizim mutlaka fındıkta modern sulama teknikleri nelerdir ve modern sulamayı nasıl yaparız noktasında hem yerel yöneticilerimizi hem de çiftçilerimizi aydınlatmamız gerekiyor. Fındıkta söylediğimiz bu faydaların sağlanabilmesi için damla sulama gibi veyahut da uygun olan oranlarda veya alanlarda belki mini yağmurlama başlıklarıyla fındık altı sulama gibi sistemlerle daha uygun, daha verimli sulamayı gerçekleştirebiliriz. Aynı zamanda tabii ki kırsal alanda yaşayan insanların gelir seviyesini yükseltmek, onların yaşam standartlarını artırmak için de buna ihtiyaç vardır. Bu anlamda yerel yöneticilerin bu projelere öncelik vermesi, artık Karadeniz’de Ordu ve Giresun, Trabzon dahil olmak üzere pek çok ilimizde fındık sulamasını ciddi anlamda önceliklendirmeye yarar vardır" diye konuştu.



"Gelecek yıllarda fındığın Karadeniz’de yetişme şartları zor hale gelecektir"


İklim değişikliklerinin böyle devam etmesinin Karadeniz’deki fındık üretim şartlarını zorlaştıracağına da değinen Demir, ayrıca şunları söyledi:


"Küresel iklim etkisi bu şekilde devam ettiği sürece ki inşallah yapılacak tedbirlerle bunların önüne belli ölçüde geçebiliriz ama böyle devam ettiği sürece Karadeniz’in ısınması, Akdeniz’in ısınması sonucunda aynı zamanda ülkemizin ürün deseninde, üretim alanı değişiminde de ciddi farklar oluşmakta ve gelecek yıllarda fındığın Karadeniz’de yetişme şartları zor hale gelecektir. İşte bu durumda mutlaka şimdiden alınacak tedbirler ve sulama çalışmaları önemli ve ciddi bir çözüm olacaktır. Onun için fındık sulamasının bugünlerde böyle bir yağışlı ortamda konuşulması bence bugün konuşacağız ki yarın problemi yaşadığımızda çözüm üretelim. Çünkü problem yaşadığında çözüm üretmek artık geçmişte kalan düşüncelerden oluşmaktadır. Biz bugün artık problemi önceden tespit edip, problem yaşamadan çözümler üretecek analiz ve uygulamaları gerçekleştirmemiz gerekiyor. Onun için fındık sulaması çok önemli bir kavram ve Karadeniz Bölgesi’nde, tabii Batı Karadeniz de bunun içerisinde ama özellikle Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde bundan sonraki süreçte mutlaka fındık sulaması çalışmaları önceliklendirilmeli ve bununla ilgili projelere öncelik ve destek verilmelidir."



Fındıkta kırmızı alarm: "Küresel iklim olayları, Karadeniz’de fındık sulamasını zorunlu hale getirdi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Hepsiburada’dan Mardin Bienali’nde çocukların sanat yolculuğuna destek Hepsiburada, 7. Mardin Bienali kapsamında düzenlenen çocuk atölyelerine destek vererek çocuklar ve gençlerin sanatla buluşmasına katkı sundu. Hepsiburada’nın ’Bir Gülüş Yeter’ sosyal sorumluluk projesi kapsamında desteklenen atölyelerde çocuklar, Tasarım Vakfı Çocuk Kültürhanesi’nde kentin kültürel dokusundan ilham alarak sanatla iç içe etkinliklere katıldı. Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır, 2022 yılında ’Bir Gülüş Yeter’ adlı sosyal sorumluluk projesini geliştirdiklerini belirterek, "Bu projemiz kapsamında da 2023’ten sonra özellikle deprem bölgesinde çocukların katıldığı birçok etkinliğe imza attık. İlk başta amacımız daha çok çocukların kitaba, oyuncağa ve kaliteli kırtasiye malzemelerine ulaşımlarını kolaylaştırmak ve onların yüzünde bir gülümseme oluşturmaktı, ama büyük deprem sonrasında Hepsiburada olarak kodlama atölyeleri, dans ve kodlama atölyeleri ya da çok büyük çocuk şenlikleri gibi etkinlikleri de Bir Gülüş Yeter programı kapsamında yapmaya başladık" dedi. Bu yıl 7. Mardin Bienali’nde çocuk atölyelerine destek verdiklerini ifade eden Tanır, "Burada yapılan özellikle Mardin’in yerel motiflerinden, çok kültürlü yapıdan yola çıkarak çocuklar için üretilen sanat atölyelerine Hepsiburada olarak destek vermekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hepsiburada’nın desteğiyle yapılan bienalin çocuk atölyelerinde çocuklar her şeyden önce sanatla birlikte kendilerine dünyayı keşfetmek için özgür bir alana sahip olacaklar" diye konuştu. Tanır, çocukların sanatın dönüştürücü gücünü deneyimleyeceklerini belirterek, "Sanat nedir, sanatçılık nedir, farklı malzemelerle ve günlük hayatın içinden sanat eserleri nasıl yapılabilir, çok yetenekli ve çok etkin eğitmenlerin eşliğinde sanatın değiştirici özgürleştirici gücünü