ÇEVRE - 31 Mart 2026 Salı 13:09

Yağışlar Sapanca Gölü’nde seviyeyi artırdı ancak risk hala devam ediyor

A
A
A
Yağışlar Sapanca Gölü’nde seviyeyi artırdı ancak risk hala devam ediyor

Sakarya ve Kocaeli’nin içme suyu ihtiyacını karşılayan Sapanca Gölü, iki haftadır aralıklarla devam eden ve 4 gündür etkisini artıran yağışlarla birlikte son dönemin en düşük seviyesi olan 28,41 seviyesinden 29,28 seviyesine yükseldi. Bu artış bölgede memnuniyet oluştursa da uzmanlar, gölün hala kritik eşiğin altında olduğu ve sıcak döneme hazırlıksız girildiği konusunda uyarılarda bulundu.


Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, göldeki son durumu değerlendirerek, mevcut yükselişin aldatıcı olmaması gerektiğini vurguladı. Yağışlı dönemde olmamıza rağmen seviyenin istenilen noktada olmadığını belirten Yiğit, sanayiden turizme kadar su çekimlerinin kısıtlanması gerektiğini ifade etti.



"Olumlu bir gidişatı göstermiyor"


Gölün kendi dengesini koruyabilmesi için 30 kodunun üzerine çıkması gerektiğini belirten Yiğit, "Kritik seviyenin altındayız. Ne kadar yükselirsek yükselelim kritik seviyenin üstüne çıkamadık. Biz 30 kodun altına inmemeyi baz alıyoruz. Kod üzerine çıkmamız önemli. İşin olumsuz durumu ise biz yağışlı bir dönemdeyiz. Bu dönemde bu seviyedeysek, sıcaklık arttığında, buharlaşma başladığında o zaman bu seviyenin çok daha altına ineceğiz anlamına geliyor. Bu da şu an için bize olumlu bir gidişatı göstermiyor. 30 olduğunda da her şeyin yolunda olduğunu söyleyemeyiz. Yağışlı dönemde bundan çok daha fazla olması gerekiyor ki sıcak döneme geçtiğimiz zaman ne kadar kayıp olursa olsun göl kendi dengesini koruma şansına sahip olabilsin" dedi.



"Su çekilmesinin minimuma indirilmesi kesin olarak söylenebilecek ilk madde"


Öncelikle su çekimlerinin denetlenmesi gerektiğini ifade eden Yiğit, "İlk etapta yapılması gereken şeylerden bir tanesi, su çekimlerinin minimuma indirilmesi gerekiyor. ’Yuvacık Barajı’na su çekilmesi durduruldu’ deniliyor çünkü barajın doluluk oranı fazla. Ama bir iki ay sonra buharlaşma sebebiyle orada bir düşüş söz konusu olursa tekrar çekim ihtiyacı doğarsa ne olacağını düşünmek gerekiyor. Şu anda biraz olsa gölün kendisini yenilemesine izin vermek açısından minimum seviyede suyun çekilmesi gerekir. Bu arada belediyelerin insani ihtiyaçlar için aldığı suyu bir kenara bırakıp, şişeleme fabrikası, turizm tesisleri, sanayinin çektiği suyla alakalı önemlerin alınması ve suyun çekilmesi minimuma indirilmesi kesin olarak söylenebilecek ilk madde" diye konuştu.



"Canlılar da olumsuz etkilenecek"


Su seviyesindeki düşüşün ekosistemi doğrudan tehdit ettiğinden de bahseden Yiğit, "Göldeki su seviyesinin azalması aynı zamanda oksijen seviyesinin de azalması anlamına gelir. Bu aynı zamanda göldeki bütün ekosistemin dengesinin değişmesi ve göldeki canlıların zarar görmesi anlamına geliyor. Bununla bağlantılı olarak sucu olan diğer canlılarda su çekilmesinden olumsuz şekilde etkilenecek" şeklinde konuştu.