bence fark edecekler hayatlarında. Bu da umuyoruz ki büyüdüklerinde onlar için önemli bir yol gösterici olacak" ifadelerini kullandı. Hepsiburada’nın çocukların ve gençlerin gelişiminin yanı sıra kadın girişimciliği, toplumsal cinsiyet eşitliği, KOBİ’lerin desteklenmesi ve sokak hayvanlarına yönelik sosyal sorumluluk projeleri yürüttüğünü aktaran Tanır, "Burada bizim en önemli amacımız içinde yer aldığımız teknoloji dünyası aynı zamanda ticaret ekosistemi. Türkiye’nin dört bir yanında Hepsiburada ile ticaretini büyüten binlerce işletme var. Dolayısıyla hem teknoloji gücümüzü hem de ticari network gücümüzü hem de lojistik yetkinliklerimizi bir kaldıraç olarak kullanarak topluma farklı alanlarda değer katan projeleri yapmaya devam ediyoruz" dedi. Mardin Bienali Çocuk Atölyeleri Koordinatörü Ezgi Tek de çocuk atölyelerine her dönem büyük önem verdiklerini belirterek, "Edebiyat, sanat, kültürel miras, hikaye anlatıcılığı gibi çok kapsamlı bir programı oluşturuyor ve onlarla birlikte gerçekleştiriyoruz. Bizim için çok kıymetli. Neticede çocuklar bienalin sadece seyircisi değil aynı zamanda bienalin dahilinde kendilerine ait hissederek bir çalışmada bulunmaları, yer almaları, böyle bir imkan oluşturulması çok kıymetli" şeklinde konuştu. Çocukların sanatla iç içe bir deneyim yaşadığını ifade eden Tek, "Geleceğin üreten, yorumlayan bir neslini böyle kıymetli bir programla yetiştirmek bizim için önemli. Çocuklar bugün birer bienal sanatçısıydı. Onlar bienal nedir, sanatçı nedir bunu öğrendiler ve hayata kendi şehrinde kendi sokaklarında da uygulayabileceklerini, sanatın çok uzak olmadığını, oldukları her alanda bunu gerçekleştirebileceklerini deneyimlediler" diye konuştu. Öğrenci Diana Alara Tokay ise atölyelerde keyifli vakit geçirdiğini belirterek, "Ben burayı hayalimde görmüştüm ve hayalimdeki şey gerçek oldu. Burada sanatsal çalışmalar yaptık. Çok beğendim burayı. Resimler yaptım, kumaşları kesip resimler yaptık. Bienal deyince aklıma insanların birlikte sanat yapması geliyor" şeklinde konuştu. Program sonunda çocuklara katılım sertifikaları verildi.
Manisa Zeynep Bastık’tan Manisa’da konser Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 19 Mayıs Gençlik Festivali, sanatçı Zeynep Bastık konseriyle başladı. Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce vatandaş, şarkılara hep bir ağızdan eşlik ederek unutulmaz bir gece yaşadı. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen Gençlik Festivali, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen Zeynep Bastık konseriyle başladı. Festivalin ilk gecesi DJ performansıyla başlarken, ardından sahneye çıkan Zeynep Bastık sevilen şarkılarıyla Manisalılara unutulmaz anlar yaşattı. Cumhuriyet Meydanı’nı dolduran binlerce vatandaş, sanatçının seslendirdiği şarkılara hep bir ağızdan eşlik etti. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, renkli görüntülere sahne olurken meydanda adeta bayram havası yaşandı. Konsere, Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yağız Kaya, Genel Sekreter Burak Deste ve çok sayıda vatandaş katıldı. Gecede sanatçı Zeynep Bastık’a Manisa’ya özgü hediyeler de takdim edildi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, içerisinde mesir macunu ürünlerinin yer aldığı hediye paketi ile MASMEK kurslarında el emeğiyle dokunan halıyı sanatçıya hediye etti. Burak Deste yaptığı konuşmada, "Zeynep Hanım’a takdim ettiğimiz mesir paketimiz; 41 çeşit baharattan oluşan mesir lokumumuz ve mesir çayımızdan oluşuyor. Bunun yanında MASMEK kurslarımızda el emeği, göz nuruyla dokunan halımızı da kendilerine vermekten memnuniyet duyuyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Yağız Kaya ise festivalin açılışında yaptığı konuşmada, "Manisa Gençlik Festivali’nin açılışını değerli sanatçımız Zeynep Bastık ile yapmamız bizim için büyük bir onur. Festivalin şehrimize mutluluk, enerji ve dayanışma getirmesini umuyorum. Herkese iyi eğlenceler diliyorum" ifadelerini kullandı. Öte yandan Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Gençlik Festivali’nin hafta boyunca çeşitli etkinlikler ve konserlerle devam edeceği bildirildi. Festival kapsamında Senfoni ve Çok Sesli Gençlik Korosu’nun yanı sıra Ozbi, Kibariye, Simge ve Duman sahne alacak.