Yağışlar Sapanca Gölü’nde seviyeyi artırdı ancak risk hala devam ediyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Hair Fashion İstanbul saç tasarım dünyasını bir araya getirdi İstanbul, saç tasarımının öne çıkan etkinliklerinden birine ev sahipliği yaptı. Hair Fashion İstanbul, yaklaşık 1000 sektör profesyonelini bir araya getirdi. Saçı yalnızca bir meslek değil, bir sanat dalı olarak gören kuaför ve berberleri aynı sahnede buluşturan Hair Fashion İstanbul, kapılarını açtı. Etkinlikte, kadın ve erkek kuaförleri iki farklı kategoride yarıştı. Yarışmalar kesim ve topuz kategorilerinde gerçekleştirilirken, gün sonunda toplam 9 ödül sahiplerini buldu. Sektörün önemli isimlerinden oluşan jüri üyelerinin değerlendirildiği yarışmaya ayrıca Türkiye Berberler Konfederasyonu Başkanı da katılım sağladı. Etkinlik seyircilere açık bir şekilde yapılırken, gün boyunca sahne gösterileri, röportajlar ve özel sunumlar gerçekleştirildi. Saç tasarımını bir sanat olarak gören tüm profesyoneller, bu özel buluşmada aynı sahnede yer aldı. "Sanatsever arkadaşlarımla beraber Türk tıraşını hem globalde hem de dünyada duyurmak istiyoruz" Türk tıraşını dünyaya duyurmak istediklerini belirten Kuaför Adem Terzi, "Türk tıraşı ilgili inanılmaz güzel bir hikaye oluşturduk. Coşkuyla, keyifle insanlara Türk tıraşını daha çok duyurmak için uğraşıyoruz. Buradaki sanatsever arkadaşlarımla beraber Türk tıraşını hem globalde hem de dünyada tanıtmak için 14 -15 senedir hem lansmanını hem PR’ını yapıyoruz. Türk tıraşı çok yönlü kullanabilen bir tıraş. Yanlarımız hafif kısa, önlerimiz uzun bir tıraş modeli. Bu model vardı ama bir adı yoktu, adı biz koyduk. Yani bir çocuğumuz vardı, bu çocuğun adı yoktu. Biz de adını koymuş olduk. O yüzden çok keyifli, çok anlamlı bizim için" şeklinde konuştu. "Fuarda hem kadın hem de erkek kuaförlüğünün nabzını tutuyoruz" Kuaför Arca Acar, "Saçın cinsiyeti olmaz. Fuarımızda hem kadın hemde erkek kuaförlüğünün nabzını tutuyoruz. Ademle birlikte güçlerimizi birleştirdik çok gururluyuz" dedi. "Türk tıraşı markası ülke tanıtımı açısından çok önemli" Türkiye’de marka yetiştirmenin zor olduğunu vurgulayan oyuncu Saruhan Hünel, "Kuaförlükte marka olmak; Türkiye’de sadece Adem olabildi, bence kıymetli bir markamız. Türk tıraşı markası ülke tanıtımı açısından çok önemli. Bizler çocukken yabancı tıraşlara özenirdik. Dolayısıyla Türk tıraşını yapabilen pek kimse yoktu. Ülkemize Türk tıraşı gerekiyordu. Onu da Adem yapmış bulundu" diye konuştu. "Türk tıraşının tescillenmiş olmasından dolayı mutluyum" Türk tıraşının tescillenmiş olmasından dolayı mutlu olduğunu ifade eden oyuncu Furkan Palalı, "Türk vatandaşlarımız da mutlu olmalı. Bizlerde çocukken Amerikan tıraşı olurduk. O yüzden Türk tıraşının tescillenmesi büyük gurur" dedi. Son olarak Oyuncu Çağan Atakan Arslan ise "Ben Türkiye’yi tüm dünyada temsil etmiş birisi olarak, Adem abinin de dünyada Türk tıraşı ile ülkemizi temsil etmesi gurur verici bir olay" diye konuştu.
Antalya Akseki’de kan bağışı kampanyası düzenlenecek Türk Kızılay, Antalya’nın Akseki ilçesinde kan bağışı kampanyası düzenleyecek. Türk Kızılayı Antalya Kan Bağış Merkezi Müdürü Dr. Okan Erdoğan, kan toplama çalışmalarının kurumlarda, ilçelerde ve farklı alanlarda aralıksız sürdüğünü belirterek, 2 Nisan Perşembe günü Akseki’de belediye önünde kurulacak kan bağış noktasında vatandaşlardan bağış kabul edileceğini söyledi. "Bir ünite kan 3 hastaya umut oluyor" Bağışlanan her bir ünite kanın laboratuvar ortamında eritrosit, plazma ve trombosit bileşenlerine ayrıldığını ifade eden Erdoğan, bu sayede üç farklı hastaya umut olunabildiğini vurguladı. Düzenli kan bağışının hayati önem taşıdığına dikkat çekilen Kızılay yetkilileri, kanın yapay olarak üretilemeyen ve tek kaynağı insan olan bir ihtiyaç olduğuna işaret ederek vatandaşları kampanyaya destek vermeye çağırdı. "Birbirimize Candan Bağlıyız" sloganıyla düzenlenen etkinlikte, toplumda kan bağışı bilincinin artırılması hedefleniyor. Hastanelerin kan ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılamayı amaçladıklarını belirten Erdoğan, çalışmaların Antalya genelinde sürdüğünü ifade etti. Erdoğan, "Kan herkesin her zaman ihtiyacı. Düzenli kan bağışı yapalım. Zor anlarda ihtiyaç sahiplerinin yanında olalım" dedi. 2 Nisan Perşembe günü 09.30-18.30 saatleri arasında Akseki Belediyesi önünde konuşlandırılacak kan alma otobüsünde bağışların kabul edileceğini belirten Erdoğan, tüm Aksekilileri kan bağışında bulunmaya davet etti.