Kars Karslı gençler Siber Vatan 2026 yarı finalinde yeteneklerini sergiledi Türkiye’nin siber güvenlik alanındaki insan kaynağını güçlendirmek ve genç yetenekleri keşfetmek amacıyla hayata geçirilen "Siber Vatan Programı" kapsamında düzenlenen "Siber Vatan 2026 Yarı Final Yarışması", ülke genelinde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Yarışmada Karslı öğrenciler de gösterdikleri performansla dikkat çekti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen yarışma, yüz yüze gerçekleştirilen "Bayrağı Yakala (CTF)" formatında yapıldı. TRA2 Bölgesi’nde gerçekleştirilen organizasyona Ağrı’dan 4, Ardahan’dan 16, Iğdır’dan 12 ve Kars’tan 4 öğrenci katıldı. Siber güvenlik alanında yetkin bireylerin yetiştirilmesini hedefleyen yarışmada katılımcılar; ağ güvenliği, web güvenliği, kriptoloji, tersine mühendislik ve adli bilişim gibi alanlarda hazırlanan senaryolar üzerinde mücadele etti. Öğrenciler teknik bilgi ve uygulama becerilerini gerçek senaryolar üzerinden ortaya koyarken, analitik düşünme ve problem çözme yeteneklerini de sergileme fırsatı buldu. Yarışma sonucunda TRA2 Bölgesi’nde en yüksek puanı elde eden 5 öğrenci, Ulusal CTF Yarışması finaline katılma hakkı kazanacak. Final sonuçlarının Mayıs ayı sonuna kadar açıklanması bekleniyor. Siber Vatan Programı kapsamında düzenlenen organizasyonların, Türkiye’nin siber tehditlere karşı daha güçlü bir dijital gelecek oluşturma hedefi açısından büyük önem taşıdığı belirtilirken, Karslı gençlerin elde edeceği başarının bölgenin siber güvenlik alanındaki potansiyelini de ortaya koyacağı ifade edildi.
Erzurum ER-VAK Başkanı Güzel; "19 Mayıs 1919, tarihi bir şahlanışın adıdır" ER-VAK Başkanı Erdal Güzel, "19 Mayıs 1919, tarihi bir şahlanışın adıdır" dedi. Güzel, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Emperyalist güçlerin "hasta adam" olarak nitelendirdikleri İmparatorluğun tamamen tarih sahnesinden silinmesini bekledikleri o karanlık günlerde, bağımsızlık meşalesinin hiçbir zaman sönmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmek amacıyla 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının başlattığı kutlu yürüyüşün, aziz milletimizin geleceğini değiştiren en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ifade eden ER-VAK Başkanı Güzel, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: "Bir milletin yeniden dirilişinin sembolü olan 19 Mayıs 1919, yalnızca bir tarih değil; aynı zamanda inancın, azmin, fedakârlığın ve bağımsızlık aşkının bütün dünyaya ilan edildiği tarihi bir şahlanışın adıdır. İşgal altındaki bir vatanda umutların tükenmeye yüz tuttuğu, milletimizin geleceğine dair karanlık senaryoların yazıldığı bir dönemde Mustafa Kemal ve arkadaşları, Samsun’dan Anadolu’ya umut, cesaret ve iman taşımıştır. Başlatılan Millî Mücadele hareketiyle emperyalist güçlerin tüm hesapları bozulmuş, milletimizin bağımsızlık iradesi karşısında hiçbir işgal planının başarıya ulaşamayacağı tüm dünyaya gösterilmiştir. Aziz milletimiz, birlik ve beraberlik içerisinde verdiği destansı mücadeleyle esareti asla kabul etmeyeceğini ortaya koymuş; ‘Ya istiklal ya ölüm’ anlayışıyla tarihe altın harflerle yazılan büyük bir kurtuluş destanı meydana getirmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşları, yalnızca Türk milletinin geleceğini değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda bağımsızlık mücadelesi veren birçok mazlum millete de ilham kaynağı olmuştur. Samsun’da yakılan bağımsızlık meşalesi kısa sürede Anadolu’nun dört bir yanına yayılmış, milletimizin sarsılmaz iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır. 19 Mayıs’ın gençliğe armağan edilmiş olması ise son derece anlamlıdır. Çünkü gençler, bir milletin geleceği, umudu ve en büyük güvencesidir. Atatürk’ün Türk gençliğine duyduğu güven, bugün de bizlere yol göstermeye devam etmektedir. Gençlerimizin milli ve manevi değerlerine sahip çıkan, vatanını seven, çalışkan ve bilinçli bireyler olarak yetişmesi, ülkemizin yarınları açısından büyük önem taşımaktadır. Bu vesileyle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyor; başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlık mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun."